15 Haziran Sayfo Süryani Soykırımı’nın 111’inci yıl dönümünde açıklama yapan Avrupa Süryaniler Birliği ve DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu, “Süryani halkına yaşatılan acılar için samimi bir özrün ifade edilmesi gerekiyor. Halkların, inançların ve kültürlerin yüzyıllardır iç içe yaşadığı Mezopotamya ve Anadolu coğrafyasında kalıcı barışın, demokratikleşmenin ve toplumsal adaletin yolu hakikatlerle yüzleşmekten geçmektedir” dedi.
Avrupa Süryaniler Birliği (European Syriac Union – ESU) ve DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu’ndan sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Mutlu, 15 Haziran Sayfo Süryani Soykırımı’nın 111’inci yıl dönümünde yazılı açıklama yayınladı.
Sayfo’da katledilen Süryanileri anan Avrupa Süryaniler Birliği, “Sayfo, halkımızın tarihindeki en ağır kırılmalardan biridir” denilen açıklamada, “Bu dönemde yüz binlerce Süryani kadın, erkek, çocuk ve yaşlı hayatını kaybetti. Hayatta kalanlar zorla din değiştirmeye, sürgüne veya göçe zorlandı. Köyler boşaltıldı, kilise ve manastırlar yıkıldı, binlerce yıllık varlığımız sistematik biçimde hedef alındı. Sayfo, yalnızca geçmişte yaşanmış bir trajedi değil, bugün de kimliğimizi ve adalet arayışımızı şekillendiren temel bir gerçek” ifadelerini kullandı.
ESU açıklamasında şu cümlelere yer verildi: “Bu süreçte bazı yerel güç odakları ile kimi Kürt aşiretleri de saldırılara katılmış, böylece Süryani halkına yönelik katliamların boyutu genişlemiş. Bu tarihsel sorumluluğun kabulü, adalet ve gerçek bir yüzleşme için zorunludur.
Aradan bir asırdan fazla zaman geçmiş olmasına rağmen Ortadoğu’daki Süryaniler hâlâ baskı, ayrımcılık, zorunlu göç ve temel hak ihlâlleriyle karşı karşıya. Geçmişte işlenen suçlarla yüzleşilmemesi, farklı dönemlerde yeni baskı biçimlerinin ortaya çıkmasına zemin hazırlamış. Sayfo’nun tanınması, hem tarihsel hakikatin korunması hem de benzer trajedilerin önlenmesi açısından hayati önem taşıyor.
Sayfo uluslararası alanda tanınmalı
Halkımız, yaşadığı tüm acılara rağmen anavatanında ve diasporada dilini, kültürünü ve inancını koruma mücadelesini sürdürüyor. Sayfo’nun inkârı acıları hafifletmiyor, aksine yaraları derinleştiriyor ve adaletin gecikmesine yol açıyor. Tarihsel gerçeklerin tanınması, hem kurbanların anısına saygının hem de gelecekteki ihlâllerin önlenmesinin temel şartı. Avrupa Süryaniler Birliği (ESU) olarak Sayfo’nun uluslararası alanda tanınması yönündeki çağrımızı yineliyoruz. İnsan haklarının, inanç özgürlüğünün ve Süryani halkının temel haklarının korunmasını savunuyor, halkımızın anavatanındaki varlığının, güvenliğinin ve kültürel mirasının korunmasını talep ediyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti’nin son yıllarda Süryani toplumuna yönelik dile getirdiği olumlu mesajlar not ediliyor ve takdir ediliyor. Bununla birlikte gerçek bir uzlaşma için Sayfo’nun tarihsel bir olgu olarak kabul edilmesi ve Süryani halkına yaşatılan acılar için samimi bir özrün ifade edilmesi gerekiyor. Böyle bir adım, hem halkımızın yaralarının sarılmasına katkı sunacak hem de Türkiye’nin uluslararası alandaki demokratik ve hukuki konumunu güçlendirecek. Tarihsel adaletsizliklerle yüzleşmek, kurumsal olgunluğun ve özgüvenin göstergesidir.
Sayfo’nun tanınmaması, Süryani halkının yaşadığı acıların da tanınmaması anlamına geliyor. Bu nedenle topluluğumuzun karşı karşıya bulunduğu sorunlar bugün de devam ediyor. Turabdin bölgesindeki birçok Süryani köyünde hazine, tapu ve kadastro kaynaklı mülkiyet sorunları ciddi kaygılara yol açıyor. Mülkiyet haklarının korunması ve bu sorunların adil ve şeffaf bir şekilde çözülmesi büyük önem taşıyor. Türkiye Cumhuriyeti’ni Sayfo ile yüzleşmeye, tarihsel gerçekleri tanımaya, Süryani halkının yaşadığı acıları kabul etmeye ve devam eden mülkiyet sorunlarını adalet temelinde çözmeye çağırıyoruz. Hakikat, adalet ve uzlaşma ancak bu şekilde mümkün olacaktır. Sayfo’nun 111. yıldönümünde kurbanlarımızın aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyor; hakikat, adalet, eşitlik ve insan onuruna dayalı bir gelecek için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi beyan ediyoruz.”
DEM Parti: Yüz binlerce insan yaşamını yitirdi
DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu’ndan sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Yüksel Mutlu’nun yayınladığı açıklamada, “15 Haziran 1915, Mezopotamya’nın kadim halklarından Süryanilere yönelik büyük felaketin ve kitlesel kıyım sürecinin başlangıç tarihlerinden biridir. Süryani halkının hafızasında ‘kılıç’ anlamına gelen Seyfo olarak yer eden bu süreçte, yüz binlerce insan yaşamını yitirmiş, yerinden edilmiş; köklü bir halkın dili, kültürü, inancı ve tarihsel varlığı hedef alınmıştır” denildi.
Aradan 111 yıl geçmesine rağmen Sayfo’nun yarattığı acıların hafızalardaki yerini koruduğu belirtilen açıklamada, “Hakikatle yüzleşilmediği, adalet tesis edilmediği ve tarihsel sorumluluk kabul edilmediği sürece bu acılar kuşaktan kuşağa taşınmaya devam edecektir. Süryani halkı yalnızca geçmişte yaşadığı büyük yıkımın tanınmasını değil; aynı zamanda bugün kendi diliyle, inancıyla ve kültürüyle eşit yurttaşlar olarak yaşamayı talep etmektedir. Bu, demokratik bir toplumun ve ortak yaşamın gereğidir” cümleleri kullanıldı.
Sayfo ile yüzleşilmesi gerektiğine vurgu yapılan açıklamada, “Halkların, inançların ve kültürlerin yüzyıllardır iç içe yaşadığı Mezopotamya ve Anadolu coğrafyasında kalıcı barışın, demokratikleşmenin ve toplumsal adaletin yolu hakikatlerle yüzleşmekten geçmektedir. Geçmişin inkarı yeni yaralar üretirken, yüzleşme ve adalet ortak geleceğin kapısını aralar. DEM Parti olarak; Süryani halkının adalet ve yüzleşme talebini sahipleniyor, Seyfo’da yaşamını yitirenleri saygıyla anıyoruz. Süryani halkının acısını ve hafızasını paylaştığımızı bir kez daha ifade ediyoruz” vurgusu yapıldı.
https://www.agos.com.tr/tr/haber/turkiye-cumhuriyeti-sayfo-ile-yuzlesmeli-40833





Leave a Reply