Musa Dağ’ı bu kez Musa Dağlılar anlatıyor

HİLAL SOLMAZ 

Gazeteci Serdar Korucu, Ermeni meselesinin sadece Türkiye’de değil, dünya literatüründe de az işlenmiş bir alanını, 1939’da İskenderun Sancağı’nın Hatay olarak Türkiye’ye katılma sürecinde yaşanan Ermeni göçünü, ‘Ahalinin Gidişi’ kitabında ele alıyor.

Ermenicenin Musa Dağ lehçesinde “Ihaleyn urteyl”, yani “Ahalinin Gidişi” 1930’lu yılların hem Türkiye, hem de Ermeni tarihindeki önemli bir dönüm noktası. Bu ifadede kendine yer bulan “ahali” Ermenileri, arkada bırakılan yer bugün Hatay sınırlarında olan Musa Dağ’ı, gidilen yerse Lübnan’ın doğusundaki Ancar’ı işaret ediyor.
Serdar Korucu, İskenderun Sancağı’nın Hatay ismiyle Türkiye sınırlarına katıldığı 1939 yılından yaklaşık 80 yıl sonra Musa Dağlıların izinden gitmiş. Röportajlarına ilk olarak Musa Dağ’dan başlamış. Franz Werfel’in1930’lar dünyasının çok satan eseri ‘Musa Dağ’da 40 Gün’e ilham veren o ünlü dağ. Ardından İstanbul’a, Lübnan’a, Ermenistan’a ve Fransa’ya düşürmüş yolunu. Böylece 1939’da parçalanan aileler, uzakta kalan akrabalar bir kitapta, Aras Yayıncılık’tan çıkan ‘Ahalinin Gidişi’nde birleşmiş.

Musa Dağ’ı bu kez Musa Dağlılar anlatıyor

Serdar Korucu
Ermenilerin neden gittiklerine gelince… Bunu Korucu’nun ‘Ahalinin Gidişi’ ile aynı anda çıkan ‘Sancak Düştü’de bulmak mümkün. Bu kitapta dönemin Dahiliye Vekaleti’nin bir raporuna da yer veriliyor ve rapora göre bu gidişte en önemli etkenlerden biri “Ermenilerin maziye ait korkuları”… Korucu’nun ‘Ahalinin Gidişi’nde konuştuğu, 1939’dan önce doğmuş aile büyükleriyse artık geride o kalan korkuyu değil, hasreti aktarıyor. Bugün hâlâ Musa Dağ’da yaşayan, 1933 doğumlu Panos Çapar, “Keşke hepsi, buradaki tüm Ermeniler kalsaydı” diyor ve şansa kaldıklarını ekliyor, Ankara’ya güvenerek kaldıklarını… Gidenlerin çok çektiğini belirterek: “Çok çektiler. 40 günde 300 kişi öldü derler. Yaşlı ve çocuklar dayanamamış şartlara. Hiçbir şeyleri yok, perişanlık!” O çekilen çile Ancar’da yakalıyor okuyucuyu. 1924 doğumlu Yeğya Balabanyan hâlâ hatırladığı Türkçesiyle, “Burada çadırlar içinde durduk. O zaman 40 santim kar geldi. Çok soğuktu. Günde 15-20 kişi ölürdü. (…) Cehennemdi, cennet oldu. (…) Çok güzel oldu ama biz de bittik” diyor.
Bazı Musa Dağlılar içinse bu göç yolculuğu Lübnan’da da sona ermemiş. Ermenistan’ın Sovyet yönetimi altındaki döneminde Ancar’dan da göç olmuş. Bu süreçte 1936 doğumlu Ankin Zeitliyan, Beyrut’tan Batum’a uzanan gemi yolculuğu sırasında tanıştıkları katı siyah Rus ekmeklerini babasının “Zenginlikten şaraptan yapıldığını sandığını” aktarıyor ve karşılaştıkları yoksulluk karşısındaki hayal kırıklığını aktarıyor: “Buraya gelince pişman olduk. Sovyetler’deyaşamayı istemiyorduk ama artık başka çaremiz de yoktu. Özgür bir ülke olsaydı, herkes geri dönerdi. Fakat çıkış yasaktı. Gelenlerin hepsi pişmandı. Bizi Ancar’da da kandırdılar.”

Musa Dağlıların bir başka rotası yıllar sonra Avrupa ülkeleri olmuş. Özellikle de Fransa. Serdar Korucu bugün bir derneğin, France Musa Dagh ülkede faal olduğunu hatırlatıyor. 1939 öncesi doğan aile büyükleri de Musa Dağ’ın hafızasını Avrupa’ya taşımış. 1930 doğumlu Zabel Mardiryan, Musa Dağ’dan Ancar’ayönelen göç sırasında kendisinin küçük çocuk olduğunu hatırlatıyor, şimdi Vakıflı’da gölgesinde oturulan ağaçların tepesine çıkarak geçen araçlara baktıklarını söylüyor: “Babam ağlardı, mamam ağlardı. Mamam “Bizi bıraktın burada” derdi, babam da “Hiç düşünme, hiç kimse kalmazsa, biliyorum sizi nereye götüreceğimi” diye cevap verirdi. Bizi Amerika’ya götürecekti babam.” Ama götürmemiş, götürememiş ve böylece aile Türkiye’de kalmış. Yıllar sonra ZabelMardiryan’ın yoluysa Paris’e düşmüş. Tüm bunların yanı sıra, giden kalanın daha sonra gitmiş olanın acısı, hüznü, tatlı hayallerinin dışında kitap aynı zamanda aile büyüklerinin nasihatlerini de barındırıyor. Tıpkı 1928 doğumlu Maryam Mardiryan’ın Serdar Korucu nezdinde tüm okuyuculara ulaştırdığı gibi: “Rüya kaldı her şey, rüya. Hayat bir rüyadır evladım.”

Musa Dağ’ı bu kez Musa Dağlılar anlatıyor

AHALİNİN GİDİŞİ – MUSA DAĞ 1939
Serdar Korucu
Aras Yayıncılık, 2021
224 sayfa, 35 TL.

https://www.hurriyet.com.tr/kitap-sanat/musa-dagi-bu-kez-musa-daglilar-anlatiyor-41779420

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *