Erzurum’da Toplu Mezarlar Açılıyor

Erzurum Merkeze Bağlı Tepeköy’deki Ermeni Mezalimine Kurban Gitmiş Müslüman Ahaliye Ait Bir Toplu Mezar Daha Gün Yüzüne Çıkarılıyor. Yapılacak Kazıyla İlgili Hazırlanan Ön Rapor Tepeköy’de Kamuoyuna Açıklandı. Atatürk Üniversitesi Türk Ermeni İlişkileri Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. 

Erzurum merkeze bağlı Tepeköy’deki Ermeni mezalimine kurban gitmiş Müslüman ahaliye ait bir toplu mezar daha gün yüzüne çıkarılıyor. Yapılacak kazıyla ilgili hazırlanan ön rapor Tepeköy’de kamuoyuna açıklandı.

Atatürk Üniversitesi Türk Ermeni İlişkileri Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Erol Kürkçüoğlu, Tepeköy’de kazı yapılacak alanda yaptığı açıklamada, 1915-1919 yılları arasında Rus ordularıyla ittifak yapan Taşnak, Hınçak ve Ramgavar adlı Ermeni çetelerinin Doğu Anadolu Bölgesi’nde; Erzincan, Tercan, Erzurum Cinis (Ortabahçe), Alaca, Ilıca, Tepeköy, Dutçu, Erzurum merkez; Yanıkdere, Karskapı, Ezirmikli Osmanağa ve Mürselpaşa konakları, Firdevsoğlu Kışlası, Yeşilyayla, Hasankale, Tımar, Köprüköy, Horasan, Kars-Derecik ve Subatan, Van-Zeve, Ağrı, Bitlis, Iğdır-Oba, Hakmehmet ve Gedikli, Ardahan Yanık Camii, Göle, Esenboğaz Köyü, Çıldır, Kotanlı Köyü, Nahçıvan, Zengezur ve Azerbaycan’da tam bir ‘Müslüman-Türk Soykırımı’ gerçekleştirdiklerini söyledi.

Kürkçüoğlu, bu olaylarda 520 bin Müslüman Türk’ü katledildiğini belirterek, “Savaşla hiç ilgileri olmayan, masum 520 bin Türk, Ermeni çeteleri tarafından sadece Türk ve Müslüman oldukları için, Hz. İsa’nın tavsiyelerine bile sırt çevrilerek katledildiler.” dedi.

Tepeköy’ün Erzurum’un güneybatısında şehre 8 kilometre uzaklıkta olduğunu anımsatan Kürkçüoğlu, şu değerlendirmeyi yaptı: “16 Şubat 1916’da Erzurum ve çevresinin Rus işgali altına girmesi üzerine, Tepeköy de Çarlık Rus Orduları tarafından işgal edildi. Rusya’da 1917 yılında Bolşevik İhtilali patlak verdi. Bunun üzerine Ruslar, Erzurum ve çevresinden çekildi. Şehir Ermeni çetelerine kaldı. Taşnak Ermeni çeteleri bu tarihi köyde tam bir Müslüman-Türk katliamı gerçekleştirdi. Rus Yarbayı Tverdohlebof’un hatıratında, Abdullah Bey’in başkanlığındaki Emniyet Genel Müdürlüğü Tahkik Heyeti Raporu’nda, köy halkından Tepeköy katliamının tanığı Hürrem Safa ve Firak Şahin’in hatıralarında, 1918 yılının Şubat ve Mart aylarında Taşnak Ermeni çeteleri Durak Bingöl’ün evinin kuzeyinde bulunan ve otluk olarak kullanılan binada köyün kadınlarını, İbrahim Safa’nın evinin arkasında da erkeklerini katlettiler.”

Erzurum ve çevresinde Türklere yönelik katliamların artması üzerine Kazım Karabekir Paşa komutasında I. Kafkas Kolordusu’na bağlı Halid Bey’in Türk birliklerinin 11 Mart 1918’de Tepeköy’ü Ermenilerden temizlediğini ifade eden Kürkçüoğlu, açıklamasını şöyle tamamladı: “Tepeköy, Alaca, Yeşilyayla, Tımar, Cinis, Subatan, Oba, Hakmehmet, Zeve Gedikli ve Derecik’te olduğu gibi bu köyde de katledilenler, savaşla uzak-yakın alakası olmayan köyün sivil ahalisi idi.”

Atatürk Üniversitesi Türk-Ermeni İlişkileri Araştırma Merkez Müdürlüğü ve Erzurum Müze Müdürlüğü’nün ortak çalışmasıyla yapılacak Tepeköy toplu mezar kazısı 15 Haziran‘da gerçekleştirilecek. 

Haber Yayın Tarihi: 09.06.2010 

http://sondakika.com/haber-erzurum-da-toplu-mezarlar-aciliyor-2095410-2095410/

 

 Veb Sitesi Yönetimi Tarafından: Türk tarih mimarlarının sahtekarlığı herkesçe bilinen bir olgudur, ancak sahtecilik dahi belli mantık sınırları içinde yer bulmalıdır. Birinci Dünya Savaşı arifesinde (1914 yılı verileriyle) Batı Ermenistan’ın (Türklere göre Doğu Anadolu) 6 vilayetinde 666 bin Türk yaşamaktaydı (Karin/Erzurum’da 240 bin, Van’da 47 bin, Bağeş/Bitlis’te 40 bin, Kharberd/Harput’ta 102 bin, Diyarbakır’da 45 bin, Sebastia/Sıvas’ta 192 bin).

1915-1916 yıllarında tehcire tabi tutulup neredeyse tamamen imha edilmiş olan Ermeniler’in, polis, jandarma, ordu, Hamidiye Alayları  gibi güçlü kuruluşlar ve devlet tarafından silahlandırılarak yönlendirilen ağır suçlular ile katillerden oluşan gruplar tarafından korunan bu miktarda Türk’ü öldürebilmiş olması gerçekten de pek tuhaf durmaktadır. Şayet Ermeniler bu şartlar altında, tarihi vatanlarını Türklerden neredeyse kurtaracak kadar güçlüydülerse, nasıl oldu da bu bölgelerden “ansızın kayboluverdiler” ve “imha edilmiş Türkler” Ermenilerin tüm varlıklarına sahip çıkarak aynı topraklarda yaşamaya devam ettiler? 

Şayet bu durum gelecekte benzer suçların tekrarlanmasına gebe olmasaydı, tarih sahtekârlarının bu utanmaz duruşunu komedi olarak algılayabilirdik. Benzer “tarihçi” ve “aydınlara”, hakiki bir Türk entelektüeli ve tarihçisi olan Taner Akçam’ın geçenlerde basılmış makalesinden şu sözlerini anımsatmak isterim: “2 Ağustos 1914 seferberliği ile birlikte 18- 45 yaş arasındaki Ermeni vatandaşlar da, diğer vatandaşlar gibi silah altına alınmışlardır. Sarıkamış yenilgisinden sonra ise 25 Şubat 1915 tarihinde, bizzat Enver Paşa tarafından yollanan gizli bir emirle Ermeniler silahsızlandırılmış ve çoğunluğu amele taburlarına konulmuşlardır. Tehcir süresince, bu askerler sistemli olarak imha edileceklerdir. Sadece askerdeki Ermenilerin imhası ile kifayet edilinmeyecektir. Bundan daha da acı bir durum vardır. Orduda, hayatta kalarak görev yapmaya devam eden Ermeni asker ve subayların aileleri de sürgüne tabii tutulacak ve imha edileceklerdir. 

… Osmanlı Devleti ve onun yönetici partisi İttihat ve Terakki, kendi Müslüman ve Hristiyan vatandaşlarına kan kusturdu. Müslümanlar savaş ve hastalıktan kırıldılar. Ermeniler ise bilinçli bir politika ile imha edilerek Anadolu’dan yok edildiler. Bu kadar basit bu mesele…”. (Taraf 11.05.2010)

Sayın Akçam, görüldüğü gibi milliyetçilik sisiyle örtülü bulunan beyinler için bu sorun pek de basit görünmemektedir.

*Taner Akçam’ın “Davutoğlu’nun anlayamadıklarımakalesini sitemizin “Ermeni Soykırımı” bölümünde okuyabilirsiniz.