HYETERT- Aziz Şehitleri Anma Günü münasebetiyle 24 Nisan 2026 Cuma Şişli Ermeni Katolik Mezarlığı Kilisesi’nde Pek Muhterem Kerabaydzar Vartan Kirakos Kazancıyan tarafından Surp Badarak sunulup Şehitler Duası okundu.
Saat 16.00’da başlayan ayin sonrası Mezarlıkta yer alan anıta doğru ilahiler eşliğinde yüründü ve önünde dualar okundu. Törende Pek Muhterem Kerabaydzar Vartan Kirakos Kazancıyan Ermenice ve Türkçe olarak vaaz verdi, Duaların ardından anma duasına katılım sağlayan toplum üyeleri ile birlikte sohbet ve kahve zamanı oldu.
Pek Muhterem Kerabaydzar Der Vartan Kirakos Kazacıyan Türkçe vaazı:
Aziz kardeşlerim,
Bugün Mesih uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi anmak için bir aradayız. Onların hatırasını onurlandırırken, zihnimizde çok önemli bir ayrımı netleştirmeliyiz:
Hristiyan şehitliği, sadece bir ölüm değil; bir yaşam beyanıdır.
Günümüz dünyasında savaşların ve büyük zulümlerin kurbanlarını derin bir kederle anıyoruz.
Ancak Hristiyan şehidini bu masum kurbanlardan ayıran temel bir fark vardır:
Şehit, hayatı elinden alınmış bir mağdur değil;
hayatını Mesih’e olan sevgisiyle özgürce sunan bir tanıktır.
“Şehit” kelimesinin kökeni “tanık” anlamına gelir.
Bir savaş kurbanı, insanlık dışı bir nefretin hedefi olduğu için ölür.
Oysa bir Hristiyan şehidi, kendisine nefret kusanların karşısında bile Tanrı’nın sevgisine tanıklık ettiği için ölür.
Savaş kurbanının ölümü bir trajedidir; şehidin ölümü ise bir litürjidir, bir sunudur.
Rabbimiz İsa Mesih’in dediği gibi: “Canımı kimse benden alamaz; ben onu kendiliğimden veririm” (Yuhanna 10:18).
Savaşlar nefretin nefreti doğurduğu bir karanlık döngüdür.
Ancak şehitlik bu döngüyü kırar.
Savaş kurbanı çaresizlikle can verirken, şehit celladı için dua ederek can verir.
Şehidi dünyevi mağdurlardan ayıran en büyük ışık bağışlamadır.
Şehit, kendisini öldüreni düşman olarak değil,
kurtarılması gereken bir can olarak görür.
Bu, Hristiyan şehitliğinin en yüce farkıdır:
Nefretin bittiği yerde sevginin zaferini ilan etmek.
Dünya gözüyle bakıldığında, bir savaş ölümü bir kayıptır, bir yok oluştur.
Ama kilise babalarımızdan Tertullianus’un dediği gibi:
“Şehitlerin kanı, Hristiyanlığın tohumudur.”
Şehidin ölümü meyve verir;
kiliseyi besler, imanı güçlendirir.
Onlar, ölümün korkunç karanlığını, Mesih’in dirilişinin ışığıyla aydınlatan meşalelerdir.
Onlar bize, bu dünyadaki hiçbir gücün, bizi Mesih’in sevgisinden ayıramayacağını kanıtlarlar.
Sevgili kardeşlerim,
hepimiz her gün kan dökerek şehit olmaya çağrılmayabiliriz. Ancak hepimiz “beyaz şehitliğe” çağrılıyoruz. Yani günlük hayatımızda nefretin yerine sevgiyi, intikamın yerine bağışlamayı, yalanın yerine hakikati koyarak tanıklık etmeye çağrılıyoruz.
Bugün şehitlerimizi anarken, sadece onların acılarını değil,
Mesih’te buldukları o sarsılmaz özgürlüğü kutlayalım.
Dünyanın kurbanları değil, İmanın özgür tanıkları olalım.
Amin.
İstanbul, 24 Nisan 2026
Ermeni Katolik Mezarlığı Kilisesi
https://hyetert.org/2026/04/25/aziz-sehitler-sisli-ermeni-katolik-mezarliginda-dualarla-anildi





Leave a Reply