Türkiye basın özgürlüğü endeksinde 153. sırada

Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütünün (RSF) yayınladığı yıllık dünya basın özgürlüğü raporuna göre, salgın sırasında 180 ülkenin neredeyse dörtte üçünde gazetecilik “tamamen veya kısmen engelleniyor”. Türkiye listede 153. sırada yer aldı.

Yıllık dünya basın özgürlüğü endeksine göre 180 ülkenin 73’ünün gazeteciliği “tamamen engellediği veya ciddi şekilde engellediği” tespit edildi. Ayrıca 59 ülkede ise hükümetlerin basın çalışanları üzerindeki “baskıyı artırmak için salgını kullandığı” ifade edildi.

Covid-19 salgının “hükümetler için basın özgürlüğünü kısıtlamak adına bir fırsat biçimi” olduğunu söyleyen RSF Genel Sekreteri Christophe Deloire yaptığı açıklamada,”Ne yazık ki, üretimi ve dağıtımı çoğu zaman politik, ekonomik, teknolojik ve hatta bazen kültürel faktörler tarafından engelleniyor” ifadelerini kullandı.

Türkiye listede Bangladeş, Rusya ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti gibi ülkelerin ardından 153. sırada yer aldı. RSF, küresel medya özgürlüğünün geçen yıl genel olarak büyük ölçüde sabit kaldığını, ancak rakamların sıralamanın 2013’te ilk kez başlatılmasından bu yana yüzde 12 gerilediğini kaydetti.

Eritre, Kuzey Kore, Türkmenistan, Çin ve Cibuti bu yılki RSF sıralamasında genel olarak en kötü performansı gösterdi. Norveç, Finlandiya, İsveç, Danimarka ve Kosta Rika ise en üst sırada yer aldı. Ayrıca 180 ülkeden sadece 12’si diğerlerine kıyasla “iyi durumda” olarak nitelendirildi.

Rapora göre Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesi gazeteciler için en baskıcı bölge olmaya devam ederken, listede 170. sırada yer alan Suudi Arabistan, Mısır ve Suriye’de de durumun “daha da kötüleştiğine” vurgu yapıldı.

Öte yandan Avrupa Gazeteciler Birliği (AEJ) Türkiye Temsilciliği, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) ve Türkiye Basın Yayın Matbaa Çalışanları Sendikası (DİSK Basın-İş) 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde yaptıkları ortak açıklamada “Basın özgürlüğü, evrensel ve yerel hukukun güvencesi altındadır ve aykırı her türlü uygulama suçtur” hatırlatmasında bulundu..

Düşünce ve ifade özgürlüğü başta olmak üzere temel hak ve özgürlüklerin git gide sınırlandırıldığını belirten meslek örgütleri yaptıkları ortak açıklamada hukuki dayanaktan yoksun subjektif kararlarla, bireysel ve toplumsal ölçekteki hak ve özgürlüklerinin yok sayıldığını ve hatta cezalandırıldıklarını ifade etti.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Basın özgürlüğü; gazetecilerin, sorumluluk alarak üstlendiği toplumsal bir görevdir ve bu görevin engellenmesi, hem evrensel hukuk ilkeleri hem de ulusal hukuk düzenlemeleri kapsamında suçtur. Bu çerçevede üç gün önce Emniyet Genel Müdürlüğü’nce yayınlanan, ses ve görüntü alınmasını engellemeye yönelik genelge, tartışmasız hukuk dışıdır. Ötesinde görev ve sorumlulukları yasa ve hukuk sınırlarıyla tanımlanan emniyet güçlerinin hukuk dışı uygulamalarına kaynaklık edecek niteliktedir.”

“3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde kamu otoritesini, evrensel ve yerel hukukun güvencesinde olan basın özgürlüğüne aykırı her türlü uygulamadan vazgeçmeye çağırırken, demokratik hukuk devleti çatısı altında yaşama idealinde olan herkesin, basın özgürlüğüne yönelik her türlü baskıya karşı ortak tutum alması gerekliliğini bir kez daha vurguluyoruz.”

(Euronews, Bianet, Ajanslar)

http://www.agos.com.tr/tr/yazi/25629/turkiye-basin-ozgurlugu-endeksinde-153-sirada 

Leave a Reply

Your email address will not be published.