Kars

Kars, 20. yy. başı

Kars kalesi, Mets Hayk’in Ararat V’layet’ine bağlı Vanand ilçesinin önemli kalelerinden biridir. Yabancı ve Ermeni tarihçiler bu kaleyi «Karuts Berd», «Amrotsn Karuts», «Amurn Karuts» (kale imaret, sağlam kale) olarak adladırmışlardır. Kars kalesinin kuruluşu çok daha eskilere dayanmasına rağmen, Ermeni tarihçiler tarafından ancak IX. Yüzyıl kayıtlarında anılmıştır. Kars’ın içkalesi, Kars’ın kuzey yönünde, Kars Nehri kıyısında dört tarafından ele geçirilmesi güç kayalar üzerinde bulunan bir tepede kurulmuş ve gizli bir geçitle nehre bağlanmaktaydı.

II. Aşot Yerkat Bagratuni’nin (Demir Aşot, 914-929) halefi olmadan öldüğünde, Ermenistan orduları baş komutanı olan ve Kars’ta ikamet eden kardeşi Abbas «Ermeni ve Gürcülerin Şahinşahı» unvanıyla tahta çıkar. I. Abas (929-953) Kars’ı Ermenistan’ın başşehri ilan eder. Abas, «Alanats Dur» («Alan Kapısı») denilen dağ geçidinden (Kafkasya Dağları’nda) Ermenistan’a akınlar tertipleyen Abhaz, Gürcü ve Sarmat’ları ülkeden kovduktan sonra imar çalışmalarına başlar. Abas, içkaleyi sağlamlaştırıp kral sarayı ve Aziz Arakelots kilisesini inşa eder. 1579 tarihinde Osmanlılar, Aziz Arakelots kilisesini camiye dönüştürürler. 1877 yılında Kars’ın, Çarlık Rusya tarafından ele geçirilmesinden sonra kilise, Rus Ortodoks kilisesine dönüştürülür. 1890’lı yıllarda kilisenin kuzey kısmında bir çan kulesi inşa edilir. Türkler, 1918’de Kars’ı işgal edince kiliseyi tekrar camiye dönüştürürler. 1919 tarihinde Türklerin geri çekilmeleri sonucu kilise tekrar Ermenilerin eline geçer. Türkler, 1920’de Kars’ı kesin olarak işgal edip kiliseyi tekrar camiye dönüştürürler. Daha sonraki yıllarda çan kulesini yıkarlar. 1960-1970 yılları arasında kilise, müze olarak kullanılır. Şimdi tekrar camiye çevrilmiştir. Abas’ın halefi III.

Aşot Voğormats (Merhametli Aşot, 953-977), 961 tarihinde sarayını Ani’ye taşıyarak burada kral olarak kutsanır. Aşot, hasta ile yoksullara karşı gösterdiği büyük bir merhamet ve eliaçıklıktan dolayı Merhametli olarak anılmıştır. Aşot Voğormats’ın eşi kraliçe Khosrovanuş 957 tarihinde Sanahin, 967’de de Hağpat manastırını yaptırır. Sanahin kilisesine Amenaprkiç, Hağpat’a ise Aziz Nşan adı verilir. Bu manastırlar bilim, eğitim ve kültür merkezleri olmuştur. Bunlar, daha sonra doğu ruhani önderleri grubunun merkezleri olarak kabul edilmişlerdir. Aşot, başkenti Ani’ye taşıdığında küçük kardeşi Muşeğ’i, Kars yöneticisi tayin eder. Muşeğ, kentin elverişli ekonomik koşullarından dolayı kendisini «Kars Kralı» ilan eder. Aşot, kardeşini Kars’ta, kendi egemenliği altında hüküm sürmeye izin verir. Bu durum, Kars veya Vanand Krallığı’nın (963-1065) başlangıcıdır. Vanand, Kars’ın sekiz ilçesinden başlıcasıydı. Bu sebepten dolayı, Kars Krallığı, Vanand Krallığı olarak da anılmıştır. Vanand, bir süre episkoposluk merkezi de olmuştur. I. Muşeğ (963-984), Aşot’un vefatından sonra (977) Ermenistan’ın Şehinşahı olmak ister, ancak Ani erkânı, Aşot Voğormats’ın oğlu Sımbat’ı tahta çıkarır.

Muşeğ’in halefi Abbas (984-1029) düzensiz bir krallık miras alır. Abas, talan ve yağmalara son verir. Kars, ticaret yollarıyla çeşitli kentlere bağlanmıştı. Değişik ülkelerden gelen kervanlar bu yollardan geçmekteydi. Abbas, bu yolların güvenliğini sağlar. Savaş sanatının da öğretildiği sayısız okul açar. 998 yılında, Ermeni ve Gürcü müttefik orduları Atrpatakan emirinin ordusunu yenilgeye uğratır. Abbas’tan sonra oğlu Gagik Abbasyan (1029-1065) kral olur. Gagik Abasyan, Bagratuni (Ani) Krallığı’nın çöküşünden sonra (1045) Bagratuni’lerin büyüğü, “aile reisi” ve «şahinşah» olur. Gagik, kendisi bir olarak bilginleri himaye etmiştir. Sarayda, teoloji ve diğer bilimlerin öğretildiği bir akademi açılır. 1053 ve 1054 yıllarında Selçuklular Kars’a saldırır. Gagik’in orduları Selçukluları ülkeden atarlar.

11.-12. asırlarda Kars şehri’nin mahir zanaatkar ve tüccarları vardı. Buğday ve ipek başlıca ihracat ürünleriydi. Şehir, bakır, gümüş, demir ve tuz ocaklarıyla ünlüydü ve ormanlarından kereste sağlanmaktaydı.

Selçuklular, 1064 yılında Alp-Aslan’ın önderliğinde Ani’yi işgal ettiklerinde, Kars Krallığı’nın durumu ağırlaşır. Gagik, diplomatik yöntemlerle Kars’ı işgalden kurtarır, fakat 1065 tarihinde Kars’ı, Bizans İmparatoru X. Konstantin Dukas’a (1059-1067) teslim ederek karşılığında Tsamındav, Larisa, Amasya, Kesarya, Komana ve Khavartanek şehir-kalelerini alır. Gagik, 1081 tarihinde vefat eder.

1071 yılında, Bizans ordusu Manazkert (Malazgirt) savaşında yenilir. Kars, Selçukluların eline geçip emirlik merkezi olur. Selçuklular ve Gürcülerin sürekli savaşları esnasında şehir devamlı el değiştirir. 1206 tarihinde Ermeni ve Gürcü orduları Kars’ı ele geçirir.

1226 ve 1236’da ise Selçuklular şehre saldırıp yağma eder ve halkı esir olarak götürürler. Gürcü kralı Davit’in vefatından sonra ergin olmayan oğlu Demetır (1271-1289) tahta çıkar. Sadun Artsruni, Demetır’in vasisi olarak 1284 tarihinde ülkeyi Kars’tan yönetmeye başlar. 1394 yılında Timurlenk Kars’ı işgal edip tahrip eder. 1548 yılında Osmanlılar, Kars’ı işgal edip içkaleyi yeniden inşa ederler. Uzun süreli Pers-Osmanlı harplerinden sonra Kars, 1639 tarihinde imzalanan anlaşma gereğince, kesin olarak Osmanlı İmparatorlu’ğunun eline geçer.

Persler, 1735 ve 1747 tarihlerinde Kars’ı muhasara eder fakat elde etmeyi başaramazlar. Çarlık Rusya İmparatorluğu, Kars’ı iki kere işgal edip geri verir. Birincisi sefer, 1828 haziranında elde edip bir yıl sonra teslim ederler, ikincisinde ise, 1855 yılında ele geçirip 1856 ağustosunda iade ederler. Bu iki savaş sonucunda çok sayıda Ermeni ve Rum Rusya’ya göç etmiştir. 18 Kasım 1877 tarihinde, altı ay süren muhasaradan sonra, Ermeni komutanın önderliğindeki Rus orduları şehri ele geçirmeyi başarır. Kars şehri, Kars Bölgesi’nin merkezi olur. Şehir kalkınır ve nüfusu artış gösterir. Kars Nehri’nin sağ kıyısında, geniş sokaklar ve taş evleriyle yeni mahalleler inşa edilir. 1899 yılında Kars-Tiflis tren yolu inşaatı tamamlanır.

1913 yılı verilerine göre, Kars nüfusu 12.175 kişiydi ve bunların 10.250’si Ermeni, 912’si Türk, kalanları ise Rus, Rum ve diğer milletlerden oluşmaktaydı. Kars’ta yaratılan ticaret koşulları sonucu nüfusu hızla artar. 1916 yılının sonlarında Kars Bölgesi’nde 114.938 Ermeni ikamet ederken Kars Şehri’nin 30.086 sakininden 25.665’i Ermeni, 260’ı Tatar, 38’i Kürt, 4123’ü de Rus, Rum, Suryani vs. millete mensup olmuşlardır. 1827 tarihinde kurulan Ermeni lisesi, 1830’da tekrar kapatılır.

1878 yılında erkek çocuklar için Lusavorçyan okulu, 1879’da ise Şuşanyan kız lisesi açılır. 20. yüzyılın  başında, Kars’ta, Aziz Astvatsatsin, Aziz Grigor ve Aziz Nışan olmak üzere üç Ermeni, iki Rus kilisesi, Aziz Arakelots (eski Ermeni kilisesi), Aziz Mikayel Meleklerbaşı, bir de Rum (Surb Georg) kilise vardı. Kars, aynı zamanda eski bir Ermeni istinsah merkezi de olmuştur. Bilinen ilk kopya edilen İncil, 11. yüzyılda parşömen özerine yazılan “Kars İncili”dir. Bu incil, Ermeni kralı Gagik Abasyan (1029-1065) için yazılıp minyatürlerle bezenmiştir. Bu sebepten dolayı da “Kral Gagik’in İncili” olarak anılır. Müstensih Yeğbayrik’in 1280 tarihli ve mübeyyiz Hovhannes’in 1290 tarihli yazmaları günümüze ulaşan eserlerdendir. 1553 tarihinde ise müstensih Hovhannes, “Maştots”un kopyasını çıkarmıştır.

Ekim 1917 tarihinde vuku bulan Bolşevik devrimi sonucunda, Rus ordusu cepheden geri çekilir. Nisan 1918 tarihinde Türkler Kars’ı işgal edip, şehri soyup halka yönelik kırım gerçekleştirirler. Nisan 1919 tarihinde Türk ordusu geri çekilir ve Kars Ermenistan Cumhuriyeti’ne bağlanır. 30 Ekim 1920’de Türkler Kars’ı yeniden işgal eder. Şehrin Ermeni ve Rus sakinleri şehri terk ederler. 1990 tarihli verilere göre Kars’ın nüfusu 55 bin kişidir. 26 Eylül-13 Kasım 1921’de, Kars’ta, Sovyet Rusya, Ermenistan, Gürcistan, Azerbaycan ve Kemalist Türkiye arasında yapılan görüşmeler yapılır. 13 Ekim 1921 tarihinde ise Kars Anlaşması imzalanır.

Resimler

Kars içkalesi

Kars içkalesi ve Arakelots Kilisesi (çan kulesi yıktırılmış halde)

Kars Nehri ve Vartan Köprüsü

Çarlık Rusya döneminde Karas’ta inşa edilmiş olan taş evlerden birkaçı

Armen Kürkçüyan http://ermeni.hayem.org/ermenice/mayraqaghaqner_uni.htm