Şirakavan

Şirakavan şehri, (Yerazgavors, Yerazgavorg, Yerazgavork), Şirak Bölgesi’inde, Ani Şehri’nin kuzeydoğusu ve Ahuryan Nehri’nin sağ yakasında bulunmaktadır. Günümüzde Türkiye sınırları dahilinde bulunan bu şehrin kuruluş tarihi ve kurucusu hakkında bir bilgi günümüze kadar ulaşmamıştır. Yerazgavors isminin, Yervanduni’lerin Yervaz soyadından türemiş olduğu tahmin edilmektedir. Yerazgavors şehrinin, çok eski zamanlardan beri mevcut oldu sanılmaktadır. Gürcü tarihçi Leonti Mrovel’in verdiği bilgilere gore, Ermenistan kralı I. Artaşes döneminde (M.Ö. 189-160) Gürcüler ve kuzeyli dağlılar Ermenistan’a saldırıp Yerazgavors da dahil olmak üzere birçok yerleşim yerini talan ederler. Şirakavan’ın, alçak bir tepe üzerinde kurulu bir kalesi mevcuttu. Bu kalenin 3 km uzağında bulunan bir tepede de Tignis Kalesi yükselmekteydi. Kale, Hıristiyanlık öncesi dönemde inşa edilmiş olup, Şirakavan’a giden yolları savunmak amacıyla kullanılmaktaydı. Kale, Bagratuni hanedanı tarafından temelden yenilenir. 6.-7. yüzyılların tarihini yazmış ve 7. yüzyılda yaşamış olan ünlü tarihçi, episkopos Sebeos Bagratuni, Ermenistan’a komşu olan büyük devletlere ilişkin ayrıntılı bilgiler vermektedir. Sebeos, yazılarında Yerazgavors’tan bir köy olarak bahsetmektedir.

826 tarihinde Aziz Hovhannes kilisesi inşa edilir.

Ermeni orduları komutanı, Sımbat Bagratuni’nin (851-855) inisyatifiyle, 855 yılında, Şirakavan’da episkoposlar toplantısı gerçekleştirilir. Sımbat, katolikosluk seçimlerinden sonra ordu komutanlığını oğlu Aşot’a teslim edip halifeyle görüşmek amacıyla Arap Halifeliği’nin başkenti Samara’ya hareket eder. Sımbat, Samara’da din değiştirme teklifini reddedince tutuklanır. Sımbat, bu sebepten dolayı, tarihte “Sımbat Khostovanoğ” (şahadet eden) adıyla da anılmıştır. Tutuklanıp hapse atılan Sımbat, birkaç yıl sonra zindanda hayatını kaybeder. I. Aşot’un vefatından sonra tahta çıkan büyük oğlu I. Sımbat (890/91-914), Bagaran’a yerleşmeyerek, başkenti, topraklarının merkezinde bulunan Şirakavan Beldesi’ne taşır. 892’de Arap Halifeliği, 893’te ise Bizans İmparatorluğu, Sımbat’ın krallığını tanır. Gürcü asıllı doğu ve dil bilimcisi, armenolog Nikolay Marr (1864-1934) ile tanınmış mimar Toros Toramanyan (1864-1934) Ani’de gerçekleştirdikleri kazı çalışmaları esnasında, fasılalar halinde (1893-1917) Şirakavan’daki Aziz Pırkiç kilisesini de araştırmalarına konu ederler. Toros Toromanyan, kilisenin planını hazırlar. Ani ve Şirakavan o tarihlerde, Çarlık Rusyası’nın toprakları dahilinde bulunmaktaydılar. Bu kilise, 1950 tarihine kadar ayakta olmasına rağmen, bu tarihte bilinçli olarak yıkılmıştır. Aynı tarihte, Van Gölü’nün güney kıyısındaki Narek Manastırı da Aziz Pırkiç kilisesiyle aynı kaderi paylaşmıştır. Kars’ta ikamet eden Sımbat’ın amcası ordu kumandan Abbas, krallık tacını ele geçirmek iserse de, Sımbat, Kars’a saldırıp amcasına boyun eğdirir.

Atırpatakan emiri Afşin, 896 tarihinde Kars’ı işgal ederek kalede bulunan kraliçeyi, prensesleri ve kalenin koruyucusu Hasan Gıntuni’yi esir alır. I. Sımbat, esirleri kurtarmak için kardeşi Şabuh’un kızını Afşin’le evlendirir, veliaht Aşot’u ile kardeşi Sahak’ın oğlu Sımbat’I rehin bırakır. Oğlu Aşot’u daha sonra kurtarır. I. Sımbat, 893 tarihinde, Ermeni asıllı Bizans İmparator’u VI. Levon İmastun (Filozof) (886-912) ile, Ermenistan’ı Doğu ve Batı arasında transit ticaret merkezine dönüştüren ve karışlıklı çıkara dayalı bir ticaret anlaşması imzalar. I. Sımbat, Gürcü prensi Adırnerseh’e taç giydirdiğinde, bu hakkın halife’ye ait olduğunu iddia eden Afşin, Ermenistan ve Gürcistan’a saldırır, fakat ordusunda baş gösteren salgın hastalıktan hem kendisi, hem de ordusunun büyük bir kısmı kırılır. Yusuf, 908 tarihinde Vaspurakan prensi Gagik Artsruni’yi kral ilan eder. Böylece Ermeni Vaspurakan Krallığı kurulur ve hareketiyle Yusuf, Ermeni birliğini parçalamış olur. 910 yılında Yusuf, Gagik’in ordusunu da desteğine alarak Sımbat’ı saldırır. Nig İlçesi’ndeki (Aparan Bölgesi) Dzıknavaçar denilen yerde vuku bulan muharebede yenilen Sımbat, Kapuyt kalesine sığınır. Sımbat, Ermeniler arasında kardeş katline engel olmak ve ülkeyi yıkımdan kurtarmak maksadıyla Yusuf’a teslim olur. Yusuf, onu zincirleyerek Dvin’e götürür ve Sımbat’ın başını vurdurup, vücudunu de çarmıha gerdirir. Sımbat’ın büyük oğlu Aşot, kardeşi Abbas’la birlikte, ülkeyi işgal etmiş olan Arap ordusuna karşı gerilya savaşı yürüterek ülkeden kovmayı başarırlar. Bu başarısından sonra Aşot kral ilan edilir. II. Aşot (Aşot Yerkat, Demir Aşot, 914-129) döneminde de Şirakavan, krallığın başşehri olarak kalır.

Yusuf, 915 tarihinde Aşot’un amcası Şabuh’un oğlu Aşot’u (Şabuhyan) Ermeni kralı olarak ilan eder. Diğer prenslerden bazıları da II. Aşot’a karşı çıkarlar. II.Aşot, çocuk yaştaki Ermeni asıllı Bizans imparatoru VII. Konstantin’in, yine Ermeni asıllı vasisi Romanos’un davetiyle Konstantinopolis’e gidip kral olarak tanındıktan sonra Bizanslı ordusuyla Ermenistan’a döner ve Sevan muharebesinde Arap ordusunu yendikten sonra Bagratuni Krallığı’nın sınırlarını yeniden belirler. Halife, kendisine “Ermenistan ve Gürcistan Şehınşahı” ünvanını verir. Aşot, gösterdiği yiğitliklerden dolayı “Yerkat” (Demir) lakabınasahip olur. Amiral olan Ermeni asıllı Romanos, kızını Konstantin’le evlendirip tahta sahip olur (920-944). II. Aşot Yerkat’ın vefatından sonra kardeşi Abbas, kral olup Ermenistan‘ın başkentini kendi ikamgâhı olan Kars şehrine taşır., 1064 tarihli seferleri esnasında Şirakavan şehri Selçuklular tarafından tahrip edilir. Şehir sakinleri, 12. yüzyıl başlarında Şirakavan’ı yeniden imar ederler. Türk tarihçi Peçevi İbrahim (1574-1649), “Peçevi Tarihi” adlı tarih kitabında, Şirakavan’ın, Türklerin 1553 seferi esnasında sayısız bakımlı köylere sahip olan, dört başı mamur bir şehir olduğunu yazar. Muzaffer ordular her tarafı yıkarak yer ile dümdüz ederler. Osmanlı döneminde Baş Şorakal olarak adlandırılan Şirakavan, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda Rusya İmparatorluğu’na geçer. Köyde Sahakyan Lisesi kurulur. O tarihte köyün Ermeni nüfusu 730 kişiyken, 20. asrın başında 1532’ye ulaşır. 1920 yılında köyün sakinleri tehcire tabi tutulup bir kısmı Yerazgavors Köyü’ne sığınır. 20. yüzyıl başlarında Şirakavan’da yapılan kazı çalışmaları esnasında ortaya çıkan buluntular köyün Aziz Pırkiç Kilisesi’ne yerleştirilmişti. Bölgenin, Türkiye Cumhuriyeti‘ne geçmesinden sonra tüm buluntular imha ve yok edilmişlerdir. Günümüz Ermenistan’ının Ani bölgesi’nde, Ahuryan Nehri’nin sol yakasında Şirakavan köyü bulunmaktadır. Bu köy, Ahuryan Nehri’nin sol yakasında aynı adı taşıyan köyün sakinlerinin buraya yerleşmeleri ve bölgede Akhuryan barajının yapılması nedeniyle kurulmuştur. Eski Şirakavan’da yapılmış olan kazı çalışmaları sonucunda İ.Ö. 12.-8. yüzyıllara ait binalar, tapınak kalıntıları ve arkeolojik eserlerle dolu mezarlar bulunmuştur. M.Ö. 2.-M.S. 3. Asırlara ait, düzenli bir plan esasında inşa edilmiş mahalle kalıntıları (evler, sütunlu binalar ve Hıristiyanlık öncesi mabet) da keşfedilmiştir. Mezarlarda madeni, taş, cam ve keramikten yapılmış eşyalar bulunmuştur. Ermenistan‘ın, Ahuryan Bölgesi’nde, Ahuryan Nehri kıyısında kurulu olan Yerazgavors Köyü‘nün sakinleri çoğunlukla 1921 tarihinde Muş’a bağlı Artonk Köyü’nden gelen insanlardır. Civarda, eski bir kalenin izleri bulunmaktadır. Yerazgavors köyü, 1945 yılına kadar Aralık olarak anılmıştır.

Resimler

Dicle Kalesi

Aziz Pırkiç Kilisesi, mimar Toros Toramanyan’ın araştırmaları döneminde

Aziz Pırkiç Kilisesi cephesinde alçak kabartmaları

Aziz Pırkiç Kilisesi girişinde çevreden toplanmış haçkarlar (haçtaş), taşlar, yerel papaz ve kazı çalışmalarına katılanlar

Armen Kürkçüyan  http://ermeni.hayem.org/ermenice/mayraqaghaqner_uni.htm

Post navigation