Hıdırellez-Dyarntaraç ve Ermeni Halk Gelenekleri

Dr. med. Sarkis Adam

(İSA`nın Doğum’unun 40.cı Gününde TANRI Huzuruna Çıkışı)

Ermenilerin  Hristiyanlığı resmi devlet dini olarak kabul ettiklerinden sonra, Hristiyanlık öncesi Pagan döneminde  benimsenen halk gelenekleri, bayramlar ve yortular Hristiyanlık kalıpları  içinde şekillendi, özümsendi ve uygulamaya  kondu. Örnegin, Hristiyanlık öncesi döneminde Ateş Tanrısı Mihr veya Dir  Tanrısı’na sunulan Ateşe tapma kültürü  ve törenleri, halkın ‘Ateş Gecesi’, ‘Hıdrellez’ (veya Derindez) adıyla tanıdığı  yortu, Hristiyanlık döneminde ‘DYARNTARAC’ diye isimlemdirerek, İsa Mesih’in doğumunun 40. gününde Tanrı’nın huzuruna çıkarılışı vesilesiyle sivil törenlerle ve ayinlerle kutlanmaya başlandı ve halk tarfından çok sevilen anlamlı yortulardan biri oldu.

Eski Ahite göre, her aile ilk erkek evlâdını, doğumunun 40.ci gününde Mabette Tanrıya sunardı. Bu geleneğe bağlı olan İsa’nın annesi ve Yusuf, İsa’yı doğumun 40.cı gününde Tanrı huzuruna çıkarmak için mabete götürdüler. İsa’nın mabete geleceğini rüyasında gören dindar Simon (Simeon), mabette gider İsa’nın gelmesini heyecan ve sabırsızlıkla bekler, İsa’yı kucağına alır Tanrı huzurunda önününde eğilerek, İsa’nın kutsanması için dua eder ve İsa, Tanrı’nın huzuruna sunulur. Bu yortu her sene 14 Şubat günü kutlanır.

Bugün dahi, bazı yerleşim yerlerinde, kilise adet ve halk geleneklerine bağlı bazı aileler yeni doğan çocuklarını doğumun 40. gününde kiliseye götürüp  dua ederek rahipe takdis ettirler, bu  gelenek, İsa Mesih’in  doğumunun 40 . gününde Mabet’te Tanrı’ya sunulmasını yansıtır.

Ermeni halkının bu yortuyla ilgili birçok gelenekleri vardır, onlardan en yaygını ‘Dırındez Ateşi Yaknma’ geleneğidir, ateş yakılılır, üstünden atlanır ve etrafında dans edilir, şarkılar söylenir. Günümüzde, bazı Ermeni yerleşim yerlerinde, eski geleneklere bağlı olarak ‘Ateş Yakma’ geleneği sürdürülmektedir. Geleneğe göre yanan Dırındez ateşinin üstünden ilk, yeni evli ve nişanlı gençler  atlarlar. Gençler, ateşin üstünden atlayarak tüm kötülükleri ve şansızlıkları ateşe doküp, onlardan arınıp temizleneceklerini ve evlilik yaşamında da çok çoçuklara sahip olacaklarına inanırlar. Eski zaman Ermeni yaşamında, hamile kalamayan kadınların eteği ‘Dırındez Ateşi’ ile yakılarak, o kadının hamile kalacağına ve erkek evlat doğuracağına inanılırdı.

O zamanlar Dırındez Ateşinin külü, bolluk ve bereket simgesi olarak kullanılır ve algılanırdı, bu inançla ‘Dırındez Ateşi’nin külü evin dört köşesine, tarlaya, ağaç diplerine serpilir, ‘Bolluk’, ‘Bereket’ ve ‘Verimlilik’ getireçeğine inanılırdı.

Dırındez Ateşi geleneği, Hristiyan öğretisi açısında bakıldığında şu ifade görülmektedir: Paganlık döneminde putperest Ermeniler, Tanrı’nın gücünü ve inayetini ‘Ateş’e verirler, ateşin etrafında dans ederek, şarkı söyleyerek ‘Ateş’e ibadet ederlerdi. Günümüzde biz, ateşin üstünden atlayarak ateşi ayağımızın altına alıyor ve gerçek Tanrı’nın ateş olmadığını, gerçek Tanrı’nın ‘Tanrı’ olduğunu gösteriyoruz.

Dünya Ermeni Başpatriği ve Katolikosu’nun yaptığı bir düzenleme ile bu yortu aynı zamanda ‘Genç Evlilerin Takdis’ günü olarak kabul edilmiştir.

Bu yortu günü aynı zamanda Simyon, Hraç, Hraçuhi, Hrant, Hrayr, Gaytsag, Şant, Paylag ismini   taşıyanların isim günüdür, isim günleri kutlu olsun.

https://hyetert.org/2018/02/13/hidirellez-dyarntarac-ve-ermeni-halk-gelenekleri/ 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *