124. Ermenistan Cumhuriyeti’nin bağımsızlık süreci

 Coat of Arms001Halk hareketinin derinleşmesi

Ermeni halkı, Artsakh’ın (Karabağ-çev. notu) kurtuluşu için sürdürmüş olduğu iki yıllık ağır ve dirayetli mücadelesinde basiretini kaybetmeyip, demokratik mücadele sınırlarını aşmaz, daha fazla kenetlenip, birlik olur. Kendi gücüne yönelik inanç ve kararlılık, bağımsız milli devletlerinin yeniden tesisi sorununu ileriye götürür. 1990 yılında yeni bir güçle genişleyen genel halk hareketi, bu rüyanın gerçekleşmesine yönlendirilir.

Bu süreçte, Ermenilerin toplumsal-siyasal yaşamında belli bir kutuplaşma baş gösterir. Artsakh sorununda SSCB yönetiminin bilinçli siyaseti ile Ermenistan yöneticilerinin kısa görüşlü faaliyetleri nedeniyle halk, yöneticilerine yönelik inancını yitirir. Buna karşılık, halk hareketine yönelik güven artar. Tüm bunlar, ülkedeki siyasi hayatın kökten değişimine neden olur. Bu değişimlerin başlangıcı 20 Mayıs 1990 tarihinde ve 3 Haziranda gerçekleştirilen Ermenistan meclisinin milletvekilleri seçiminde gerçekleşir. Bu seçimler nispi seçim sistemiyle ve iki aşamalı olarak gerçekleştirilir.  Bu seçimler, milli hareketin yükselişi şartlarında gerçekleştiğinden dolayı, Sovyet döneminde gerçekleştirilen tüm seçimlerden farklı olur. Artsakh’taki Ermeniler de ilk defa olarak seçimlere katılır.

Seçim mücadelesi, bir yanda etkisini henüz koruyan Ermenistan Komünist Partisi (EKP), diğer yandan ise halkın büyük bir kısmının desteğine nail olan Ermeni Milli Hareketi arasında geçer. Seçimlerin sonucunda, toplumda egemen olan yönelimlere uygun ve yapısal olarak tamamen farklı, fakat Ermenistan’ın SSCB bünyesinde faaliyet gösterdiği ve Sovyet kanunlarıyla yönetildiğinden dolayı, yine de birçok yönden Sovyet sistemine özgün bir parlamento kurulur.

20 Temmuzda faaliyete başlayan yeni meclis, ilk günlerden itibaren ağır şartlar altında bağımsız bir devletin oluşturulması çalışmalarına başlar. Ermeni Milli Hareketi yönetim kurulu başkanı, Karabağ Hareketi Ermenistan Komitesi üyesi Levon Ter-Petrosyan, 4 Ağustos 1990 tarihinde parlamento tarafından Ermenistan meclisi başkanı seçilir.

1453445308_flagErmenistan’ın bağımsızlık bildirgesi

23 Ağustos 1990 tarihinde Ermenistan meclisi tarafından “Ermenistan’ın bağımsızlık bildirgesi” kabul edilir ve böylece Ermenistan’ın bağımsızlık süreci başlatılır.

Bildirgenin siyasi bölümünde, Ermenistan SSC’nin, Ermenistan Cumhuriyeti (Ermenistan) olarak adlandırıldığı belirtilir. Böylelikle, Ermenistan tarihinde, üçüncü cumhuriyet dönemi başlar. Ermenistan’ın henüz SSCB bünyesinde bulunduğu ve gerçek olarak bağımsızlığından faydalanamamasına rağmen, üçüncü cumhuriyetin hayata geçirilmesi, bu dönemde elde edilen başarıların temelinde mümkün olur.

Bildirgenin özel bir maddesinde, ülke kanunlarının, SSCB kanunlarına nazaran üstünlüğü kabul edilir. Ermenistan meclisi tarafından onaylanmayan SSCB kanunları, ülke sathında geçersiz kabul edilir. İlk cumhuriyetin bayrağı olan ve kırmızı, mavi ve turuncu renklerindeki üç renkli bayrak, ülkenin bayrağı olarak onaylanır. Ardından da birinci cumhuriyetin devlet amblemi, yeni devletin simgesi olarak seçilir. Ermenistan’ın, aktif siyaset yürütmesi ve farklı ülkelerde diplomatik temsilciler bulundurması öngörülür.

Belgenin ekonomik bölümünde, Ermenistan dâhilindeki toprakların, yeraltı kaynaklarının, kuruluşların, Ermeni halkına ait olduğu ve ülke ekonomisinin özel teşebbüs ve serbest piyasa ilişkileri temelinde yürütüleceği, Ermenistan Cumhuriyeti’nin kendi para sistemine sahip olması gerektiği belirtilir.

Kültür bölümünde, Ermenicenin devlet dini olarak kullanılmasına özellikle önem verilmesi ve ülke içindeki tüm işlemlerin Ermenice olarak yürütülmesi gerektiği vurgulanır.

Bildirgede, insan haklarına saygı, vicdan, parti, toplantı ve basın özgürlüğüne önem verilir. Ermeni Apostolik Kilisesi’nin hakları yeniden tesis edilir.

Bu bildirgenin, yeni anayasanın oluşmasına kadar temel belge olarak geçerli olması kabul edilir.

Azerbaycan tarafından silahlı faaliyetlerin başlatılması

1990 yılının Ocak-Şubat aylarında Azerbaycan silahlı güçleri tarafından tüm Ermenistan sınırı boyunca silahlı saldırılarda bulunulur. Lakin Ermeni gönüllü birlikleri kahramanca direniş gösterir ve karşı tarafın ilerlemesini ve Ermenistan’ı bir savaşa sürükleme denemelerini engeller. Her zaman olduğu gibi, iki taraf, Moskova tarafından eşit derecede tenkit edilir.

Lakin Azerbaycan yöneticileri, Moskova’nın desteğinden faydalanarak, Ermenilere ait yerleşim yerlerini işgal etmeye ve bu insanları köylerinden kovmaya devam eder. 1991 yılının Nisan-Mayıs aylarında Azerbaycan OMON’u (özel polis güçleri), Sovyet ordusu desteğinde Şahumyan ve Getaşen bölgesindeki Ermeni nüfusuna yönelik açıkça savaşa başlar ve önceden planlanmış olan “Çember” (“Koltso”) operasyonunu gerçekleştirir.

30 Nisanda başlayan bu operasyona Rus “Viraj” ve “Obriv” birlikleri, Azerbaycan OMON’unun “Dozor” birliği ve onlarca çete katılır. Bu birlikler, önceden Getaşen’in etrafındaki tepelerine konuşlanarak, köyü abluka altına alır. Zırhlı araçlar, tanklar ve farklı silahlarla Ermeni köylerine saldırı düzenlenir. Şiddetli çarpışmaların vuku bulduğu Getaşen ve Martunaşen köylerinde Tatul Krpeyan, Simon Açıkgözyan, Martiros Şahnazaryan, Artur Karapetyan, Valeri Nazaryan, Hraç (Zarzand) Danielyan ve daha birçok genç kahramanca şehit olur. Lakin güç dengesi son derece eşitsiz olduğundan dolayı Getaşen ve Martunaşen köyleri işgalciler tarafından ele geçirilir. Bu vandalizmden şevk alan Azerbaycanlılar, Ermeni köylerine genel bir saldırı düzenleyerek, Mayıs ortalarında Hadrut ve Şahumyan bölgesindeki 24 Ermeni köyünü boşaltır. Böylece, 1991 yılının Mayıs-Haziran aylarında Azerbaycanlılar tarafından Ermeni-Azerbaycanlı savaşı başlatılmış olur.

1991 yılının Haziran ayında Dağlık Karabağ Otonom Bölgesi (DKOB) milletvekillerinin oturumunda Artsakh Ermeni halkının varoluş programı hazırlanır. Yerel ve bölgesel yönetimlerin Moskova tarafından lağvedilmesi sonucunda halk yöneticisiz kalır. Bu nedenden dolayı, bir ay içinde Artsakh Ermenilerini zorla kovma tehdidinde bulunan Azerbaycan çetelerine gerektiği gibi karşı koyamaz. Yapılan oturumla yerel ve bölgesel yönetimlerin yeniden tesis edilerek, kurtuluş mücadelesinin yönetilmesine karar verilir. Temmuz sonlarında genel savunma yeraltı komitesi ve savunma güçleri karargâhı kurulur. Bu komite tarafından tüm bölge dâhilinde silahlı birlikler oluşturulur. Daha sonra (1992 Şubatında) DKOB Yüksek Sovyet’i tarafından, DKOB savunma güçleri hakkında çıkartılan özel bir kararla silahlı savunma birliklerinin Dağlık Karabağ Cumhuriyeti’nin savunma güçleri olarak kabul edilerek, ortak bir komutanlık altında birleştirildiği açıklanır. Bu güçlerin komutanı olarak da Albay Arkadi Ter-Tadevosyan (Komandos) atanır.

Türkçeye çeviren: Diran Lokmagözyan

http://www.findarmenia.com/arm/history/29/662

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *