118. Bilim. Edebiyat. Sanat

 Ermenistan Ulusal Bilimler Akademisi

Ermenistan Ulusal Bilimler Akademisi

Bilimin örgütlenmesi

Hovsep Orbeli

Hovsep Orbeli

Yeni toplum düzeni şartlarında bilim de bu düzenin tesis edilip, gelişmesine hizmet etmeliydi. Bilimin geliştirilmesi, Yerevan Üniversitesi ve Politeknik Enstitüsü önderliğinde, üniversiteler ve bilimsel araştırma kuruluşları tarafından gerçekleştirilir. Ermenistan’ın ilk bilimsel kuruluşu olan, Ecmiadsin’deki tarih-kültür enstitüsü, kısa süre sonra Yerevan’a nakledilip, 1925 yılında Ermenistan Bilim ve Sanat Enstitüsü olarak adlandırılır ve ülkenin saygın bilim adamları buraya davet edilir. Bu kuruluş 1930 yılında ise Bilimler Enstitüsü olarak adlandırılır. 1930’lu yıllarda ekonominin hızla gelişmesi, bilim adamlarına yeni talepler getirir. Böylece, 1935 yılında, SSCB Bilimler Akademisi’nin Ermenistan şubesi oluşturulur. Armenoloji dalının (tarih, dil, edebiyat vs.) gelişmesi açısından ülkede az-çok olumlu şartlar mevcuttur.

Ermenistan şubesinin faaliyetleri, tanınmış bilim adamları Franz Loewinson-Lessing ve daha sonra ünlü şarkiyatçı Hovsep Orbeli tarafından yönetilir.

Bilimin gelişmesi

Hraçya Açaryan

Hraçya Açaryan

Ermenistan’da sosyal ve tabii bilimler gelişir. Tarihçilerden H. Orbeli, Leo (Arakel Babakhanyan), Hakob Manandyan, Aşot Hovhannisyan, Aşkharhabek Kalandar vd. faaliyetlerini sürdürerek, Ermeni tarihiyle ilgili değerli bilimsel çalışmalar yaratır. Bu araştırmalar, günümüze kadar bilimsel değerlerini korumaktadır.

Dil ve edebiyat alanında Hraçya Açaryan, Manuk Abeğyan, Grigor Ğapantsyan, Stepanos Malkhasyan, Arsen Terteryan ve daha birçokları verimli bilimsel faaliyette bulunur.

Tabii bilimlerin gelişmesi, endüstrileşme sorunlarının çözümüne bağlıdır. Kimya sanayisi alanında Levon Rutinyan ve Stepan Ğambaryan başkanlığında bilimsel çalışmalar yürütülür. Su tekniği ve su enerjisi konularında teorik ve pratik sorunların çözümü Hovsep Ter-Astvadsatryan’ın şahsıyla ilintilidir. Ter-Astvadsatryan, Şirak kanalı, bir dizi HES’ler ve Sevan Gölü sularının kullanımı konusundaki projeleriyle göze çarpmaktadır. Jeologlar Hovhannes Karapetyan ve Tigran Cırbaşyan, uygulamalı jeoloji alanında faaliyet göstermiştir.

Edebiyat alanı

Yeğişe Çarents

Yeğişe Çarents

1920-30’lu yıllar, Sovyet edebiyatının şekillenme ve gelişim dönemi olur. Partinin talebine istinaden, edebi yaratılarla Sovyet insanının eğitimine katkıda bulunmak, yazarların başlıca konusu olur.

1920’li yılların edebi akımı, çelişkili durumlar altında gelişir. Toplum hayatında vuku bulan reformlar, yeni sanatsal arayışlar talep etmektedir.

Edebi dilin tanınmış ustalarından Hovhannes Tumanyan, Hovhannes Hovhannisyan, Avetik İsahakyan, Aleksandr Şirvanzate, Nar-Dos, Derenik Demirciyan ve diğerleri, Sovyet yönetimine yönelir. Avetis Aharonyan, Levon Şant ve Nikol Ağbalyan siyasi görüşleri nedeniyle sürgün durumuna düşer. XIX. yüzyılın ünlü yazarları, özellikle de Rafayel Patkanyan ve Raffi “milliyetçi” olur.

Yeni edebiyatın oluşturulması, yeni edebiyat neslinin sorununa dönüşür. Çeşitli edebiyat grupları, 1932 yılında Ermenistan Yazarlar Derneği bünyesinde birleşir.

Aksel Bakunts

Aksel Bakunts

Daha sonraki yıllarda Ermenistan yazarları, gerçeğin sanatsal yansıması konusunda yeni prensiplerin işlenmesi sorunuyla karşılaşır. Yeni prensip, “sosyalist realizm” olarak kendisini ifade eder ve yeni bir toplum sistemi oluşturmuş olanların, devrimcilerin ve üretim öncülerinin edebi kahramanlara dönüştürülmesini talep eder. Lakin edebi yetenek, benzer kısıtlamalara rağmen, bağlayıcı sınırları aşmayı başararak, bu sayede vatanseverliğin evrensel içerik konusu için yol açılır.

Düz yazı alanında Aleksandr Şirvanzade, Nar-Dos, Derenik Demirciyan, Vahan Totovents, yeni yazarlardan Stepan Zoryan ve Aksel Bakunts üretmeyi sürdürür. Eski ve yeni köyün, basit insanların resmi ile Batı Ermenilerinin kaderi Bakunts’un hikâyelerinde harikulade bir şekilde yer bulmaktadır.

1930’lu yıllar, Ermeni edebiyatının gelişiminin yeni aşamasının başlangıcı olur. 1934 yılında gerçekleştirilen Ermenistan yazarları ve SSCB yazarları 1. kongresinde, edebiyatın gelişmesi sorunları masaya yatırılır. Lakin şahıs kültü döneminde (Stalin dönemi ima edilmektedir-çev. notu), 1930’lu yılların ikinci yarısında gerçekleştirilen siyasi baskılar, tüm ülkenin edebi hayatını sekteye uğratır. Ünlü yazarlardan Yeğişe Çarents, Aksel Bakunts, Zapel Esayan ve Vahan Totovents sistemin kurbanı olur, Gurgen Mahari, Vahram Alazan, Vağarşak Norents ve birçokları sürgün edilir. Lakin korku ve şiddet ortamına rağmen Ermeni edebiyatı gelişimini sürdürür.

http://www.findarmenia.com/arm/history/28/627

Resim sanatı

Martiros Saryan

Martiros Saryan

1920’li yıllarda Martiros Saryan, Sedrak Arakelyan, Stepan Ağacanyan, Yeğişe Tadevosyan ve Hakob Kocoyan gibi ünlü ressamlar faaliyet göstermekteydi. Bu sanatçıların yaratıcı gelenekleri temelinde Ermenistan’da yeni bir resim sanatı okulu oluşur. Uluslararası üne sahip Martiros Saryan’ın bu konudaki rolü özel bir konumdadır. Vatanın güzelliğini konu almış olan M. Saryan, tuvallerinde ışık ve sıcaklık yayan canlı ve armonik renkler kullanmıştır. Resim sanatının en önemli güvencesi, yeni neslin yetiştirilmesi olduğundan dolayı, 1922 yılında Yerevan’da güzel sanatlar okulu açılır.1935 yılında kurulan Ermenistan resim sanatları müzesi, günümüzde Ermenistan Ulusal Resim Galerisi olarak hizmet vermektedir.

Sergey Merkurov, Ara Sargsyan ve  Yervand Koçar, Ermeni heykeltıraşların eski neslinin temsilcileridir. 1931 yılında Yerevan’a yerleştirilen Stepan Şahumyan heykeli, Merkurov’un en tanınmış eserlerinden biridir. Yerevan Devlet Üniversitesi’nin önüne yerleştirilmiş olan “Sahak Partev ve Mesrop Maştots” heykeli Ara Sargsyan’ın eseridir. Ressam-heykeltıraş Yervand Koçar’ın en tanınmış eseri, Yerevan tren istasyonu meydanında bulunan Sasuntsi Davit heykelidir.

Müzik sanatı

Aleksandr Spendiaryan

Aleksandr Spendiaryan

Müzik hayatı gelişim gösterir. İlk senfonik orkestra, Devlet Filarmoni orkestrası ve Devlet Opera ve Balesi kurulur. Daha en baştan Yerevan Konservatuarı kurulmuştur. Müzisyenler Aleksandr Spendiaryan, Romanos Melikyan ve Armen Tigranyan’ın çabaları, Ermenistan’da müzik sanatının gelişmesi konusunda büyüktür. Aleksandr Spendiaryan’ın eserlerinden “Yerevan etütleri” senfonik çalışması ve “Almast” operasını (H. Tumanyan’ın “Tmkaberdi arumy” şiirinden) saymak mümkündür. Yerevan operasının açılışı da 1933 yılında bu eserle gerçekleşir. Aleksandr Spendiaryan, Ermeni senfonik müziğinin kurucusudur. Armen Tigranyan’ın “Anuş” operası ünlüdür.

1930’lu yıllarda eser vermeye başlayan ünlü besteci Aram Khaçaturyan’ın Ermeni müziğinin gelişmesi konusunda yapmış olduğu çalışmalar önemlidir. Khaçaturyan, müziğin stil sınırlarını genişleterek, ilk milli senfonisi ile ilk baleyi (“Yercankutyun”, daha sonra “Gayane” olarak adlandırılır) ve ilk enstrümantal konserleri yaratır.

Ermeni müziğinin sahne sanatının yaygınlık kazanması konusunda, opera şarkıcıları Haykanuş Danielyan ve Şara Talyan’ın rolleri büyüktür.

1938 yılında Tatul Altunyan tarafından kurulan ve yönetilen Ermeni müziği ve dansı ansamblı, günümüzde kurucusunun ismiyle anılmaktadır.

Tiyatro ve sinema

 Vahram Papazyan

Vahram Papazyan

1922 yılında kurulan Devlet Tiyatrosu, daha sonra Gabriel Sundukyan’ın adıyla anılır. Rejisör Levon Kalantar’ın hizmetleri, tiyatronun oluşması ve gelişmesi açısından büyüktür. Hovhannes Abelyan, Hasmik, Arus Voskanyan, Vahram Papazyan, Hraçya Nersisyan, Vağarş Vağarşyan, uzun süre seyircilerin hatıralarından silinmeyen roller sahnelemişlerdir. Ermeni tiyatro sanatının “Patvi hamar”, “Namus”, Çar vogi”, Pepo” ve yabancı eserlerden “Otello”, “Kral Lir” ve diğer oyunlar, tiyatronun kalıcı oyun listesinde bulunmuştur.

Ermeni tiyatrosunun usta oyuncusu, Otello rolündeki oyunuyla ünlenen Vahram Papazyan, Shakespeare eserlerindeki oyunuylaünlenmiş, Hraçya Nersisyan, yüksek epik gücüyle göze çarpmıştır.

1920-30’lu yıllarda Leninakan (Gümrü), Kirovakan (Vanadzor) ve ülkenin diğer merkezlerinde de tiyatrolar faaliyet göstermiştir. Yerevan’da çocuk tiyatrosu ve Rus tiyatrosu ve Amo Kharazyan yönetiminde gezici bir tiyatro grubu bulunmaktaydı.

Sovyet yılları, iki bin yıllık Ermeni tiyatrosu tarihinde verimli faaliyetiyle özel bir yer tutar.

1920’li yıllar, Ermeni sinemasının doğuşuyla anılır. Ermeni sinema sanatı, “Namus” adlı sessiz sinema filmiyle başlar. İlk sesli film olan “Pepo” 1935 yılında çekilir ve dönemin en iyi filmi olarak kabul edilir. Ermeni sinema sanatının oluşması ve gelişmesi konusunda sinema rejisörü Hamo Beknazaryan’ın rolü büyüktür.

Mimari

1920-30’lu yıllar, şehirciliğin hızlı gelişmesi açısından göze çarpar. Ermeni mimarisi, yüzlerce yıllık zengin mimari geleneğinin haricinde, uluslar arası mimari gelişiminin temelinde gelişir.

Ülkede başlayan geniş çaplı inşaat sorunlarının çözümü, ünlü mimar Aleksandr Tamanyan önderliğinde, eski nesil mimarlara kalır. Tamanyan, yeni Ermeni mimarisinin kurucusu olur ve başkent Yerevan’ın nazım planı onun yönetiminde geliştirilir. Hükümet binası, opera ve bale binası, halk (milli) kütüphanesi ve birkaç yüksek öğretim binaları Tamanyan’ın yaratıcılığının ürünleridir. Bu binaların özellikleri yücelik, mimari güzellik ve ince simetrilerinde olup, gerçek mimari başyapıtlardır.

Böylece, Sovyet Ermenistan kültürü, devamsız tarihi sürecine rağmen, 1920-30’lu yıllarda büyük başarılar elde etmiştir.

 Çeviren: Diran Lokmagözyan

http://www.findarmenia.com/arm/history/28/631

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *