113. Yeni Ekonomi Politikası (NEP)

Ekonominin ayağa kaldırılması

Sovyet Ermenistan, iç savaşların sona ermesinden sonra, iflas etmiş olan ekonominin yeniden ayağa kaldırılması için çalışmalara başlar. Yeni Ekonomi Politikası (NEP) bu konuda yardımcı olur. Bu program, askeri komünizm siyasetinin ekonomik ve siyasi açıdan ülkede kriz yaratmış olduğundan dolayı, 1921 yılında Rusya’da gerçekleştirilir.

Merkezinde gıda vergisinin bulunduğu bir ekonomik etkinlikler sistemi olan NEP sayesinde, serbest pazar ilişkileri temelinde ekonomiyi canlandırma ve geliştirme açısından imkânlar ve maddi teşvikler oluşturulur. Pazar ilişkisi sayesinde şehir ve köy, yani tarım ve sanayi arasındaki mal ve nakit ilişkilerinin canlandırılması öngörülür. V. Lenin’e göre NEP’in nihai amacı, Sosyalizm’in yapılandırılmasıydı.

Ermenistan’da NEP’e geçiş aşamalı olarak gerçekleştirilir. 1921 ilkbaharı ve yazında bir dizi kararnameler kabul edildikten sonra, Haziranda gıda vergisiyle ilgili karar kabul edilir. NEP, üretim ve satış konusunda serbestîye sağlayıp, köylüler ve diğer üreticileri maddi açıdan cezp eder.

Ekonomik cazibe, vergi politikasında da kendisini gösterir. Tayin edilen vergiyi ödeyen köylü, kalan mahsule ne yapacağına kendisi karar verir. Verginin temelinde gelir prensibi yatar. Gelirin miktarına oranla vergi yükselir, dar gelirliler ise vergiden muaf olur.

Toprak sorunu

Toprakla ilgili kararname 28 Aralık 1920 tarihinde kabul edilir. Bu kararname ve 1923 yılında kabul edilen toprak kanununa istinaden tüm büyük toprak sahiplerine ait topraklara el konulur, tün topraklar millileştirilir. Bu topraklar daha sonra, 1920’li yılları sonlarında sayıları 180 bine ulaşan köy kooperatiflerine dağıtılır.

Büyük toprak ağalığı Ermenistan’da yaygın olmadığından dolayı, Sovyet yönetiminin toprak reformları köylünün elindekine az sayıda artış sağlar.

Büyük sayıda mültecilerin bakımı, toprak konusunun çözümü açısından önemli bir sorun olup, zaten toprak kıtlığı yaşayan ülke için ek bir zorluk yaratır. Oluşan şartlar altında, tüm köylülere toprak vermek mümkün olmaz ve 1929 yılında 40 binin üzerinde köylü topraksız kalmayı sürdürür.

Toprak, Sovyet kanunlarına istinaden karşılıksız ve periyodik yeniden dağıtım prensibine göre verilir. Sosyalist kuruluşlara geçiş hazırlanmamış olduğu sürece, kişisel ekonomi, Sovyet yönetimi tarafından geçici bir durum olarak kabul edilir.

Rusya’nın yardımı da Ermenistan ekonomisinin ayağa kalkmasına destek verir. İlk yardım, uçakla Ermenistan’a 47 kilo altın nakledildiği 1921 Martında gerçekleşir. Bu miktar, İran’dan tahıl almak için kullanılır. Ermenistan’ın elde etmiş olduğu yardımın miktarı, altınla 3,5 Milyon Rubli tutar. Rusya, eleman ve daha farklı şekillerde yardım gösterir. Amerikan Yakın Doğu Yardım Komitesi (Amerkom) tarafından gösterilen yardımlar sürer. Soykırım’dan kurtulan binlerce yetim, Amerkom’un yetimhanelerinde beslenip, eğitim alır. Amerkom’un hayırseverlik faaliyetleri, çocukların yetişkin olduğu 1920 sonlarına kadar sürer.

Tarım ve ekonomi, NEP ve diğer etkinlikler sayesinde canlanır. Ermenistan ekonomisi 1928 yılında, savaş öncesindeki 1913 seviyesine ulaşır.

Yeni ekonomi politikası maalesef daha sonraki yıllarda sürdürülmez ve daha sonraki tarım gelişimi bu yüzden büyük ölçüde sekteye uğrar.

Yetenekli ekonomi uzmanı Sargis Lukaşin (Srapionyan, 1881-1937) Ermenistan ekonomisinin oluşturulması konusunda önemli çalışmalar gerçekleştirir.

http://www.findarmenia.com/arm/history/28/604

Endüstrileşme süreci

SSCB’de halk ekonomisinin ayağa kaldırılmasından sonra, ülkenin endüstrileşmesi konusu ortaya konur. Sovyet Komünist (Bolşevik) Partisi’nin 14. kurultayında (1925) bu konuyla ilgili karar alınır. Endüstrileşme, sanayi kolları ile demiryollarının oluşturulması, sanayinin SSCB ekonomisinde at başı olması olarak kabul edilir. Parti yöneticileri arasında, SSCB’nin kapitalizmin kuşatması altında tek başına Sosyalizm’in zaferine ulaşabileceği görüşü hâkimdi olmasından dolayı ülkeyi endüstrileştirmek, tarımı kolektifleştirmek ve kültür devrimi yapmak gerekir.

1920’lerin ortalarında başlatılan endüstrileşme politikasının hayata geçirilmesinin sürekli olacağı kabul edilir. Bu noktada da, Sovyet yönetimi var olduğu müddet sürecek olan beş yıllık planlamalar ortaya çıkar.

Endüstrileşmek için gerekli olan maddi imkânlar sadece ülke içinde elde edileceğine karar verilir. Köylülere vergi uygulanır, işçilere cüzi maaş verilir ve manastır ile kiliselerin zenginliklerine el konur. Tahıl, orman ürünleri ve diğer tabii zenginlikler ihraç edilir.

Elektrik sorunu, endüstrileşmek in hayati önem taşır. 1920-30 yılları arasında Yerevan ve Leninakan (Gümrü), Dzoraet ve Kanaker HES’leri kurulur. Sevan-Hrazdan serisinin ilk istasyonu olan Kanaker santrali, diğerleri gibi Sevan Gölü’nün sularıyla çalıştırılır. Gölün seviyesinin alçalmasının zamanla oluşturmuş olduğu ciddi ekolojik sorun, günümüzde de devam etmektedir.

Ülkede kimya ve maden (bakır) üretimine hız verilir. Ğapan’da bakır işleme fabrikası kurulur. Alaverdi’de bakır eritme ve kimya fabrikaları kurulur. Ğarakilisa’da (Vanadzor) kimya fabrikaları kurulur. 1933 yılında Yerevan’da temelleri atılan ve SSCB’de bir ilk olan suni kauçuk fabrikası,1940 yılında üretime geçer. Ermenistan, on yıllar boyu SSCB’nin kauçuk ihtiyacının büyük bölümünü karşılar.

Sovyetler Birliği çapında öneme haiz kimya üretiminin gelişmesi, daha sonraki dönemlerde ağır ekolojik sorunlar ortaya çıkarır.

Gümrü,  Ermenistan’ın tekstil sanayi merkezine dönüşür. Zengin hammadde stokları, özelikle de tüf taşı temelinde inşaat maddeleri üretimi düzenlenir. Davalu’da (Ararat) büyük çimento fabrikası kurulur. Gıda işlemesi ve daha farklı konularda fabrikalar kurulur

Birinci beş yıllık plan süresince (1928-1932) Ermenistan’da 18, ikincisinde ise (1933-1937) 26 endüstri tesisi kurulur. Üçüncü beş yıllık planın (1938-1942) gerçekleştirilmesi, İkinci Dünya Savaşı nedeniyle kesintiye uğrar.

Endüstrileşme sayesinde 1928-1940 yılları arasında işçilerin sayısı 4,5 misli artarak, 92,4 bine ulaşır. Kalifiyeleştirme amacıyla fabrika eğitim kurumları oluşturulur.

Sanayi, savaş öncesinin üç beş yıllık planlar süresinde, Ermenistan ekonomisinde öncül bir rol üstlenir. Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti halk komiserliği kurulu başkanı Sahak Ter-Gabrielyan’ın (1886-1937), Ermenistan’ın endüstrileşmesi konusundaki hizmetleri büyüktür.

Tarımın kolektifleşmesi

1928-1929 yıllarında tahıl stokları açısından zorluklar oluşur. Tahıl eksikliğini kapatmak amacıyla, Sovyet Komünist (Bolşevik) Partisi’nin merkez komitesi birinci sekreteri İ. Stalin’in girişimiyle, ellerindeki tahıl stoklarına el koymak amacıyla, gulak (varlıklı) köylülere saldırı başlatılır. Bu köylülere son derece yüksek vergiler uygulanır.

Parti tarafından, köylülerin özel teşebbüslerini kolektifleştirme planı uygulanır. 1927 yılında Sovyet Komünist (Bolşevik) Partisi’nin 15. Kurultayı, tarımın kolektifleştirilmesini hazırlamak konusunda bir karar kabul eder. Partinin Stalin kanadı tarafından, tahıl stoklama zorlukları sebebiyle, kolektifleşmeye hız verilmesi talep edilir. Köylülerin özel teşebbüslerinden vazgeçip, kolektif çiftliklere katılma konusunda isteksiz olmalarından dolayı, bu şekilde, kolektifleşmenin gönüllü olma prensibi çiğnenmiş olur.

Şiddet ve baskı, köylülerin güçlü mukavemetine rastlar. Kolektif çiftliğe vermemek amacıyla yapılan ve geniş çaplı uygulanan hayvan kesimleri ile “eşkıyalık hareketleri”, köylülerin memnuniyetsizliği ve kolektifleşme karşıtlığı yaklaşımlarının dışavurumudur.

Parti, genel kolektifleşme esnasında, gulaklığı bir sınıf olarak ortadan kaldırma siyasetine geçer. Gulaklar, mal varlıklarına el konulduktan sonra ailece köyden sürülür.

Kolektifleşme hareketi süreci, SSCB’nin diğer bölgelerine istinaden Ermenistan’da hissedilir şekilde daha yavaş ilerler. Benzer milli bölgelerde kolektifleşmenin geri kalmasının sebepleri, 1934 Temmuzunda Sovyet Komünist (Bolşevik) Partisi’nin merkez komitesinde gerçekleştirilen görüşmelerde ele alınır. Bu bölgelerdeki kolektifleşmenin ağır ilerlemesinin sebebinin, kolektif çiftliklere nazaran bireysel çiftliklerin vergi yükünün daha hafif olduğu belirtilir.

Bu görüşmeyi tabii olarak, vergi yükünün ağırlaştırılması takip eder ve köylü bunun çıkışını kolektife kaydolmakta görür. Aslında, kolektif çiftliklerin vergi yükü de az değildir. Devlet tarafından kolektiflerden büyük çapta stok alınır. Bu yüzden de SSCB’nin bazı bölgelerinde açlık baş gösterir. Ermenistan’ın Sevan bölgesinden binlerce köylü (bireysel çiftçi ve kolektif mensubu) ekmek parası için köylerini terk eder.

Ermenistan köylülerinin büyük bir kısmı, özellikle 1935-1937 yıllarında kolektiflere girer. 1940 yılında ülke tarımının kolektifleşmesi sona erer ve 1000 kadar kolektif oluşur.

Tarımın geri kalması, maddi çıkar prensibi ile mal ve paranın pazar ilişkisini reddeden Sosyalist ekonomi şekli ve devletin vergi politikasından kaynaklanır. Kısacası, gelişim için gerekli ekonomik itici şartlar yoktur.

Tarımın kolektifleşmesiyle bireysel köylüler kolektif köylülere dönüşür. Köylülerin bir kısmı da şehir sakinlerinin işçi sınıfına katılır. Ayrıca, köylü aydını sınıfı şekillenir.

http://www.findarmenia.com/arm/history/28/607

Çeviren: DiranLokmagözyan

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *