Kral sarayı

Kral, ülkeyi saray teşkilatı vasıtasıyla yönetmekteydi. Bu teşkilat saray konseyi, yüksek adli makam ve temsilciliklerden oluşmaktaydı.
Başlangıçta, saray temsilciliğinin başında Ermeni beyi, 1198 yılından itibaren ise Ermeni kralı bulunmaktaydı. Savaş ilanı, barış ve ittifak antlaşmaları düzenleme, şehir ve kale kuruluşu, para basımı ile taht ile ilgili veraset konuları saray temsilciliği tarafından düzenlenmekteydi.
Kral, ülkenin fiili yönetimini temsilcilikler sayesinde yürütmekteydi. Ondan fazla sayıda olan temsilciliklerin bir kısmı, Ermenistan’da bulunanların aynı olup, kalanları yeniydi.
Törenler esnasında krala taç giydirilmesi ve merasim düzeninin korunması, krallığın ilan edilmesinden sonra yeniden tesis edilen taçlandırma temsilciliği tarafından yerine getirilmekteydi.
Daha beylik döneminde oluşturulan hamilik temsilciliğinin (payllık) yöneticisi payl olarak anılmaktaydı. Bu görevli, kralın birinci danışmanı olup, kralın yokluğunda ona vekâlet etmekteydi. Kralın reşit olmaması durumunda, kralın ve tüm ülkenin hamiliği payl tarafından gerçekleştirilmekteydi.
Kraliyet gelirleri ve masraflarını düzenleyen, kraliyet sarayının yöneticisi, Seneskal’ın rolü, ülke yönetiminde çok önemliydi.
Kraliyet sekreterliği, temsilcilikler içinde hayli etkili olup, başlıca görevlisi, kantsler olarak anılmaktaydı.
Ülkenin silahlı kuvvetlerini düzenleme ve yönetme konusunda üç temsilcilik kurulmuştu. Sparapetlik, spasalarlık ve mareşallik (levazım). Kilikya’da gundstabl olarak da anılan sparapet, ordu genel komutanıydı. Kraliyet süvari birlikleri komutanı spasaların ordudaki rolü çok büyüktü. Ordunun silah donanımı ve levazımı konusuyla, yöneticisinin mareşal olarak anıldığı, mareşallık ilgilenmekteydi.
Ordu

Kilikya Ermeni devleti, tüm varlık döneminde savaş içinde bulunmuş olup, düzenli ve güçlü orduya sahip olması bir gereklilik olmuştur. Sürekli bir ordunun düzenlenmesine, daha ilk Rubinyan beyleri döneminde başlanmıştır. Ordunun sayısı, savaş zamanında 60 bine ulaşmaktaydı.
Ordu, kraliyet ve beylik alaylarından oluşmaktaydı. Savaş esnasında köylüler ve şehirlilerden oluşan birlikler kuruluyordu. Düzenli ordunun çekirdeğini, atlılardan (şövalyeler) oluşan süvari birliği oluşturmaktaydı. Kilikya’da da süvari (şövalye) derecesi verilmekteydi. Bu dereceyi elde edebilmek için, gerekli askeri bilgilerden imtihan vermek gerekmekteydi. Süvari derecesi törenle verilmekteydi. Bu derece, 14-20yaşlarında verilmekteydi. Piyade birlikleri de orduda önemli bir sayı oluşturmaktaydı.
Savaş filosu da Ermeni ordusunda önemli bir yere sahip olup, bu filonun olmaması durumunda, ülkenin deniz sınırlarını korumak mümkün olamayacağı gibi, deniz ticaretinin güvenliğini sağlamak da mümkün olamazdı. Ayas ve Korikos limanları, askeri filonun üssüydü.
Mahkemeler
Kilikya Ermeni Krallığı’nda, Ermenilerin haricinde, önemli sayıda Yunanlı, Asurlu, Yahudi, haçlı ve Batı Avrupalı tüccarlar da yaşamakta olup, içişlerinde kendi kanunlarıyla hareket etmekteydi. Tüm bunları birleştirip, ortak bir hukuk oluşturmak gerekliydi. Kral I. Hetum’un kardeşi Sımbat Sparapet, bu sorunu başarıyla çözer. Sımbat’ın hazırlamış olduğu kanun kitabı, bu kanunları birleştirip, Kilikya şartlarına uyarlamıştır.

Kilikya Ermenistan’ında Kraliyet, Sis episkoposluğu, Aşağı veya Küçük ile Kilise mahkemeleri vardı. Kraliyet mahkemesi, en önemli devlet davalarına bakmaktaydı. Bu mahkemenin baktığı davalar arasında, beyler arasında oluşan tartışmalar, taht varisliği konuları, devlete ihanet vs. vardı. Önemli bir yere haiz olan Sis başepiskoposluk mahkemesinde yüksek rütbeli din adamlarıyla ilgili davalara bakılmaktaydı. Hıristiyanlar ve diğer dinlere mensup olanlar arasındaki davalar da bu mahkemede görülmekteydi.
Aşağı veya Küçük mahkemeler, şehirler ile taşrada bulunmakta ve farklı suçlarla ilgilenmekteydi. Şehirlerin yabancı ahalisi, kendi mahkeme kitabıyla sorunlarını çözmekteydi.
Kilikya Ermenistan’ının kilise mahkemeleri evlilik-aile ilişkileri ve küçük suçlarla ilgin konularla uğraşmaktaydı.
http://www.findarmenia.com/arm/history/20/298
Çeviren: Diran Lokmagözyan
Leave a Reply