DÜNDEN BUGÜNE ABHAZYA ERMENİLERİ

Aleksandr Skakov

Rusya Stratejk Araştırmalar Enstitüsü, Moskova

 

Abhazya Ermeni cemaati, Abhazya’da hüküm süren Abhaz prensliğinin, Suhum askeri bölgesine (1864) dönüşmesinden sonra Abhaz halk ayaklanmasının son bulduğu 1866 sonralarında oluşmuştur. Türkiye’den göç etmek zorunda kalan Abhazya Ermenileri Türkiye’ye göç eden Abhazlardan boşalan topraklara yerleştiler. Bu dönemlerde Abhazya’ya Osmanlı İmparatorluğu’ndan akın-akın Yunanlılar ve Bulgarlar göç etmekteydi. 1880’lerin başında, 1877–1878 Rus-Türk savaşı sonrası meydana gelen büyük göç dalgasından ve bilhassa 1895–1896 arası yaşanan katliamlardan sonra Ermenilerin Abhazya’ya göçü hız kazandı. Çok sayıda Ermeni aile Gagra, Mtzara (Bızıb Abhazyası), Eşera, Gumskoye-Abkhazkoye, Yaştukh (Suhum civarı) ve Tsebelda kasabalarına yerleşti. Türkiye’den göç eden Ermenilerin yoğun toprak alımları karşısında ciddi kaygılar duyan Rusya İmparatorluğu İçişleri Bakanlığı, Osmanlı uyrukluların (1897’de Suhum’da oturan 1083 Ermeniden 924’ü yabancı uyrukluydu) Güney Kafkasya’nın bazı bölgelerindeki gayrimenkul alımlarını yasaklamıştır. Oysa göçmen Ermenilerin çoğu fakir köylülerden oluşmakta ve ırgatlıkla geçimlerini sağlamaktaydı. (Fakir köylülerin %47 Ermeni, %20,5 Yunan, %8 Gürcü olarak tespit edilmişti).

1886 yılı verilerine göre Abhazya’da 1037 Ermeni yaşamaktaydı ve bu sayı toplam nüfusun %1,5 kadarıydı, 1897 yılı verilerine göre ise Ermeni sayısı 6552 kişi (%6,2) idi ve 1083’ü Abhazya’nın tek şehri olan Suhum’da yerleşikti. Ermeniler, nüfus yoğunluğuna göre Abhazlardan (%55,3), Kartvellerden (Gürcüler, Megreller, Svanlar) (%24,4) daha az, fakat Ruslardan (%5,7) çoktu. 1914 yılında Abhazya’daki Ermeni toplumunun toplam sayısı 16794 kişiye ulaşmıştı (toplam nüfusun %12,5) ve bunların 7980’i taşrada yaşıyordu. Bu dönemde Abhazya’daki Rus nüfusu hızla artış göstermekteydi ve sadece Abhazlar ve Kartveller sayıca Ruslardan üstündü. 20. yy. başlarında Suhum’da Ermeni okulu ve kilisesi faaliyet göstermekteydi. Abhazya’da Ermenilerin esas işi tütüncülüktü.

Ekim devrimi sonrası, 1918–1921 yılları arasındaki Abhazların ulusal kurtuluş hareketine bölgenin Ermeni nüfusu da destek vermiştir. 20. yy. başlarında, Ermeni ve Abhaz halkları arasındaki ilişkiler genel olarak olumluydu. Abhaz etnograf ve aydınlatıcı Simon Basariya’ya (1921) göre… “Ermeniler… Abhazlara karşı çok dikkatliydi ve Abhaz halkının bu topraklardaki tarihi, hukuki ve yerleşim haklarını tanıyıp kendilerini Abhazya’da misafir olarak tanımlamakta, kapılarını Abhazlara seve seve açıp onlar gibi konuksever olmaya özen göstermekteydi. Ermenilerin Abhazya’da yaşayıp, Eski Abhaz yerleşim merkezlerinin isimlerini değiştirmemeye büyük özen gösteren tek millet olmaları onların ne denli şerefli insanlar oldukları olarak kabul edilmelidir. Ermenilerin yaşadıkları tüm köylerin isimleri eski Abhaz isimleriyle anılmaktaydı”.

Güney Kafkasya’da Sovyetler zamanında gerçekleştirilen nüfus sayımlarına güvenmek, bir dizi bilinen sebeplerden dolayı yanlış olur. Bölgedeki Ermenilerin sayısını %12,8 gösteren 1926 nüfus sayımı inandırıcı olarak kabul edilebilir. Suhum ve yöresindeki toplam Ermenilerin sayısı 14388 (sadece Suhum’da 2033 kişi), Gagra ve yöresinde – 346 (Gagra’da 211), Gudauti nahiyesinde – 649 (388’i Gudauti’de), Kodor nahiyesinde – 209 (149’ı Oçamçiri’de), ve Gali nahiyesinde ise – 26 kişi idi. Kasabaların çoğunun nüfusunun karışık olduğunu belirtmek gerekir. Ermeniler, yoğunlukla Suhum bölgesinin köyleri Tsebelda, Lata, Gumista, Dranda, Merheuli, Eşera, Gulripş, Başkardaş, Azanta, Nikolayevo-Anastasiyevka, Poltavo-Olginsk köylerinde yamaktaydı. 1939 nüfus sayımına göre Abhazya’daki Ermenilerin sayısı 49705 (tüm nüfusun %15,9’u) olup, 6607’si şehirlerde yerleşikti. Bu dönemde Ermeniler bölgenin dördüncü büyük azınlığını teşkil ederken, şehirde yaşayanlar Ermeniler Rus, Gürcü, Abhaz ve hatta 1941–1945 savaş yıllarında bölgeden sürülen Yunanlılardan dahi sayıca azdı. Şehirlerde yerleşik Ermenilerin sayısı azalmaktaydı. Bunun yanı sıra 1937–1939 verilerine göre Ermenilerin yönetim kadrolarındaki oranı %12,1, sanayi alanında çalışan teknisyenlerin – %5, eğitim ve sanat dalındaki aydınların ise – %8,2 idi. Böylece, özerk cumhuriyetin sınırları içerisinde Ermenilerin üst düzey katılımının oranı, Abhazya toplam nüfusundaki oranlarıyla karşılaştırıldığında çok azdı.

1959 nüfus sayımına göre özerk cumhuriyetteki Ermeni sayısı 64425 (nüfusun %15,9), 1970 nüfus sayımına göre ise – 72850 (nüfusun %15,2) idi. 1959 nüfus sayımına göre Ermeni nüfusu Abhaz nüfusundan biraz daha fazla, 1970 nüfus sayımına göre ise daha azdı. Orta eğitim alan Ermeniler, Gürcüler ve Ruslardan sayıca az, ama Abhazlardan daha çok olması ilginçtir.

Daha sonraki yıllarda Abhazya’da Ermeni nüfusun artışı durmuştur. 1979 yılında ülkedeki Ermenilerin sayısı 73350 (%15,1), 1989 ise – 76541 (%14,6) olmuştur. Böylece, Ermenilerin Abhazya’daki nüfusuna oranı 1960–1970 arasında yavaş, fakat sürekli bir azalma göstermektedir. Buna paralel olarak Rus nüfusunun sayısında da, daha hızlı bir oranda, azalma görülmekteydi. Şehirli Ermeni nüfusu sayısında da ağır seyreden bir azalma görülmekteydi. Suhum şehrinin nüfusunda Ermenilerin toplam sayısı 1959 yılında %10,5 (6783 kişi), 1970’te – %11,5 (11664 kişi), 1979’da – %10,9 (11823 kişi), 1989’da – %10,3 (12242 kişi) teşkil etmekteydi. 1989 yılında Suhum bölgesinde 11617 (%29,4), Gulripş bölgesinde – 13878 (%25,3), Gudauti bölgesinde – 8857 (%15,4), Gagra civarında – 22854 (%29,7), Oçamçiri bölgesinde – 6226 (%8,3), Tkvarçeli şehrinde – 337 (%1,5), Gai bölgesinde – 530 (% 0,7) Ermeni yaşamaktaydı.

1992–1993 Gürcü-Abhaz savaşı, Abhazya Ermenileri için yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Gürcü ordusunun işgal ettiği topraklardaki Ermenilerin önemli bir kısmı tarafsız kalmayı yeğlemişlerdir. Diğer azınlıklar da 1989 yılında başlayan Abhaz-Gürcü çatışmasında tarafsız kaldılar. Bu durum karşısında Abhaz ulusal kurtuluş hareketi yöneticileri, azınlıklara daha çnem vermeye, onları Tiflis’e karşı direniş hareketinin içine çekip devletin kuruluşuna katmaya çalıştı. Böylelikle, Ermeni kültür ve dayanışma derneği “Kırunk”, 1990 yılında kurularak, 1992 yılında Ulusal kurtuluş komitesine dâhil olmuştur. Abhazya Ermenileri bir dizi liderler çıkarmıştır. Bunlardan, Albert Topalyan (1992–1996 Abhazya Büyük Meclisi sözcü yardımcısı), Galust Trapizonyan (1996–2001 milletvekili, Abhazya ulusal kahramanı), Sergey Matosyan (Albay, Abhazya ulusal kahramanı) sayabiliriz. Saldırgan Gürcü ulusal milliyetçiliğine karşı “Abhzaya’nın çok uluslu halklarının” birleşmesi vurgulanmaktaydı. Dolayısıyla,  V.G.Ardzinba önderliğindeki ülke yöneticilerinin kontrolünde bulunan Abhaz bölgelerindeki Ermeniler, iki Ermeni taburuyla Abhazların yanında saf tutarlar. Başta Gagra, Sukhumi, Gulripş, Oçamçira şehirleri ve Labra köyü olmak üzere bazı yerleşim yerlerinde Gürcü askeri birimleri tarafından Ermeni halkına karşı katliamlar meydana geldi. Örneğin, Labra’da 20’den fazla Ermeni hunharca katledilmiştir.

Abhazya Devlet İstatistik Müdürlüğü verilerine göre 1995 yılında ülke sınırları içinde yaşayan Ermenilerin toplam nüfusu 61962 idi. 2003 nüfus sayımı verilerine göre ise Suhum şehrinde – 5565, Suhum bölgesinde – 7209, Gulripş bölgesinde – 9374, Gudauti bölgesinde – 4141, Gagra bölgesinde – 16322, Oçamçiri bölgesinde – 2177, Tkuarçali bölgesinde – 67, Gali bölgesinde ise 14 Ermeni olmak üzere, Abhazya’da 44869 Ermeni (nüfusun %21’i) yaşamaktaydı. Belirtmek gerekir ki, bu nüfus sayımı verileri hiç bir zaman doğru verilmemiş ve Ermeniler ile Gürcülerin sayısı bilinçli olarak sürekli az gösterilmiştir. Elde edilen bilgilere göre Abhazya’da yaşayan Ermenilerin nüfusu Abhazlara göre biraz daha fazla ve ülkede yaşayan Gürcülerin sayısına denktir, bu da onların 60–70 bin civarında olduğunu göstermektedir. Nüfus sayımı verilerinin tahrifi, iktidar ve ekonomiyi elinde bulunduran Abhaz hâkim sınıfının, anlaşılır nedenlerden dolayı iktidarı diğer azınlıklarla paylaşmak niyetinde olmadıklarından kaynaklanmaktaydı. Ulusal grupların sayıları ve gerçek oranlarını hesaba kattığımızda, illegal şekilde Abhazya Cumhuriyetinde yerleşik Ermenilerin son yıllarda hiç bir gerekçe gösterilmeden sınırdışı edilmeleri de anlaşılır bir durumdur. Bu durum, ağırlıkta olarak, Ermenilerin toplam nüfusun en az yarısını teşkil ettikleri Gagra bölgesinde uygulanmaktadır. Ne yazık ki benzer girişimler ülkede yaşayan farklı milliyetlerin ilişkilerini zedelemektedir. Dönemin yöneticileri kısa vadeli çıkarları için Ermeni halkını politik bir güç olarak yaşama döndürme denemeleri “yukarıdan” (2004 yılı seçimlerinde cumhurbaşkanı adayı R.Khacimba, Abhazya Ermenilerine sırtını vermeyi denemişti) gelmiş ve günü kurtarma niyetiyle yapılmıştır.

1990’lerin ikinci yarısında Ermenilerin, Ermenistan’dan ve Gürcistan’dan Abhazya’ya göçü yeni bir etken olarak ortaya çıkmıştır. Etnografların izlenimlerine göre o yıllarda Ermenistan’dan Abhazya’ya göç eden Ermeniler, yerli Ermenileri “saf kan” ve “gerçek” Ermeni olarak kabul etmemiş, fakat süreç içinde “yerli Ermeniler” ve “göçmen Ermeniler” büyük ölçüde kaynaşmışlardır. Diğer ulusal gruplarla karşılaştırıldığında, Abhaz Ermenileri arasındaki ateistlerin sayıca yüksek (% 30) olması da ilgi çekicidir. Bununla birlikte, Ermenilerde kendi aralarında evlilikler, Abhazlara göre daha yaygındır (% 95,9).

Son dönemlerde Abhazya Cumhuriyeti, enternasyonalizm ideolojisi üzerine kurulmuş Dnestr boyu Moldavya Cumhuriyeti’nden farklı olarak, Abhaz ulusal düşüncesinin hâkim olduğu çok uluslu bir devlet olarak şekillenmektedir. Ulusal azınlıklar genellikle özerktir ve ortak yaşam ile eşitlik politikasından, işbirliği ve kompromis politikasına geçiş epeyi zor olmaktadır. Bu amaca ulaşmak için Abhaz halkının ve ülke elitinin yüzlerini tekrar 1990’ların başından beri unutulmuş olan, “Abazya’nın çok uluslu halkları” fikrine çevirmeleri gerekmektedir.

 

HEMŞİN VE HEMŞİNLİ ERMENİLER

(k o n f e r a n s   m a k a l e l e r i)

ERIVAN  – 2 0 0 7