PONTUS ERMENİLERİNİN GOLGOTA’SI

Petros Hovhannisyan

Erivan Devlet Üniversitesi, tarih doktoru, doçent

 

Ermeniler, yüzyıllar boyu kitleler halinde Karadeniz’in Güneydoğu kıyılarına, özellikle Trabzon’dan Samsun’a uzanan dar bir kıyı bölgesine yerleşmişlerdi. Bu iki şehir ve bunların arasında kalan birçok köy haricinde, Pontus’un hemen-hemen tüm bölgelerinde çok sayıda Ermeni yaşamaktaydı. Tümüyle Ermenilerle meskûn köylerin sayısı 200-ü aşkındı. Sadece Ordu vilayetine bağlı 23 Ermeni köyü mevcuttu.

İstatistikî verilerin birbirlerinden çok farklı olmasından dolayı Birinci Dünya Savaşı arifesinde Trabzon vilâyetindeki Ermenilerin tam sayısını belirtmek zordur. Verilen bilgilerin vilayete mi, kazaya mı yoksa nahiyeye mi ait olduğu açık ve net belirtilmemiş olduğundan dolayı durum daha da çelişkili bir hal almaktadır. Nitekim 1908 yılı Türk resmi Salnamesine göre, Trabzon vilayetinde kayıtlı 46.789 Ermeni ikamet etmektedir2. Ermeni Devrimci Federasyonu’nun (Taşnaktsutyun) 1911 yılında hazırlanmış istatistik verilerine göre, Trabzon Vilâyeti’nde 64.966 Ermeni ikamet etmekteydi3. Teodik, Trabzon Vilâyeti’nin Ermeni halkının sayısının 65 bin4, Dr.Y.Lepsius ise 53 bin kişi olduğunu belirtmektedir5. Aynı dönem kaynakları 50 bin Ermeni’den söz etmektedir6. Günümüz araştırmacıları, savaş öncesinde Trabzon İl’i sınırları dâhilinde 60 bin Ermeni’nin yaşamakta olduğunu, bunlardan 14 binin Trabzon’un merkezinde, 30 bin Ermeni’nin Samsun  bölgesinde, 5 bininin ise Samsun şehir merkezinde ikamet etmiş olduğunu belirtmektedirler7. Tarihçi A.Melkonyan’ın hesaplarına göre, Ermeni Soykırımı arifesinde Trabzon vilâyetindeki Ermenilerin sayısı, Samsun dâhil olmak üzere, 70 bin kişi dolayında olmuştur 8.

Görüldüğü gibi, aradaki fark 46.789 ile 90 bin arasındadır. Trabzon Ermenilerinin sayısıyla ilgili verilen çelişkili istatistikî bilgilerin çok büyük farklılıklar arz ettiği görülmektedir. Kanımızca, Trabzon’da yaşayan Ermenilerin sayısı hakkında verilen bilgilerin sık-sık Trabzon ile Samsun’un sayımlarının ya ayrı-ayrı, ya da birlikte gösterilmesinden kaynaklanmakta, bu yüzden de 47 bin kişilik fark ortaya çıkmaktadır. Gerçekte, ikisinin de aynı vilâyetin sancakları olarak birlikte sunulmaları gerekmektedir. Kimi araştırıcılar da Trabzon adı altında Trabzon Vilayeti yerine Trabzon Sancağı’nı kast etmekteydi. Böylece, belirtilen sayı bir keresinde vilayeti, diğerinde ise sancağı belirtmekteydi. Kanımızca, A.Melkonyan’ın önerdiği 70 bin kişi sayısı vilâyeti gösterdiğinden gerçeğe daha yakın olarak kabul edebiliriz. Bu durumda, Trabzon Ermenilerinin Ermeni Soykırımı esnasındaki kayıplarından söz edildiğinde, kayıpları 70 bin kişi üzerinden hesaplamak gerekmektedir.

Bilindiği gibi, Osmanlı İmparatorluğu’nda 1915 yılında Ermenilere karşı başlatılan soykırım, yüksek mevkilerden gelen bir emirle Ermeni memurların görevlerinden uzaklaştırılması ve Osmanlı ordusundaki Ermeni askerlerin silâhsızlandırılmasıyla 12 Şubatta başlamıştır. Ermeniler arasında ilk tutuklanmalar ve el koymalar da yine bu dönemde başlamıştır9. İttihatçılar, şubat ve mart aylarında aktif olarak Ermeni kırımlarına hazırlanıyorlardı. Bu olaylar 4 Nisan’da başlayıp, Aralık sonuna kadar kesintisiz olarak devam etti. Aralık ayı sonunda hemen her şey tamamlanmıştı.

Ermeni Soykırımı’nın kara sayfalarında Trabzon Ermenilerinin Golgotası’nın özel bir yeri vardır. Şehir, savaşın ilk günlerinden itibaren merkezi, stratejik önemi nedeniyle, olayların odağı haline gelmiştir. Ocak 1915’te Rus savaş gemileri Trabzon’a yaklaşıp, askeri hedefleri zorlanmadan bombaladılar. Rusların bu bombardımanları esnasında çok sayıda sivil yerleşim merkezi ve ev de büyük hasar görmüştür. Sivil halktan yaşamını yitirenler ve yaralananlar oldu. Askeri yöneticiler ve vali Cemal Azmi, Rus ve özellikle de Hıristiyan karşıtı propagandaya başladılar. Müslümanların başına gelen bu beklenmedik felaketten dolayı, Ermenileri suçlandılar. Vali tarafından tayin edilen ajanlar, şehirde ve ilçelerde Ermeni karşıtı propaganda yapmaktaydı. Türk orduları cephelerde yenilmeye, kayıplar vermeye başladığı ve cephenin yavaş-yavaş Trabzon’a çekildiği zaman bu propagandanın dozu da artarak şiddetlendi.

1915 yılı Şubat-Nisan ayları arsında Ermeniler arasında tutuklamalar, kaçırılma olayları, cinayetler gitgide kitlesel bir duruma dönüşür.

19 Nisan 1915’de valinin verdiği emir gereği, Trabzon şehir merkezi ve civarındaki bütün Ermeni köylerinde önceden planlanmış aramalar başlatılır.10 Gizlenmiş olan silahları bulmak bahanesiyle aramalar üç gün sürdürülür. Aramalar bir sonuç vermez, fakat bunun sonucunda yöneticiler, Ermenilerin silahlı olmadıklarından emin olurlar.

Genel tehcir ile kırımlardan önce, Cemal Azminin emri üzerine, Trabzon Ermenilerinin aktif dini önderlerinden Gevorg Turyan katledilir. Nisan ayında tanınmış 42 Ermeni aydını tutuklanır, Samsun’a götürülmek bahanesiyle, şehirden çıkarıldıktan sonra hunharca işkence edildikten sonra kafaları parçalanarak öldürülür. Trabzon Ermenilerinin katliamı işte böyle başlamıştır.11 Bu işlemlerin yakında genel bir niteliğe bürünüp toplu katliam politikasına dönüşeceği gayet açık ve net olarak görülmektedir.

1915 yılının Haziran ayı ortasında Kostantnupolis’ten (İstanbul) gelen emirle Trabzon Ermenilerinin tehciri başlatılır.  Cemal Azmi ve yardımcıları (bunlar arasında eski sabıkalı, azılı katil Tekkeş Neşat özellikle göze çarpmaktaydı) Trabzon’da Ermeni tehcirini başlatırlar.12 Tarih araştırmalarında Trabzon Ermenilerinin tehcir tarihiyle ilgili hata ve çelişkiler vardır. Örneğin, H. Taşyan ile C. Braysa göre, tehcir emri 26 Haziran tarihinde13, Haykazn Ghazaryan ile H. Hovakimyan’a göre 13 Haziran’da14, M. Guşakçyan’ın verilerine göre ise 12 Haziran günü15 v.s. verilmiştir. M. Arzumanyan, bu olayın 17 Haziran’da16 vuku bulduğunu, Con Kirakosyan 23 Haziran’ı17 ve nihayet Levon Vardan ise 1 Temmuz’u ileri sürmektedir.18 Kanaatimizce, tehcir emri ve icrası tarihlerinin karıştırılması sonucu bir yanlış anlama ortaya çıkmıştır. Gerçekte, tehcir emri 13 Haziran günü verilmiş, tehcir ise 5 gün sonra yani 18 Haziran’da başlamıştır. Eski ile yeni takvimlerin karıştırılması da karmaşa yaratmıştır. Nitekim Levon Vardanın tespit ettiği 1 Temmuz diğerlerin kullandıkları 17 Haziran’la aynıdır.19

Böylece, Trabzon Ermenilerinin sürgünü 18 Haziran günü başlamıştır. Bundan bir gün önce, akşamüzeri, parti üyesi 40 Ermeni tutuklanıp denizde boğdurulmuştu. Daha önce ise Trabzon garnizonunda görev yapan 500 Ermeni asker topluca kurşuna dizilmişti20.

13 Haziran tarihli tehcir emriyle, şehir ve vilâyetteki Ermenilerin tehcire hazır olması gerektiği bildiriliyordu. Sürülenler, yanlarında sadece acil ihtiyaç maddeleri ile para bulundurma hakkına sahipti. Böylece 17 Haziran’da oluşturulan ilk kafile 18 Haziran sabahı erkende şehirden çıktı. Golgota başlamıştı. 6000 kişilik kafile şehrin az uzağında, deniz kıyısında durduruldu. 19 Haziran’da, kafilede bulunan 14–60 yaş arası tüm erkekler gruptan ayrılıp, elleri bağlı, 50–60 kişilik gruplar halinde, Kalafka deresi yatağından Canik dağına doğru götürüldüler. Yolda, Cevizlik köyü civarında hepsi katledildi. Trabzon kafilesinin kadın, çocuk ve ihtiyarlardan oluşan kalan kısmı ise Sırğanlı ovasına kadar yoluna devam etti, kafile burada yöredeki çeteler tarafından çevrildi. Güzel kızlar, gelinler ve genç erkekleri gruptan ayırarak aralarında paylaştılar. Trabzon’un birinci kafilesinden Erzincan’a sağ olarak ancak 700 kişi ulaştı, bunların büyük kısmı da Kemah geçidinde öldürüldüler. 20 Haziran günü her biri 500–600 kişilik gruplarla ikinci ve üçüncü kafileler Trabzon dışına çıkarıldı. Hepsi de ilk kafilenin akıbetine uğradılar. Büyük kısmı Cevizlik diye adlandırılan yerde öldürüldü. Cesetler, Değirmen Deresi’ne atıldı. Tehcirin ilk günlerinde farklı gerekçelerle kalmış olan birçok tanınmış ve zengin Ermeni, Haziran ayı sonlarında Karadeniz’in karanlık sularında boğduruldu, ayrıca 60’tan fazla hamile kadın da canlı-canlı denize atıldı. Cemal Azmi’nin, cesetleri gömme gereği doğduğundan dolayı Trabzon Ermenilerini yollarda öldürmekten çok denizde boğmayı tercih ettiğini belirtmek gerekir. Özellikle, Trabzonlu 600 Ermeni çocuğun toplu kıyımı korkunçtu. Rumların Khristaf metropoliti, farklı sebeplerle tehcirden kurtarılabilmiş 600 yetim Ermeni çocuğunu toplayıp, onları yetimhanelere yerleştirmek istemekteydi. Resmi makamların başlangıçta razı olmalarına rağmen, Temmuz ayı ortalarında Türk askerleri, çocukları Rum velilerinin ellerinden zorla alıp, sahile götürdüler. Askerler onları burada kayıkçı Bayraktaroğlu Rahman’a teslim ettiler. Rahman’ın emriyle çocuklar çuvallara doldurulup, ağızları sıkıca bağlandıktan sonra denizin ortasında denize atıldı. 600 çocuktan ancak 8 tanesi mucizevî bir şekilde kurtuldu21. Türk kayıkçılara rüşvet vererek Samsun’a kaçmak isteyen 500 Ermeni’nin akıbeti de diğerleri gibi denizde boğulmak olmuştur. Trabzon’daki ABD konsolosu Crawford’un çabalarıyla kurtarılmış 450 Ermeni genç kızın akıbeti de tüyler ürperticiydi. Türkler onları konsolosluğun elinden alıp ırzlarına geçtikten sonra Cemal Azmi’nin emriyle zorla Müslümanlaştırdılar. Kızların bir kısmı Müslümanlaşmamak için intihar ederek hayatlarına son verdi.22

1915 yılının sonlarında Trabzon şehri ve vilâyetinde artık Ermeni kalmamıştı. Trabzon’daki İtalyan baş konsolosu P. Korini’nin Şubat 1916’da “Mesacero” gazetesi muhabirine verdiği demeçte vurguladığı gibi, artık 1915 yılının sonlarında şehrin 14 bin Ermenisinden sadece 100 kişi kalmıştı, diğerleri “ya Karadeniz’e, ya da Değirmen Deresi’ne atılmıştı”23. 1916 Nisan’ında Rus ordusu Trabzon’a girdiğinde burada ancak 15 Ermeni kadın ve 50 yetim çocuk kalmıştı.

Yaklaşık verilere göre, Trabzon ili ve civarındaki 70 bin Ermeni’den yalnız 2.800 kişi kurtulup, dünyanın dört bir tarafına dağılmışlardır.

Trabzon Ermenileri yer-yer tehcire ve kırımlara karşı direniş göstermişlerse de, maalesef bu konuda elimizde yeterli bilgi yoktur.

Van, Musa dağı, Urfa’daki direnişler herkesçe bilinmektedir. Başka bölgelerde de savunma amaçlı mücadele ve direnişlerin vuku bulmuş olduğunu varsayabiliriz.  Trabzon Ermenilerinin de direnmiş oldukları konusunda anlatımlar vardır.

Tehcirin ilk günü, 20 Haziran’da valinin verdiği emirle boğmak amacıyla denizin açığına götürülen 40 Ermeni erkeği, kendilerine refakat eden polislere saldırıp, onları saf dışı bırakırlar. Kendileri de büyük kayıplar vermelerine rağmen içlerinden birkaç kişi kurtulup Rusya’ya geçmeyi başarır.

Özellikle, Gurgen ile Paruyr Sargsyan kardeşlerin Cemal Azmi’yi öldürme girişimleri oldukça önemlidir. Her ne kadar suikast girişimi başarısızlıkla sonuçlanmış olsa da, bu olay Trabzon Ermenilerinin boyunlarını eğmiş kesilmeye gitmediklerini ispatlamaktadır.

Gümüşhane-Erzincan yolundaki Tekke istasyonunda yaşanan cesur boğuşma oldukça ilginçtir. 100 kadar Trabzonlu Ermeni erkeği tehcir esnasında, kendilerine refakat eden jandarmalara saldırarak, bunları saf dışı bırakıp dağlara çıkmışlardır.

Tehcir emrine boyun eğmeyip, evlerinin damlarında mevzilenerek, Türk asker ve polislere karşı direnerek rakiplerine ağır kayıplar verdiren Sedrak Sargsyan ile Ervand Terteryan da şahsi kahramanlık örneği sergilemişlerdir. Sonunda, cephaneleri tükendiğinde son kurşunlarını kendilerine sıkarak intihar ederler. Özellikle, Trabzon yakınlarındaki Khne, Trme, Çar, Şampa dağlarına sığınan 600’den fazla Trabzonlu Ermeni’nin direniş çatışmaları bilinmektedir. Bu çarpışmalara Zil Ohannes, Mikayel Zeytuncyan, Hakob Kehyan önderlik etmişlerdir24. 1915 yılı Temmuz ve Ekim ayları arasında düzenli ordu birlikleri toplar ve makineli tüfeklerle teçhizatlı olarak, Konka ormanlarında mevzilenmiş Ermeni yiğitlerini ezmeye ve imha etmeye çalışmış, fakat başarılı olamamış, ağır kayıplar vererek geri çekilmek zorunda kalmıştır.

Direnenler, belli aralıklarla 1923 kasımına kadar mücadele etmiş, geriye kalanlar bu tarihte kayıklarla Karadeniz’i yararak Rusya’ya ulaşmışlardır. Onlar, yenilmeden silâh elde, vatanlarından uzaklaşan son 700 Ermeniydi 25.

Bu insanlar Soçi ve Tuapse yerel Komünist Partisi yöneticileri tarafından 40 gün hapsedildikten sonra,  kıyı bölgelerinde oturmamak şartıyla serbest bırakılırlar26. Trabzon Ermenilerinin son kahramanlık sayfası böylece tamamlanmıştır. Başka direniş hareketleri hakkında bilgilerimiz olmamasına rağmen, benzer direnişlerin daha var olduğunu tahmin etmekteyiz.

Trabzon kırımlarını tertipleyenler de, Ermeni soykırımının birçok sorumluları gibi, hak ettikleri cezaya çarptırıldılar. Vali Cemal Azmi 17 Nisan 1922’de Berlin’de Arşavir Şirakyan tarafından öldürüldü27. Cemal Azmi’nin en yakın yardımcısı ve azılı Ermeni düşmanı Tekkeş Neşad da yine Ermeni intikamcısının kurşunlarıyla devrildi. Cemal Azmi’nin suç ortakları Mehmed Ali, İmamzade Mustafa, Niyazi ve diğerleri Kostantinopolis Harp Divanı’nca 1919 yılında değişik sürelerle Malta’ya sürülmüşlerdir. İttihatçıların Trabzon parti komitesi sorumlusu Nayil Bey ise 1918 yılının ateşkes günlerinde Azerbaycan’a kaçmasına rağmen Ermeni intikamcısının kurşunuyla yere serilmiştir. Trabzonlu Misak Torlakyan, Ermeni Nemesis harekâtının aktif üyelerindendi. Misak Torlakyan, Trabzon Ermenilerinin cellatlarından Nail Bey’in misafiri olarak Kostantinopolis’te bulunan ve 30 bin Bakü Ermenisi’nin 1918 yılında vahşice katledilmelerini  örgütleyenlerden  biri olan Azerbaycan eski İçişleri bakanı Behbut Han Civanşir’i 18 Temmuz 1921’de karşıdan tek kurşunla öldürmüştür28.

 

N O T L A R

 1. H. Taşyan’ın “Karadeniz’den Karin’e (Erzurum’a) Kadar Ermeni Ahalisi /tarihsel-etnografik kısa bir özet/” incelemesi (Viyana, 1921) 1915 olaylarından önce Trabzon vilâyetinde oturan Ermenilere ilişkin fikir vermektedir.

2. Hovakim Hovakimyan (Arşakuni), Ermeni Pontus’u Tarihi, Beyrut, 1967, s. 27.

3. Aynı yerde, s.28.

4. Teodik, Herkesin Yıllığı, Kostantinopolis, 1922.

5. Y. Lepsius, Ermenistan Kırımları, çeviren: M. Şamtancıyan, Kostantinopolis, 1919.

6. Ermeni Pontus’u Tarihi, s. 29.

7. M. Guşakçıyan, Trabzon ile Samsun Vilâyetlerinin Tehcir ve Taktilleri, Büyük Ermeni Soykırımının Hatıra Defteri, 3. baskı, Beyrut, 1987, s.466. M. Arzumanyan, Ermenistan, 1914–1917, Erivan, 1969, s.383.

8. A. Melkonyan, Trabzon Vilâyeti, Ermeni Sorunu Ansiklopedisi, Erivan, 1996, s.445.

9. Haykazn Ghazaryan, Soykırımcı Türk, Beyrut, 1968, s. 21–22. Hovhannes Nazlıyan, Anılarım, Beyrut, 1960, s. 56–57. Levon Vardan, Ermeni On beşinin Kronolojisi, Beyrut, 1975s. 29–30.

10. M. Torlakyan, Günlerimle, Beyrut, 2001, s. 240.

11. Ermeni Soykırımının Hatıra Defteri, s.468.

12. Ermeni Pontus’u Tarihi, s.222–224.

13. H. Taşyan, Alman Belgelerine Göre Ermeni Ulusunun Tehciri, 1. bölüm, Viyana, 1921, s.58. G. Bryce The Trecetment of Armenians in the Ottoman Empire, 1915–1916, Beirut, 1972, s. 86, 291.

14. H. Ghazaryan, yukarıda adı geçen eseri, s.75–78. Ermeni Pontus’u Tarihi, s.227.

15. M. Guşakçıyan, yukarıda adı geçen eseri, s.470.

16. M. Arzumanyan, yukarıda adı geçen eseri, s. 384.

17. C. Kirakosyan, Birinci Dünya Harbi ve Batı Ermenileri: 1914–1916, Erivan, 1967, s. 345.

18. Levon Vardan, Ermeni On beşinin Kronolojisi 1915–1923, Beyrut, 1975, s. 45.

19. Daha ayrıntılı: Gh. Makunts, Trabzon Ermenilerinin Tehciri, Tahran, 1963, s. 63–65.

20. Ermeni Pontus’u Tarihi, s.228–229.

21. Aynı yerde, s. 224–228.

22. Aynı yerde.

23. Sepuh Aknuni, Bir Milyon Ermeni’nin Kırım Hikâyesi,  Kostantinopolis, 1921, s. 178.

24. M. Torlakyan, yukarıda adı geçen eseri, s. 317.

25. Ermeni Soykırımının Hatıra Defteri, s. 475.

26. M. Torlakyan, yukarıda adı geçen eseri, s. 325.

27. Daha ayrıntılı: A. Şirakyan, Kurbanların Vasiyetiydi, Beyrut, 1975.

28. İşbu eylemin detayları M. Torlakyanın “Günlerimle” hatıratlarında bulunmaktadır.

 

HEMŞİN VE HEMŞİNLİ ERMENİLER

(k o n f e r a n s   m a k a l e l e r i)

ERIVAN  – 2 0 0 7