Zeytun

Zeytun, Zetin, Zeton, Zetun, Zeytin, Süleymaniye, Uln, Ulni, Ulniya, Ulniya Sancağı. Dağlık Kilikya’nın Halep (Adana) Vilayeti’ndeki Maraş Sancağı’nda bulunan sancak, kaza, vilayet, derebeylik. Cahan (Cihan, Piramos) Nehri’nin yukarı kısmında bulunmaktaydı.

Bölge dağlık olup, farklı yönlere uzanıp Zeytun çevresinde tabii bir engel oluşturarak Zeytun’u ulaşılmaz yapan dağlara sahiptir. Dağlarla çevrelenen Zeytun sıcak iklime sahiptir.

Bölgede büyük ve küçükbaş hayvancılık yapılmaktaydı. Nehir vadilerinde buğday, arpa, mercimek, nohut, mısır, pancar, yirminin üzerinde üzüm çeşidi, meyveler, zeytin ağaçları, badem, sebzeler vs. yetiştirilmekteydi.

Çeşitli ağaçların yetiştiği ormanlar bölgede geniş bir yer kaplamaktaydı. Bölgeden ihraç edilen mallar arasında kuru üzüm, bal, deri, demir ve orman ürünleri önemli bir yer tutmaktaydı. Zeytun’da bir dizi maden suyu kaynakları, zengin demir yatakları ve altın ihtiva eden kumlar vardır.

V. Kine’nin verilerine göre XIX. yüzyıl sonunda Zeytun’da 24023 nüfuslu 39 köy vardı. Kilikya patrikhanesi verilerine göre ise 27640’ı Ermeni ve 8344’ü Müslüman olmak üzere 35804 nüfuslu 38 köy vardı. Farklı kaynaklara istinaden XIX. yüzyıl sonlarında Zeytun’da 18500’ü Ermeni olan toplam 21500 nüfuslu 32 köy bulunmaktaydı. 1922 yılında Zeytun’da 30000 kişi yaşıyordu. Osmanlı rejimi tarafından düzenlenen sürekli katliamlar ve tehcirler sonucunda Zeytun yerli ahalisini kaybetmiştir. Günümüzde Zeytun’da hemen hiç Ermeni yaşamamaktadır.

Zeytun, başlangıçta Halep Vilayeti’nin Maraş Sancağı’na ait olmuş, daha sonra Adana Vilayeti’nin Maraş Sancağı’na, günümüzde ise Maraş İl’i dahilinde bulunmaktadır. Zeytun bölgesi 1080-1375 yıllarında Kilikya Ermeni Devleti’ne, XV.-XVI. yüzyıllarda farklı Türk boylarına tabi olmuş, 1517’de Osmanlı tabiiyetini kabul etmiş, 1626-27’de ise sultan IV. Murat, Zeytun Ermenilerine yarı-özerk statü hakkı vermiştir.

Zeytun, XVI.-XVIII. yüzyıllarda Şovroyan, Yağubyan, Yeni-Dünyayan ve Surenyan olmak üzere 4 beylik sülalesi tarafından yönetilmekteydi. Zeytun Sancağı’yla ilgili sorunlar beyler kurulu, beylerbeyi ve başepiskopos tarafından çözülmekteydi.  Zeytun, XIII. yüzyılın ikinci yarısına kadar fiili olarak derebeylik olmuş, Osmanlı egemenliği görünüşte var olmuştur.

Çevredeki Müslümanlar 1780, 1808, 1819, 1829 ve 1835’te saldırılar düzenlemekle birlikte Zeytun’un dağlı Ermenileri her seferinde galip gelmişlerdir. Osmanlı Devleti, 1860’larda Zeytun’un özerkliğini ortadan kaldırmaya yönelir. Bunun üzerine, zaferle sonuçlanan 1862 Zeytun ayaklanması baş gösterir. 1780-1909 yılları arasındaki diğer ayaklanmalar da galibiyetle sonuçlanır. 1895-96 Abdülhamit katliamcılarına karşı da Zeytunlular sert direniş göstermişlerdir.

Zeytun Ermenileri 1915 Martında tehcir edilip Suriye çöllerine sürülür, sancak merkezi ateşe verilip halkın bir kısmı katledilir. Osmanlının, Birinci Dünya Savaşı sonucundaki yenilgisi ertesinde Kilikya bölgesi Fransa tarafından ele geçirilir. 1500 Zeytunlu yuvasına geri döner, fakat 1939’da Kilikya, Fransa tarafından Türkiye’ye teslim edildiğinde Zeytun Ermenileri bölgeyi terk eder.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *