GÜNEYDOĞU ANADOLU’DAN AVRUPAYA ERMENİ AŞİRETİ VARTO’NUN HİKAYESİ

2011/01/17

SPOT: “Aşiret kızı Rakel Dink’in mensubu olduğu, bir zamanlar Güneydoğu Anadolu’nun en büyük Ermeni aşireti olan Varto/Vartan Aşireti’nin mensupları artık Marsilya ve Brüksel’de. Aşiretin toplam nüfusu 1.200, konuşulan ortak dil Kürtçe ve Türkçe. Aşiretten Türkiye’de geriye kalan tek kişi Rakel Dink.”

Güneydoğu Anadolu’nun en büyük Ermeni aşireti Varto/Vartan’dan (Ermenice Vartan, Kürtçe Varto) geriye Türkiye’de tek bir kişi kaldı. (Aşiret kelimesi geniş akraba toplulukları için kullanılıyor) Aşiretin Türkiye’deki son mensubu 2007 yılında uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren Agos Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in ölümsüz aşkı Rakel Dink. Babası Siament Ağa Şırnak’ta aşiretin bir zamanlar varlığını sürdürdüğü Silopi ve Cizre ilçelerindeki binlerce dönümlük arazilerin sahibi. Dink’in mensubu olduğu aşiret üyeleri altmışlı yılların sonunda 82. Türkiye Ermenileri Patriği Şinorhk Kalustyan’ın girişimiyle gruplar halinde Istanbul’a getirildi. Istanbul’a gelen ikinci grupta Rakel Dink ve toprak sahibi babası Siament Ağa’da bulunuyordu. Siament Ağa diğer aşiret mensupları gibi topraklarını satamadan Şırnak’tan ayrılmak zorunda kaldı, aşiret mensuplarının verdiği bilgiye yakın bir gelecekte aşirete ait toprakları geri almak için yasal yollara başvurabilir. Binlerce kişilik aşiret mensubu, ata topraklarını terk edip Istanbul’a yerleştikten birkaç yıl sonra önce Ermenistan’a ardından seksenli yılların ortalarından itibaren iki kol halinde Fransa’nın Marsilya ve Belçika’nın Brüksel kentlerine yerleşti. Yedi kardeşten dünyaya gelen ve akraba evliliği yoluyla çoğalan Varto/Vartan aşiretinin Marsilya’daki ve Brüksel’deki toplam nüfusu aşiretin verdiği bilgiye göre 1.200 olarak ifade ediliyor. Aşiretin Marsilya genelinde üç farklı yerleşim noktası bulunuyor ve Şırnak’ta olduğu gibi 500 aşiret mensubu kendi kurdukları sitelerde birarada yaşıyor. Hurriyet Daily News and Economic Review Marsilya’da Varto aşiretiyle bir hafta geçirdi, evlerine konuk oldu ve günlük yaşamlarına, aile içi ilişkilerine tanık oldu. Aşiretin yaşlı ve genç üyeleriyle konuştu. Aşiretin Fransa’da yetişen yeni kuşak üyeleri politikadan ticarete farklı alanlarda faaliyet gösteriyor ve kendilerini Ermeni kimliklerini inkar etmemelerine karşın tam anlamıyla Fransız olarak tanımlıyor. Rakel Dink’in öncülüğünü üstlendiği gibi artık aile dışı evlilikler yapılsa da gelenekler hâlâ korunuyor, evlilik bağıyla aşiret mensubuna dahil olan gelin yada damatlar aşiretin kurallarını kabul etmek zorunda. Aşiret arasında konuşulan yaygın dil Kürtçe ve Türkçe.

“Dünyada Ermeni yok sandık”

Ailenin yaşlı bireylerinden altmış üç yaşındaki Fidel Barkev Yaliç. Rakel Dink’le amca çocukları. Yüzlerce yıldır Şırnak’ta aşiretin varlığını sürdürdüğünü söyleyen Yaliç sözlerine şöyle devam etti: “Güneydoğu’nun en zengin aşiretiydik birzamanlar, binlerce dönüm topraklarımız vardı.” 1915 yılında yaşanan acı olaylardan sonra tüm dünyayla bağlarının kesildiğini söyleyen Yaliç şöyle devam etti: “Dünyada Ermeni olarak sadece bizim kaldığımızı sanıyorduk, birkaç yüz kişiydik, bu yüzden Hristiyanlıkta yasak olmasına karşın kimliğimizi korumak ve çoğalmak için akraba evliliği yaptık. Şırnak’taki Kürt aşiretleri herşeyimizi elimizden aldılar, beş kuruşsuz kaldık, üstelik varlığımızı devam ettirmek için bizi vergi vermeye zorladılar, herşeyimize el koydular, Kürtlerden çok çektik.” 1915 yılından 1968 yılına kadar kurdukları ve setlerle çevirdikleri bir getto içerisinde yaşamlarını sürdürdüklerini söyleyen Yaliç Türkiye’de başka Ermenilerin de yaşadığını öğrendikleri 1968 yılında gözyaşlarına boğulduklarını söyledi ve ekledi: “Orhan Bakır isimli Mardinli yarı Suryani yari Ermeni bir genç askerlik için Istanbul’a gitti orada Ermenileri bulmuş ve Patrikhanenin varlığını öğrenmiş bu sayede bizi Istanbul’la daha doğrusu patrikhaneyle bağlantı kurduk. Aksi halde hala orada yaşıyor bile olabilirdik.” O döneme kadar nüfus kâğıtlarının bile olmadığını söyleyen Yaliç, yaşlarını net olarak bilmediklerini söyledi ve ekledi: “Daha sonralarda nüfus kâğıtlarını bir tek erkeklere verdiler o da askerlik kontrolü için.”

Üç farklı göç dalgası

Rakel Dink’in bir diğer kuzeni Samuel Yağır, Yaliç’in açıklamalarına şöyle devam etti: “Patrikhaneyle temasa geçmemizin hemen ardından çocukları eğitim amacıyla Istanbul’a getirmek istediler, ben birinci grupta Istanbul’a gittim, Rakel’se ikinci grupla geldi. Fakat yasal bir sorun çıktı çocukların aileleri olmadan toplu halde Şırnak’tan çıkartıldığını öğrenen güvenlik güçleri devreye girdi, sorun zorda olsa aşıldı.” Yağır biraraya gelen aşiret büyüklerinin aldığı ortak karar sonucu, topraklar terk edilerek 1977 yılına kadar Şırnak’tan Istanbul’a göçü tamamladıklarını söyledi. Aşiret mensupları toplu halde Istanbul Ermenilerin yoğun olarak yaşadığı Şişli semtine yerleşti. Sıkıntılar geride kalmıştı, patrikhane aşireti himaye ediyordu fakat aile büyükleri bir karar daha aldı 1978 yılında öncü olarak Sovyet Ermenistan’ına bir grup gönderildi. Fakat geri gelen grup Komünizm nedeniyle Ermenistan’ın aşiret için uygun olmadığı kararını aldı. Yağır, Fransa’ya ve Belçika’ya doğru seksenli yılların ortalarında başlayan göç dalgasının nedenini şu sözlerle aktardı: “Aşiretten bir genç seksen askeri darbesi sırasında olaylara karışmıştı, Fransa’ya kaçtı. Bizden bir kişi bir yere gittiğinde biz hep birlikte hareket ederiz, kimliği korma güdüsü diyebilirsiniz, aile büyükleri yeniden biraraya geldi bu sefer yeni bir göç haritası belirlendi ve yola çıkıldı. İki kol halinde farklı yollarla Marsilya ve Brüksele ulaştık. Farklı ülkelerde yaşasak da hala biraradayız ve birbirimizden haberdarız.”

Yeni kuşak politikada

Yeni bir göç dalgası daha yaşanır mı sorusuna Yaliç şu cevabı verdi: “Fransa’da ve Belçika’da bir sorunumuz yok fakat gönlümüz Ermenistan’dan yana bir de bakmışsınız bir karar alınmış ve hep birlikte göç etmişiz.” Ailenin Fransa’da büyüyen yeni kuşak mensubu Vartuhi Yaliç, 25 yaşında ve İngilizce öğretmeni. Kürtçe başta olmak üzere Türkçe ve Ermenice’ye son derece hakim, evlerde konuşulan genel dilse Kürtçe ve Türkçe. Vartuhi Yaliç kendisini Fransız olarak tanımladı. Fransa’ya sekiz yaşında geldiğini söyleyen Vartuhi Yaliç şöyle devam etti: “Öylesine büyük bir ikilemde kaldım ki bir yandan dil öğrenmem bir yandan modern yaşama dahil olmam gerekiyordu, kendimi bir kutu içerisinde gibi hissediyordum, nefes alamıyordum.” Garo Yaliç’se 37 yaşında aşiret içerisinde politikayla ve dünya gündemiyle yakından ilgilenen tek isim. Garo Yaliç Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy’nin Partisi UMP’den birkaç yıl önce politkaya adım attı. Aşiret her ne kadar Türkiye’de gelmese de Rakel Dink’le bağlarını sıkı bir şekilde sürdürüyor. Hrant Dink adına Fransa’daki pekçok anma etkinliğini düzenleyen ve Marsilya’daki bir sokağa Dink’in adının verilmesini sağlayan kişiyse Rakel’in genç kuşaktan kuzeni Garo Yaliç. Samuel’in Yağır’ın kızı, 24 yaşındaki Arevig Yağır’sa ticaret eğitimi aldı. Fransa’da doğup büyümesine karşın büyük sorunlar yaşadığını söyleyen Arevik Yağır şunları söyledi: “Ermeni okuluna gittim, dünyanın farklı yerlerinden gelen Ermeniler vardı, Türkiye’den geldiğim için bana sen Ermeni değilsin diyorlardı, konuştuğum dille dalga geçiyorlardı, üstüne bir de Fransız kültürüne ve yaşamına entegre olmam gerekiyordu.”

VERCİHAN ZİFLİOĞLU

MARSİLYA – HURRIYET DAILY NEWS

http://www.hurriyetdailynews.com/n.php?n=armenian-clan-vartos-long-trip-to-marseille-2011-01-14

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *