Mısis, Adrian Mopsoestiası, Salmistra, Mamesta, Mamestia, Mamestra, Mamista, Mamistran, Mamistria, Mamuvestia, Mampsista, Mamsuestia, Mamuestia, Mamustria, Mansista, Mapssuhestia, Mapsuhistia, Masisaa, Masise, Massisa, Mesisah, Mesise, Mısis, Misesur Cehan, Misis, Missis, Momifesustia, Mompsuestia, Mopsos, Mopsuest, Mopsuesta, Mopsuestia, Mospuestia, Mofsuestia, Mısisa Kandara, Mısise, Mısisi. Ovalık Kilikya’nın merkezi kısmında, Piramos (Cahan, Ceyhan) Nehri kıyısında, Adana’nın 25 km. doğusunda bulunan şehir. Geç dönemlerde Adana Vilayeti’ne dâhil olup, Adana Sancağı’ndaki Mısis Kazası’nın merkezi olmuştur.
Şehir, başlangıç döneminde nehrin sağ yakasında kurulmuş olmakla birlikte daha sonra sol kıyıya da yayılmıştır. Bu iki kısımları birbirine bağlayan çok kemerli, harikulade taş köprünün Bizans imparatoru I. Konstantin (353-361) ve I. Jüstinyen (527-565) tarafından inşa ettirildiği sanılmaktadır. Mısis’in kesin kuruluş tarihi belli değildir.
Mısis’i ilk ananlardan biri Çiçero (M.Ö. I. yüzyıl) olmuştur. Mısis üzerinden batıya giden uluslar arası ticaret yolu ve o devirlerde şehrin güneyinde bulunan Piramos Nehri’nin ulaşıma müsait olması, ilk ve ortaçağda şehrin gelişmesine büyük oranda katkı sağlamıştır. Limana yakın olması ve geniş ticari bağlantılar bu iki şehrin farklı isimlerinin birbiriyle karıştırılmasını beraberinde getirmiştir.
Roma İmparatorluğu’nun bölünmesinden sonra (395) Mısis Bizans’a ait olmuştur. O dönemde Mısis, Kilikya’nın ünlü şehirlerinden biri ve Roma ile Bizans imparatorluklarının önemli bir üssü olarak kabul edilmekteydi. M.Ö. 80-70’li yıllarda Mısis, Kilikya’nın büyük bir kısmıyla birlikte fethedilip Ermenistan’a bağlanmıştır.
Hıristiyanlığın kabul edilmesi döneminde, IV. yüzyıl sonu ve V. yüzyıl başlarında Mısis, başepiskoposluk makamı olmuştur. Mısis’in V. yüzyıldaki başepiskoposu ünlü bilim adamı Teodoros Mopsuestatsi’yle Mesrop Maştots, Sahak Partev ve Yeznik Koghbatsi mektuplaşmışlardır.
VII.-X. yüzyılları arasında şehir kâh Bizans’ın, kâh Arap halifeliğinin hâkimiyeti altında bulunmuştur. X.-XI. yüzyıllarda şehir nüfusunun büyük bir kısmını Ermeniler oluşturmaktaydı. XI. yüzyıl ortalarında ise Ermeni beyi Khaçik’in oğlu Abılğarib Ardsruni’nin yönetimindeydi. Aynı çağın sonlarında Mısis’in, haçlılar tarafından işgal edilmesine rağmen 1106 yılından itibaren şehir yönetimi Ermeni beyi Aspet’in elinde bulunmaktaydı.
XII. yüzyılda güçlenen Ermeni beyi II. Toros Rubinyan (1145-1165), Mısis’i haçlıların elinden alıp, Bizans generali Andronikos’un ordusunu 1152 yılında şehir surlarının dibinde imha ettikten sonra hâkimiyetini Mısis’ın haricinde, Kilikya’nın büyük bölümüne yayar. Kilikya Ermeni Krallığı döneminde (1198-1375) Mısis tekrar güçlenir ve gelişir. I. Hetum’un krallığı zamanında (1226-1270) Mısis yükseliş dönemini yaşar ve 1315 yılına kadar başkent olarak da anılır. II. Levon zamanında (1198-1219) şehirde tesis edilen Latin episkoposluk makamı 1320 yılında Ayas’a taşınır.
Kilikya Ermeni Krallığı’nın çöküşünden sonra (1375) Kilikya’nın büyük bir bölümü Mısır Memlukları tarafından işgal edilir ve Mısis de talan edilip eski önemini kaybeder. Avrupalı Bertrando, Mısis’i 1432 yılında harap ve gösterişsiz bir halde bulur. Avrupalı bir gezginin 1682 yılında belirttiğine göre şehrin doğu ve batı yakası Peramos üzerinde kurulu köprüyle birbirlerine bağlanmaktaydı.
XVI. yüzyıldan itibaren Osmanlı hâkimiyetinde bulunan Mısis, XIX. yüzyıl sonlarında, nüfusunun 1/3’inin Ermeni olduğu, 200 haneye sahip fakir bir kasaba görünümündeydi. 1909 katliamları ve 1915-18 arasında vuku bulan Soykırım esnasında Mısis Ermenileri de tehcire tabi tutulup imha edildiler. Bir zamanların büyük ve gelişmiş Mısis şehri bugün de aynı çilekeş durumdadır. Mısis’in tarihi-mimari eserlerinden Surb (Aziz) Sargis ve Surb Stepanos kiliselerini sayabiliriz. Şehrin yakınlarında, bugün Türkçe isimleriyle (Tumlu kale, Yılan kale veya Şahmiran kale veya Levnkla, üçüncüsü ise Toprak kale) anılan 3 eski ve yıkık kale şehrin güneydoğusunda bulunmaktadır. Bu kalelerin görkemli surlarının yıkıntıları günümüze kadar kalmıştır. Şehrin yakınlarında bulunan bir tepede de eski bir kalenin kalıntıları vardır.
Leave a Reply