1909’da “Dağların arkasında” Ermeniler ile Kürtler arasındaki ilişkiler

“Ermeni, Türk ve Kürt emekçileri, ağır sosyo-ekonomik koşullar altında birlikte yaşamıştır. Bu durum, şüphesiz ki bu halkların siyasi kaderi ve manevi hayatının çeşitli alanları üzerinde iz bırakmıştır. Çaçani’nin hazırladığı dökümde Türk paşalarının, Kürt ağa ve beylerinin baskı ve sömürüleri arttıkça, Ermeni ve Kürt emekçilerin dostluğunun daha da güçlendiği ve ortak hareket etmeye başladıklarına dair fazla sayıda haber ve yorumun yer aldığı görülüyor.”

Zakarya Mildanoğlu

Uzun süredir masamda, artık tozlanmaya yüz tutmuş bir kitap, bir bibliyografya çalışması duruyordu. Ha bugün ha yarın ele alırım derken ‘Barış Süreci’ olarak adlandırılan 2026 yılına geldik. Daha fazla ertelemenin anlamlı olmayacağını düşünerek tez elden özetlemeye çalıştım.

Çalışma, 1980 yılında H. Parseğyan, A. Haçaduryan, Y. Ğazarosyan kollektif editörlüğünde Yerevan’da yayınlanmış. Başlığı ‘Hay Barperagan Mamulı Kırderi Masin’ (Ermeni Süreli Yayınlarında Kürtler, Bibliyografya 1850-1920), 190 sayfa. Önsözünü, uzun yıllar Ermenistan Yazarlar Birliği’nin Kürt Yazarlar Şubesi başkanlığını yapan Garlen Çaçani kaleme almış. Çaçani Ermenice süreli yayınların tarihçesini kısaca ele aldıktan sonra bu yayınlarda Anadolu’nun farklı vilayetlerindeki Kürtlerin sosyal ekonomik, siyasal, kültürel durumu, Kürt ağa, şeyhlerin faaliyetleri, iç çatışmaları, toprak sorunu, Ezidiler, Kürt-Ermeni ilişkileri gibi pek çok farklı konuya ilişkin yazılanları başlıklar halinde derlemiş.

1868, New York. Ermeni Harfli  Kurmanci Ders Kitabı

Ermenice süreli yayınlarda, Ermeni-Kürt kültürel bağları, Kürtlerin sosyo-ekonomik durumu, kültürü, folkloru ve daha birçok konu belirgin bir şekilde yer alıyor. Zengin bir edebiyata ve süreli basına sahip olan hiçbir halkın, Kürtler hakkında Ermeni basını kadar çok yazmadığı söylenebilir. Kürt alfabesinin yaratılması, Ermeni harfli Kürtçe alfabe basımı, Kürt çocuklarının eğitimi için Ermeni okullarında ortak eğitim gibi pek çok konunun bu yayınlarda yer alındığı görülüyor.

Ermeni, Türk ve Kürt emekçileri, ağır sosyo-ekonomik koşullar altında birlikte yaşamıştır. Bu durum, şüphesiz ki bu halkların siyasi kaderi ve manevi hayatının çeşitli alanları üzerinde iz bırakmıştır. Çaçani’nin hazırladığı dökümde Türk paşalarının, Kürt ağa ve beylerinin baskı ve sömürüleri arttıkça, Ermeni ve Kürt emekçilerin dostluğunun daha da güçlendiği ve ortak hareket etmeye başladıklarına dair fazla sayıda haber ve yorumun yer aldığı görülüyor.

Bibliyografyada 1850 -1920 yılları arasında yayınlanan Azadamard (Özgürlük Kavgası-İstanbul), Artsakank (Yankı), Troşag (Bayrak- Cenevre, Paris), Hınçag (Çan- Londra), Arşaluys Araradyan (Ararad Şafağı- İzmir), Püzantion (Bizans- İstanbul), Hantes Amsorya (Aylık Dergi- Avusturya), Horizon, Masis (Ağrı Dağı- İstanbul), Meğu Hayasdani (Ermenistan Arısı-Tiflis), Mşag (Reçper-Tiflis), Nor Tar (Yeni Asır-Tiflis) ve Daraz (Tarz/Biçim-Tiflis) süreli yayınlarında Kürtlerle ilgili 1302 adet farklı başlık yer alıyor.

Bu başlıklar altında yer alan bilgilerin tümünü tercüme etmek ve içeriğine yer vermek bu çalışmanın sınırlarını aşıyor. O nedenle bu yayınlarda yer alan başlıklardan bir seçki hazırladık, her bir başlıkla ilgili yayınlara ulaşarak ve okuyarak yayın tarihi ve sayısını da belirterek iki satır da olsa içeriği hakkında özet bilgi vermeye, bir iki haber ve yoruma ise daha geniş yer ayırmaya çalıştık. Bir seri halinde yayınlayacağımız bu seçkiye Azadamard gazetesi ile başlıyoruz.

Azadamard gazetesinden seçkiler

1918-1921 tarihlerinde İstanbul’da yayınlanan, 4 sayfalık, 65×48 cm ebadında günlük gazetedir. Yazı İşleri Müdürlüğünü Rupen Zartaryan ve Hagop Cololyan (Siruni) yürütmüştür. Gazeteye birçok aydın katkı sunar. Farklı tarihlerde Araçamard (Öncü Mücadele), Pakin (Sunak), Pütania (Bitinya), Aztag (Faktör/Etki), Meğu (Arı), Şant (Yıldırım),  Cagadamard (Muharebe), Artaramard (Adil Mücadele) ve Ariamard (Cesur Mücadele) adlarıyla çıkar.

Azadamard, Taşnaksutyun Partisi’nin resmi yayın organıydı. Bu partinin Kürtlerin ve Ermenilerin yoğun olarak yaşadığı pek çok vilayette, sancakta, kazada hatta köylerde şubeleri veya temsilcilikleri vardı. Bu nedenle Azadamard gazetesinin 1909-1914 yılları arasındaki çeşitli sayılarında Kürtlerle ile ilgili tam 162 haber, makale, yorum yayınlanmış. Haberler ve kısaca içerikleri şöyle:

1909, No:4-5

1860’ta Ermeni çocuklara Kürtçe eğitim vermek amacıyla
Ermenice ve Ermeni harfli Kurmanci olarak yayınlanan kitap

Rupen Zartaryan’ın “Bahanç”(Talep/ihtiyaç) başlıklı makalesi.

Ayrıca bir Kürtçe roman tanıtımı. Ayrıca Dersim Kürtlerinin Türk tacizlerine karşı mücadelesi hakkında bir haber.

1909, No:6

Kürtlerin Harput Vilayetinde sosyal, siyasal durumu, Ermeni-Kürt ilişkileri ve Türk hükümetinin bu yöndeki politikası içerikli haberler.

1909, No:18-19

Ezidilerin kökeni, toprakları, nüfusları, yaşam tarzları ve inançları/ibadetleri hakkında tarihsel bir inceleme. Ermeni-Kürt dostluk ilişkileri hakkında bir haber.

1909, No:18

Hınıs bölgesinde Ermeni-Kürt ilişkileri hakkında bir haber.

1909, No:20

Harput’tan bölgedeki Kürt-Ermeni ilişkileri hakkında bir mektup. Ayrıca Dersim’de Kürt hareketleri hakkında haberler.

1909, No:21

Kiğı’da Kürtlerin soy ilişkileri ve Haydar, Mehmet ve Halil Ağaların iç kavgaları hakkında haberler.

1909, No:21

A.Terziyan imzasıyla Ezidiler hakkında bir makale. Ezidilerin yaşadıkları bölge, nüfusları, yaşam tarzları, soyları, Ermenilerle dostluk ilişkileri hakkında bilgiler.

1909, No:26

A. Misag imzasıyla Van’dan mektup. Van vilayetinde Kürt-Ermeni ilişkileri ve Türk hükümetinin bu konudaki politikaları hakkında bilgiler.

1909, No:28

H. Şahbazyan imzasıyla Ezidilerin nüfusu hakkında bir doğrulama makalesi. Ezidiler ve yaşadıkları yerler hakkında bilgiler.

1909, No:40

“Bir Kürdün İtirafları, Bir Komplo Planı Hakkında” başlıklı bir yazı. Ahmed Fazi, Silvan Ermenilerine, Ermeni köylerine saldırmaya hazırlanan birkaç Kürt aşiret reisinin komplosu hakkında bilgi veriyor.

1909, No:51

S. H. imzasıyla Kürtler arasında yazı ve edebiyat üzerine bir makale. Ayrıca Ermeni-Kürt dostluk bağları, Taşnak Partisi’nin öncülüğünde Kurmanci Kürtçesi ile ilk Ermeni harfli Kürtçe okuma kitabının hazırlanması hakkında haberler.

1909, No:58

Haberler: Ünlü Kürt reisi Genco –Papari yağmalarına devam ediyor. Kürt Reisin Sasun’daki faaliyetleri ve Kürt soyları/aşiretleri arasındaki kavga.

1909, No:77

Bitlis vilayetinde Kürt- Ermeni ilişkileri, Kürt aşiretleri arasındaki kavgalar hakkında haberler.

1909, No:77

Aziz imzasıyla İran’dan mektup: İran sınırında Kürt kavgaları, Kürt-Rus ilişkileri hakkında bilgiler.

1909, No:88

A. Menag imzasıyla Van’dan kısa haberler: Kürt-Ermeni ilişkileri, Kürt aşiret reislerinin Van’daki faaliyetleri.

1909, No:101

Van’dan mektup: Van’da Kürt-Ermeni dostluk ilişkileri, Türk hükümetinin bu ilişkileri engelleme yönündeki çabaları.

1909, No:112

Bulanık’tan mektup: Ermeni-Kürt ilişkileri, Kürt ağalar Fati ve Tizakh’ın Bitlis’teki faaliyetleri.

1910, No:182

“Dağların arkası” başlıklı imzasız bir makale: Kürt- Ermeni dostluk ilişkileri, Ermeni siyasi partilerinden birinin, birlikte mücadele etmek için Kürt çalışanlarına yaptığı çağrı.

Ayrıca, ‘Kürtler silahlanıyor’, ‘Sasun’lu Kürt reislerinin toplantısı’, ‘Türk yağmalamalarına karşı Kürtlerin silahlanması ve mücadele için çağrı’ başlıklı haberler.

(Sürecek)

Kürt Okulları: İstanbul mu yoksa taşra mı?

(Azadamard, 1910, No:190, Ermenice yayınlanan imzasız analizin geniş bir özeti)

Bazı Kürt aydınları, İstanbul’da Kürt çocukları için “Meşrutiyet  Mektebi” adıyla bir okul açtılar.

Fikir güzel ve umut vericidir. Şimdiye kadar Kürt çocuklarını eğitme kaygısını taşıyan hükümetti, Hamidiye yönetimiydi; şimdi ise Kürt bireyler ve eğitim amacıyla kurulmuş bir dernek bu işin başında durmaktadır.

İstanbul’da açılan Kürt okulları hakkındaki makale

Fikirden ziyade, bu girişimi üstlenenlerin niteliği dikkat çekmekte ve Kürt yaşamında kayda değer bir olgu olarak ortaya çıkmaktadır.

Ermenilerin yaşadığı doğu vilayetlerinin tüm topraklarını tutmuş olan Kürt aşiretleri; göçebe, sürekli hareket halindeki yaşam tarzları ve savaşçı gelenekleriyle, kendilerini her zaman baskınlara vererek medeniyet bakımından geride kalmışlardır. Böylece sadece kendileri ahlaki ve kültürel olarak zarar görmekle kalmamış, aynı zamanda birlikte yaşadıkları diğer unsurlar, onların barışçıl emelleri ve huzurlu gelişimi için de bir tehlike oluşturmuşlardır.

Zihnin ışığı Kürt halkı için meçhul kalmış, eğitim yuvası ise hor görme  konusu olmuştur.

İşte bu durum, Hamidiye diktatörlüğünün elinde bir silah haline geldi. Bu yönetim, aşiret reislerinin gönlünü kazanmak için çabasını esirgemedi; çocukları için okullar açtı, ancak bu okulları Kürt unsurunu eğitmek ve yükseltmek için değil, nüfuzlu Kürtleri her zaman tahtına sadık, talimatlarına ve cani planlarına itaatkâr tutmak amacıyla açtı.

İşte şimdi, birkaç Kürt yurtseveri, kendi güç ve imkânlarıyla Kürt halkının tek düşmanı olan cehalete karşı bayrak açıyorlar.

Şüphesiz bu mücadele zordur; çünkü Kürt dünyasına egemen olan gelişme karşıtı önyargılar ne kadar yoğun ve dirençliyse, fikren bu mücadeleye katılanların takdire şayan sayısı da o kadar azdır. Önerilen bu hareketi başarıya ulaştırmak için gerekli olan pratik imkânlar ve tüm koşullar da bir o kadar eksiktir.

Zorluklar ne kadar büyük olursa olsun… Ancak Kürt liderler yılmamalı ve geri adım atmamalıdır; çünkü halklarının varlığı ve geleceği, bu aynı zorluklara ve engellere karşı yürütülen bilinçli ve kararlı mücadeleye bağlıdır.

Bırakın ilk işareti İstanbul versin, Hocapaşa sokağında “Meşrutiyet Okulu” açılsın; ancak Kürt düşünsel hareketinin çapası başkent değildir ve olamaz. Bu çapa bizzat Kürdistan’dır, bizzat Kürt nüfusun kendi yerinde ve kendi bölgesinde bulunmasıdır. Kürt aydınlarının ve halk adamlarının faaliyetleri orada yoğunlaşmalıdır; böylece hiç değilse şimdilik yerleşik Kürt köylü kesiminde bir temel atılabilsin, yol açılabilsin ve yavaş yavaş bir eğilim ile istek yaratılabilsin.

“Kürt uyanışı ilk işaretlerini vermekte”

Kürt toplumunun kendisi yönetilmeye ve yönlendirilmeye muhtaçtır; oysa İstanbul, vilayetlerden çok uzaktır ve burada başlayan bir çalışma, zaten onsuz da hareketsiz, atılımdan yoksun ve taşlaşmış olan toplumsal düşünce üzerinde etkili bir hareketle yansıma bulamaz.

“Başlamak işin yarısıdır” der atasözü. Kürt uyanışı da ilk işaretlerini vermektedir. Şimdi tek gereken; yılmadan ve dirençle açılan bu yolu genişletmektir.

Bugünün az sayıdaki Kürt aydınının başlattığı bu iş, gelecekte Kürt tarihinin unutulmaz sayfalarından birini oluşturmaya adaydır.

https://www.agos.com.tr/tr/haber/1909da-daglarin-arkasinda-ermeniler-ile-kurtler-arasindaki-iliskiler-41963

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Hoş Geldiniz

Batı Ermenistan ve Batı Ermenileri’yle ilgili bilgi alış verişi gerçekleştirme merkezinin internet sitesi.
Bu adresten bize ulaşabilirsiniz:

Son gönderiler

Sosyal Medya

Takvim

September 2026
M T W T F S S
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930