Kent kent gezerek Kürtçe çîrok topluyorlar

VAN – Kürt sözlü edebiyatının temel taşlarından olan çîroklar, asimilasyon ve yanlış çevirilerle özünden koparılırken, çîrokbêjler Neslîhan Aslan ve Amîna Sitî Aktaş, Kürdistan’ı dolaşarak topladıkları masalları hem anlatıyor hem de yazarak kültürel hafızayı korumaya çalışıyor.

Kürt sözlü edebiyatının temel damarlarından biri olan çîroklar, yüzyıllar boyunca dengbêjlik geleneğiyle birlikte kuşaktan kuşağa aktarıldı. Ancak modernleşme, göç ve asimilasyon politikaları nedeniyle bu sözlü mirasın önemli bir bölümü ya unutuldu ya da farklı dillere aktarılırken bağlamından koparıldı. Bugüne kadar onlarca Kürtçe çîrok Türkçeye çevrildi, fakat pek çoğu kökeni belirtilmeden, isimleri ve kültürel unsurları değiştirilerek yayımlandı. Bu durum, Kürt edebiyatına ait sözlü mirasın görünmezleşmesine ve kültürel aidiyetinin zayıflatılmasına yol açtı.

Oysa Kürtçe çîroklar, Kürt edebiyatının yalnızca bir türü değil, aynı zamanda temel yapı taşlarından biridir. Destan, stran ve dengbêj anlatılarıyla iç içe gelişen masal geleneği, Kürtlerin tarihsel hafızasını, toplumsal değerlerini, doğa ile ilişkisini ve kolektif hayal dünyasını taşır. Birçok modern Kürt yazarının anlatı dilini bu gelenekten beslenerek kurması nedeniyle çîroklar, yazılı edebiyatın gelişiminde de belirleyici bir rol oynuyor.

Kürdistan’ı il il dolaşarak kadınlardan ve yaşlılardan çîrokları toplayan çîrokbêjler Neslîhan Aslan ve Amîna Sitî Aktaş, bu geleneği hem kayıt altına alıyor hem de sahnelerde anlatarak geleceğe taşıyor. Çîrokbêjlerin çalışması, yalnızca folklorik bir derleme faaliyeti değil, aynı zamanda kültürel hafızayı koruma ve Kürt edebiyatının köklerini görünür kılma çabası olarak öne çıkıyor.

ANNESİNDEN DİNLEDİ, ŞİMDİ HERKESE ANLATIYOR

Masal anlatıcılığını annesinden öğrendiğini belirten çîrokbêj Neslîhan Aslan, bu geleneği sürdürmeyi bir sorumluluk olarak gördüğünü vurguladı. Neslîhan Aslan, “Çocukken köyümüzde annem ve amcam çok iyi masal anlatıcılarıydı. Ben bu masallarla büyüdüm, annem anlatır, babam dengbêjlik yapardı. Başta sadece dengbêjlik yapıyordum, ancak bir arkadaşımın önerisiyle masal anlatmaya başladım ve bundan büyük keyif aldım. Benim için masal anlatıcılığı yaşamımızın temelidir. Tarih boyunca çok kadim bir yere sahip olan bu temeli bilmeliyiz ki geleceğimizi görebilelim. Masal anlatıcılığı edebi bir değerdir, ben masalları tiyatral ve müzikal bir şekilde anlatıyorum. Masalların içinde insanın annesinin kokusu ve eskiye dair bir tat vardır” dedi. 

KÜRTÇE ÇÎROKLARIN ÖZÜ

Topladığı her masalın kökenini araştıran Neslîhan Aslan, birçok masalın Türkçeye çevrilirken özünden koparıldığını ifade etti. Şimdiye kadar Mêrdîn, Êlih, İzmir, Amed ve Çanakkale gibi illeri gezen Neslîhan Aslan, çalışmalarına dair şunları kaydetti: “Kaç masal derlediğimi bilmiyorum ama bugüne kadar 6-7 masal yazdım. Fabl, aşk, tarih ve günlük yaşam üzerine masallar topluyorum. Masal anlatırken ve yazarken mutlaka kökenini, hangi halka ve bölgeye ait olduğunu araştırırım. Örneğin, ‘Balanazer’ aslında bir Ermeni masalıydı, sonra Kürtler anlatmış, ancak Türkçede adı ‘Sakal Terzi’ olarak değiştirilmiş. Okuduğumda isminin değiştirildiğini görünce üzüldüm. Yine ‘Qemer’ masalını araştırırken, masalın kilamına ulaştım. Kürtlerde masal ve dengbêjlik iç içedir. Gelecekte tüm Kürt masal anlatıcılarının bir araya gelmesini ve ressamların bu masalları çizdiği bir sergi açılmasını hayal ediyorum.”

İLK KÜRTÇE MASALI 25 YAŞINDA DİNLEDİ

İlk Kürtçe masalını annesinden 25 yaşında dinlediğini söyleyen Amîna Sitî Aktaş ise bu sürecin kendisi için bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Amîna Sitî Aktaş, “Üniversite sonrası Amed’de bir atölyeye katıldım ve masallar ilgimi çekti. O zamana kadar hiç masal bilmediğimi fark ettim. Eğitmenlerim ‘ilk anlatıcılar anne ve babalardır’ deyince anneme gittim. Annem önce ‘bilmiyorum’ dedi ama ısrar edince anlattı. İşte o an hayatımda kültür, dil ve masal eksikliğini derinden hissettim. O günden sonra gittiğim her yerde masal dinleyip kaydetmeye başladım” diye konuştu. 

HAYALİ ÇÎROK ANLATMAK

Tek hayalinin dört parça Kürdistan’ın (Batı Ermenistan-‘Akunq’ web sitesi) çîroklarını toplamak olduğunu aktaran Amîna Sitî Aktaş, asimilasyona karşı durulması gerektiğini vurgulayarak, “Colemêrg, Wan, Amed, Mûş, Êlih ve Bedlîs gibi şehirleri gezdim. Serhad bölgesi masal açısından çok zengindir. Masal anlatanların çoğu kadındır ve bir kadından masal dinlemek çok daha güzeldir, çünkü kadın ana dilini daha iyi taşır. Ben masalları genellikle yetişkinler için derliyorum. Büyüdükçe hayal gücümüzden uzaklaşıyoruz ama masallar zihnimizde o hayalleri yeniden kuruyor. Bir Kürt masalı Türkçeye çevrilse bile Kürtçe kokar. En büyük hayalim, ülkemin her şehrinden masallar toplayıp yazmak ve anlatmaktır. Gücüm yettiği sürece bu kadim kültürü yaşatacağım” dedi. 

MA / Zeynep Durgut

https://mezopotamyaajansi35.com/tum-haberler/content/view/302974  

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Hoş Geldiniz

Batı Ermenistan ve Batı Ermenileri’yle ilgili bilgi alış verişi gerçekleştirme merkezinin internet sitesi.
Bu adresten bize ulaşabilirsiniz:

Son gönderiler

Sosyal Medya

Takvim

February 2026
M T W T F S S
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
232425262728