Ayas

Ayas: Kıyı Kilikya’sında, Aleksandret (İskenderun) Körfezi’nin kuzeybatı kıyısında, ormanlık bir ovada bulunan liman ve kale-şehri. Ege veya Egea olarak da anılmış ve hür şehir unvanına sahip olmuştur. II. yüzyılda Hadriana (Roma imparatoru Adranos’un adıyla) olarak anılmıştır.  IV -VI. yüzyıllarda Kilikya Yunan episkoposluğu makamı olmuştur.

Kilikya Ermeni devleti döneminde (XII.-XIV. yüzyıl) yüksek gelişme evresi yaşamıştır. Ermeni krallığının mülkü olarak Rubinyanlar ve Hetumyanlar’ın himayesi altında önemli bir uluslar arası ticaret ve zanaat merkezi olmuştur. Zamanın tarih yazıcıları tarafından “Ermeni devletinin altın çapası”, “Ermeni kralının limanı”, “sayısız gemilerin limanı” vs. olarak anılmıştır. 25’in üzerinde ülke ve şehir Ayas’la ticari ilişki içinde olmuştur. Yabancı tacirler ve temsilciler ayrı mahallelerde (etnik ve dini aidiyete göre) yaşamışlar, kendi elçileri, mahkemeleri, kiliseleri, otelleri, mağazaları ve gemilerine sahip olmuşlardır.

Ünlü seyyah Marko Polo 1271 yılında bir Ermeni gemisiyle Ayas’tan Ptolomayis’e yolculuk yapmıştır. Ceneviz kayıtlarında günümüze kadar saklanan belgeler arasında Ayas çarşısında satışa sunulan mallardan (yerli ve ithal edilmiş) çeşitli değerli taşlar ve asil metaller ile farklı madenler, ipek, pamuk, süs eşyaları, dokumalar, boyalar, silah ve zırh vs. belirtilmektedir.

Belgelerde yer bulan “krallık darphanesi kesicileri” tabiri, Ayas’ta bir Ermeni kraliyet darphanesinin de bulunduğunu göstermektedir. Ermeni krallık sarayı karadaki kalede bulunmakta ve görevliler (dük, komutan, proksimos, noterler, çevirmenler vs.) burada yaşamaktaydı. Karadaki kale çift surlarla çevrelenmiş (dış surlar hendeklerle güçlendirilmiş, içtekiler ise kulelerle takviye edilmişti). Kalenin kuzey tarafında, deniz kıyısında mezarlık bulunuyordu. Ayas’ın denize nazır tarafında, yakındaki bir adacık üzerinde Deniz Kalesi bulunmaktaydı.

Mısır Arap Sultanlığı, Ermeni krallığının zayıflamasından istifade ederek müteaddit kereler Ayas’a saldırmış, talan etmiş, 1367 yılında da işgal etmiştir. Ayas, 1522’de Osmanlılar tarafından ele geçirilmiştir. XVII.-XIX. yüzyıllarda Ayas gösterişsiz bir köydü ve Türkler tarafından Ayaskalesi olarak anılmaktaydı. Çevrede eski kale kalıntıları, dünyevi ve dini yapıların harabeleri vardı. Ayas’ta XIX. yüzyıl sonları ve XX. yüzyıl başlarında Ermeniler belli bir oranda faaliyet göstermiş, fakat 1915 Soykırımı esnasında Ayas Ermenileri (yaklaşık 2000 kişi) tehcir edilerek büyük bir kısmı yok edilmiştir.

Küçük Ermeni Ansiklopedisi, I. Cilt, Yerevan, 1990.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *