Anadilinde eğitim: “Benim Dilim, Benim Tercihim”

Kültürel İncelemeler ve Toplumsal Araştırmalar Derneği’nin hazırladığı Yaşayan Diller ve Lehçeler Seçmeli Dersi üzerine hazırladığı “Benim Dilim, Benim Tercihim” videosunda “Çocuklarımıza verilen anadilini seçme hakkını sahiplenelim” çağrısı yapılıyor.

Kültürel İncelemeler ve Toplumsal Araştırmalar Derneği’nin (KİTA) Yaşayan Diller ve Lehçeler Seçmeli Dersi üzerine hazırladığı “Benim Dilim, Benim Tercihim” videosu yayımlandı.

UNESCO’nun tehlike altında kabul ettiği 12 dilden sadece 4’ünün bu ders kapsamına alındığına dikkat çekilen videoda herkese anadiline sahip çıkma çağrısı yapılıyor.

Videoda anadilinde eğitim gören çocukların dersler esnasında çekilmiş görüntüleri ve öğrencilerin derse ilişkin değerlendirmeleri de yer alıyor.

“Ben ana dilimi öğrenemedim”
Ortaokullarda okutulan Yaşayan Diller ve Lehçeler Seçmeli Dersi kapsamında 2012’den bugüne Abhazca, Adigece, Lazca, Kürtçe, Zazaca, Arnavutça, Boşnakça gibi diller seçilebiliyor.

Videoda, “Bu dillerde ders kitapları hazırlandı, sınıflar açıldı. Ziller Boşnakça için, Lazca için Zazaca için çaldı. Ancak kültür dünyamızı şekillendiren pek çok dil henüz bu hakkı elde edebilmiş değil” deniliyor ve anadili Lazca olan bir kadın şunları anlatıyor:

“Sizlerden asıl isteğimiz ana dilimize sahip çıkmak, dille birlikte var olan kültüre sahip çıkmak, kültürümüzü yaşatmak ve bu kazanılmış hakkımızı sonuna kadar kullanmak. Ben bu yaşayan diller ve lehçeler dersi kabul edildiğinde, daha doğrusu devlet böyle bir seçenek sunduğunda lisedeydim.

“Ortaokullarda okutulan bir ders olduğu için seçemedim ama çok heveslendim. Çünkü ben anadilimi öğrenemedim. ‘Türkçesi bozulur’ kaygısı bizim evde de vardı. Şimdi anadilimi öğrenmek o kadar çok istiyorum ve bunun için o kadar çabalıyorum ki keşke okullarda öğrenseydim de en azından bir yere varmış olsaydı.

“Dil kültürü var ediyor”
“Ben Laz’ım, mesela bizler Lazca slogan yazıyoruz ama ezberlemiş olduğumuz için, anlayarak yazmıyoruz. Bunu anlayarak yapabilmeyi o kadar çok isterdim ki… Ana dilde eğitimin önemini de burada anlıyoruz aslında.

“Anadil diyerek geçtiğimiz şey çok basit bir noktada değil. Sonuçta bir coğrafyanın kaderi aslında. Neden, çünkü dil kültürü var ediyor. Dil aktarımdır, o olmasa biz geçmişi de bilemeyiz, geleceğe de yön veremeyiz. O yüzden anadilimizi bilmeliyiz ki geçmişe bakıp öğrenelim.

“Bize doğa bilgisini öğreten de hayatta kalmayı öğreten de ana dilimizdir. Bunları bilerek geleceğe de biz yön verebiliriz. Türkiye’nin kültürel zenginliğini sahiplenebilmek amacıyla Yaşayan Diller ve Lehçeler kapsamında çocuklarımıza verilen anadilini seçme hakkını sahiplenelim.

Tehlike altındaki diller
UNESCO tarafından tehlike altında kabul edilen ancak serbest seçmeli dersler listesinde yer almayan diller şöyle:

Abazaca
Hemşince
Hertevin
Ladino
Pomakça
Pontus Rumcası
Romanca
Süryanice
UNESCO’nun tehlike altında kabul ettiği ve ders kapsamında okutulan diller ise şöyle:

Abhazca
Adigece
Lazca
Zazaca
KİTA hakkında
Kültürel İncelemeler ve Toplumsal Araştırmalar Derneği (KİTA), İstanbul başta olmak üzere, Türkiye’deki farklı kültürlerle ilgili incelemeler ve toplumsal yaşamın çeşitli alanlarıyla ilgili araştırmalar yapmak, farklı kültürel ve toplumsal gruplar arasında sürekli diyalog, iş birliği ve dayanışmayı sağlayacak veya artıracak faaliyetler yürütmek amacıyla Nisan 2020’de kuruldu.

Kurumun yürütmekte olduğu projeler şöyle:

  • Dersim 1937-38 Katliam Yerleri ve Toplu Mezarlar Haritalandırma ve Envanter Projesi
  • Basında Yaşayan Diller ve Lehçeler Seçmeli Dersleri

Çalışma yürütülen kültürel gruplar da şöyle:

Abaza, Abhaz, Adige, Alevi, Arnavut, Avar, Balkan, Boşnak, Çerkes, Dağıstanlı, Dersim, Ermeni, Gürcü, Hemşin, İngiliz, Kabardey, Kafkas, Kızılbaş, Kürt, Laz, Megrel, Türk, Ubıh, Zaza.


bianet

Leave a Reply

Your email address will not be published.