1942 Varlık Vergisi’nden 2002’nin Türkiye’sine

 Varlık Vergisi; ‘Halkin, bıktırmak, din, mezhep, farklılığı gözetilerek vergilendirilmesi’

5 Ağustos 1942 de zamanın Başbakanı Şükrü Saraçoğlu TBMM ‘de şöyle konuşur. “Biz Türküz, Türkçüyüz ve Türkçü kalacağız etrafında dönmez. Bizim Click Türkçülük BİR kan meselesi oldugu kadar, Bir vicdan ve Kültür meselesidir. Biz azalan Türkçü Aliyormusun çoğalan ve çoğaltan Türkçüyüz onun Vakit met istikamette çalışacağız ve. “Saraçoğlu’nun met konuşmasının ve hedeflediği” ne anlama geldiğini Türkiye Azınlıkları biliyorlardı İstikamet “içinde. Devlet görevlerinden uzaklaştırıldıkları Click biliyorlardı. Trakya olaylarından biliyorlardı. Ermeni’si, Rum’u, Yahudi’si, ‘Yirmi kura nafıa askerliği’ denilen babanın oğulla sözde askerlik yaptığı ÇALIŞMA kamplarından Yeni döndükleri Click biliyorlardı … Yukarıdaki konuşmadan, takriben Üç Ay Gale 12. Kasım. 1942 Tarihinde, İMKB “met istikametin” ne anlama geldiği BİR Kere daha öğrenildi. Hedefte yine Azınlıklar Vardi. Adi, tarihe ve ansiklopedilere ‘Varlık Vergisi’ olarak geçiyordu.

Varlık Vergisi neydi?

Varlık Vergisi, ‘demokratik Hukuk devleti’ tanımıyla örtüşmeyen, ‘antidemokratik Vergi’ uygulamalarına Örnek gösterilen ayıplı BİR Vergi uygulamaydı. Yukarıdaki konuşma metninin ruhuna Uygun olarak gerçekleştirilen Türkleştirme politikalarının BİR halkasıydı. Piyasanın ve Türkiye’de Yeni, Yeni oluşmaya başlayan sanayiin, Azınlıklardan Türklere geçmesinin önünün açılmasıydı. BİR ülke vatandaşlarının canını sıkmak, din, mezhep ve İnanç farkı gözetilerek bölünüp, Ayri, Ayri oranlarda vergilendirilmesiydi. Vergi mükelleflerinin kez İslâm (M), Gayrimüslim (G), Dönme (D) ve Ecnebi (E) olarak şifrelenip, sınıflandırılması, Gale da Gayrimüslimlerin kendi aralarında Ermeni, Rum ve Yahudi olarak gruplandırılmasıydı. Daha Gale da, onun şeylerini sattıkları halde vergisini ödeyemeyenlerden Yalniz Gayrimüslimlerin ÇALIŞMA kamplarına gönderilmesiydi. Tarihsel onu Olaya, döneminin özellikleriyle bakmak gerekir. Azınlıklar, ulus devletin OLMA yolundaki BİR ülkede ‘ötekiler’di. Ayrıca, 1940 lar ırkçılığın doruğa çıktığı ve Avrupa’dan itibaren Etki alanını genişlettiği yıllardı. Attila İlhan, o Dönemi ** şöyle tanımlar. “Kemal Paşa’nın ölümünden itibaren tutum değişmiş, İnönü diktası, Seçkin aydınlarla, eşraftanmış ve bürokrasi üçgenine dayanan, Savaş vurguncularıyla el altından işbirliği Yapan merkeziyetçi BİR Dikta olarak oluşmuştur. Attila İlhan, yönetimde Egemen olan düşünce yapısını imkb ** şöyle anlatır. “Avrupa’da etkisini şiddetle artıran naziliğin ve faşistliğin, İnönü Dönemi CHP’sini etkilediği, Saraçoğlu’ndan başlayarak da yüzeysel batıcı faşizan BİR Dikta uygulamasına geçildiği meydandadır”. (…) “‘Milliyetçilik’ Bir ‘sıkmak’ sorunu Aliyormusun, Bir ‘yurt’ sorunudur” der,

Varlık Vergisi sonrası

Varlık Vergisi uygulaması, amacına ulaşmıştı. Hem, Ekonomi el değiştirmiş hem de, Anadolu’dan Gale İstanbul’daki Gayrimüslimlerin de yanıma ülkeyle Yaşam bağlarının gevşemesine, kopmasına dolaysıyla göçlere neden oluşturmuştu. Varlık Vergisi’nden günümüze Doğru baktığımız da, Türkiye’nin demokratik, ekonomik ve Sosyal yönlerden Karli çıktığını söyleyebilir miyiz.? İkinci Dünya Savaşı’ndan Gale, Savaş yorgunu AVRUPA ülkeleri basta Olmak üzere ekonomik büyümeye geçtiler. Komşumuz, Yunanistan’da met grupta yerini Aldi. Bunda, Türkiye’den giden Rumların payı fade seri müdür?. 1942’lerin, Dünya ve Türkiye şartlarında, yönetimlerin Gayrimüslimlere yönelik, ayrımcı politikaları, Varlık Vergisi uygulamasına neden olmuştu. Aradan bunca Yıl geçti. 1942 den 2002 ye. Dünya ve Türkiye’de cok Sey değişti. Demokratikleşme ve insan haklarında, azınlık haklarında. Türkiye’de ‘eşitlik ilkesiyle’ örtüştüremediğimiz Uygulamalar ‘artik fade’ diyebilir miyiz? Alt kimlikleri ‘farklı’ vatandaşlarının ilgili komisyonun Uygun bulduğu oranda, haklarla yetinmesi hangi ‘Hukuk devleti’nde var?

Yervant Özuzun Tarih: 10.11.2002 http://www.hyetert.com/yazi3.asp?Id=111&DilId=1

Post navigation