Ferlinghetti’nin mirası: Yankı odalarının dışındaki özgürlük

Yankı odaları hem demokrasi hem de halk sağlığı için zararlıdır. Geçtiğimiz Şubat ayında hayata veda eden şair ve sanatçı Lawrence Ferlinghetti’nin mirası, tam da bu noktada Türkiye’ye ve dünyaya yankı odalarını açmak ve gerçek demokrasiler inşa etmek için umut veriyor.

VURAL ÖZDEMİR * / Toronto

Türkiye’de insanlar boğucu, devasa bir yankı odasına doğuyor. Bu yankı odası içinde çocuklara ve yetişkinlere ‘gerçekler’ adı altında dayatılan sayısız yalan var. Herkes olmasa da pek çok kişi, milliyetçilik ve şovenizmin ‘hayali cemaatleri’ (1) veya ataerkillik ve homofobi gibi birkaç yanlıştan en az birine inanarak büyüyor, yaşıyor ve ölüyor.  Anlatılmayan ve kasten gizlenmiş şiddet dolu geçmişlerden bihaber kalıyorlar.

Bu yazı yankı odaları hakkındadır. Yankı odası, “ilgili diğer seslerin aktif şekilde dışlandığı ve itibarsızlaştırıldığı” sosyal bir inşadır. (2)

Yankı odaları ve bazı ulus devletler, tarikat üyeliği gibidir. Bir kere üye olarak “dahil” olduğunuzda, ayrılması çok zordur. Otokrasilerde, yankı odasında dolaşımda olan hikayelerde bir yanlışlık olduğunu fark eden insanlar dışlanmakta ve bedensel bütünlükleri ile akıl sağlıkları tehlikeye girmektedir. Yankı odalarının içinde “delirmek” neredeyse sıradan bir durumdur.

Türkiye’de hem gerçek bir demokrasi inşa etmek için hem de halk sağlığı adına, yankı odalarını daha geniş gerçek(ler)e, görme ve varoluş biçimlerine açmak gerekiyor.

Yankı odası nasıl açılır?

Yazarlarla okurların buluşabileceği ve iklim krizi, geç kapitalizmin tehlikeleri, ataerki ve homofobi gibi, 21. yüzyıl toplumlarını yakından ilgilendiren her konuda, tabular veya kovuşturma korkusu olmadan demokratik tartışmaların gerçekleştirilebileceği güvenli alanlara ihtiyacımız var.

Yakın zamanda kaybettiğimiz Beat kuşağı şairi ve sanatçı Lawrence Ferlinghetti’nin mirası, tam da bu noktada Türkiye’ye ve dünyaya yankı odalarını açmak ve gerçek demokrasiler inşa etmek için umut veriyor.

Ferlinghetti: Özgürlük alanları kurucusu

Bazı insanlar özgürlükçü politikaları geliştirmek ve demokrasiyi güçlendirmek için üniversite veya düşünce kuruluşları (think-tank) kurar. 22 Şubat 2021’de San Francisco’da 101 yaşında hayata veda eden Lawrence Ferlinghetti, bağımsız bir kitabevi ve yayınevi kurarak şiiri akademik fildişi kulenin dışına taşıdı, böylece Amerikan edebiyatının demokratikleşmesine katkıda bulundu. İfade özgürlüğü hakkını savunarak şiiri bir “başkaldırı sanatı” olarak tanımladı; şiir yaşanması gereken bir şeydi!

Ferlinghetti, Amerika’nın şiirsel vicdanı kabul edildi ve bir varoluş biçimi olarak yazmaya, yayınlamaya ve üretmeye devam etti. 100. doğum gününe sadece birkaç gün kala, 2019’da “Küçük Çocuk” adlı romanını yayımladı. (3) 24 Mart 1919’da doğmuştu.
Ferlinghetti, yüz yılı aşan hayatına pek çok kimlik sığdırdı – şair, ressam, yayıncı, aktivist, seyyah, pek çok kimsenin dostu ve her türden mütehakkimin düşmanı… Kurumsal akademiden ve geleneksel sosyal uzlaşımlardan dışlanan yazarların eserlerine destek verdi.

Lawrance Ferlinghetti
Lawrance Ferlinghetti

1968’in öncüsü olarak 1953 

1953’te Ferlinghetti ve Peter D. Martin, San Francisco’nun North Beach mahallesinde City Lights [Şehir Işıkları] kitabevini kurdular. Bu yeni kitabevi, demokratik bir ‘format yeniliği’ yaratacak kadar öngörülüydü. Uygun fiyatlı, karton kapaklı formatta şiir ve edebiyat yayınlamaya başladılar, böylece kaliteli kitapları ve demokrasi yanlısı fikirleri çoğunluk için erişilebilir kıldılar.

Ferlinghetti, insanların gerici değişimin özneleri olmaktan çıkıp, ilerici değişimin faillerine dönüşebilmeleri için güvenli yerler ve alanlar yarattı. 1950’ler, bugüne benzer şekilde, insan hakları ve demokrasinin ciddi şekilde tehlikede olduğu ve havada faşizm kokusunun duyulduğu zamanlardı.

1956’da, büyük bir cesaretle yayınladığı, Allen Ginsberg’in “Uluma ve Öteki Şiirler”ine atıfla, “dünya bu şiiri, bu kıyamet mesajının dile getirilmesini bekliyordu. Zaten havadaydı, dile getirilmek üzere yakalanmayı bekliyordu. 1950’lerin baskıcı, konformist, ırkçı, homofobik dünyası bunun için haykırdı.” demişti. (4)

1968’den on beş yıl önce Ferlinghetti, 1950’lerin Amerika’sının boğucu yankı odalarını açmaya başladı. Ferlinghetti’nin çalışmaları, demokrasi yanlısı insanların gelişebilmesi için gerekli kültürel ve maddi altyapıları önden hazırlayarak, 1960’ların sonunda dünya siyasetinde esecek değişim rüzgarlarının habercisi oldu.

Ferlinghetti’nin, ifade özgürlüğü hakkının ve radikal özgürlükçü fikirlerin serbestçe gelişebileceği demokratik altyapıları, yerleri ve alanları inşa etme konusundaki takdire şayan çabaları olmasaydı, Ginsberg ve Beat kuşağının diğer önemli  isimleri, kuşkusuz, daha büyük engellerle karşılaşacaktı. Bazen bağımsız, özgürlükçü bir kitapçının görünürde küçük bir çabası, yeni demokrasilerin tohumlarını atabilir.

Zamanımız kalmadı 

Gerek küresel bağlamda gerekse Türkiye’de, insan toplulukları olarak fazla zamanımız kalmadı. (5,6) İklim araştırmacıları, 2021-2030 arasındaki on yıllık zaman diliminin, gezegen ekosistemlerinde telafisi mümkün olmayan tahribatı önlemek için kritik önemde olduğunu söylüyorlar. Bunun aynı zamanda faşizmin iğrenç kokusuyla dolu yankı odalarını açmanın, küresel demokrasiyi güçlendirmenin, Türkiye’de ve dünyada ırkçılığı, ataerkiyi ve homofobiyi nihai şekilde durdurmanın on yılı olduğunu düşünüyorum.

Demokrasinin özgürlük için yeni alanlara ve yerlere, çarpıtılmamış bir tarih ve hafıza için tetikte olmaya, iktidara doğruyu söylemeye ve tarihte notlar düşmeye ihtiyacı vardır. Ferlinghetti’nin mirası, bağımsız kitapçılar ve yayıncılar gibi kurumsal ve mekansal altyapıların, demokrasi yanlılarının eyleme geçirilebilir fikirler geliştirmeleri ve küresel popülizm ile otokrasilere direnmeleri için buluşma yerleri olarak önemini bir kez daha vurguluyor.

Umut, bir bakıma geleceği özlemektir 

Demokrasi ve insan hakları, Ferlinghetti’nin ve özgürlük ile demokrasi için alanlar yaratan diğer birçoklarının da eserlerinde ifade ettiği gibi, her zamankinden daha önemli. Bu bağlamda özlediğim bir Türkiye var. Ama bu ne eski Türkiye, ne de şimdiki Türkiye. Yani bir tür gelecek nostaljisi. Geleceği özleyemez miyiz?

İster bağımsız kitabevleri veya yayıncılar olsun, isterse başka platformlar, insanların bir araya gelerek Türkiye’de gerçek bir demokrasi inşa etmek için dönüştürücü fikirleri tartışabilecekleri yepyeni yerler ve alanlar oluşturmak, bugün her zamankinden daha önemli.

Türkiye’de, Hrant Dink’in öncü çalışmaları ve ilk sayısının yayınlandığı 5 Nisan 1996 tarihinden bu yana  26. yılına giren Agos gazetesi, demokrasiyi geliştirmeye ve yankı odalarını açmaya devam ediyor. Osman Kavala, bağımsız gazeteciler, yayıncılar ve yazarlar da yankı odalarının kapılarını cesurca açıyor ve Türkiye’de sivil toplum, insan hakları ve özgürlüklere hizmet eden, ilerici kültürel alanlara kalıcı katkılarda bulunuyorlar.

Özgürlükçü sosyal değişim tarihte daha önce başarılmış bir şeydir ve aynı şekilde şimdi de mümkündür. (7) Bunu gerçekleştirebilmek için, Türkiye içinde ve dışında demokrasi yanlısı unsurların birlikte çalışması ve otokrasilerin, hızla artan eşitsizliklerin ve dizginlerinden boşanmış kapitalizmin son bulmasının mümkün olduğunu birlikte hayal etmesi gerekiyor.

Ve bir film önerisi

Ferlinghetti’nin 1950’lerdeki çalışmalarının ruhu, Andrew Rogers’ın Ferlinghetti’yi, James Franco’nun da Ginsberg’ü canlandırdığı “Howl” (2010, https://mubi.com/films/howl) adlı filmde yakalanmıştır. Film, vizyona girdiği sırada ortalama eleştiriler almasına rağmen, küresel popülizm ve demokrasi mücadelesi çağımızda, belgesel, kurmaca ve animasyonun kışkırtıcı bir karışımı olarak izlenmeye ve dikkate değer.

* Sistem bilimci hekim; teknoloji ve inovasyonda demokratikleşme alanında araştırmacı yazar. @criticalpolicy1
Çeviri: Gürçim Yılmaz

Kaynakça
1.Benedict Anderson, Hayali Cemaatler – Milliyetçiliğin Kökenleri ve Yayılması. çev. İskender Savaşır. İstanbul: Metis Yayınları, 2020.
2. C. Thi Nguyen, Echo Chambers and Epistemic Bubbles. Episteme, 2020, 17(2), 141-161.
3. Lawrence Ferlinghetti, Küçük Çocuk. çev.: Merve Yalçın, İstanbul: Everest Yayınları, 2020.
4. Lawrence Ferlinghetti, Howl on Trial: The Battle for Free Expression, 2006.
5. Ben Ehrenreich, We’re Hurtling Toward Global Suicide. Why we must do everything differently to ensure the planet’s survival. The New Republic, March 18, 2021.
6. Taner Akçam, 2023 Bir başka cumhuriyet için. Gazete Duvar, 2 Şubat, 2021.
7. Türkiye’de Tuğrul Eryılmaz olmak (1.Bölüm). Yeniden TV. 26 Mart, 2021. Hazırlayanlar: Ayşegül Doğan, Yıldırım Türker and Hale Şerif

http://www.agos.com.tr/tr/yazi/25655/ferlinghettinin-mirasi-yanki-odalarinin-disindaki-ozgurluk 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *