‘Babam adalet nöbetini cezaevinde de sürdürecek’

Babanız 3 Nisan’da gözaltına alındı. Siz de o gün yaşadıklarınızı videoya çekip, sosyal medyadan yayınladınız. O gece neler yaşandı?

Meclis’teki gözaltıdan sonraki gün babama bir tebliğname geldi. Babam da teslim olmayacağını belirterek 10 günün sonunda polislerin kendisini kapıdan alabileceğini belirtti. 10 gün boyunca nöbetini HDP İl Genel Merkezi’nde sürdürdü. 10 günün sonunda nöbetini evde sürdürmeye başladı. Polisler saat 19.30 gibi ellerinde yakalama kararı ile birlikte geldiler. Biz, “Bekleyin” dedik. Babam, “Ben bir abdest alıp namaz kılacağım, sonrasında hazırlanacağım. Biraz bekleyin. Zaten buradayım” deyip beklemelerini rica etti. Hatta ayakta bekleyip yorulmamaları için salona geçip oturabileceklerini söyledi.

Polisler önce “tamam” dediler. Babam 10 dakika hazırlandı, namazını kılıp koridora çıktı. Bir de baktık ki polisler müsaade istemeden evin içine kadar girmişler. Aile evi burası; ben varım, kardeşim, ablam ve annem var. Polisler bunu hiçbir şekilde dikkate almadan evin içine giriyorlar. Sonrasında babam polislere “Biraz daha kapıda bekleyin, bir iki cümle bir şey söyleyeyim” dedi. O sırada ben ve milletvekili Abdullah Koç yaşananları kameraya alıyoruz. O sırada polisler “Hayır, hiçbir şekilde bir şey söyleyemezsiniz, bize zorluk çıkartmayın. Hemen götürmemiz gerekiyor” dediler. Babamı beklediğim esnada polislerin sürekli telefon görüşmelerini duyuyordum. Acele etmeleri yönünde uyarılar geliyordu. Görüntülerden biliyorsunuz; ayakkabılarını giymesine bile izin vermediler. 2019’da babamın bir konuşması var. Mağdurun ifadeleriyle bir polisin işkence yaptığını teşhir ediyor. O kişi yaklaşık iki yıl sonra babamı gözaltına almaya gelen polislerden biri. İlk sert müdahaleyi de o kişi yapıyor. Burada o kişi özellikle mi gönderildi bilmiyoruz, bu konuda net bir fikir söylemek güç fakat burada da bir ihmal söz konusu. O kişi bir nefret ve intikam güdüsü beslemiş olabilir.

Evden çıkarıldıktan sonra neler oluyor?

Yakasından tutularak götürülüyor, asansöre bindirilerek babamı aşağıya indiriyorlar. Bir ayakkabısını asansörde giyebildi, diğer ayakkabısını ve eşyalarını asansörden aşağıya indiriyorum. Babama ulaşmama izin vermediler; son bir kez ailecek sarılamadık. Eşyaları avukat aracılığıyla ulaştırdık. Sonrasında hastanede görüntülü olarak ifade ediyor; darp raporunda ve tutanakta araç içerisinde yumruk tehdidi yapıldığını, ağza alınmayacak küfür ve hakaretlerin edildiği yer alıyor. Hatta bunları o polisin özellikle yaptığını babam belirtiyor. Araç içerisindeki muamele sonrası hastaneye kontrole getirildi. Babam gergin ve nabzı  148’e çıkmış. 150’nin üzerine çıkması bir insanın felç kalmasına sebep olur, beyin kanaması riski doğar. Doktor acil bir şekilde anjiyo öneriyor. Polis bunu göz ardı edip, cezaevine sevk ediyor babamı. Sincan Cezaevi’ne sevk edildikten sonra babamın şikayetleri sürüyor. Cezaevi Hastanesi babamın başka bir hastaneye sevk edilmesi gerektiğini belirtiyor. Cezaevi ambulansı ile birlikte askerler eşliğinde hastaneye getiriliyor. Avukat, babamla görüştüğünde anjiyo yapılmasına izin verilmediğini öğreniyor. Biz de büyük endişeye kapılıyoruz, üç dört saat boyunca babamdan haber alamıyoruz. Saatlerce hastaneleri dolaşıyoruz, hiçbir şekilde kaydını göremiyoruz. En sonunda haberini alıyoruz. En sonunda babamın şehir hastanesine götürüldüğünü öğreniyoruz.

Hastanede neler yaşadınız?

Hastaneye getirildiğinde kapının önünde ambulanstan indirilirken jandarmalarla birlikte yetiştik. Muayene esnasında doktor, oğlu ve bir milletvekili arkadaşı gelip görüşebilir diyor. Babam anjiyo olduktan sonra yüksek tansiyon nedeniyle yoğun bakıma alındı, geceyi de orada geçirdi. Yoğun bakımda bile polisler kelepçeyi çıkarmamışlar. Ben bunu avukat aracılığı ile öğreniyorum. Bu da çok ciddi bir insan hakkı ihlali. Sonrasında ben eve geldim. Bir iki saat dinlendikten sonra yeniden hastaneye geldim. HDP milletvekilleri de sürekli olarak yanımdaydılar, sağ olsunlar, onlarla birlikte süreci takip ettik.

Ben saat 7:30’dan itibaren babamın sağlık durumunu öğrenmeye çalıştım ama bilgi vermediler. O sabah babamın durumuyla ilgili basın açıklaması yapıldı. Basın açıklaması sırasında birden cezaevi aracı belirdi. Biz “taburcu olacak herhalde” dedik, bir gece daha yatma ihtimali vardı. Bir saat civarında bekledik. Bir de baktık ki hareketlenme var, cezaevi aracı birden hareket etti arkasından basın mensupları koşuyor. Otopark kısmından kaçırmak suretiyle babamı cezaevine götürdüler. Bilgi almak istiyoruz ama yoğun bakımdan hasta kaçırıyorlar. Milletvekillerinin ulaştığı Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Kaçırılma ile ilgili bir şey söyleyemem ama durumu iyi. Gece 02:30’a kadar durumunu takip ettim. Tansiyonu normal” dedi. Babamı Sincan 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ne götürdüler.  Mesajlarını Twitter hesabından paylaşıyoruz; herhangi bir yeni gelişme olursa da paylaşmaya devam edeceğiz. Sağlığı iyi, bizim için en önemlisi o.

Darp raporuna detaylı göz atma fırsatınız oldu mu? Çünkü sosyal medyada yer alan bazı paylaşımlarda çektiğiniz videoda babanıza tokat atıldığı söyleniyor.
Tam anlaşılmıyor görüntülerden. Ben babamın yanındaydım ama tokat atıldığını görmedim. Babam da bununla ilgili bir şey söylemedi. Babam için darp raporu oluşturuldu; vücudunun belirli bölgelerinde kızarıklık, kesik ve sıyrıklar var. Hakarete ve tehdide yönelik tutanak tutuldu. Biz o darp raporunu daha sonra sosyal medyadan paylaştık.

Babanızın geçmişte yaşadığı herhangi bir sağlık sorunu var mıydı? Şu an için sağlık durumu nasıl?
Babam tansiyon hastası. Kalbiyle ilgili bir sorunu yok. Çok ciddi bir rahatsızlığı yok. O gün yaşadığı muamele ve doktorun ilk etapta anjiyo yapmaması, nabzının 148’e çıkması her şeyi açıklıyor çünkü kendisi araçta onur kırıcı bir muameleye maruz kaldı.

Peki cezaevi müdürü ile görüştüğünüzde cezaevi koşulları hakkında bilgi verildi mi?
Babam tek kişilik koğuşta. İlk günlerde karantina koğuşunda kalacak. Beşinci gündeyiz. Daha sonra dilekçe, talep olacak. İdris Baluken ve Ayhan Bilgen de orada kalıyor.

Babanız cezaevinde de adalet nöbetini sürdürecek mi?
Evet, sürdürecek. Anayasa Mahkemesi karar verene kadar bunu sürdüreceğini söyledi. Bu kararın olumlu olması yönünde bir beklentimiz var. Enis Berberoğlu kararı ortada. Berberoğlu babam ile görüştüğünde “Benim dosyamdan daha felaket senin dosyan” demişti. Bunu canlı yayınlarda da söyledi. Hak ihlali kararı oy birliği ile verildi. Bu sürecin hızlanması gerekiyor. Babam insan hakları mücadelesi uğruna bedel ödüyor. Bu muameleye maruz kalan pek çok insan var. Herkes için adalet bekliyoruz. Adalet gelene kadar da kendisi de biz de bedel ödemeye razıyız.

http://www.agos.com.tr/tr/yazi/25542/babam-adalet-nobetini-cezaevinde-de-surdurecek 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *