Türkiye bu fotoğrafı konuşuyor

Artvin’in Hopa ilçesinde Başbakan Erdoğan’ın konvoyuna yapılan taşlı saldırıda ortaya çıkan fotoğraf Türkiye’nin gündemine oturdu.

Artvin’in Hopa ilçesinde Başbakan Er-doğan’ın konvoyuna yapılan taşlı saldırıda ortaya çıkan fotoğraf Türkiye’nin gündemine oturdu. Fotoğrafta, Başbakan’ın seçim otobüsü ve konvoy taşlanırken jandarmanın sadece olup biteni seyrettiği görülüyor. Olaylarda bir kişi kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmişti. Bir koruma polisi de aracın üzerinden düşerek beyin kanaması geçirmişti. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, saldırı esnasında askerlerin hareketsiz kalmasının düşündürücü olduğunu söyledi. Arınç, “Polis göstericilere müdahale ederken jandarma bir köşede duruyor. Bu soru işaretidir.” dedi. Devlet Bakanı Hayati Yazıcı da, olaylarda ciddi güvenlik zafiyetinin bulunduğunun altını çizdi. Dün İstanbul’da konuya değinen Başbakan Erdoğan ise CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun “Rüzgâr eken fırtına biçer.” sözlerine tepki gösterdi:

“Neyin rüzgârını ektik ki fırtına biçeceğiz? Orada CHP’nin bir pankartı var; ‘Tek yol sokak, tek yol devrim.’ Altında ‘Halk evleri’ yazıyor. Her şey ortada.”

Artvin Hopa’da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın konvoyuna yönelik saldırı, seçim sürecini geren kilometre taşlarından biri oldu. Bir kişinin öldüğü, bir koruma polisinin de ağır yaralandığı olaylardan geriye kalan bu fotoğraf, Türkiye’nin gündemine oturdu. Başbakan’ın seçim otobüsü taşlanırken jandarma birliklerinin müdahalede bulunmaması ve sadece seyretmekle yetinmesi, tartışma doğurdu. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, jandarmanın olaylar sırasında hareketsiz kalışını eleştirdi. Hurriyet.com.tr’ye değerlendirmede bulunan Arınç, “Fotoğrafta, polis göstericilere müdahale ederken jandarma bir köşede duruyor. Bu soru işaretidir. ‘Peki neden jandarma hareketsiz kaldı?’ diye sormak gerekir. Eminim oradaki en yüksek mülki amir olan kaymakam bir açıklama yapacaktır. Ama polis bir çaba içindeyken askerlerin hareketsiz kalması, açıklamaya muhtaç bir durum.” şeklinde konuştu. Ayrıca, “Bunlar organize olaylar.

Tahmin ediyorum ki seçime kadar da sürecek.” şeklinde bir analiz de yaptı. Bakan Hayati Yazıcı da Erdoğan’ın Hopa mitingi öncesi ve sonrasında çıkan olaylarda ciddi güvenlik zafiyetinin bulunduğunu söyledi. Yazıcı, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bu konuyu İçişleri Bakanlığı müfettişleri inceleyecektir. Güvenlik güçlerimizin bu tür durumlarda, olayları gerçekleştirenlere göz açtırmamaları gerekmektedir.” görüşünü dile getirdi.

Artvin Valisi Mustafa Yemlihalıoğlu ise Zaman’a yaptığı açıklamada, saldırıya ilişkin bir eksiklik varsa bunların ortaya çıkarılacağını söyledi. Jandarmanın tedbir amaçlı olarak o noktada tutulduğunu kaydeden Yemlihalıoğlu, olaya neden müdahale etmedikleri ile ilgili eleştiriler için ise, “Bu konuda şu aşamada bir yorum yapmam doğru olmaz. İçişleri Bakanlığı olayları incelemek için müfettişler görevlendirdi, onlar da incelemelerini sürdürüyor. Bir eksiklik, aksaklık varsa bunlar ortaya çıkarılacaktır.” dedi.

ARTVİN EMNİYET MÜDÜRÜ istifa etti

Öte yandan Artvin Emniyet Müdürü Muhsin Armağan, dün görevinden istifa etti. Yerine, geçici görevlendirmeyle Polis Başmüfettişi Hüsrev Salmaner getirildi. Vali Yemlihalıoğlu’nun da istifa ettiği dedikoduları dolaştı. Bu haberleri yalanlayan Vali, “Ben şu anda görevimin başındayım. Öyle bir şey yok.” açıklamasını yaptı.

İhmalin sebebi çift başlılık

Bölgede görev yapmış üst düzey bir yönetici, olayda idarî, istihbarî zafiyetlerin bulunduğunu; jandarmanın olaylarda pasif kalmasının köklü bir soruna işaret ettiğini söyledi. Söz konusu isim, “Yaşananları bir terör olayı değil, idarî tedbirlerin yetersizliği ve jandarma teşkilatının çift başlı yönetiminden kaynaklanan bir tedbirsizlik sürecinin sonucu olarak değerlendirmek lazım.” değerlendirmesini yaptı. Olayda çift taraflı ihmal olduğunu anlatan yetkili isim, hem idarî tedbir almayanların hem de jandarmanın sorgulanması gerektiğine dikkat çekti. Yerel kaynaklardan alınan bilgilere göre, başbakan seviyesinde ziyaretlerde olaylara müdahale ve güvenlikle ilgili öncelikli sorumluluk vali, ilçe kaymaklarında yer alıyor. Ancak il ve ilçe jandarma komutanlığının bünyesindeki askerlerin kullanılması hususunda çift başlılık yaşanıyor. İlçe merkezleri polis bölgesi olmasına karşın taşra ve köyler jandarma kontrolünde. Güvenlik gerekçesiyle bölgede bulundurulduğu belirtilen jandarmanın harekete geçirilmesi için vali, il ve ilçe jandarma komutanları sıralı talimata ihtiyaç duyuyor.

Kalp krizini biber gazı tetiklemiş

Olaylar sırasında hayatını kaybeden emekli öğretmen Metin Lokumcu’nun cenazesi Kemalpaşa beldesine bağlı Dereiçi köyünde dün toprağa verildi. Tabutuna Dev-Genç bayrağı sarılan Lokumcu’nun cenazesi, ilk olarak omuzlarda taşınarak belediye binasının önüne getirildi.

Burada yakınları tarafından bir tören düzenlendi. Törenin ardından da emekli öğretmenin naaşı defnedildi. Vali Mustafa Yemlihalıoğlu da bir açıklama yaparak, Lokumcu’nun, geçirdiği kalp krizi sonucu vefat ettiğini aktardı. “Trabzon Adlî Tıp Kurumu’ndan gelen rapor sonucunda Lokumcu’nun vücudunda darp izine rastlanmadığı bildirildi.” dedi. Lokumcu’nun kalp krizini, biber gazının tetiklediği öğrenildi.

Yaralı polis 72 saat uyutulacak

Başbakan Erdoğan’ın konvoyuna yapılan taşlı saldırı sırasında ağır yaralanan polis memuru Servet Erkan’ın tedavisine Rize Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde devam ediliyor.

Başhekim Doç. Dr. Hasan Türüt, şu bilgileri verdi: “Hastanın beyninde ödem ve kanama, beyin zarının altında da sorun tespit ettik. Acil ameliyata aldık. Ameliyat başarılı geçti. Kendisini 72 saat uyutacağız.”

Ölen emekli öğretmenin tabutu Dev-Genç bayrağına sarıldı

Hopa’daki olaylarda kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden emekli öğretmen Metin Lokumcu dün toprağa verildi. Tabutu Dev-Genç bayrağına sarılan Lokumcu’nun kalp krizini, polisin sıktığı biber gazının tetiklediği öğrenildi. Jandarmanın olaylara müdahale etmemesi konusunda ise Vali Mustafa Yemlihalıoğlu, İçişleri Bakanlığı’nın inceleme başlattığını, şu aşamada bir yorum yapamayacağını söyledi. Yetkililer, jardarmanın da idarî tedbir almayanların da soruşturulmasını istedi.

02 Haziran 2011

http://www.ihlassondakika.com/haber_Turkiye-bu-fotografi-konusuyor_379830.html

1 comment for “Türkiye bu fotoğrafı konuşuyor

  1. 2011/07/17 at 3:02 pm

    parev, kalimera, xelakaoba, gamarcoba, Gomorz’gua, selam,

    yazinizda gösteriler sirasinda aldigi bibergazi etkisiyle vefat eden ögretmen hemsinlidir. hopadaki gösterilerde (aslen rize potamya li olan) basbakan recep tayyip erdogana tepkili gruplar icinden onlarca hemsinli ve de laz daha sonra tutuklanmislardir.

    BU TÜR OLAYLAR DAHA ÖNCEDE OLMUSTU

    ergenekon-jitem ve hrant dink ve karadenizde de cesitli faili mechul cinayetler den sorumlu oldugu iddia edilen silivri cezaevinde tutuklu emekli asker veli kücük(daha önceki yillarda veli kücük dogu karadenizde görevliydi) döneminde de pontuslular, hemsinliler, lazlar fislenmis, korkutulmus, tutuklanmis ve ajanliga zorlanmislardir..

    BÖLGEMIZ INSANI YALAN VE SAHTE TARIH TEZLERI VE EGITIMI ILE ASLINI INKARA ZORLANIYOR, TABII YASAM ALANLARI DA BU AMACLA TAHRIP EDILIYOR

    bölgemizde toplumsal ve tarihsel bilinc resmi yalan tarih tezleri ve sahte kimliksel etkinliklerle tahrip edilmis ve bu konuda oldukca hastalikli ve sorunlu genc nesiller yetistirme hedeflenmistir.
    ittihatci sahte, yalan tarih tezleri okullarda bölge genclerine okutturulmakta ve pontuslu, hemsinli, laz megrel, gürcü halklarindan sahte kimlikli, hastalikli kisilikler yaratilmaktadir. bu da bölgemizde asiri kamplasmalarin sebeblerinden biridir. hopa olaylarina bu acidan da bakmak yanlis olmayacaktir.

    YALAN VE SAHTE TARIH TEZLERI VE ASLINI INKAR POLITIKASINA KARSIYIZ.
    BIZLER BU TOPRAKLARIN SAHIBI KADIM HALKLARIZ

    biz hemsin, pontus, laz ve megrel ve de gürcü cerkez halklari sahte tarih tezlerine, aslini inkar politikalarina karsi mücadelemizi sürdürecegiz. kimse biz karadenizin, bu topraklarin kadim halklarini inkar edemez, ettiremez. biz bu topraklarin kadim halklariyiz. bizlerin gurur duydugumuz tarihlerimiz, dillerimiz, kimliklerimiz, kültürlerimiz var. bizler aslini inkar etmez, o veya bu, sahte ittihatci kimlikler arkasina saklanmayiz. aslini inkar etmek bir kisilik ve karaktersizlik sorunu olmakla birlikte, sosyo-psikolojik anlamda bir konversasyon, bir sapmadir, hastaliktir. aslini inkar etmek inanc ve dini anlamda da Tanri nezninde yalancilik ve münafikliktir. Bölgemiz kadim halklari mensuplarindan aslini inkar eden kardeslerimiz münafiklik yapmaktadirlar. Dininizi degistirebilir veya red edebilirsiniz ama soyunuzu sopunuzu inkar edemezsiniz, bu kafirlikle es degerdedir. bizler türk degiliz, anayasal anlamda bu devletin vatandasligini tasimaktayiz, ama bizler kimlik olarak Laz, Hemsinli, Pontuslu , Megrel, Gürcüyüz.

    BIZLER BIZLERI VE BIZDEN OLMAYANI BILIRIZ

    bizler kimseye düsman degiliz, irkci da degiliz. bizler bu topraklarda yasayan bu topraklarin sahipleri bütün kadim halklarinin esitligine inaniyoruz. sonradan bu topraklariza gelenlerle de, onlarin bizlere karsi saygi esitlik temelinde yaklastiklari sürece esitligine inanmaktayiz. bu anlamda kadim karadeniz halklarina yalan tarih tezleri ile 80 senedir dayatilmaya calisilan tek dil, tek irk, tek kültür, tek kimlik politikalarina son verilmelidir.
    bu anlamda bizler karadenizde biz bizi ve bizden olmayani biliriz.

    ne mutlu bizlere, ne mutlu aslini inkar etmeyen, soyuna sopuna sahip cikabilen bu topraklarin kadim halklarinin gururlu vakur insanlarina..

    KARADENIZ HALKLARI GRUBU/ GROUP OF BLACKSEA NATIONS

    hamam amatuni/hemsin basköylü

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *