Ağpag Surp Khaç ya da Sorader Surp Eçmiyadzin Manastırı

Ardzruni hanedanına mensup prenslerin ve kralların defnedildiği yer olan ünlü Ağpag Surp Khaç Manastırı, Medzn Ağpag (Büyük Ağpag) bölgesini oluşturan Medzn Zav (Büyük Zab/Zap) Vadisi’nde, kuzeydoğu yönünde uzanan Orsiran bölgesinin girişinde, 2400 metre yükseklikte yer alır. Bulunduğu nokta, Sorader [Soradir, Yanal] köyünün dışında, artık var olmayan ancak 19. yüzyılda izleri hâlâ görülebilen bir yerleşim yerinin yan tarafında, belki de metinlerde geçen Avsi (ya da Ossi) kasabasının olduğu yerde, 38°15’ Kuzey enlemi, 44°15’ Doğu boylamındadır. Hatamagerd’in [Başkale] 40 kilometre kadar kuzeydoğusunda, Surp Partuğimeos Manastırı’na (bkz. no. 34) yaklaşık 15 kilometre mesafededir.

 

‘Surp Eçmiyadzin’ (Babanın Tek Oğlunun Gökten İnişi) adıyla bilinen yapının, Ardzruni prenslerinin mezarlarının bulunduğu, erken dönem vakanüvisleri, özellikle 10. yüzyılda yaşayan Toma Ardzruni tarafından ‘Ağpag Surp Khaç’ adıyla anılan ve ‘Cırbavank’ da denen kilise olduğu konusunda neredeyse hiç şüphe yoktur. Kilisenin tarihine dair daha cüretkâr birkaç başka iddia da bulunmakla birlikte, 9. yüzyılın ilk yarısında, Ardzrunilerin anayurdunda bulunan Ağpag’da inşa edilmiş olduğu kabul edilmektedir. Yüzyılın ortalarına doğru, Varak Surp Khaç’taki rölik, Arap istilalarının oluşturduğu tehlikeye karşı, bu kilisede muhafaza altına alınmıştır (bkz. no. 1). Ağpag Surp Khaç Kilisesi, kısa bir süre sonra Ağtamar’daki ünlü Surp Khaç Kilisesi’ne (bkz. no. 17) model oluşturacak olan, tamamen özgün bir planla inşa edilmiştir.

Vue nord-ouest, 2011 (Coll. Maguesyan)

Bu gömü yeri, daha o dönemde manastır olarak anılmaktaydı. İbadethane bölümünün ayrı bir kilise olduğu anlaşılmaktadır. Yakınında bulunan ve sonradan inziva yeri olarak bağlanmış olduğu Surp Partuğimeos Manastırı’nın aksine, skriptoryumu yoktu; en azından, bilgimiz dahilinde, orada kopyalanmış herhangi bir elyazması bulunmuyor. Öte yandan, 20. yüzyıla kadar, Kuzey İran dağlarından Urmiye Gölü’nün kuzeybatı kıyılarına uzanan Salmast Ovası’nda yaşayan Ermenilerin de ziyaret ettiği, önemli bir hac yeriydi. Bölge, 17. yüzyılın başında, I. Şah Abbas tarafından yakılıp yıkılmıştır. Tahribata uğrayan kilise ve müştemilatı ancak 1681 yılında restore edilebilmiştir; bu restorasyonu yapanlar, oraya hacca gitmiş olan Saro adında biri ve muhtemelen mimar olan Khudabaşkh’tır. İlk adının değiştirilip, ‘Tanrı’nın biricik oğlu’na ithaf edilmesinin, birtakım dönüşümler geçirdiği bu döneme denk geldiği anlaşılmaktadır. 19. yüzyılda silahlı yağmacılar burayı ele geçirmiştir. Manastır binaları, ancak 1866 yılında dışarı çıkarılabilen yağmacıların işgali nedeniyle harabeye dönmüştür. Başrahip Krikor Dikaranagertsi (Diyarbakırlı Krikor), birkaç yıl burada yeni bir cemaat oluşturmuş ancak manastır binalarının tamamını restore ettirememiştir. Yapı, 1870’li yıllardan itibaren, Sorader köyünün mahalli kilisesi olarak hizmet vermiştir.

Ağpag Surp Khaç ya da Sorader Surp Eçmiyadzin Kilisesi, dört yapraklı yonca (taraktonoz) planlı, dört nişli, doğu apsisinin her iki yanında birer odanın bulunduğu bir yapıdır. Kubbe kasnağı karedir; haç şeklinde yerleştirilmiş dört berkitme kemeriyle güçlendirilmiş bir kubbesi vardır. Kubbede küçük, yuvarlak bir pencere, onun üst kısmında da sekizgen bir kubbe feneri bulunur. 1681 yılında yapılan restorasyonda kubbe kasnağı yeniden inşa edilmiş, ayrıca batı tarafındaki taraktonozun giriş kısmına bir sundurma eklenmiştir. Yapı, doğu-batı ekseninde 16,3 metre uzunluğunda, kuzey-güney ekseninde 13 metre genişliğindedir. Kilisenin yakınında manastır binaları, kuzeyinde bir cenaze şapeli bulunuyordu. Binaların yer aldığı alanın etrafı duvarlarla çevrilmişti. Dört köyün geliri bu inziva yerine tahsis edilmiştir.

Batı görünüşü ve plan (Breccia Fratadocchi, 1971 h.p)

Birinci Dünya Savaşı’nın ardından gaspedilen manastır metruk kalmıştır. Çevre duvarı ve binalar kısa bir süre sonra yok olmuştur. 1965 yılında, geriye yalnızca manastırın kilisesi kalmıştı ve tahıl ambarı olarak kullanılıyordu. Dış duvarlardan, özellikle de güney ve batı cephelerinde, açıkta kalan taşların önemli bir kısmı yerlerinden sökülüp alınmıştı. Batı cephesinin, giriş sundurmasının üzerindeki kısmı tamamen yıkılmıştı. Kubbe kasnağının etrafında, taraktonoz kısmında ve nişlerdeki kaplama taşlarının hepsi yok olmuştu. Ancak kubbe kasnağı sağlam durumdaydı. Kilisenin iç kısmında yalnızca birkaç yer zarar görmüştü. Kilise hâlâ ayaktadır, ancak kritik durumdadır.

Mirakhorian, 2013, 208-209. Oskian, 1940-1947, III [1947], 805-810. Breccia Fratadocchi, Chiesa, 1971, passim. Thierry, 1989, 465-470. Devgants, 1991, 305-306.

https://www.collectif2015.org/tr/100Monuments/L-Eglise-de-la-Sainte-Croix-d-Aghpag-ou-de-Saint-Edchmiadzin-de-Sorader/?fbclid=IwAR0Pq3Mt6NR7KbVtL0-6XM-iBFSrbzOGxlQ7lZQRtNjqccwu00nGnS1iaAU

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *