Yönetim organlarının oluşturulması
Ermenistan’da ilan edilen Sovyet yönetimi, Devrim Komiteleri (Devkom) üzerinden işler. Devkomlar geçici ve tayin edilmiş organlar olup, Sovyetlerin seçimlerine kadar kalır.
Ünlü Bolşevik Sargis Kasyan liderliğindeki Ermenistan Askeri Devrim Komitesi, Aralık başlarında Yerevan’a gelip, tüm yönetimi eline alır.
Yasama ve yürütme organları olup, kanun hükmünde kararnameler kabul eden Devkomlar, tüm ülke sathında oluşturulur. Sovyet yönetiminin siyaseti gerçekte, ülkeyi yöneten Komünist Partisi tarafından hazırlanmaktaydı.
Eski devlet sistemi kaldırılıp, yenisi oluşturulur, taşra (9), bölge (30’un üzerinde) ve köy Devkomları oluşturulur. Ermenistan’daki Devkomun ilk kararnamesi, Olağanüstü Komisyon’un (Çeka, Çerezviçaynaya Komisia) oluşturulması olur. Bu organ, Komünist Partisi’nin elinde, partinin egemenliğini muhkem kılmak ve sözde devrim karşıtlarıyla mücadele etmek için bir alet olur. Eski adalet sisteminin yerine “Halk Mahkemeleri” ve “Devrim Mahkemeleri” gelir. Ermenistan Cumhuriyeti kanunları kaldırılıp, yerine Sovyet Rusya kanunları getirilir.
Yaklaşık bir yıl görev yapan Devkomların yerine, seçilen kurullar getirilir. Geniş halk desteğine sahip olmayan Sovyet rejimi, güçlenebilmek için muhaliflere karşı şiddet uygulamaya başlar. Sovyet Rusya’da kazanılan tecrübeler Ermenistan’da da tekrarlanır. İlk toplu şiddet denemeleri, yeni rejimin güçlenmesinden sonra, Daşnaktsutyun Partisi’ne, parlamentoya ve eski hükümet üyeleri ile ordunun subay sınıfına karşı gerçekleştirilir. Ordu komutanı Dro’ya hizmetten el çektirilip, Ermenistan’dan uzaklaştırılır.
Tüm Sovyet Komünist İşçi Partisi Merkez Komitesi ile Ermenistan Askeri Devrim Komitesi tarafından Daşnaktsutyun Partisi ve genel olarak Ermeni aydınlarına karşı farklı yaklaşım gösterilir. Yönetimdeki liderlerin bir kısmı (A. Mıravyan, S. Kasyan) yumuşak yaklaşım taraftarıyken, diğer kısım sert siyaset uygulamaya meyilli olur. Bu sonuncular arasında Askeri Faaliyetler Halk Komiseri Avis Nuricanyan ile Rusya’dan yollanan çekist (gizli servis elemanı-çev. notu) Gevorg Atarbekyan göze çarpar. Lakin bu görüş ayrılıkları, Ermenistan’da da şiddet uygulanmasını engellemez. Aralık 1920 ve Ocak 1921’de, Ermenistan ordusunun yaklaşık 1400 subayı ülkeden geçici olarak uzaklaştırılır veya hapsedilir.
Şehir ve köy arasında mal takası ve pazar ilişkilerini reddeden bir ekonomik etkinlik sistemi olan Askeri Komünizm stratejisinin uygulanmasıyla şiddet olayları daha da artar. Askeri Komünizm sisteminin merkezinde olan gıda bölüşümü, yani ekmek ve diğer gıda maddelerine el konulması, gerçekte halkın, öncelikle de köylünün soyulmasına dönüşür ve ne ordu, ne de şehrin ihtiyaçları giderilemediğinden, amacına ulaşmaz. Köylünün elindeki az olana da el konulması, sadece açlık ve hoşnutsuzluğun ülkede yayılmasına sebebiyet verir. Şubat 1921’de yeni bir tutuklama ve kurşuna dizme dalgası vuku bulunca, hoşnutsuzluk daha da derinleşir. Şikâyet ve memnuniyetsizlik artar ve halkın sabrı taşmaya başlar. Ülke, ayaklanma ve iç savaş eşiğine gelir.
Şubat ayaklanması ve iç savaş
Ermenistan’daki halk ayaklanması ve iç savaş spontane başlar ve bazı bölgeleri kapsar. Eski fedai liderleri halkın silahlı mücadelesinin başına geçer. İsyancılar 16-18 Şubatta bazı bölgelerde yönetimi ellerine geçirerek, Yerevan’a girer. 11. Ordu birliklerinin, Gürcistan’ın Sovyetleşmesine katılmak için Ermenistan’dan çıkarılmış olması, işlerine yarar. Simon Vratsyan başkanlığında Yerevan’da kurulan Vatanın Kurtuluşu Komitesi, yayınladığı emirnamesinde “Bolşevik egemenliği Ermenistan’da kaldırılmıştır. Hükümet kurulana kadar tüm egemenlik Vatanın Kurtuluşu Komitesi’nin elindedir”,- diye açıklar.
Sovyet Ermenistan’ın devlet ve Bolşevik Partisi yöneticileri, Ermeni ordusunun kendilerine sadık güçleri ve 2 zırhlı trenle Yerevan’ı terk eder. Ğamarlu (Artaşat) – Vedi-Bazar (Ararat) bölgesinde toplanıp, asilerin kuşatmasında kalır. Sovyet egemenliği genelde Hamamlu (Spitak) – Ğarakilisa (Vanadzor) – Dilican – Şamşadin (Tavuş) çizgisinde baki kalır.
Ayaklanma, halk kitleleri, öncelikle de Batı Ermenistanlı mültecilerin desteğine dayanır.
Askeri faaliyetler başlangıçta değişken başarılarla ilerlerken, Rus birliklerinin dönmesinden sonra güç dengesi asilerin aleyhine döner. Rusların 11. Ordusunun güçleriyle oluşturularak Yerevan’a yönelen askeri birlikler, ayaklanmayı bastırıp, Yerevan’ı işgal etme direktifi alır. Yerevan’a yapılan saldırı Sevan ve Hamamlu (Spitak) yönünden düzenlenir.
11. ordunun askeri komitesi üyesi G. Orconikitse, can kaybının önüne geçebilmek amacıyla 20 Martta Vatanın Kurtuluşu Komitesi’ne ültimatom verir. İç savaşı ve can kayıpları vermeyi maceraperestlik olarak kabul eden ve bu konuda makaleler yazmış olan Şair Hovhannes Tumanyan da aynı gün Tiflis’ten Yerevan’a ulaşır. Önemli olanın milli çıkarlar ve barış olduğunu düşünen büyük milli lider, halkın kanının dökülmesinden acı duyarak, anlamsız savaşa son verilmesi amacıyla Kızıl Ordu’ya da çağrıda bulunur. Sovyet orduları 2 Nisanda Yerevan’a girer ve Sovyet rejimi yeniden tesis edilir.
İsyancılar, güç dengesini hesaba katıp, yeni kayıplardan sakınmak amacıyla artık direniş göstermeyip, Baş-Gârni üzerinden, Garegin Nıjteh komutasındaki öz savunma çatışmalarının sürdüğü Zangezur’a doğru ricat eder. Arkalarında Sovyet Rusya’nın durmuş olduğundan dolayı, Sovyet egemenliğinin Ermenistan’daki galibiyeti kaçınılmaz olur.
Asilerin, hapisteki arkadaşların kurtarılması konusundaki öncelikli sorun çözüme ulaşır, yönetimin ele geçirilmesi ise, var olan güç dengesi şartlarında perspektiften yoksun olup, Daşnaktsutyun tarafından iç savaşın alevlendirilmesi boşu boşuna kan dökülmesi ve yeni kurbanlar ifa ettiğinden, milli çıkarlara ters düşecekti.
Ermenistan Askeri Devrim Komitesi, ayaklanmanın bastırılmasından sonra Halk Komiserleri Konseyine dönüşerek, başkanlığına Rusya Komünist İşçi Partisi Merkez Komitesi kararıyla Ermenistan’a gelen Aleksandr Miyasnikyan (1886-1925) getirilir. O döneme kadar tanınmış ve Beyaz Rusya ile Rusya’da önemli yönetim tecrübesi kazanmış olan Miyasnikyan, kısa (yaklaşık bir yıl) görev süresine rağmen, Ermenistan’da siyasi gerginliğin yumuşaması, Ermeni aydınlarının Ermenistan’da toplanması, ülkenin barış içinde yeniden yapılanması yoluna girmesi konusunda büyük rol oynar. A. Miyasnikyan daha sonra Tiflis’e (Transkafkasya Birliği) yönetici tayin edilir ve1925 yılında uçak kazasında hayatını kaybeder.
http://www.findarmenia.com/arm/history/28/590
Çeviren: DiranLokmagözyan
Leave a Reply