Siyasi partiler
Ermenistan’ın sosyoekonomik ağır şartları, sosyal ve siyasi hayata da damgasını vurur. Buna rağmen sosyal yaşamda gelişim görülür. Yerevan ve Aleksandrapol, sosyal ve siyasi yaşamın merkezleri olur. Ülkede onlarca süreli yayın yayınlanmakta, çok sayıda yayınevi ve matbaa bulunmaktaydı. Söz ve basın hürriyeti genelde hükümet tarafından sağlanmış olup, gazete ve dergiler, ülkedeki günlük hayata dair engelsiz bir şekilde veriler sunar.
Ülkenin siyasi hayatının temel rolü, faal olan bazı partilerin elindeydi. Bu patilerin içinde Daşnaktsutyun, Ermeni Halk, Ermeni (anayasal) Ramkavar, Sosyal-Devrimci (Eser), Sosyal-Demokrat (Menşevik, Bolşevik) partileri sivrilmiş olup, Sosyal Demokrat Hınçak Partisi’nin rolü çok azdı.
Partilerin haricinde, farklı toplum kuruluşları, zanaat odaları, kızıl haç, kadın, öğrenci ve izci teşkilatları da vardı.
Bilindiği gibi, hükümet ve parlamento, demokratik ülkelere has parti prensiplerine göre şekillenmekteydi. Daşnaktsutyun, ülkenin yönetimindeki esas parti olarak kabul edilmekteydi. Daşnaktsutyun Partisi gibi, kendisi de Batı ve Doğu Ermenistanların birleşmesi ile birleşik ve bağımsız Ermenistan yaratma fikrini savunan Ermeni Halk Partisi, ülkenin karşı karşıya bulunduğu zor sorunların üstesinden gelebilmek amacıyla geçici olarak Daşnaktsutyun’la koalisyon kurar. Ermeni Ramkavar Partisi de bu yaklaşımı savunmaktaydı. Ramkavarlar, esas olarak Ermeni mültecilerin çıkarlarını savunmaktaydı.
1919 Şubatında, Yerevan’da oluşturulan, II. Batı Ermenileri Konferansı, birleşik ve bağımsız Ermenistan kurma kararı alır. Bu fikrin hayata geçirilmesi amacıyla, Ermenistan hükümeti, bağımsızlığın ilk yıldönümü olan 28 Mayıs 1919 tarihinde, birleşik ve bağımsız Ermenistan’ın kurulması yönünde resmi bir deklarasyon yayınlar. Lakin bu deklarasyon, parlamentonun bilgisi haricinde yayınlanmış olduğundan dolayı, partiler arasında görüş ayrılıkları meydana getirir. Bazı partiler protesto eder, Ermeni Halk Partisi ise, hükümetten çekilir. Daşnaktsutyun tek başına ülkenin yönetimini ve sorumluluğunu eline alır.
1919 ortalarından itibaren, hükümete yönelik muhalefet artar. En sert ve tavizsiz muhalefet, radikal devrimci fikirler ve faaliyetlerle göze çarpan ve dış yardım sayesinde, yönetimi şiddet uygulayarak ele geçirme taraftarı olan Ermenistan Bolşevikleri tarafındandı.
1920 Mayıs ayaklanması
Ülkenin, Bolşeviklerin haricindeki hemen tüm siyasi partileri ve sivil toplum kuruluşları, genel olarak Ermenistan’ın bağımsızlığı taraftarıydı. Ermeni Bolşevikler ise, yönetime el koyma ve Rusya örneğindeki gibi Ermenistan’da da Sovyet rejimi tesis etme fırsatını elden kaçırmıyorlardı.
Bolşevikler, 1919 Eylülünde yönetim merkezlerini kurarak, Ermenistan Komitesi veya Armenkom olarak adlandırır. 1920 Ocağında Ermenistan Bolşevik teşkilatları kurulu, dış ve iç olumlu şartlar durumunda ayaklanıp, yönetime el koyma kararı alır ve 1920 Nisan sonunda (28’inde) Azerbaycan’ın, Rusya 11. Kızıl Ordu tarafından Sovyetleştirilmesini bu açıdan olumlu bir olay kabul eder.
Kızıl Ordu’nun Transkafkasya’ya girmesi ve Azerbaycan’ın Sovyetleşmesi, Ermenistan’da ayaklanma başlatmak için bir işaret olur. Aleksandrapol (günümüzde Gümrü) şehri ayaklanmanın merkezi olur. Bolşevikler, 1920 yılının bir Mayısındaki hükümet karşıtı gösterileri silahlı ayaklanmaya çevirme kararı alır ve ayaklanmayı yönetmek için Ermenistan Askeri Devrim Komitesi’ni oluşturur. Devrim fikrine yatkın askerlerin bir kısmı ve isyancı güçlerin lideri olarak tayin edilen Sargis Musayelyan komutasındaki “Vardan zoravar” zırhlı treni, asilerin tarafına geçer.
Bu olaylar, Ermenistan yöneticilerini son derece rahatsız eder. Devlet açısından tehlikeli bir durum hâsıl olur. Siyasi krizin üstesinden gelinmesi amacıyla, güçlü el hükümetinin oluşturulmasına karar verilir. A. Khatisyan hükümeti, Mayısta istifa eder ve yerine büro-hükümet (Daşnaktsutyun Partisi’nin yönetim organı üyelerinden) oluşturulur. Yeni oluşturulan hükümet bir dizi önlemler ele alır. Olağanüstü mahkemeler kurulur ve ölüm cezası kabul edilir.
Ermenistan Askeri Devrim Komitesi’nin10 Mayısta Aleksandrapol’de yönetimi ele geçirmesine rağmen, tereddüt etmesinden dolayı, birkaç gün sonra, Sebuh (Arşak Nersisyan) komutasındaki hükümet kuvvetleri asileri teslim olmaya zorlar. Kars, Sarıkamış, Nor Bayazet, Ğazakh-Şamşatin gibi yerlerde de zayıf isyan teşebbüsleri olur, fakat bu denemeler de kolaylıkla bastırılır. Asilerin başındaki Stepan Alaverdyan, Sargis Musayelyan, Bagrat Ğaribcanyan, Ğukas Ğukasyan ve daha başkaları kurşuna dizilir. İsyanın onlarca elebaşı hapse atılır. Ermenistan Komünist (Bolşevik) Partisi’nin faaliyetleri yasaklanır. Bolşeviklerin bir kısmı yeraltına iner, diğer kısmı ise, yönetimi ele geçirmek için yeni bir denemede bulunmak amacıyla Azerbaycan’a geçer.
Böylelikle, Mayıs ayaklanması yenilgiyle sonuçlanır. Bu yenilginin esas sebebi, isyancı Bolşeviklerin halktan yeteri kadar destek alamaması olmuştur. İsyanın elebaşları, ümitlerini dış yardıma, Kızıl Orduya bağlamış olmakla birlikte, bu yardım gerçekleşmez. İsyan düzensiz, bölük pörçük ve ortak bir yönetim merkezi olmadan gerçekleştirilir.
Lakin Mayıs ayaklanması bastırılmış olmakla birlikte, hükümetin temellerini ve Ermeni ordusunun moralini sarsmayı başarır.
Türk-Tatar ayaklanmaları
Ermenistan Cumhuriyeti’nin iç işlerindeki en acılı sorunlarından biri de ülke sathında yaşayan çok sayıda Türk-Tatarların sık-sık tekrarlanan ayaklanmaları olur. Bu ayaklanmalar, Ermenistan’ın bağımsızlığına son verip, topraklarına el koyarak, birbirleriyle doğrudan ilişki kurmak isteyen Türkiye ve Azerbaycan tarafından kışkırtılıp, yönlendirilmekteydi.
Meds (büyük-çev. notu) Vedi, Zangibasar (Masis bölgesi), Şarur-Nakhicevan, Ardahan, Surmalu vs. Ermeni karşıtı hareketin başlıca merkezleriydi. 1918 sonlarında, Birinci Dünya Savaşı’nın bitiminden sonra Transkafkasya’dan uzaklaşan Osmanlı, Ermenistan’ın Türklerle yerleşik bölgelerinde büyük sayıda asker ve askeri uzmanlar bırakır. Bu kişiler, yerel Müslümanları Ermenistan yönetimi ve Ermeni halkına karşı ayaklandırır. Türk-Tatar ayaklanmacılar, Ermenistan yönetimine itaat etmez, sivil Ermeni halka karşı şiddet uygular ve terör faaliyetlerinde bulunur, yolları keser vs. Azerbaycan’ın Yerevan’daki diplomatik temsilcisi Han Tekinski dahi Ermenistan’a yönelik casusluk faaliyetleriyle uğraşmaktaydı.
Ermenistan yöneticileri, oluşan şartlar karşısında, karşı faaliyetler ele almaya mecbur olur. Başlangıçta, barışçıl yöntemlerle çekişmelerin ortadan kaldırılmasına çalışılır, fakat bir netice alınamaz. Bu yaklaşım, asiler tarafından Ermenistan’ın bir zayıflık nişanesi olarak kabul edilir. Türk-Tatar karışıklıkları, 1919 yılı ortalarından itibaren açıkça silahlı isyana dönüşür. Ermenistan hükümeti, silah zoruyla onları itaat ettirmeye mecbur olur. 1920 yazında Türk-Tatar ayaklanmaları geniş oranda bastırılmıştı. Türklerin bir kısmı Ermenistan’ı terk eder. Boşalan bazı yerleşim yerlerine Batı Ermenistanlı ve Azerbaycan’dan kaçmış olan mülteciler yerleştirilir.
Böylece, Ermenistan hükümeti, Türk-Tatar ayaklanmasını bastırmak için yeterli irade gösterir. Bu durum bir yandan devletin temellerini sağlamlaştırmaya, diğer taraftan da ülkenin Ermenileştirilmesine yardımcı olur.
http://www.findarmenia.com/arm/history/27/570
Leave a Reply