Bulgaristan’daki Ermeni cemaatleri
Sofya, Rusçuk, Plovdiv vb. Ermeni cemaatleri yeni dönemde varlıklarını sürdürmekteydi. Bulgaristan’daki Ermeni cemaatlerinin durumu, XIX. yüzyılın ortalarından itibaren değişir. Kırım savaşından sonra, Batı Ermenileri kitleler halinde Bulgaristan’a yerleşir ve cemaatler bu sayede canlılık kazanır.
Bulgaristanlı Ermenilerin önemli bir kısmı zanaatlar, özellikle de kuyumculuk, bakırcılık, dericilik ve dokumacılıkla uğraşmakta, Batı Avrupa, Rusya ve Yakındoğu ülkeleriyle gerçekleştirilen ticarete katılmaktaydı. Ermeni nüfusu XIX. yüzyılın ortalarında büyür, yüzyılın sonlarında ise 30 bine ulaşır.
Bulgaristan, 1877-1878 Rus-Osmanlı savaşından sonra Osmanlı boyunduruğundan kurtularak, kendi kendine gelişmeye başlar. Bu durum, Ermeni cemaatlerin de gelişmesini sağlar ve Ermeniler, ülkede oluşan kanuni haklar ve serbestîden faydalanır.
Balkan halklarının 1912 yılında Osmanlıya karşı sürdürmüş olduğu savaşa Ermeniler de katılır. Bulgaristan’da bulunan halk kahramanı Andranik, gönüllüler bölüğüyle savaşa katılır. Garegin Nıjdeh de bölüğü düzenleme ve muharebe faaliyetlerini yürütmekteydi.
Bulgaristan Ermeni cemaati, kalıcı Ermeni cemaatlerinden olup, sayısı azalmış olmakla birlikte günümüze kadar varlığını sürdürmektedir.
Macaristan’daki Ermeni cemaatleri
Macaristan’ın Transsilvanya bölgesinde dağınık bir halde bulunan Ermeniler, XVIII. yüzyıl başlarında iki şehirde toplanır. Bunlardan biri, 1700 yılında kurulan Geola-Armenopolis, diğeri ise Yeğisabetpolis’ti. İki şehir de kraliyet fermanıyla saf Ermeni şehirleri olarak kabul edilerek, ayrıcalıklar elde eder.
Macaristan’daki Ermeni toplumu büyük olmayıp, 15-20 bine ulaşmaktaydı. Transsilvanya Ermenileri, anavatanlarına bağlı olup, açlar ve 1890’lardaki katliamlardan kaçabilenler için maddi yardım ulaştırmışlardır.
Macaristan Ermenileri, Macaristan’ın 1848-1849 yıllarındaki kurtuluş-devrim hareketlerine katılır.
Kurtuluş ordusunun kumandanları arasında birkaç Ermeni general (Vilmoç Lazar, Tsetsyan ve Erne Kişyan) bulunmaktaydı.
Macaristan Ermenileri, özgün kültür yaşamına sahip olmuş, XVIII. yüzyıldan itibaren ülkede Ermeni okulları açılmış, Ermeni elyazmaları kopya edilmiş ve yenileri kaleme alınmıştır. Armenoloji yönelimli olup, yabancılara Ermeni tarihi ve kültürünü tanıtan, Macarca yayınlanan “Armenia” dergisi (1887-1907) ünlüydü.
Romanya Ermeni cemaatleri
Romanya bünyesindeki Moldova, Valakya ve diğer bölgelerde eskiden beri var olan Ermeni cemaatleri zayıflamış olup, Ermenilerin sayısı XVIII. yüzyılda 7-8 bine varmaktaydı.
Moldova’daki cemaat, belirli ölçüde bir özerkliğe sahip olup, 5 kişilik bir bölge meclisi tarafından idare edilmekteydi.
Moldova ve Valakya, XIX. yüzyıl ortalarında Romanya’ya dâhil olur. Bu durum, Ermenilerin varlığı konusunda olumlu şartlar oluşturur. Ermenilere toprak sahibi olma, asalet unvanı elde etme ve siyasi hayata katılma imkânı sağlanır. Rus yönelimi taraftarı olarak tanınan, diplomat Manuk Bey Mirzayan’ın faaliyetleri bu yüzyılın başlarına denk düşmektedir.
Ermeniler genelde Bükreş, Fokşa, Yaş vb. şehirlerde yaşamayı sürdürmekte, önemli bir kısmı zanaatkâr ve tüccarlardan oluşmaktaydı.
Romanyalı Ermeniler de Ermenistan’a bağlılık göstermiş, 1880 yılında Ermenistan’da baş gösteren açlık zamanında soydaşlarına yardım eli uzatmış, 1895-1896 yılları ile Birinci Dünya Savaşı zamanındaki kaçaklara da aynı desteği sağlamış, anavatana olduğu gibi, kendilerine sığınma sağlamış olan ülkeye de hizmet etmiştir.
Romanyalı bilim adamı, akademisyen Nikola Yorga, “Romanyalı Ermeniler, iki zor ve hassas görevi, bir taraftan milli geleneklere ve hiçbir zaman unutmadıkları milli kimliklerini, diğer taraftan ise atalarının eski zamanlardan beri yerleşmiş olduğu ülkeye yönelik sadakatlerini büyük bir beceriyle eşleştirmeye muvaffak olmuşlardır.
Onlar bizim kardeşimiz, samimi kardeşimiz, aynı zamanda da kadim anavatanlarının seçkin çocukları olmuşlardır”,- demektedir.
Bu değerlendirme, diğer ülkelere sığınmış olan Ermeniler için de geçerlidir.
Birçok Romanyalı Ermeni, ülkenin kültür ve bilim hayatına da aktif bir şekilde katılmış ve ülkede ünlenmiştir.
XIX. yüzyılın başlarında okullar, sığınma evleri ve kültürel kuruluşlar açılır.
XX. yüzyıl başlarında gazeteler ve dergiler yayınlanır.
Fransa’daki Ermeni cemaatleri
Ortaçağdan beri şekillenen Ermeni cemaatleri ve Ermeni-Fransız ilişkileri, yeni dönemde ivme kazanır.
Ticaret, ekonomi hayatında özel bir yer tutar. Güney Fransa’da, özellikle de Marsilya’da şirketler kuran Ermeni tüccarlar, Akdeniz ve Karadeniz’de dolaşan gemilere sahipti.
Bu ülkedeki Ermeni cemaati küçük bir sayı teşkil ettiğinden dolayı, ancak 1902 yılında Paris’te bir kilise inşa edilir.
Fransa, daha ziyade Ermenilerin düşün merkezi olarak tanınmıştır. Henüz 1811’de, Paris’te Armenoloji kürsüsü açılır. 1846 yılında Paris’te açılan Muradyan Okulu, eğitim-aydınlanma alanında ciddi çalışmalarda bulunmuştur.
1850’li yıllardan başlayarak Fransa’daki ilk Ermenice süreli yayınlar basılmaya başlar (“Arevelk”, “Arevmutk”, “Paris”). Daha sonraki yıllarda “Armenia”, “Hınçak” vb. dergiler de yayınlanır. M. Portukalyan’ın “Armenia” gazetesi ve A. Çobanyan’ın “Anahit” dergisinin rolü, bunlar içinde önemliydi.
Farklı ülkelerden gelip Paris, Marsilya ve Lyon’daki eğitim kurumlarında öğrenim gören öğrenciler, Fransalı Ermeniler arasında büyük bir yüzde tutmaktaydı. Fransa Ermenileri, daha sonraki dönemlerde büyüdü ve önemli rol oynamaya başladı.
İngiltere’deki Ermeni cemaati
İngiltere, ortaçağdan itibaren Ermeniler tarafından tanınmakla birlikte, ancak XIX. yüzyılın 80’li yıllarından itibaren bu ülkede şekillenmeye başlar. Konstantinopel’deki Ermeni tüccarlar bu dönemde İngiltere’ye yerleşip, Londra ve Manchester’da yazıhaneler kurmaya başlar.
Ermeniler, ilk kiliselerini 1870 yılında Manchester’da kurar. Bu zamana kadar, yerel Ermeni cemaatinin işlerini yürütecek bir meclis kurmuşlardı.
XIX. yüzyıl sonlarında Osmanlı devletinde baş gösteren katliamlar ve göçler ile Soykırım sonrası kaçakların akımı sonucunda ülkedeki Ermenilerin sayısı artar.
Ermenilerin büyük bir kısmı aydınlar, zanaatkârlar ve tüccarlardan oluşmaktaydı. Manchester, Liverpool ve Londra’da yazıhaneleri olan Ermeni tüccar, özellikle Doğu pazarlarıyla ilişki içindeydi.
Bu küçük cemaatler kültürel etkinliklerde bulunur. 1736 yılında Londra’da, Movses Khorenatsi’nin “Ermeni Tarihi” ile Anania Şirakatsi’nin “Aşkharatsuts” haritası yayınlanır. Berlin konferansında Ermeni heyeti üyelerinden Minas Çeraz, Londra’da “Armenia” dergisini yayınlar.
Bu dergide Ermeni halkının yaşamı ile İngiltere vb. ülkelerdeki Ermeni cemaatleriyle ilgili yazılar yayınlanır.
İngiltere’deki Ermeni cemaatleri XX. yüzyılda güçlenir.
http://www.findarmenia.com/arm/history/25/527
Leave a Reply