Okul
Doğu Ermenistan’da olduğu gibi, Batı Ermenistan’da da Ermenice eğitim konusunda hem başarılar, hem de zorluklar vardı.
Bu dönemde de, yaygın eğitim şekli, kiliselere bağlı ve kötü durumda bulunan cemaat okullarıydı. Köylerin büyük bir kısmında okul yoktu. Öğretmenlerin büyük bir kısmı orta dereceli eğitime ancak sahip olup, maddi zorluklar içindeydi.
Ruslaştırma siyaseti güden çarlık hükümeti, eğitim konusunda engeller çıkarmaktaydı. Özellikle 1880-1890 yıllarında Ermeni okullarının büyük bir kısmı cebren kapatılır.
Buna rağmen, toplum hayatının genel gelişimi etkisini göstermekteydi. Tam da bu on yıl zarfında, eğitim konusuna destek veren hayır ve kamu kuruluşları oluşur.
Yüzyılın ikinci yarısında yeni eğitim kurumlarının oluşturulmuş olması dikkate şayandır. 1874 yılında Ecmiadsin’deki Cemaran (dini okul-çev. notu) açılır ve katolikos (Ermeni Kilisesi’nin dini önderi-çev. notu) IV. Georg’un adıyla anılır. Bu eğitim kurumu verimli faaliyette bulunur, kültür ve eğitim alanında çok sayıda ünlü kişi yetiştirir.
Konstantinopel’de (İstanbul-çev. notu) Ketronakan, Van’da Yeremyan, Nor Nakhiçevan’da temakan, Erzurum’da Sanasaryan okulları, Yerevan’da ise kolej açılır. Tiflis, Yerevan, Bakü, Akhaltskha (Ahıska-çev. notu), Aleksandrapol (günümüzde Gümrü-çev. notu) ve daha başka yerlerde kız okulları açılır.
Yüzyılın ilk yarısında kurulan Moskova’daki Lazaryan Okulu ve Tiflis’teki Nersesyan Okulu, eğitim-aydınlanma misyonlarını mükemmel bir şekilde yerine getirmekteydi. 90’lı yılların ortasında, ülkedeki okullarda 30 binin üzerinde Ermeni öğrenci okumaktaydı.
Rusya, ABD, Fransa, Bulgaristan ve daha başka ülkelerdeki Ermeni cemaatlerinde de Ermeni okulları açılmaktaydı. Bu okullardan Mehitarist’lerin Paris’teki Muradyan ile Venedik’teki Rafayelyan okulları 1870 yılında Venedik’te birleşerek, Murad-Rafayelyan okulunu oluşturur.
Bu okulun saygınlığı giderek yükselir ve İtalyan hükümetinden orta öğretim denkliği elde eder.
Cemaat okullarında genelde din ve Ermenice, diğer eğitim kurumlarında ise ayrıca tarih, coğrafya, matematik, yabancı diller, güzel yazı, şarkı ve daha başka dersler verilmekteydi.
M. Mamuryan, P. Şanşıyan, Ğ. Ağayan, A. Bahatyan, R. Berberyan, S. Malkhasyan ve daha birçokları, verimli eğitim çalışmaları gerçekleştirip, okul müfredatları ve ders kitapları hazırlamıştır.
Bilim
Ermeni bilimi XIX. yüzyılın ikinci yarısında özellikle Ermeni tarihi, dili ve Armenoloji araştırmaları yönünde gelişir.
Mehitarist kardeşliği üyesi Ğevond Alişan, hiçbir zaman Ermenistan’da bulunmamış olmasına rağmen, tarih ve coğrafya konusunda bir dizi temel çalışma (“Şirak”, “Sisuan”, “Ayrarat” vs.) yayınlar. Geride 45 ciltten fazla Armenoloji eseri bırakır. Mağakia Ormanyan, büyük “Azgapatum” eserinde, Ermeni Kilisesi’nin tam tarihini sunmuştur.
Lazaryan okulu öğretmenlerinden Mıkırtiç Emin, Ortaçağ Ermeni tarihçilerinin eserlerini Rusça ve Fransızcaya tercüme edip, devasa bir çalışma gerçekleştirerek, bu şekilde yabancı halklara, Ermenilerin değerli yazılı anıtlarını takdim eder.
S. Palasanyan, K. Patkanyan, G. Khalatyan, A. Karakaşyan, A. Yeritsyan ve daha başkaları, Ermeni tarih biliminin gelişmesi konusunda ciddi emek sahibidir.
Şiir alanında Garegin Sırvandztyan verimli çalışmalarda bulunmuş, “Sasna Dsırer” karamanlık destanını ortaya çıkarmıştır.
XX. yüzyılın başlarında büyük çapta gelişen bilim, Ermeniler arasında da meyvelerini verir. Dil bilimcisi Hıraçya Acaryan, genel Ermeni dil bilimi alanında değerli çalışmalar verir.
Manuk Abeğyan tarafından antik ve ortaçağ Ermeni edebiyatı ile halk edebiyatı derinlemesine araştırılır.
Leo (Arakel Babakhanyan), tarih ve edebiyat alanında verimli çalışmalar gerçekleştirir.
Nikoğayos Adonts tarafından ortaçağ Ermeni tarihi derinlemesine araştırılır.
XIX. yüzyılın ikinci yarısında, tabii bilimlerde de ciddi ilerlemeler kaydedilir. Hovhannes Adamyan, renkli televizyon ve daha başka icatların sahibidir.
Kafkasya ve Ural’ın yeraltı kaynaklarını inceleyen, Peterburg ve Heidelberg üniversiteleri mezunu jeolog ve kimyacı Andreas Ardsruni ile Kerovbe Patkanyan, Rusya Bilimler Akademisi üyeliğine seçilir.
Pratik çalışmalarıyla ünlenen Doktor Margar Arustamyan, 1893 yılında Astrakhan’da patlak veren ve büyük korlu salan kolera salgınına karşı cesaretle mücadele edip, binlerce kişinin hayatını kurtarır. Kahramanca faaliyetleri sayesinde zamanında büyük saygı kazanır.
http://www.findarmenia.com/arm/history/25/502
Basın
Ermeni basını görülmemiş bir gelişme gösterir. XIX. yüzyılın ilk yarısında sadece 30, yüzyılın ikinci yarısında ise 246 gazete ve dergi yayınlanmışken, XX. yüzyılın başında bu sayı yaklaşık 600’e ulaşır. Tiflis ve Konstantinopel, Ermenice süreli yayın merkezlerine dönüşür.
Tiflis’te “Murç” dergisi, “Nor Dar”, “Pordz”, “Ardzagank” ve diğer süreli yayınlar, Konstantinopel’de “Masis”, “Meğu” ve “Arevelk”, Paris’te ise “Arevelk” ve “Arevmutk” gazeteleri yayınlanır. Zımürniya (İzmir-çev. notu), Moskova ve daha başka şehirlerde de çok sayıda gazete yayınlanmaktaydı.
Grigor Ardsruni’nin “Mışak” gazetesi, zamanın ilerici ve vatansever gençliği üzerinde ciddi bir etki bırakır. Geniş oranda ünlenen süreli yayınların arasında, Arşak Çobanyan tarafından yüzyılın başında yayınlanan “Anahit” (Paris) ve Garegin Levonyan’ın yayınladığı “Geğarvest” (Tiflis) göze çarpar. “Hasker” dergisi ise çocukların sevgilisi olur.
Yüzyılın son on yıllarında, parti basını ortaya çıkar. Hınçak Partisi organı “Hınçak”, Ermeni Devrimci Federasyonu’nun resmi gazetesi “Dıroşak” ve diğer gazeteler. “Proletaryat”, “Kayds”, “Nor Khosk” ve diğer gazeteler, Marksist ideolojiye bağlıydı.
Parti basını tarafından, Ermeni halkının milli ve sosyal kurtuluşu sorunları ortaya konarken, aynı zamanda da kendi parti ideolojilerinin propagandası yapılır.
Ermeni süreli yayınları, Ermeni toplumsal ve siyasi düşünü, bilimsel-kültürel gelişimi, Avrupa kültürü değerlerinin Ermeni toplumunda yayılması konusunda çok büyük bir rol oynamıştır.
Edebiyat
Ermeni edebiyatı bu dönemde büyük bir ilerleme elde ederek, yeni bir gelişim basamağına ulaşır.
Mikayel Nalbantyan’ın mücadeleye çağıran sazı, 1850-60’lı yıllarda tınlamayı sürdürmekteydi. Rafayel Patkanyan’ın (Kamar-Kâtiba) eserleri, büyük devletlerin yaklaşımını ortaya koymaya ve Ermenileri vatanseverlik ve hürriyetperverlik duygularıyla silaha çağırmaya yönelikti.
Patkanyan’ın “Araksi artasukı” şiiri, Ermeni halkının en sevdiği şarkılarından birine dönüşür.
Büyük yazar Raffi, milli kurtuluş fikirlerini “Khentı”, “Kaydser”, “Davit Bek” ve “Samvel” romanlarında dile getirir.
Büyük komedi ustası Hagop Baronyan’ın eserleri,
(“Azgayin Cocer”, “Bağdasar Ağbar”, “Medsapativ Muratskanner” vs.) emekçilerin çıkarlarını savunmaya yönelik olup, aynı zamanda, padişahlık sistemi ile Batı Avrupa devletlerinin ikili siyasetini, sivri uçlu kalemiyle yermekteydi.
Gabriel Sundukyan, “Khatabala”, “Eli mek zoh”, “Kandıvads ocakh” ve “Pepo” temsilleriyle hayatın gerçek resmini çizerek, Ermeni tiyatro sanatının gelişimine büyük ölçüde etki etmiştir. Çalışanların çıkarlarını savunarak, asalak zenginleri yerer.
Ermeni yazarlardan hiçbiri, halkımızın milli ruhunu, Hovhannes Tumanyan gibi derinlemesine ve içtenlikle göstermemiştir. Ermeni edebiyatının kalıcı değerleri olan “Anuş”, “Maro”, “Loretsi Sako”, “Tımkaberdi arumı”, “Gigorı” ve diğer eserleri, bunun en iyi kanıtlarıdır. Tüm Ermeniler şairi olarak anılan Tumanyan’ın, vatandaş ve milli kişilik olarak yapmış olduğu çalışmalar aynı derecede önemlidir.
Yeni Ermeni edebiyatı alanındaki en büyük yazarlarından biri, Avetik İsahakyan’dır. Aleksander Şirvanzade, eserleriyle hayatın derinliklerine inebilmekteydi.
H. Hovhannisyan, Ğ. Ağayan, Muratsan, P. Proşyan, V. Teryan, Nar-Dos ve daha birçok yazar, çalışmalarıyla bu dönemde Ermeni edebiyatında önemli bir iz bırakmışlardır.
Levon Şant şair, yazar ve dramaturg olarak özgün bir yere sahiptir. Avetis Aharonyan da ünlü edebiyatçılardan olup, eserleri stil çeşitliliğiyle göze çarpmaktadır.
Arpiar Arpiaryan, Grigor Zohrab, Misak Medsarents, Siamanto, Daniel Varujan, Yervand Otyan ve daha birçokları, Osmanlı baskı rejimi şartlarında çalışıp, kalıcı eserler vermiştir.
http://www.findarmenia.com/arm/history/25/505
Tiyatro
XIX. yüzyılın ikinci yarısında, tiyatro alanında büyük değişimler gerçekleşir ve amatörlükten gelişerek, sanatsal uzmanlık koluna dönüşür. Kalıcı oyuncu grupları teşekkül eder, bütün bir yetenekli oyuncu nesli oluşur.
Doğu ve Batı Ermenilerinden oluşan tiyatro grupları arasında karşılıklı ziyaretler ve işbirlikleri oluşur. Tiyatro sanatı sevenlerden oluşan birkaç dernek şekillenir.
1868 yılında Konstantinopel’de Hagop Vartovyan tarafından kurulan tiyatro grubu, Ermenice ve Türkçe olarak temsiller verir. Vartovyan, haklı olarak hem Ermeni, hem de Türk tiyatrosunun kurucusu olarak kabul edilmektedir.
Tiyatro sanatı dalında parlayan Bedros Atamyan, 1879 yılında Konstantinopel’den Rusya’ya gider, Tiflis, Moskova, Peterburg, Nor Nakhiçevan ve daha başka şehirlerin sahnelerinde oynayarak, özellikle Şekspir’in oyunlarındaki rolleriyle büyük ün kazanır.
Gevorg Çımışkyan, Hovhannes Abelyan, Siranuyş ve daha birçokları, oyunculuk sanatlarındaki başarılarıyla ünlenir.
Müzik
XIX. yüzyılın ikinci yarısı, müzik sanatı açısından da bir dönüm noktası olur. Birçok vatansever aydın, müzikle ilgilenip, şarkı kitapları ve korolar derleyerek, halk şarkılarını düzenlemeye başlar.
Müzik alanında özellikle Tigran Çuhacıyan, Kristapor Kara-Murza ve Makar Yekmalyan ünlenir.
T. Çuhacıyan “Arşak Yerkrord” operasıyla (1868) Ermeni opera sanatının temelini atar. Yekmalyan ve Kara-Murza, yüzlerce halk şarkısı derler ve düzenler.
Dâhi müzisyen Komitas, binlerce halk şarkısı derler, düzenler, yabancı etkilerden arındırır ve müzikal cevherler olarak halka yeniden geri verir. “Kali yerg”, “Hol ara yezo”, “Garun a”, “Kırunk” bu eserlerden sadece birkaçıdır. Komitas Almanya, Fransa, İsviçre ve daha başka ülkelerin farklı şehirlerinde konserler ve konferanslar verir, Ermeni müziği sanatını takdim eder ve özgünlüğünü kanıtlar.
Resim sanatı
Ermeni resim sanatı da bu dönemde gelişim gösterir. Bu başarıları borçlu olduğumuz bir dizi sanatçı arasında, döneminin en büyük deniz ressamlarından biri olan Hovhannes Ayvazovski, özel bir yere sahiptir. Ermenilerle ilgili konular, Ayvazovski’nin eserlerinde belli bir yer tutmaktadır (“Ararat”, “Sevana licı”, “Hayeri cardı Trapizonum 1895” vs.).
Portre ressamı Hakob Hovnatanyan, natürmort ressamı Gevorg Başincağyan, Stepan Nersisyan, Vardges Surenyants, Panos Terlemezyan, Yeğişe Tadevosyan, Sedrak Arakelyan, ünlü heykeltıraşlar Hakob Gürciyan ve Andreas Ter-Marukyan bu dönemde eser vermiştir.
Ter-Marukyan tarafından Paris’te hazırlanan, yazar Kh. Abovyan’ın heykeli, yazarın doğum yerinde sergilenmektedir.
Mimarlık
XIX. yüzyıl sonları ve XX. yüzyıl başlarında, ekonominin gelişmesiyle birlikte, Transkafkasya’da ve Ermenistan’da, şehircilik gelişmeye başlar. Şehirlerin düzenlenmesi ve yapılandırılması çalışmaları başlar.
Buna paralel olarak resmi ve eğitimle ilgili binalar ile konut yapımı gelişir. Transkafkasya şehirlerini süsleyen binaların çizimlerini hazırlayan bir dizi Ermeni mimar ortaya çıkar.
Batı Ermenistan’da mimarlığın gelişimi için şartlar yeterli değildi. Lakin Konstantinopel’de, ünlü mimarlık ailesi Balyan’ların sülalesinin varisleri faaliyet göstermeye devam etmekteydi. Bu kişilerin projeleriyle, yüksek sanat değerleriyle göze çarpan farklı binalar inşa edilmekteydi.
Böylelikle, XIX. yüzyılın ikinci yarısı ve XX. yüzyılın ilk on yıllarında Ermeni kültürünün tüm dalları büyük gelişme gösterir.\
Leave a Reply