89. Ekonomik ve toplumsal durum

Ekonomi

10620692_943482475677586_1875735341556593344_nBatı Ermenistan, Rusya’nın XIX. yüzyıl sonundaki durumuyla, XX. yüzyıla ayak basmaktaydı.

Ekonomide giderek kapitalist ilişkiler kök salar.

Zamanla burjuva bir monarşiye dönüşmekte olan Çarlık Rusya’sı ve Rus kapitalistlerin Ermenistan’da müstemleke siyaseti uygulamalarına rağmen, ister istemez ülkenin ilerlemesine katkı sağlarlar.

Daha önceden belirtilmiş olduğu gibi, demiryolu inşaatı, Transkafkasya’da sanayinin gelişmesine destek sağlar. Bu durum, XIX. yüzyılın 60’lı yıllarında başlayıp, Birinci Dünya Savaşı’na kadar sürer. Böylece, 1899 yılında Tiflis-Aleksandrapol ve Aleksandrapol-Kars-Sarıkamış demiryolu hatları faaliyete geçer. Aleksandrapol, 1901 yılında Yerevan’la bağlanır, karayolları inşa edilir.

Maden üretimi, Ermenistan’ın önde gelen sanayi kolu olarak kalır. Alaverdi ve Zangezur bakır madenlerinin işlenmesi sürdürülür.

Bakır işletmesinin haricinde, alkol-konyak üretimi, ikinci sırada bulunmaktaydı. Bu sanayi kolu büyük oranda Yerevan şehrinde yoğunlaşmış, özellikle konyak ünlenmişti. XX. yüzyılın başında Yerevan Eyaleti’nde faaliyet gösteren altı konyak fabrikası içinde Rus kapitalist N. Şustov’un işletmesi göze çarpmaktaydı.

Şustov’un, “Ararat” markasıyla satışa sunulan konyağı, kalitesi açısından rakipsiz olarak kabul edilmekteydi.

Alkol ve konyak Ermenistan’dan Peterburg, Moskova, Varşova, Tiflis ve Bakü’ye ihraç edilmekteydi. Yerevan Eyaleti’nin Kars Bölgesi’nde (Kağızman) bulunan tuz madenlerinin de işletilmesi sayesinde Ermeni burjuvazisi (Mantaşyants, Mirzoyan, Ğukasyan kardeşler, Aramyants, Lianozov vd.) ve işçi sınıfı tüm bölgede gelişir.

Şuşi
Şuşi

Ermeni iş adamlarının bir kısmı,  aynı zamanda ünlü hayırseverler olarak tanınmıştı.

XX. yüzyıl başında kapitalist ilişkiler Ermenistan’ın köylerinde de gelişmeye devam eder. Tarımdan uzaklaşıp, sanayiye meyletme sonucunda, köylülerin bir kısmı yerleşim yerlerini terk edip, giderek şehirliye dönüşür.

Yüzyılın sonunda ve XX. yüzyılın başında şehir nüfusunun gelişimi şöyle bir tablo arz etmekteydi. 1897 yılında Yerevan’da 29 bin kişi yaşarken, 1910 yılında bu sayı 32 bine varmıştı. Aynı şekilde, Aleksandrapol nüfusu 32 binden 35 bine, Şuşi 31 binden 42 bine, Kars 21 binden 30 bine ulaşmıştı.

Yüzyılın başında tahıl, sebze, üzüm ve özellikle de pamuk üretimi alanında başarılar elde edilir.

Böylelikle kapitalizm, feodal ilişkilerle karşılaştırıldığında, yeni bir üretim şekli olarak, sömürü ve işçi sınıfının tasfiyesini güçlendirmekle birlikte, toplumun genel gelişimi açısından ilericiydi.

12 Haziran 1903 tarihli emir

Mıkırtiç Khırimyan
Mıkırtiç Khırimyan

XX. yüzyılın 90’lı yıllarında çar tarafından başlatılan baskılar, 1896 yılında Kafkasya yöneticisi tayin edilen prens G. Golitsin zamanında daha da şiddetlenir.

XX. yüzyıl başında Ermeni kültür dernekleri, okulları, basını ve aydınlarına karşı gerçekleştirilen baskılar, yeni bir ivme kazanır.

Çar II. Nikolay, Golitsin’in kışkırtması sonucunda 12 Haziran 1903 tarihinde imzaladığı yeni bir kanunla, Ermeni ruhani kuruluşlarına ait tüm taşınır ve taşınmazlar devletleştirilir.

Bu kanun, öncelikli olarak aydınlanma-eğitim kuruluşları ve en başta da okullara yönelikti. Ermeni okullarının, manastır ve kiliselerin mülklerinden elde edilen gelirlerle ayakta tutulduğu bilinmektedir.

Bu yeni baskı, halkın sabrını taşırır.

Ermenistan’ın şehir ve köylerinde olduğu gibi, Transkafkasya’nın Ermenilerle meskûn diğer yerlerinde de gerçekleştirilen çok sayıda gösteri, polis ve halk arasında silahlı çatışmalara dönüşür. 1903 Ağustosunda Gantsak’da ilk silahlı çatışma gerçekleşir ve bunun sonucunda halk 80 ölü ve yaralı verir.

Tiflis eve Bakü’de de halk ve polis arasında çatışma gerçekleşir. Tüm Ermeniler Katolikosu (Ermeni Kilisesi’nin dini önderi) Mıkırtiç Khırimyan (Khırimyan baba) da çarlığa karşı son derece sert bir muhalefet sergiler.

Aleksandrapol, Yerevan, Şuşi, Ecmiadzin şehirleri ile sayısız köyde gösteriler tertiplenir.

Ermeni milli partilerinden özellikle Ermeni Devrimci Federasyonu ve Sosyal Demokrat Partisi, Ermeni kimliğinin korunması ve kilisenin mal varlığının iadesi konusunda aktif faaliyet yürütür. Ünlü devrimci Bogdan Kınunyants’ın, çarlık rejiminin Ermeni Apostolik Kilisesi’ne yönelik haydutluğunun açığa vurulduğu “Nor koğoput” (yeni soygun-çev. notu) makalesi, o günlerde yeraltında yayınlanan Marksist eğilimli “İskra” gazetesinde yayınlanır.

1904 yılında başlayan Rus-Japon savaşı, devrimci hareketler, Ermeni halkının birlik halindeki direnişi, hükümeti açık Ermeni karşıtı kararından geri adım atmaya mecbur eder. Yöneticiler, kiliseye ait olan mal varlığını iade eder ve 1 Ağustos 1905 tarihli emirle, 12 Haziran 1903 tarihli kanun geçersiz kılınır.

http://www.findarmenia.com/arm/history/25/492

Çeviren: Diran Lokmagözyan

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Hoş Geldiniz

Batı Ermenistan ve Batı Ermenileri’yle ilgili bilgi alış verişi gerçekleştirme merkezinin internet sitesi.
Bu adresten bize ulaşabilirsiniz:

Son gönderiler

Sosyal Medya

Takvim

August 2025
M T W T F S S
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031