
Batı Ermenistan’ın ulusal kurtuluş mücadelesinde, haydukluk veya fedailik hareketi geniş yayılım kazanır. Hayduk Macarca bir kelime olup, partizan, Fedai ise Arapça olup kendini feda eden anlamına gelmektedir. Haydukluk hareketi, XIX. yüzyılın 80’li yıllarının ortalarında Batı Ermenistan’da başlayıp, her türlü baskıcılara ve zalimlere karşı yönelen bu hareket, genelde baskıcı ve zalim olarak karşımıza çıkan Kürt silahlı elitler, aşiret beyleri ve Türk memurlara yönelik olmakla birilikte, intikamcı haydukun silahı gerektiğinde Ermeni hainlere karşı da yönelmekteydi.

Ermeni köylüsü, zulme dayanamayıp herhangi bir Kürt ağasını veya Türk zaptiyesini öldürüp, evini-barkını ve ailesini terk edip dağlara çıkmaktaydı. Hayduklar bazen tek başına, bazen de grup halinde, çevredeki Ermeni köyleriyle bağlantı içinde olarak dağlara sığınmakta, hükümet güçlerine, Kürt çetelere veya vergi memurlarına ani saldırılar düzenlemekteydi. Hayduk grupları yazılı olmayan kanunlarla hareket etmekte, aralarında sıkı bir disiplin sürmekteydi. 1869 yılında doğmuş olan Arapo (Arakel Mıkhitaryan) ilk hayduklardan olup, Kürt aşiret reisinin vahşetine dayanamayıp “göze göz, dişe diş” şeklinde onlara karşılık vermeye karar verir. Arapo cesur, atılgan, yüce gönüllü olup, aidiyetine bakmadan basit köylüyü korumakta, zenginlerin mal varlıklarını soyup, ayırım yapmadan tüm köylülere dağıtmaktaydı. Arapo’nun 16 kişilik grubu, Kafkasya’dan silah getirirken düşman tarafından kuşatılır ve tümü şehit olur.

Fedai hareketleri, faaliyetleri ulusal partiler tarafından kontrol edilmeye başlanınca gelişim gösterir. 1864 yılında Sasun’un (Sason-çev. notu) Ahronk Köyü’nde doğan Armenak Ğazaryan haydukluk hareketinin ünlü simalarından olup, asıl amacı, fedai grupları oluşturmanın dışında bir halk hareketi yaratmak olmuş ve dağa çıkmayıp, isyan ruhunu yaymak amacıyla köyden köye dolaşmıştır. Fedai olarak Hrayr Djokhk (cehennem-çev. notu) ve Urvakan (ruh-çev. notu) adıyla tanınır. EDF Taron’da (Muş bölgesi-çev. notu) faaliyetlerine başlayınca, Hrayr hemen onlara katılır. “Hınçak” ve “Droşak” dergilerine aynı zamanda yazılar yollayıp, partilerarası çekişmelerinden dolayı iki tarafı da tenkit eder. Gerçekçi biri olup, ne Avrupa’nın yalancı vaadlerine, ne de Türklerin sözlerine inanmamaktaydı. 1894 Sasun öz savunma çatışmalarına katılır ve 1904 yılında, Sasun ayaklanmasının nihai çatışmaları esnasında şehit düşer.

Akhlat (Ahlat-çev. notu) bölgesindeki Sokhord Köyü reisinin küçük kardeşi Serob Vardanyan, fedai hareketinin ünlü hayduk reislerindendi. Üzerine saldıran Kürtlerden birini öldürdükten sonra kendisini Konstantinopel’e (İstanbul-çev. notu), ardından da Romanya’ya kaçırırlar. Burada bir hayduk grubu kurup, 1895 yılında Akhlat’a döner. 1896-97 yıllarında tüm bölgede halkın öz savunmasını düzenler. Bu yüzden de halk tarafından, hayat bağışlayan anlamında Ağbür (pınar-çev. notu) Serob olarak anılmaya başlar. 1897-99 yıllarındaki fedai hareketi Serob hareketi olarak anılır. Teğut Köyü’nün nihai çatışmasından sonra bütün bir hafta, karlı Nemrut Dağı’nın zirvesinde gizlenir. O zamandan itibaren Nemrut Aslanı olarak anılır. Hükümet, Serob’un başına büyük mükâfat koyar. Geğaşen Köyü reisi Avo kendisini zehirleyip Bişare Khalil’e haber verir. Geliguzan Köyü’nde zehirlenen Serob, ailesi ve arkadaşlarıyla birlikte Bişare Khalil’in birliğine karşı koyar, fakat düşmanın korkusu ve halkın sevgilisi şehit düşer. Lakin adı halkın hafızasında ölümsüz bir yer edinir ve hakkında şarkılar bestelenir.

Eski hayduklardan olup, farklı gruplarla çatışmalara katılmış olan Gevorg Çavuş, yüzlerce hayduk arasında şerefli bir yere sahiptir. Adanmışlık ve kahramanlıklarıyla Serob’tan aşağı kalmamakla birlikte, onun emirlerini sessizce yerine getirmekteydi. Mazra, Şenik, Berdak ve Pınav gibi, sayısız çatışmalara katılmış olan Gevorg hepsinden galip çıkmıştı. Bu sayede Ermenileri yürüklendirmekte, fedailere yönelik inançlarını pekiştirmekte, Kürt ve Türk sömürücüler ise Gevorg’un cezasından korkmaktaydı. Ele geçirilmez bir intikamcıya dönüşmüştü. Hükümet, takibatını şiddetlendirir ve 1907 yılındaki Sulukh çatışmasında Gevorg şehit düşer, fakat adı halkın yüreğinde kendini feda etmenin ve adanmışlığın yüce bir örneği olarak kalır.

1865 yılında Sebastia (Sivas-çev. notu) Vilayeti’nin Şabinkarahisar şehrinde doğan Andranik Ozanyan, Serob’un grubundaki hayduklardandı. Suçsuz babasını döven Türk memuru öldürdükten sonra hapse atıldıktan sonra Konstantinopel’e, ardından da Romanya’ya kaçar. Belli bir süre sonra Batı Ermenistan’a döner, ardından da Ağbür Serob’un grubuna katılır ve burada büyük saygınlık elde eder. Serob’un celladı Bişare Khalil’in katlini gerçekleştirdikten sonra hayduk reisi olur. Arakelots manastırı savunması sonrasında ünü yayılır. Vilayet yönetimi, Andranik’i ve grubunu tuzağa düşürmeye çalışır, fakat başarılı olmaz.
Halk kahramanı Andranik, Batı ve Doğu Ermenistan’ın farklı bölgelerinde girmiş olduğu çatışmalardan her zaman muzaffer çıkar. Rus ordusu genelkurmayı tarafından kendisine general rütbesi bahşedilir, fakat yüreği her zaman, halkı ve vatanı için şehit olmaya hazır bir hayduk olarak kalır. Hayduk grupları içinde, daha çok sayıda cesur Ermeni gençleri önemli roller üstlenmekteydi.
Haydukluk hareketi, Ermeni ulusal kurtuluş hareketinin en şanlı sayfalarından biridir.
Bu hareket, halkın ulusal bilincinin yükselerek, öz savunmaya geçmesini sağlar. Çok sayıda cesur Ermeni intikamcı kahramanlıklarıyla halkın yüreğinde ölümsüzleşir ve bir insan olarak şerefiyle ölmenin, zavallı bir köle gibi varlığını sürdürmekten daha iyi olduğunu kanıtlar.
http://www.findarmenia.com/arm/history/24/466
Çeviren: Diran Lokmagözyan
Leave a Reply