
Tutucular
Ermeni halkının siyasi ve ekonomik gelişimi fikri, 1860-1870’li yıllarda öncelikli önem kazanır. Ermeni toplum liderlerinin bir kısmı, Osmanlı ve Rus baskılarına karşı koyabilmek için milli geleneklerin, dilin ve dinin korunmasının elzem olduğunu düşünmekteydi. Halkın ekonomik durumunun iyileştirilmesi konusundaki temel tasarruflar, bu kişiler tarafından tarım, zanaat ve ticaretin gelişmesi olduğu kabul edilmekteydi.
“Masyats Ağavni” dergisinin redaktörü rahip Gabriel Ayvazovski (1812-1880) de benzer tutucu görüşlere sahip olmuş, özellikle de din ve kilisenin milli bütünlükteki önemi fikrini savunmuştur.

Markos Ağabekyan (1830-1908) da redaktörü olduğu “Krunk hayots aşkharhin” dergisinde hemen-hemen aynı propagandayı sürdürmüş, çarlık rejiminin kolonyal siyasetine karşı muhalif görüşler ileri sürüp, Ermeni halkının Osmanlı zulmüne karşı şikâyetini ifade etmiştir. Özellikle de ekonomik çöküş yaşayan Ermeni zanaatkârlarının durumunun iyileştirilmesi önerileriyle ortaya çıkan Petros Şanşıyan (1819-1889) da aynı görüşe sahip olup, Ermeni Kilisesi’ni, ulusal varlığın temel direklerinden biri olarak kabul etmekteydi.
Konstantinopel’de (İstanbul-çev. notu) faaliyet gösteren tutuculardan ve anayasanın, ulusal yaşamda kilisenin rolünü azaltacağı görüşüyle tanınan “Yerevak” dergisi redaktörü Hovhannes Çamurcuyan-Teroyents (1801-1888), Batı Ermenileri anayasasına karşı yürütmüş olduğu mücadeleyle tanınmaktaydı. H. Çamurcuyan, halkın siyasi durumu, din, kilise ve milli aydınlanma konularında ilerici kişilerle tartışmaya girmiştir.
İlerici akım
İlerici görüşlere sahip kişiler, tutuculara ters düşmekteydi.
İlerici yönelime sahip Stepannos Nazaryants (1821-1879), reformları, Ermeni toplumunun gelişmesinin önemli bir tasarrufu olarak görmekte olup, redaktörlüğünü yapmış olduğu “Hüsisapayl” dergisinde gericiliğe ve karanlığa karşı koyarak, ulusal aydınlanma ve eğitimin Avrupai modelini savunmakta olup, Ermenilerin hayatında kilise ve din adamlarının etkisinin sınırlandırılması taraftarıydı.

S. Nazaryants’la birlikte “Hüsisapayl’da” işbirliği yapan Mikayel Nalbantyan (1829-1866) çok daha köktenci ve devrimci fikirler vaaz etmekte olup, Ermeni halkının siyasi ve ekonomik kurtuluşunu, Rusya ve Avrupa’daki devrimci hareketlere bağlamaktaydı. M. Nalbantyan, Batı Ermenilerinin toplumsal mücadelesine katılıp, anayasalcı liderlere, özellikle de H. Sıvacıyan ve yandaşlarına destek olmaktaydı. Nalbantyan’ın ilerici sosyo-ekonomik makaleleri ve edebi eserleri, Ermeni toplumsal fikri ve ebebiyatının sonraki gelişmesi üzerinde derin bir iz bırakmıştır.

Mıkırtiç Khırimyan (1820-1907, Katolikos, Ermeni Kilisesi dini önderi-çev. notu) ve “Meğu” dergisi redaktörü Harutyun Sıvacıyan (1831-1874) da Batı Ermenileri arasında ilerici fikirler yaymaktaydı. Ulusal birlik taraftarı H. Sıvacıyan, M. Nalbantyan’la olan bağları sayesinde Batı ve Doğu Ermenilerinin dini-kültürel yakınlaşmasına destek sağlamaktaydı.
Zımürniya (İzmir-çev. notu) Ermeni cemaatinde faaliyet gösteren Grigor Çilingiryan (1839-1923) da H. Sıvacıyan’ın fikir yoldaşı olup, redaktörlüğünü yaptığı “Dsağik” dergisinde dünyevi ve dini elitin keyfiyetlerine karşı çıkmakta, Avrupalı fikir adamlarını örnek göstererek anayasayı savunmaktaydı.
İlericilerin kafilesi, “Arevelyan mamul” dergisinin redaktörü Mateos Mamuryan’la (1830-1901) tamamlanmaktaydı.

Redaktörlüğünü yaptığı ünlü “Mışak” gazetesinin, Doğu ve Batı Ermenilerinin düşünsel-kültürel ilişkileri ve fiili ilişkileri alanında önemli bir rol oynamış olduğu, Doğu Ermeni keisimin ilerici temsilcisi Grigor Ardsruni (1845-1892), inançlı bir milli kurtuluş mücadelesi taraftarı olup, devrimler ve sosyal sarsıntıları reddederek, toplumun ilerlemesini barışçıl gelişim ve reformlara bağlamaktaydı. Büyük yazar, sosyoekonomi alanında yazılar kaleme alan Raffi (Hakob Melik-Hakobyan), daha kökten yönelime sahip olup, Batı Ermenilerinin Osmanlı boyunduruğundan kurtuluşunu silahlı mücadeleye bağlamakta ve bu fikri savunan eserler vermekteydi. G. Ardsruni gibi, Raffi de Batı Ermenilerinin anayasası ile Osmanlı Devleti’nin reform sürecinden ümit beslememekteydi.

Böylelikle, Ermeni toplum düşünün temsilcileri, XIX. yüzyılın 60-70’li yıllarında, Ermeni halkının siyasi, ekonomik ve kültürel gelişimi konularına özel ilgi göstermişlerdir. Ulusun varlığın sürdürülmesi ve gelişmesi yolları, bu kişiler tarafından barışçıl değişimler, reformlar veya silahlı kurtuluş mücadelesi sayesinde tasavvur edilmekteydi.
Çeviren: Diran Lokmagözyan
Leave a Reply