60. Transkafkasya’daki siyasi durum

 Askeri kampların (sığnakhların) düzenlenmesi

İran’da hâsıl olan siyasi karışıklıktan istifade eden dağlı Lezgiler, Şirvan (günümüz Azerbaycan bölgesinde bulunan eski bir sultanlık-çev. notu) ve Artsakh’taki (Karabağ-çev. notu) yerleşim yerlerine saldırır. Artsakh’ın melikleri, bu saldırılara karşı koyabilmek için birleşir. Artsakh’ın Ermeni halkı, Rus ilerleyişi haberleriyle ümitlenerek, askeri destek elde edilmesi halinde yabancı boyunduruğunu tamamen üzerlerinden atmaya hazırdı. Askeri konularda uzman organizatörler Avan ve Tarkhan yüzbaşılar, kurtuluş mücadelesine destek verebilmek amacıyla Şirvan’ın Ermeni yerleşimlerinden Artsakh’a gelir. Artsakh Ermenilerini mücadeleye teşvik eden ve meliklikleri birleştiren, Gandzasar Ermenilerinin katolikosu Yesayi Hasan-Calalyan olmuştur. Artsakh’ta savunma surları, sığnakhlar düzenlenir. Bunların içinde en ünlüleri Gülistan, Şoş (Şuşi), Avetaranots, Craberd ve Karaglukh sığnakhlarıdır. Ermenilerin bu güçleri, savunmanın haricinde saldırı çatışmaları da sürdürebilmeye muktedirdi. Bu durum, Ermeni devletinin yıkılmasından sonraki uzun zaman dilimi için önemli bir husustu.

Rus ordularının 1722 Hazar akını

I. Piyotr, henüz kuzey savaşı esnasında, İran’da ve Osmanlı İmparatorluğu’nda vuku bulan olayları dikkatle takip etmekteydi. 1715 yılında, A. Volinski başkanlığında İran’a yeni bir elçilik gönderir. Volinski’ye, ülkede süregelen durumu ayrıntılı bir şekilde araştırması ve Pers egemenliği altında bulunan halklar hakkında veri toplama talimatı verilmişti.

İsrayel Ori’nin Rusya’daki faaliyetlerini sürdüren rahip Minas Tigranyan, Ermeni halkı hakkında daha ayrıntılı bilgi elde etmek için Ermenistan’a yollanır.

XVIII. yüzyılın ilk çeyreğinde İran’da durum kötüleşmeye başlar. İçinde Ermenilerin de bulunduğu, Pers boyunduruğu altında bulunan halklar Pers egemenliğinden kurtulmak için uygun bir fırsat beklemekteydi. Silah zoruyla itaat altında tutma denemeleri artık başarısızlıkla sonuçlanıyordu. Pers egemenliğine karşı en faal mücadeleyi yürüten Afganlar, 1722 yılında başkent İsfahan’ı kuşatıp, ele geçirmeyi başarır.

I. Pyotr, kuzeydeki savaşın sona ermesinden hemen sonra Hazar Denizi’nin batı kısımlarını ele geçirmeye başlar. I. Pyotr, İran şahını isyancılardan korumak bahanesiyle 1722 yılında Transkafkasya’ya bir akın düzenler. Lakin I. Pyotr, Derbend’i ele geçirdikten sonra, ani bir şekilde Astrakhan’a dönüp, orduların, Hazar Denizi’nin güney kıyılarına ilerlemesini ertesi yıla bırakır.

Gürcistan kralı VI. Vakhtang, İran’da başlayan karışıklıklar esnasında, Gürcistan’ın kurtuluşu niyetiyle isyan hazırlıkları görür. Rusya’dan destek elde etmek için I. Pyotr ile görüşmeler yapmaktaydı. I. Pyotr, Rus ordularının Transkafkasya’ya akınıyla ilgili kendisine bilgi vermiş ve Gürcistan’a yardım vaat etmişti. VI. Vakhtang ise bu konuda Artsakh’ın Ermeni kurtuluş güçlerine haber verip, Pers boyunduruğuna karşı ortak karşı koyma önerisi sunmuştu.

Ermeni kurtuluş mücadelesi liderleri, hâsıl olan şartlar karşısında ilgisiz kalamazdı. Davit Beg, kurtuluş mücadelesini düzenlemek için, Ermeni gönüllülerden oluşan birliğiyle Gürcistan’dan Sünik’e gider. Artsakh’ta, melikler on iki bin kişilik bir ordu toplamıştı. Melikler, Gandzasar katolikosu Yesayi Hasan-Celalyan’ın çağrısıyla yaklaşık 10 bin kişilik ortak orduyla Gandzak yakınlarında bulunan Çolak bölgesine gider. Bu ordu, VI. Vakhtang’ın ordusuyla birlikte, I. Pyotr’ın ordularının gelişini bekleyecekti.

Yaklaşık iki ay bekledikten sonra, 1722 sonbaharında, I. Pyotr’ın Derbent’ten dönüp akını ertelemiş olduğu haberi ulaşır. Gürcü ordusu Tiflis’e döner. Ermeni güçleri evlerine dönerek, Artsakh’ın savunmasını düzenlemeye girişirler.

Osmanlıların Transkafkasya’ya saldırısı ve 1724 Rus-Osmanlı antlaşması

Pers devletinin zayıflaması, Rusların Transkafkasya’ya akını ve Afganların İsfahan’ı işgali, İran’ın ezeli düşmanı Osmanlılar için uygun bir fırsat olup, hemen İran’ın batı bölgelerini ve Transkafkasya’yı işgal etmeye girişirler. Osmanlılar, kurtuluş mücadelesinin yayılmasından rahatsızlık duyup, Ermeni ve Gürcü halklarının kurtuluş hareketlerini bastırma, aynı zamanda, Rusya’nın Transkafkasya’daki etkisinin güçlenmesi ile bu bölgeleri etkisi altına almasını engelleme niyetindeydi.

1723 Haziranında Osmanlı ordusu Tiflis’e saldırır, şehri ele geçirerek Gandzak üzerine yürür. VI. Vakhtang Tiflis’i terk edip, büyük bir kafileyle Rusya’ya geçer.

Ertesi yıl, Doğu Ermenistan ve Atırpatakan’a (İran Azerbaycan’ı-çev. notu) saldırmak amacıyla Karin’de (Erzurum-çev. notu) yeni bir Osmanlı ordusu toplanılır.

Transkafkasya ve İran için mücadeleye soyunmuş olan Rusya ve Osmanlı devleti arasındaki rekabet, yeni bir Rus-Osmanlı savaşına yol açabilirdi. İki taraf da bundan kaçınmaya çalışır. Uzun görüşmeler neticesinde nihayet 12 Haziran 1724’te Konstantinopel’de, aralarındaki ilişkiyi düzenleyecek olan bir antlaşma imzalarlar.

Bu antlaşmaya istinaden Osmanlılar, Hazar çevresindeki bölgelerin Rusya’ya bağlanmasını tanır, Ruslar ise Şamakh’ın batısında kalan toprakları Osmanlı’nın hükümranlığına bırakır. Rus komutanlığının, bu antlaşmadan sonra artık Ermeni kurtuluş hareketi güçlerine yardıma gelmeye imkânı kalmaz. Antlaşmanın imzalanması, Transkafkasya’da geniş çaplı bir saldırı düzenleyebilmek için Osmanlının ellerini serbest bırakır.

Yerevan’ın 1724 yılındaki kahramanca savunması

1724 yılında Osmanlı ordusu Ararat (Ağrı-çev. notu) Ovası’na saldırır. Karbi Köyü sakinleri 40 gün boyunca Osmanlı ordusuna karşı koyar ve ancak düşman ordusunun Karbi’ye girmeyeceği şartıyla silah bırakır.

Aynı yılın Haziran ayında Yerevan şehri kuşatılır. Yerevan’ın savunması için şehirlilerin haricinde, çevredeki Ermeni köylerinin sakinleri de ayağa kalkar. Yerevan, askeri garnizona dönüşür. Şehri savunan Ermeni güçleri bölüklere ayrılmıştı. Her bir bölük kendi bölgesi ve komutanına sahipti.

Rakip tarafın saldırıları başarısızlığa uğramaktaydı. Padişahın emriyle, Gandzak yönünde ilerleyen Osmanlı ordusu da Yerevan’a getirilir. Düşman kuvvetleri ikiye katlanır. Ermeniler, rakip tarafın saldırılarına kahramanca direnerek, büyük zayiata sebep olur. Yerevan savunması yaklaşık üç ay sürer. Gıda ve cephane eksikliğinden dolayı şehir karşı koyma gücünü kaybeder. Yerevan hanı, Osmanlılarla görüşmeler yapmayı kabul eder. 26 Eylül 1724’te, kuşatılmış şehir teslim olur. Osmanlılar, ancak 20 bin asker kaybettikten sonra Yerevan’ı ele geçirmeye muvaffak olur.

Yerevan savunması, Osmanlının Sünik ve Artsakh’a yönelik hızlı ilerlemesini durdurur.

http://www.findarmenia.com/arm/history/22/386

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Hoş Geldiniz

Batı Ermenistan ve Batı Ermenileri’yle ilgili bilgi alış verişi gerçekleştirme merkezinin internet sitesi.
Bu adresten bize ulaşabilirsiniz:

Son gönderiler

Sosyal Medya

Takvim

August 2025
M T W T F S S
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031