57. Eğitim, matbaa, sanat ve bilim

Okul

Değerli rahip bilimadamı Grigor Tatevatsi, 1449 yılına ait bir elyazması
Değerli rahip bilimadamı Grigor Tatevatsi, 1449 yılına ait bir elyazması

Yabancı işgalciler tarafından yürütülen savaşlar ve onların uzun süreli egemenlikleri, XV.-XVII. yüzyılın Ermenistan kültürüne korkunç bir darbe vurur. Geçen yüzyıllardaki kültürel canlılık hemen her yerde düşüş gösterir, çok sayıda okulların faaliyetleri son bulur. XV. yüzyıl başında, sadece tanınmış teolog, filozof ve milli-dini lider Grigor Tatevatsi tarafından yönetilen Tatev manastırı faaliyet göstermekteydi. Zamanın en büyük öğrenci sayısına sahip olan Tatev üniversitesinde öğrenciler farklı diller, aritmetik, müzik vs. eğitimi almakta, bitirme tezleri hazırladıktan sonra rahip derecesi alabilmekteydi.

Grigor Tatevatsi, Timurlenk’in akınları döneminde eğitime ara vermeyip daha güvenli yerlerde sürdürebilmek amacıyla öğrencileriyle birlikte bir yerden diğerine yer değiştirmeye mecbur kalır. XV. yüzyılda faaliyet gösteren, Ğırtim’deki (Kırım-çev. notu) Ermenilere ait Anton manastırının okulunda öğrenciler teoloji ve dilbilgisi haricinde, zaman bilimi, astronomi, aritmetik vs. de öğrenmekteydi. 1620’li yıllarda ise, daha sonra Ecmiadzin’e taşınacak olan Hovhanavank okulu kurulur.

XVII. yüzyılın 30’lu yıllarında, Nor (yeni-çev. notu) Cuğa (Culfa-çev. notu) okulu kurulur. Bu okulun öğretmenlerinden Kostand Cuğayetsi, tacirler için önemli muhasebe nasihatlerinin yer bulduğu bir aritmetik ders kitabı hazırlamıştır. Bu okulda takvim bilimi, ölçüler ve ağırlıklar hakkında bilgiler vs. öğretilmekteydi. XVII. yüzyıl başlarından itibaren Amırdol manastırının ünlü okulu Bağeş’te (Bitlis) faaliyet göstermeye başlar. Aynı yüzyılın ilk çeyreğinde Sünik’te, Sünik Büyük manastırının okulu faaliyete başlar. Bu okulların mezunları da Ermenistan’ın farklı bölgelerine gidip okullar kurmaktaydı. Bu okullara ek olarak kütüphaneler bulunmaktaydı. Birçok okul, elyazmalarının istinsah edilip çoğaltıldığı ünlü yazım merkezlerine dönüşmüştür.

Matbaa

İlk Ermeni matbaacı Hakob Meğapart
İlk Ermeni matbaacı Hakob Meğapart

Ermeni matbaacılığın başlangıcı, Ermeni halkının en önemli kültür edinimlerinden biridir. Matbaanın Johann Gütenberg tarafından icadından sadece yarım yüzyıl sonra, 1512’de, İtalya’nın Venedik şehrinde ilk Ermenice basılı kitap olan “Urbatagirk” yayınlanmış, ilk Ermeni matbaacı ise Hakob Meğapart olmuştur.

Abgar Tokhatetsi, oğlu Sultanşah’la birlikte, Ermenice kitapların basılması işini aynı şehirde tekrar ele alır. Matbaayı Konstantinopel’e (İstanbul-çev. notu) taşıyarak, çok sayıda kitap basar. XVII. yüzyılda Lvov, Livorno ve Nor Cuğa’da matbaalar kurulup kitaplar basılır.

1638 yılında Nor Cuğa’da kurulan Ermenice matbaa, İran’daki ilk matbaa olmuş, matbaa gereçleri Avrupa’dan getirilmiş olmayıp, yerinde, Ermeni ustalar tarafından hazırlanmıştır.

1660’lı yıllarda, Amsterdam’da da Ermenice basım çalışmaları başarıyla yürütülmekteydi. Ermenice İncil ve Arakel Davrijetsi’nin “Girk patmutyants” (çevirmenin notu-“tarih kitabı”) ilk olarak burada basılmıştır.

http://www.findarmenia.com/arm/history/21/369

Edebiyat

“Tağaran” (dini şarkılar antolojisi)
“Tağaran” (dini şarkılar antolojisi)

Ermeni edebiyatı XV.-XVII. yüzyıllarda yeni isimlerle ongunlaşmayı sürdürür. Süregelen dış göçlerle ilgili ele alınan, gurbetçiliği yeren şarkılar ve ağıtlar geniş yayılım gösterir. Bu şarkılarda, vatan kaybı ve yaban ellerin acısı yer bulmaktadır. XV. yüzyılın göze çarpan şairlerinden biri olan Mıkırtiç Nağaş tabiat, güzellik ve gurbetçilikle ilgili çok sayıda şiir yazmış, aynı zamanda ressam da olduğundan Nağaş (nakkaş-çev. notu) olarak anılmıştır. XV.-XVI. yüzyıl şairleri, dini-ahlâki şiirlerin haricinde, doğa ve aşkla ilgili dizeler yazıp dünyevi şarkılar da bestelemiştir.

XVI. yüzyıl şairi Nahapet Kuçak, Ermeni edebiyatında önemli bir rol oynamış, şiirlerinde aşk ve insan sevgisiyle ilgili derin fikirlere yer vermiş ve müzikle de ilgilenmiştir.

“Ağvesagirk” (dini kitap)
“Ağvesagirk” (dini kitap)

XVI. yüzyılın önemli şairlerinden olan Grigoris Ağtamartsi, Ardsruni kraliyet hanedanlığı mensubu ve kral Sımbat’ın torunu, aynı zamanda da katolikosluk (Ermeni Kilisesi’nin dini önderliği-çev. notu) tahtının bırakıtsal varisiydi. Şair, Osmanlı-Rus saldırıları ve yıkımlarının görgü şahidi olarak, “Araplar, dinleriyle milletimizi ateş gibi yakıyor”,- diyerek yabancı egemenliğini kısaca betimlemektedir.

Grigoris Ağtamartsi, adalet ile barışa, yaşama, bahara ve tabiata yönelik aşkını dile getirmiş ve hayatı, çiçeklerinin insanların güzel işleri, dikenlerinin ise günahları olduğu bir bahçe ile kıyaslamıştır.

 “Tağaran” ve “Ağvesagirk” antolojileri geniş çapta yaygınlık elde etmişlerdi. “Tağaranlarda” halk şarkıları ve farklı edebi yapıtlar derlenmekte, “Ağvesagirk” seçkilerinde ise meseller ve fıkra şeklindeki eserler yer bulmaktaydı.

XV.-XVII. yüzyıllarda Ermeni edebiyatı, diğer dillerden yapılan edebi çevirilerle zenginleşir.

Seyahatnameler, edebi bir tarza dönüşür. Ermeni seyyahlar, XV.-XVII. yüzyıllarda zengin bir edebiyat oluşturur (Martiros Yerzınkatsi, Simeon Lehatsi vd.).

Sanat

"1.

Ermenistan’ın ekonomik ve siyasi açıdan ağır durumu, sanatın gelişmesine de damgasını vurur. Olumsuz şartlara rağmen, bazı sanat dalları gelişmesini sürdürür. Özellikle elyazması eserlerin resimlendirilmesi (minyatür) alanında başarılar gözle görülecek nitelikteydi. Minyatürlerde, dini ve dünyevi yaşamdan alınan öğeler resmedilmekteydi. Meryem Ana, İsa Mesih, İncilciler ve diğer İncil konuları ve resimleri en sevilen konulardan olup, Ermeni Kilisesi’nin geçmişteki önemli önderlerinden Grigor Lusavoriç, Yeznik Koğbatsi, Grigor Narekatsi, Grigor Tatevatsi ve diğerleri de resmedilmekteydi. XVI. yüzyıl elyazmalarında görülen, Avarayr Savaşı’yla ilgili resimler sayesinde Ermeni ressamlar, Ermeni halkının hürriyetperver ruhunu canlı tutmaya çalışmaktaydı.

Ejder motifli halı, XVII. yüzyıl
Ejder motifli halı, XVII. yüzyıl

Hakob Cuğayetsi, Avag, Minas vd. en tanınmış Ermeni minyatür ressamlarından olmuştur. XV.-XVII. yüzyıllarında Vaspurakan (Van bölgesi-çev. notu), Karin (Erzurum-çev. notu), Nor Cuğa ve Ğırim minyatür okulları ünlenmişti.

Halıcılık başta olmak üzere, uygulamalı sanat dalı da önemli gelişme göstermişti. Birçok ülkeye ihraç edilen Ermeni halıları son drece ünlüydü. Özellikle Ermeni ejder halıları ünlenmişti. Sanat değeri yüksek kuyum ve resim kolları da Ermeni cemaatlerinin bulunduğu yerlerde ünlüydü. Nor Cuğa’dan Rus çarı Aleksey Mikhayiloviç’e armağan edilen elmas kakmalı taht bir sanat harikasıydı. 1666 yılında Moskova’ya yerleşen, Nor Cuğa’nın Ermeni sanatçılarından Bogdan (Astvadsatur) Saltanov, Silah Sarayı’nda çalışıp, Rus sanatının gelişmesi konusunda önemli katkı sağlamıştır.

XVI. yüzyılda, khaçkar (“haçtaş” Ermenilere özgü bir taş sanatı-çev. notu) sanatı gelişmesini sürdürmekteydi. Khaçkarlar, anı olarak, mezar taşı yerine kullanılmaktaydı. Noratus ve Hin (eski-çev. notu) Cuğa mezarlıklarında bunların çok sayıda örnekleri bulunmaktaydı. Cuğa mezarlığında, Ermeni khocalar (zenginler, ileri gelenler-çev. notu) tarafından 10 binin üzerinde güzel ve zengin süslemeli khaçkar ve koç şeklinde mezar taşları dikilmiştir.

Tahta oymacılığının başyapıtlarından sayılan ve Sevan’daki Arakelots kilisesi için 1486 yılında hazırlanan kapı, günümüzde Ermenistan Tarih Müzesi’nde korunmaktadır.

Mimari

Tatev’in tahkim edilmiş manastırı
Tatev’in tahkim edilmiş manastırı

Medsopavank manastırının yeni kilisesi için Yunanlı bir mimarın davet edilmesi, XV. yüzyıl Ermeni yapı sanatının düşüşünün dışavurumudur. XV.-XVI yüzyılların Ermeni mimarisinin gelişimini, çalkantılı siyasi ve ekonomik durumun haricinde, dini bağnazlığın da engellemiş olduğunu belirtmek gerekir. Örneğin, XV. yüzyılın 30’lu yıllarında faaliyet gösteren yetenekli mimar Nekemat tarafından inşa edilen Amit’in (Diyarbakır) muhteşem kubbeli Ermeni kilisesi, güzelliği ve büyüklüğüyle şehirdeki camilerden üstün olduğundan dolayı Müslümanlar tarafından yıktırılmıştır.

Kiliselere ek olarak çan kulelerinin inşası, XVII. yüzyıl Ermeni mimarisinde geniş yaygınlığa kavuşmuştur. Ecmiadsin Ana Katedrali çan kulesi de bu dönemde inşa edilmiştir.

Kasağ Köprüsü, XVII. yüzyıl
Kasağ Köprüsü, XVII. yüzyıl

XVII. yüzyılda Ermenistan’da, Hırazdan, Kasakh, Vorotan, Meğri ve daha başka nehirler üzerinde bir dizi tek kemerli ve çok kemerli köprüler kurulur. Bunların bir kısmı günümüze kadar faaldir.

XVI.-XVII. yüzyıl yapıları, geçmiş yüzyıllarda olduğu gibi büyük feodal beylerin yerine, zengin tüccarlar tarafından desteklenmekteydi. Kilise ve manastırların sağlam surlarla çevrilmesi ve bunların kale-kiliselere çevrilmesi (Tatev, Geğard, Khor Virap, Halidzor, Astapat, Agulis vs.), belirtilen dönemdeki Ermeni mimarlığının önemli özelliklerindendi. Bazı kale-kiliseler, ikili surlar ve kuşatma esnasında nehirlerden su alabilmek amacıyla yer altı tünelleriyle donatılmıştır. Çevredeki halk da tehlike esnasında sıklıkla buralara sığınmıştır.

XV.-XVII. yüzyıllarının Ermeni mimarları, Türk mimari sanatının gelişmesi konusunda büyük hizmetler vermiştir. Ermeni mimar Sinan, Konstantinopel’de onlarca saray, cami ve değişik binalar inşa etmiştir. XVII. yüzyıldan başlayarak, Konstantinopel’de, hassa mimarı görevi üç asır boyunca Balyan sülalesinin temsilcilerine teslim edilmişti.

Bilim

Amirdovlat Amasyatsi
Amirdovlat Amasyatsi

XV.-XVII. yüzyıllarda bilim, manastırlara ait okullarda gelişmekteydi. Belirtilen dönemde, bazı Ermeni takvim bilimcileri, tarihçiler ve tıp uzmanları, faaliyetleriyle derin bir iz bırakmışlardır.

Büyük bilimsel emek sahibi Hakob Ğırimetsi’nin, “Meknutyun tomari” (zaman bilimi açıklaması-çev. notu) ve “Bnutyan masin” (Tabiat hakkında-çev. notu) çalışmaları uzun süre Ermeni okullarında ders kitabı olarak kullanılmaktaydı.

Başhekim Amirdovlat Amasiatsi, en ünlü Ortaçağ Ermeni tabiat bilimleri temsilcilerinden olup, bir hekim olarak büyük üne sahip olarak, Osmanlı padişahının özel hekimliğini yapmış ve kitaplarında, kullanmış olduğu tüm ilaç ve bitkilerin özelliklerini açıklamıştır. Kitaplarını, herkes için anlaşılır olması niyetiyle zamanın konuşma diliyle kaleme almıştır.

Arakel Davrijetsi, “Tarih Kitabı”
Arakel Davrijetsi, “Tarih Kitabı”

Tarih bilimi alanında da bazı çalışmalar gerçekleştirilmiştir. XIV. yüzyıl sonu ve XV. yüzyılın ilk yarısında vuku bulan olaylar, tarihçi Tovma Medsopetsi tarafından betimlenmiştir. Tovma’nın, Timurlenk’in akınlarıyla ilgili çalışması, Ermenistan ile komşu ülkelerin XV. yüzyıl tarihiyle ilgili son derece önemli bir kaynak niteliğindedir. Tovma Metsopetsi, tanımladığı olayların zamandaşı ve görgü şahidi olmuştur.

XVII. yüzyılda yazılan tarih çalışmalarında, Arakel Davrijetsi’nin “Patmutyun” (tarih-çev. notu) kitabı önemli bir yer tutmaktadır. Davrijetsi, XVII. yüzyılın ilk yarısındaki Ermenistan’ın ve komşu ülkelerin siyasi tarihini, Ermeni kolonilerinde hüküm süren durumu vs. ortaya koymaktadır.

XVII. yüzyılın göze çarpan tarihçilerinden biri Zakaria Kanakertsi olup, “Patmutyun” çalışmasında görüp duyduğu olaylar haricinde, Arşakuni hanedanlığının tesisinden başlayarak, Ermeni halkının daha önceki dönemlerinin tarihini de anlatmaktadır.

Ünlü bilim adamı Yeremia Çelebi Kömürcüyan da Ermeni tarih bilimine önemli katkı sağlamış, tarihbilimsel ve coğrafi birçok eserler haricinde, Ermeni manastırlarının haritasını hazırlamıştır.

http://www.findarmenia.com/arm/history/21/372

Türkçeye çeviren: Diran Lokmagözyan

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Hoş Geldiniz

Batı Ermenistan ve Batı Ermenileri’yle ilgili bilgi alış verişi gerçekleştirme merkezinin internet sitesi.
Bu adresten bize ulaşabilirsiniz:

Son gönderiler

Sosyal Medya

Takvim

August 2025
M T W T F S S
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031