XIV. yüzyıl başında Kilikya Ermenistan’ı

Kilikya Ermenistan’ı için oluşan olumsuz şartlar, XIV. yüzyılda da devam eder. Moğollar Müslümanlığı kabul ettikten sonra, Hıristiyanlara yönelik tutumlarında değişiklik olunca, durum daha da zorlaşır. Moğol-Memluk çatışması, Memlukların galibiyetiyle son bulur. Bundan faydalanan Memluklar, tekrar Kilikya’ya saldırır.
Hâsıl olan ağır durumdan kurtulmak için, yöneticiler Bizans ve Batı Avrupa ülkeleriyle görüşmelere başlar. Ermeniler, yardım karşılığında, Bizans ve Katolik Kiliselerine bazı doktrinsel tavizlerde bulunmaya hazırdı. Bu konu, 1307 Sis Konseyi’nde tartışılır. Ermeni krallığı, kiliselerin birleşmesi yoluyla, Müslümanlara karşı bir Hıristiyan ülkeleri ittifakı oluşturmak niyetindeydi.
Kilikya’da konuşlanmış olan Moğol ordularının komutanı, 1307 Kasımında, Ermeni kralı III. Levon’u, eski kral II. Hetum’u ve 40 Ermeni prensini, ağırlamak niyetiyle Anavarza’ya davet eder ve öldürtür. Lakin kralın amcası Oşin, Moğolları Kilikya’dan dışarı atmayı başarır ve kendisini kral ilan eder.

Oşin ve katolikos (Ermeni Kilisesi önderi) Konstandin Kesaratsi, Sis Konseyi kararlarını gerçekleştirmeye kalkınca, ülkede gerginlik hâsıl olur. Başkentte yapılan gösteriler ve toplantılarda, Sis Konseyi kararlarından vazgeçilme talebinde bulunulur. Oşin, görüş ayrılıklarına son vermek amacıyla, Adana’da yeni bir konsey toplar ve Sis Konseyi’nin kararları tasdik edilir. Böylece, Ermeni toplumunda, Ermeni Kilisesi’ni diğer Hıristiyan kiliseleriyle birleştirmek isteyen bir grup oluşur. Bu grup, üniterler (birlikçi) olarak adlandırılır. Üniterler ve üniter karşıtları mücadelesi, toplumun birliğini bozar ve ülkeyi zayıflatır.
Memlukların yeni akınları
Kral Oşin’in ölümünden sonra taht, oğlu IV. Levon’a (1320-1342) geçer. IV. Levon reşit olmadığından dolayı, ülkeyi hamiler vasıtasıyla yönetir. O dönemde Kilikya, müttefiksiz ve Müslüman ülkelerle kuşatılmış bir durumdaydı. Batı Avrupa’nın yardımı da, o dönemde Fransa ve İngiltere arasında patlak veren Yüz yıl Savaşı nedeniyle imkânsız olur.
XIV. yüzyılın 20’li yıllarından itibaren, Memlukların akınları devam eder. Ermeni Krallığı, 1323 ve 1337 yıllarında, düşmana maddi ve bölgesel büyük tavizler vererek, ağır şartlar ihtiva eden bir barış antlaşması yapmaya mecbur olur.
Kilikya Ermeni Krallığı’nın çöküşü
Levon’un varisi olmadığından dolayı, saray eşrafı, tahtı halasının oğlu Gvidon Lusinyan’a teslim etmeyi uygun görür. Lusinyanlar, Fransız asıllı olup, Kıbrıs’ta hüküm sürmekteydi. Lusinyanlar’ın Kilikya’daki hükümranlığı kısa sürer. Taht, kısa süre sonra, Hetumyanlara akraba olan Nığretsiler’in eline geçer ve bir an için durum düzelir gibi olur.
Lakin Kilikya Ermenistan’ının durumu ağırdır. Memlukların ve Türkmenlerin, sonu gelmeyen akınları, devletin varlığını tehdit etmeye başlar. Memluklar, 1360 yılında Tarson ve Adana şehirlerini işgal eder ve başkent Sis’i kuşatır. Ordu komutanı Libarit ve karı koca Hetum ile Zarmandukht, çatışmalarda kahramanlıklarıyla göze çarpar. Ermeniler, büyük zorluklarla şehrin kuşatmasını kaldırmayı başarır.
Hıristiyan ülkelerin Ermenistan’a yardım etmeyeceğinin bilincinde olan katolikos Mesrop Artazetsi, Sis’te bir kilise konseyi toplayıp, Sis ve Adana konseylerinin kararlarını geçersiz sayar.
1373 yılında, Ermeni sarayının önde gelenleri, Gvidon Lusinyan’ın kardeş çocuğu olan ve o dönemde Kıbrıs’ta bulunan V. Levon’a tahtı teslim etmeye karar verir. V. Levon, 1374 yılında büyük zorluklarla Sis’e ulaşır ve kral olarak takdis edilir. Bu dönemde Memluklar ve Türkmenler başkenti tekrar kuşatmıştı. Kuşatılanlar, dışarıdan hiçbir yardım alamayınca, şehri ateşe verip, iç kaleye çekilir. Sis, çetin bir direniş sonucunda, cephane ve gıdanın tükenmesi sebebiyle, 16 Nisan 1375 tarihinde düşer. Esir alınanlar içinde ailesiyle birlikte bulunan Levon Lusinyan ve katolikos Poğos Sısetsi Kahire’ye götürülür. Sultan, katolikosa dönüş izni verir, fakat Levon’un, Kahire’yi terk etmesini yasaklar. Daha sonra Levon da azat edilir, Avrupa’ya geçer ve yeni bir haçlı seferi düzenleme konusunda başarısız girişimlerde bulunur. V. Levon Lusinyan, 1393 yılında Paris’te vefat eder.
Sis’in düşmesinden sonra Dağlık Kilikya’nın bazı kısımlarında Ermeni beyleri, daha uzun zaman yarı-özerk durumlarını korumayı sürdürür. Bazı verilere göre krallık, küçülmüş bölgesiyle, 1420’li yıllara kadar varlığını sürdürmüştür.
http://www.findarmenia.com/arm/history/20/306
Çeviren: Diran Lokmagözyan
Leave a Reply