44. Kilikya Ermeni Krallığı’nda ekonomi

Kilikya Ermenistan’ında toplumsal-ekonomik ilişkiler.

Sis şehrinin panoraması
Sis şehrinin panoraması

Toprak sahipliği formları.

Kilikya’daki toplumsal-ekonomik ilişkiler, asıl Ermenistan’da olduğundan daha karmaşık bir şekil alır. Bu durum, Kilikya Ermeni devletinin oluşumundaki bazı özelliklerle ilgiliydi. Rubenyan beyliğinin oluşumuna kadar burada büyük sayıda Bizans ve Ermeni beylikleri bulunmaktaydı. Daha sonraları, askeri hizmetler karşılığında beylerden ve krallardan toprak elde eden haçlılar da Kilikya’ya yerleşir. Ermeni feodalitesi, Bizans ve Batı Avrupa’nın etkisi altında bazı değişikliklere uğrar. Oluşan şartlar altında, Kilikya’da, krallık, prenslik, manastıra ait ve cemaatsel olarak farklı toprak sahipliği formları şekillenir.

Krala bağlı olan topraklar, şehirler ve kaleler, kraliyet mülkleri olarak anılmaktaydı. Kraliyet mülkleri genelde fetih, satın alma ve el koyma yoluyla elde edilmekteydi.

Sis başkenti kalesinin harabeleri
Sis başkenti kalesinin harabeleri

Kilikya’ya yerleşmiş olan beylerin bir kısmı, mülkiyet olarak, bırakıtsal devredilen topraklara sahipti. Bu mülkler “vatan” olarak anılmaktaydı, sahipleri ise “vatan sahibi-kale sahibi. Kral ve vatan sahibi-kale sahibi kişiler, askeri ve yönetim hizmetleri karşılığında bazı kişilere şartlı toprak sahipliği prensibiyle, toprak vermekteydi. Bu topraklar, babadan oğla geçebilmesine rağmen, elde edenin mülkü olmayıp, hizmeti terk etme durumunda geri alınmaktaydı.

Kilikya’da, büyük çaplara ulaşan topraklara sahip, çok sayıda manastır ve kilise vardı. Manastırlara ait mülkler, genelde bağış ve satın alma yoluyla oluşmaktaydı. Özellikle krallar ve beyler, kiliselere büyük bağışlarda bulunmaktaydı.

Kilikya’da, cemaatsel toprak sahipliği de mevcuttu. Cemaate bağlı torakların bir kısmı, belli şartlarla köylülerin kullanımına verilmekteydi. Arsa mahiyetindeki topraklar, köylülerin mülkiyetindeydi. 15-20 yılda bir toprakların yeniden dağılımı gerçekleştirilmekteydi.

Köy cemaati

Kilikya’nın bereketli ovaları, verimli vadileri ile yeşili bol yaylaları, tarım ve hayvancılıkla uğraşma imkânı vermekteydi. Tahıl ve sebze haricinde, hurma, portakal, limon ve zeytin gibi yarı-tropikal bitkiler de ekilmekteydi.

Kilikya’da küçük ve büyük baş hayvan beslenmekteydi. Burada yetiştirilen atlar ünlenmiş olup, ihraç edilmekteydi.

Köy halkının örgütlenmesinin temel şekli cemaatti. Cemaatler genellikle bir veya birkaç küçük köyden oluşmaktaydı. Cemaat, köy halkı haricinde, köylülerin devletle ve toprak sahibinin kilise ile olan ilişkilerini düzenlemekteydi.

Tarım çalışmaları gerçekleştirmek amacıyla, cemaate ait olan topraklar, cemaatsel ve ailevi olarak iki kısma ayrılmaktaydı. Cemaate ait ekilebilir toprakların ve yaylaların bir kısmı, belirli aralıklarla, aileler arasında kişi sayısına göre yeniden dağıtılmaktaydı.

Cemaat, belli oranda özerk olup, köyün iç yaşamıyla ilgili konuları, kendisi düzenlemekteydi.

Her bir cemaatin, köyün hamisi olan bir azize adanmış kendi kilisesi veya şapeli vardı. Köy papazı, köyün ruhani işleriyle ilgilenmekte, doğum, düğün, cenaze ve diğer ayinlerini kendisi ifa etmekteydi. Genellikle, kiliseye ek olarak, köy çocuklarının okuma, yazma, sayma ve şarkı söyleme öğrendikleri bir okul mevcuttu.

Şehirler. Şehir hayatı

1271 yılında Marco Paulo ve kardeşinin Ayas’a gelişi, 1410-1412 yılları arasında kurulmuştur
1271 yılında Marco Paulo ve kardeşinin Ayas’a gelişi, 1410-1412 yılları arasında kurulmuştur

Kilikya, doğu-batı arasındaki kara ve deniz transit ticaret yolları kavşağında bulunmaktaydı. Akdeniz’in kıyısında bulunan limanlar, transit ticaret için çok uygundu. Ülkenin sahip olduğu yer altı kaynakları, zanaatların gelişmesine katkı sağlamıştır. Haçlı seferleri sayesinde önemli oranda hareketlenen doğu-batı ticareti, şehirlerin gelişmesine önemli oranda etki etmiştir.

Moğol İmparatorluğu’nun oluşturulması, Kilikya Ermenistan’ındaki şehir hayatının hareketlenmesi ve gelişmesine katkı sağlamıştır. Moğol İmparatorluğu bölgesinden geçen kervan ticareti yollarının bir kısmı, Moğollarla müttefik olan Kilikya’dan geçmekteydi. Mallar da bu limanlardan Avrupa’ya taşınmaktaydı.

Adana’nın yarı yıkılmış duvarları
Adana’nın yarı yıkılmış duvarları

Sis (Kozan), Tarson (Tarsus), Adana, Ayas, Misis, Korikos, Kilikya Ermenistan’ının ünlü şehirlerindendi. Tüm şehirler kraliyet mülkleri dâhilinde olduklarından dolayı, kraliyet şehirleri olarak adlandırılmaktaydı.

Başkent Sis, idari ve kültür merkezi olarak, şehirler arasında ayrı bir konuma sahipti. Kral sarayı, darphane, hazine, yabancı ülke elçilikleri burada bulunmaktaydı. Sis, 1292-1441 yılları arasında Tüm Ermenilerin Katolikosluğu (Ermeni Kilisesi dini önderliği) makamı olmuştur.

Ayas, iç ve dış ticaret ile zanaatın önemli bir merkezi olup, “Ermeni kralının limanı” olarak anılmaktaydı. Haçlılar Antiok ve Akka’yı kaybettiklerinde, Ayas ticari açıdan daha büyük bir önem kazanır. Ayas, Hıristiyanların elinde bulunan, Asya kıtasındaki tek büyük ticaret merkezi olarak kalır. Ayas’ın ticari rakibi, Mısır’daki Aleksandria (İskenderiye) limanıydı.

13. yüzyılda inşa edilen Korikos deniz kalesi
13. yüzyılda inşa edilen Korikos deniz kalesi

Kilikya Ermenistan’ı, tarım ve zanaat mallarıyla doğu-batı ticaretine katılmakta, demir, renkli madenler, kereste, tahıl, yün ve at ihraç etmekteydi. Ermeni kralları tarafından Avrupalı tüccarlara verilen imtiyazlar, ticaretin gelişmesine katkı sağlamaktaydı. Böylelikle, 1201 yılında Cenevizliler, 1271 yılında ise Venedikliler imtiyazlar elde eder.

Şehir nüfusunun önemli bir bölümü zanaatla uğraşmaktaydı. Zanaatkârlar, kendi teşkilatlarını (ahilik)  kurmakta, bir şehir sınırları içinde bulunan aynı meslek sahipleri, bir ahilik teşkilatı içinde bileşmekteydi.

Kilikya’nın I. Hetum kralı ve Zabel kraliçesinin resimleriyle bir para (1226-52 yılları, Sis)
Kilikya’nın I. Hetum kralı ve Zabel kraliçesinin resimleriyle bir para (1226-52 yılları, Sis)

Sadece kendi atölyelerine sahip olan zanaatkârlar, ahilik teşkilatına üye olabilmekteydi. Bu gibiler, usta unvanına sahipti. Bunlara atölyelerde yarım eden kalfa ve çıraklar, belli bir zanaat becerisi elde ettikten sonra usta olabilirlerdi.

Metal işlemeciliği, bakırcılık, silah üretimi, kuyumculuk, dericilik ve farklı diğer zanaat kolları gelişmişti.

Para dolaşımının doğru düzenlenmiş olması zanaat ve ticaretin gelişmesi için son derece önemliydi. 

Kilikya’nın I. Konstantin kralının resmiyle bir harita (1298-99 yılları, Sis)
Kilikya’nın I. Konstantin kralının resmiyle bir harita (1298-99 yılları, Sis)

Daha Rubinyan beyliği döneminde başlayan para basımı, devletin yıkılmasına kadar devam etmiştir.

 Temel para birimi, gümüş para olmakla birlikte, bakır paralar da büyük bir miktar tutmaktaydı. Aynı zamanda “kraliyet parası” olarak da anılan gümüş paralar, dış ülkelerde de kullanılmaktaydı.

http://www.findarmenia.com/arm/history/20/294

Çeviren: Diran Lokmagözyan

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Hoş Geldiniz

Batı Ermenistan ve Batı Ermenileri’yle ilgili bilgi alış verişi gerçekleştirme merkezinin internet sitesi.
Bu adresten bize ulaşabilirsiniz:

Son gönderiler

Sosyal Medya

Takvim

August 2025
M T W T F S S
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031