XII. yüzyıl sonrasında Yakındoğu’daki durum ve Kilikya Ermenistan’ı

XII. yüzyıl sonlarında Yakındoğu’da gerçekleşen değişiklikler, Kilikya Ermenistan’ını önemli oranda etkilemiştir. O dönemde, Mısır Eyyubi Sultanlığı güçlenmiş ve Sultan Selahattin, 1187 yılında haçlıları yenerek Yerusağem’i (Kudüs-çev. notu) ele geçirmişti. İkonia Selçuklu Sultanlığı da gücünün doruk noktasında bulunmaktaydı. Mısır ve İkonia, Kilikya’ya düşmandı. Kilikya ve Antiok Düklüğü arasındaki ilişkiler de hayli gergindi.
Benzer gergin bir ortamda, Kilikya Ermenistan’ında egemenlik, Ruben’in kardeşi II. (I.) Levon’a (1187-1219) geçer. İkonia Sultanlığı’nın orduları 1187’de Kilikya’ya saldırıp, Sis’e ulaşırlar. Lakin Ermeniler, onları ülkeden atmayı başarır. Selçukların bu akını, Levon’u, ülkenin kuzey sınırlarını güçlendirme konusunda düşünmeye sevk eder. Bu niyetle bazı sınır kalelerini ele geçirip, güçlendirir.

Yerusağem’i Müslümanlardan geri almak için, 1189 yılında ikinci haçlı seferi başlar. II. Levon, haçlıların liderlerinden, Kutsal Roma İmparatorluğu (Almanya) imparatoru Friedrich Barbarossa ile ilişki kurup, haçlılara yardım sözü verir. İmparator, bunun karşılığında Levon’u Kilikya kralı olarak tanımayı kabul eder. Lakin Friederich, Kilikya nehirlerinden birinde boğulur ve Levon’un taç giymesi ertelenir.
Levon, daha sonra, haçlıların çarpışmalarına katılır. Ermeni orduları, Akka’nın ele geçirilmesine katılır. Levon, Kıbrıs Adası’nın Bizanslıların elinden alınması için, İngiliz kralı Aslan Yürekli Rişard’a yardım eder. Lakin Ermeniler ve haçlılar arsında da sorunlar vardı. Bu dönemde, Ovalık Kilikya’nın doğu bölgeleri için, Antiok ve Kilikya arasında yeniden tartışmalar alevlenir. Antiok dükü III. Bohemund, sınır tartışmalarını çözmek bahanesi, fakat tutuklamak niyetiyle Levon’u Antiok’a davet eder. Bunu öğrenen Levon, buluşma yerini kendisi tayin eder ve Bohemond’u tutuklar. 1194 yılında yapılan barış antlaşmasıyla Bohemond, ele geçirmiş olduğu tüm bölgeleri Kilikya’ya geri verir ve karşılığında serbest bırakılır. Antiok ve Kilikya dostluğunu pekiştirmek için, taraflar, Bohemond’un büyük oğlu ve varisi Raymond’u, Levon’un kardeşi Ruben’in kızı Alis’le evlendirmeye karar verirler. Doğacak olan erkek çocuk, Antiok ve Kilikya’nın varisi olacaktır. Levon, Antiok ve Kilikya’nın birleşmesi sayesinde ortak bir Ermeni-haçlı devleti kurmak niyetindeydi.
Krallığın ilan edilmesi

Kilikya Ermenistan’ı, XII. yüzyılı sonlarında Yakındoğu’nun en güçlü Hıristiyan ülkelerinden biriydi. Dış düşmanlara kaşı zaferler ile ülke sınırlarını genişletilmesi ve sağlamlaştırılması, II. Levon’un prestijini yükseltir.
Mısır Eyyubi Sultanlığı’nın güçlenmesi ve Yerusağem’in düşmesi sonrasında haçlıların durumu son derece ağırlaşır. Batı Avrupa ve özellikle de Papalık, haçlı devletlerin korunması konusunda Kilikya Ermenistan’ıyla büyük ümitler beslemekteydi. Tüm bunları hesaba katan Levon, krallık tacı elde etmek için Papa ve Alman imparatoru VI. Heinrich ile görüşmelerde bulunur ve kısa sürede imparatordan taç elde eder. Bizans imparatoru da bu arada Levon’a taç göndermiş bulunmaktaydı.
II. Levon, 6 Ocak 1198’de, Tarson şehrindeki katedralde, büyük bir törenle kral olarak kutsanır. Ermenistan katolikosu VI. Grigor Apirat, Levon’u kral olarak kutsar, imparatorun ve Papa’nın temsilcisi ise, kraliyet şeref nişanları sunar. Ermeni halkı coşku içinde olup, Levon’un kral olmasında, Ermeni krallığının yeniden tesisini görmekteydi. Çok sayıda soylunun ve üst düzey din adamlarının Tarson’da toplanmış olması boşuna değildi. Yabancı elçilerin de hazır bulunması, I. Levon’un (prens II. Levon, kral ilan edildikten sonra kral I. Levon olur) prestijinin artması ve Ermeni devletinin uluslar arası tanınmasının kanıtıydı.
I. Levon’un girişimleri

Kilikya Ermeni devleti, I. Levon’un hükümdarlığı döneminde önemli bir yükseliş yaşar. Antiok Dükü Raymond öldüğünde, Raymond’un ve Alis’in oğlu Raymond-Ruben, Antiok’un yöneticisi olur, fakat amcası Bohemund, Antiok’u işgal eder. Ermeni-haçlı devleti kurmak için bir fırsat arayan Levon, Antiok’un mirası için sürdürülen mücadeleye müdahale eder ve akrabasının çıkarlarını kollar. Levon, 1216 yılında Antiok’u ele geçirir ve yönetimi, kendisi tarafından Kilikya veliahdı olarak ilan edilen Raymond-Ruben’e teslim eder. Lakin Raymond-Ruben 1219 yılında Antiok’tan sürülür ve onun faaliyetlerinden hayal kırıklığı yaşayan Levon, sadece kendisini korumamakla kalmaz, aynı zamanda tahtın varisi olma hakkından da men eder ve Kilikya’nın varisi olarak, çocuk yaştaki kızı Zabel’i tayin eder.
I. Levon’un en önemli edinimlerinden biri, Lambron Kalesi’ni ele geçirmek olmuştur. Selefleri bunu denemiş olmakla birlikte, başarısız olmuşlardı. 1202 yılında Lambron’un beyi prens Hetum’u, kızını oğluna eş vereceği bahanesiyle Tarson’a davet eder ve hapseder. Akabinde, Levon, kaleyi kansız bir şekilde ele geçirip, kraliyetinin topraklarına katar.
Levon’un en önemli adımlarından biri, ülke sınırlarının güvenliğini tahkim etmesiydi. Sınırlarda bulunan birkaç kaleyi haçlılara teslim edip, onlardan askeri hizmet elde eder. Dağ geçitlerinde kaleler inşa edilip, garnizonlar kurar.
Kilikya’nın, ticaret yolları kavşağında bulunmasından dolayı Levon, ticaretin gelişmesine büyük önem verir. Ayas ve Korikos limanları onarılıp, düzenlenir. Askeri ve ticaret filoları kurulur. Kilikya, bir devlet olarak bir dizi deniz antlaşmaları imzalar. Ülkenin para dolaşımı düzenlenir. Levon Cenova, Venedik ve bir dizi şehirlerin tüccarlarına imtiyazlar verir.
Levon, kültürel gelişmeye de çok önem vermekteydi. Levon’un emriyle, Kilikya’da farklı tipte okullar kurulur. Bilim ve sanat temsilcileri, Levon’un emriyle saraya davet edilip, himaye edilmekteydi.
I. Levon, 1219 yılında öldüğünde, seleflerine yükseliş yaşayan bir devlet geriye bırakmıştı.
http://www.findarmenia.com/arm/history/20/290
Çeviren: Diran Lokmagözyan
Leave a Reply