
Ovalık Kilikya için mücadele
Dağlık Kilikya’da oluşturulan Rubenyan devleti için, Ovalık Kilikya’nın ele geçirilmesi hayati önem taşımaktaydı. Akdeniz kıyılarına çıkıp, ticaretin gelişmiş olduğu şehirler, limanlar ve tarın üretimiyle ünlü Ovalık Kilikya’ya yerleşmek, Akdeniz ülkeleriyle ilişki kurmak gerekliydi. Bu hayati sorunlara çözüm bulabilmek için Kilikya Ermenistan’ı Bizans, haçlılar ve Selçuklarla mücadeleye girer.
Konstantin’in yerine geçen oğlu I. Toros (1100-1129), güneye doğru hareket ederek, Sis ve Anabarza şehirlerini ele geçirir. Toros, Anabarza’yı tahkim ederek, devletinin başkentine dönüştürür. Toros ile Goğ Vasil’in ortak orduları, 1107 yılında Kilikya’ya saldıran İkonya Selçuklularını ağır bir yenilgiye uğratır.
Toros’u takip eden kardeşi I. Levon (1129-1137), Ovalık Kilikya’yı ele geçirmeye girişir. Ermeniler bu konuda Bizanslılar ve haçlılarla çatışmaya mecbur olur. Levon, Bizanslılar ve haçlılar arasındaki çelişkilerden faydalanarak, Misis, Adana ve Tarson’u, Bizanslıların elinden alır. Kilikya Ermenistan’ı, kararlı bir mücadele sonucunda güneyde, Akdeniz’e çıkmayı başarır.
Levon, ülkenin doğu sınırlarını sağlamlaştırmak amacıyla Sarvandikar kale-şehrini ele geçirir ve bu durum, Antiok Düklüğü ve Rubenyan beyliği arasında savaşa sebebiyet verir. Haçlılar ve Ermenilerin mücadelesinden Selçuklar yararlanmaya çalışıp, saldırı gerçekleştirerek, iki ülkenin sınır bölgelerini yağmalarlar. Lakin Kilikya ile Antiok arasında süren mücadele çabuk sona erer. İkisine de eşit şartta tehdit oluşturan yeni bir düşman belirir, bu düşman, Kilikya ve Antiok’u ele geçirmeye karar vermiş olan Bizans imparatoru Hovhannes Komnenos’tur.
Ermeni-Bizans çatışması
Bizans, Kilikya’nın kaybını kabul edemediğinden, Hovhannes Komnenos, 1137 baharında, büyük bir orduyla Ovalık Kilikya’ya girer. Sayısal üstünlüklerinden faydalanan Bizanslılar Tarson, Adana, Misis’i, 37 günlük bir kuşatma sonunda da Anabarza’yı işgal eder. Levon, küçük bir birlikle Vahka Kalesi’ne çekilir. Vahka, altı aylık kahramanca direnişten sonra düşer. Levon, eşi ve iki oğulları Ruben ve Toros’la birlikte zincirlenerek, Konstantinopel’e götürülür. Kilikya’daki Rubenyan egemenliği, geçici olarak yıkılır.
Esir Levon ve oğlu Ruben, hapiste hayatlarını kaybeder. Ermeni beyinin diğer oğlu Toros, kaçar ve dönüp, Kilikya Ermenilerinin kurtuluş mücadelesinin başına geçer. Esaretten kaçınmış olan iki kardeşi Stepannos ve Mıleh de ona katılır.
II. Toros, küçük bir birlikle, Bizanslılara karşı mücadeleye başlar. Birkaç yıl içinde Vahka, Anabarza, Misis ve Taron’u kurtarır. Böylece, Ermeniler, Kilikya’nın büyük bir kısmında tekrar hüküm sürmeyi ve Rubenyan beyliğini yeniden tesis etmeyi başarır. Bizans’ın, Kilikya’yı ele geçirme konusundaki diğer denemeleri başarısız olur.
Kilikya Ermeni devleti, 30 bin kişilik kalıcı bir ordu kurar. II. Toros’un itibarı hayli yükselir. Toros’un önemli girişimlerinden biri, katolikosluk (Ermeni Kilisesi dini önderliği- çev. notu) makamını, 1292 yılına kadar kalacağı Hromkla kale-şehrine taşımasıdır.
Kilikya Ermeni devletinin güçlenmesi
II. Toros’u, kardeşi Mıleh (1169-1175) takip eder. Mıleh’in hükümdarlığı döneminde, Ovalık Kilikya’nın doğusundaki bazı bölgeler, haçlıların, bazı batı bölgeleri ise Bizans’ın elinde bulunmaktaydı. Ülkenin savunması ve gelecekte güçlenmesi için tüm kıyı bölgelerinin Bizanslılar ve haçlılardan kurtarılması gerekmekteydi. Mıleh, bu zor işi başarmak için, yeni bir siyaset uygulayarak, Halep’teki Müslüman emirle antlaşma yapar. Mıleh, bu yolla haçlılardan, Kilikya’nın doğusunda bulunan önemli kaleleri, daha sonra da Bizans’ın elinden Adana, Misis ve Tarson’u, kıyı bölgeleriyle birlikte kurtarır. Ermeni devleti, önemli ticaret yolları üzerinde kontrolü sağlar. Mıleh, Hetumyanlara ait olan Lambron Kalesi’ni de kendi egemenliğine almak ister, fakat başarıya ulaşamaz. Mıleh, Sis (Kozan) şehrini imar edip, Kilikya Ermenistan’ının başkentine dönüştürür.
Mıleh’in siyaseti ve reformları, Kilikya Ermenistan’ının prestijinin yükselmesi ve güçlenmesine etki eder. Lakin Mıleh’in siyasetinden hoşnutsuz olan yüksek dini görevliler ve beyler, kendisine komplo kurarak öldürür.
Mıleh’i, kardeşi Stepane’nin oğlu Ruben takip eder. Ruben, Bizans ve İkonia Sultanlığı arasındaki düşmanlıktan faydalanarak, Kilikya’nın batı kısımlarını ele geçirir ve böylece, Bizans’ın Kilikya’daki son mevzileri ortadan kalkar. Mıleh ve Ruben’in başarıları, Bizans’ın, Kilikya’ya üzerindeki tahakkümüne son verir.
Böylece, bir asırdan uzun süren kahramanca ve kanlı bir mücadele sonucunda Kilikya’ya yerleşmiş olan Ermeniler, ilerde krallığa dönüştürmek için şartların oluşturulacağı bir Ermeni devleti kurup, güçlendirirler.
http://www.findarmenia.com/arm/history/20/286
Çeviren: Diran Lokmagözyan
Leave a Reply