
Moğolların, Ermenistan’da baş göstermesi
Zakare ve İvane kardeşler, Ermenistan’ın kurtuluşunu sonuna erdirmeyi başarmaz. Ermenistan’ın güneyinde bulunan Eyyubiler ve batıdaki İkonia Selçukluları (Konya Rum Selçuklu Sultanlığı-çev. notu) gibi güçlü rakipler, Zakaryanların ilerlemesini durdurur.
Ermenistan’ın kurtarılan bölgeleri, maalesef Zakaryan kardeşler döneminde, bağımsız bir Ermeni devletine dönüşmemiş, Gürcü Krallığı’na bağlanmıştır. Tek-tek beylikler zayıf olup, sınırlarını düşman saldırılarından korumaya muktedir değildi. Eski gücünü kaybetmiş olan Gürcistan da göçebe halkların baskılarına karşı koymak açısından fazla imkânlara sahip değildi. Bu yüzden, siyaset sahnesine çıkan Moğollar, birçok ülkeyi birbiri ardına işgal ettikten sonra, kısa sürede Ermenistan’ı da tehdit etmeye başlarlar.
Tatar olarak da anılan Moğol kabileler, çok uzun zamandan beri Sibirya ve Çin arasında kalan geniş düzlüklerde yaşamaktaydı. Bu göçebe kabileler, XIII. yüzyıl başlarında Cengiz Han tarafından, bir devlet içinde birleştirilir. Moğol hordaları, Cengiz önderliğinde saldırıya geçip, kısa sürede devasa bölgeler ele geçirir. Sınırdaş ülkeleri işgal edip, her yerde yıkım yaratır, halkı katlederler. Tarihçiler, Moğolların melânetlerini dehşetle anmaktadır.
1220 yılında 20 bin kişilik Moğol öncü süvari birliği, Ermenistan’a girer. Moğollar, Gürcistan’ın başkenti Tiflis’e yaklaşmaktayken, Gürcü kralı Georgi Laşa ve İvane atabey önderliğindeki Ermeni-Gürcü ordusu karşılarına çıkar. Pusuya girmiş bir Moğol birliği muharebenin sıcak anında arkadan saldırarak savaşın sonucunu belirler. Moğollar, Ermeni-Gürcü ordusunu kuşatıp, zafer elde ederler. Moğol ordusu kısa süre sonra geri dönüp, Moğolların işgal etmek istedikleri ülkeler hakkında, Cengiz Han’a değerli bilgiler verir.
Ermenistan’ın işgali
Moğolların asıl akınları 1236 yılında gerçekleşir ve 30 bin kişilik orduları yazın kuzeydoğu Ermenistan’a saldırır. Ordulara, hayvanları, aileleri ve tüm mal varlıklarıyla, çok sayıda göçebe kabile eşlik etmekteydi. Moğol hordaları, her şeyi kılıçtan geçirip, ateşe vererek ilerler.
Moğollar, Ermenistan’da organize bir direnişe rastlamayacaklarının bilincindeydi. Beylerden her biri, kendi ailevi kalesine çekilmiş, sadece kendi mülklerinin savunmasını düşünmekteydi. Moğollar, birliklere ayrılarak, ülkenin farklı bölgelerine doğru ilerlerler. Ermeni beylerin bir kısmı Gürcistan’a kaçar, diğerleri ise Moğollara tabi olup, topraklarını elinde tutar.
Şehirlilerin kendilerine inatla direndiğinden dolayı, göçebe Moğolların şehirlere yönelik özel bir nefreti vardı. Moğollar, yollarının üzerindeki küçük şehirleri işgal ettikten sonra Ani’yi kuşatırlar. Şehre gönderilen elçiler, Anililerden, şehri teslim etmelerini talep eder. Moğolların talebi reddedilir, basit halk ise elçilerin üzerine saldırıp, öldürür. Kuduran düşman, kuşatma makinelerini kullanıp, şehrin surlarını yıkar. Moğollar şehre girip, çok sayıda Aniliyi katleder. Hayatta kalan insanların büyük bir kısmını teşkil eden zanaatkârlar, kadınlar ve çocuklar esir olarak satılır. Dıvin, Kars ve daha başka şehirler Ani’nin kaderini paylaşır.
Moğol ordularına eşlik eden büyüklü küçüklü kabileler, en iyi otlaklara ve tarım alanlarına el koyar, Ermenistan’a yerleşip, yerel halkı zor durumda bırakırlar.
Moğollar, Ermenistan’ın sadece kuzeydoğu bölgelerini işgal etmekle yetinmez. Orduları, 1242 yılında ülkenin, o dönemde İkonia Selçuklu Sultanlığı’na ait olan, batı kısımlarına yönelir. Tüm bölge nüfusunun sığınmış olduğu, sınırdaki, Karin (Erzurum-çev. notu) şehrini kuşatırlar. Ermeni ve Gürcü birlikleri, Moğolların emriyle ön sıralarda çarpışıp, büyük zayiat verir. Moğollar, ancak iki ay sonra şehre girer ve halkı katlederler.
Moğollar, iki yılda, Ermenistan’ın batı bölgelerinin işgalini sona erdirip, güneyin işgaline koyulurlar. 1244 yılında direniş görmeden güney Ermenistan’ı da işgal ettikten sonra, tüm Ermenistan, devasa Moğol devletine dahil olur.
http://www.findarmenia.com/arm/history/20/273
Çeviren: Diran Lokmagözyan
Leave a Reply