Zeytun

Zeytun, Ulniya (günümüzde Süleymaniye-Türkiye). Dağlık Kilikya’da, Maraş’ın 38 km. kuzeybatısında, zor ulaşılan dağlık bir mıntıkada bulunan şehir. Kuzeyde Çırız, Berit, Sağ, Dağ, Ağac, Ar, Yotneğbayr; doğuda Perzinka, Mavla, Avag; güneyde Küvırtin; batıda Solakhdere dağlarıyla çevrelenmiştir. Bölgede yer altı (demir, gümüş) ve maden suyu kaynakları vardır. Zeytun yer isminin (bu isim ilk defa XV. yüzyılda zikredilmektedir) Türkçe “zeytin” kelimesinden, Ulniya isminin ise aynı yerde bulunan Bizans yerleşiminden türediği sanılmaktadır.

Bagratuni hanedanlığının çöküşünden (1045) sonra Ani şehrinden göç eden 7 aile Zeytun bölgesine yerleşip bu yeri “Ani-Dzor” olarak adlandırır. Zeytun, 1080-1375 yıllarında Kilikya Ermeni Krallığı bünyesinde bulunmaktaydı. Zeytun’un nüfusu Şirak ile Kilikya bölgelerinden gelen Ermenilerle çoğalır. Şehir XV.-XVI. yüzyılları arasında Türkmen boylarının egemenliğinde kalır. 1517 yılında Osmanlıya geçer. Osmanlı padişahı IV. Murat 1626-27 yıllarında Zeytun Ermenilerine yarı-özerk statü tanınmasıyla ilgili bir ferman çıkarır. Şehir ve sancak, Şovroyan, Yağubyan, Yenidünyayan ve Surenyan adında 4 beylik sülalesi tarafından yönetilmekte, Zeytun’un mahalleleri de aynı ailelerin bırakıtsal mülkü olarak bu isimlerle anılmaktaydı. Bölgeyle ilgili sorunlar beyler meclisi tarafından çözüme ulaşmakta, karar verici söz hakkı beylerbeyine ve Zeytun başepiskoposuna ait olmaktaydı.

IV. Murat’ın fermanına rağmen çevre Türkleri, özellikle de Maraş yöneticileri birçok kere güç kullanarak bölgeyi kendilerine tabi kılmaya çalışır. Asi Zeytunlular, çağlar boyunca kendilerine verilmiş olan ayrıcalıklı statüyü savunup, vergiye tabi olmayı reddederler.

Hükümet, XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Zeytun’u silah zoruyla nihai olarak baş eğdirmeye karar verir. Zeytun Ermenileri öz savunmaya başvurur. 1780-1909 yılları arasında Zeytun 41 kere Osmanlı ordusuna karşı koyarak Ermeni kurtuluş mücadelesi tarihini kahramanlık sayfalarıyla doldurur.

Konstantinopel (İstanbul) Ermeni Patrikhanesi verilerine istinaden Zeytun’da 1880 yılında 17 bin (1600 hane), sancak bölgesindeki 28 köyde ise 17460 Ermeni nüfus bulunmaktaydı. Halk zanaatlar (kavaflık, semercilik, barut üretimi, demircilik, kerestecilik, vs.), ticaret, tarım ve bağcılıkla uğraşmaktaydı. Berit Dağı yakınlarından çıkarılan demir ve bakırın bir kısmı silah yapımında kullanılıyor, kalanı ise tahılla takas ediliyordu.

Zeytun’da 4 Ermeni Apostolik kilisesi, 2 manastır (Surb/Aziz Adtvadsadsin ve Surb Pırgiç), 6 okul vardı. Katolik ve Protestan Ermenilere ait birer kilise daha bulunmaktaydı.

1915 Soykırımı’nda Zeytun Ermenileri, Osmanlı hükümeti tarafından Der-Zor çöllerine tehcir edilir, şehir soyulup kundaklanır. Ermenilerin büyük bir kısmı hayatını kaybeder, kurtulanlar ise farklı ülkelere sığınır. Osmanlı’nın, Birinci Dünya Savaşı’ndaki yenilgisi sonucunda Kilikya bölgesi Fransa tarafından ele geçirilir ve yaklaşık 1500 Zeytunlu evlerine geri döner. Kilikya’nın 1921 yılında Fransa tarafından Kemalist Türkiye’ye teslim edilmesinden sonra Zeytun Ermenileri de bölgeden uzaklaşır. Soykırımdan kurtulan Zeytunlular 1930’lu yıllarda Yerevan’ın kuzeyinde Yeni Zeytun mahallesini kurar.

Küçük Ermeni Ansiklopedisi, I. cilt, Yerevan, 1990.

2 responses to “Zeytun”

  1. ermeni tehciride soy kırımda yalan halbuki şimdi yaşayan ermenileri niye öldürmemiş türkler tarihi çarpıtmayın

  2. tehcirde soy kırımda yalan

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Hoş Geldiniz

Batı Ermenistan ve Batı Ermenileri’yle ilgili bilgi alış verişi gerçekleştirme merkezinin internet sitesi.
Bu adresten bize ulaşabilirsiniz:

Son gönderiler

Sosyal Medya

Takvim

August 2025
M T W T F S S
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031