Resmi tarihi kulpuna uymayan taşlar: Şebinkarahisar İstiklal Çeşmesi’nin sansürlenen mimari gerçeği

İra Tzourou

Giresun’un (Kerasun) Şebinkarahisar ilçesindeki İstiklal Çeşmesi, resmi kayıtlarda 1927 yapımı saf bir Cumhuriyet anıtı olarak sunulsa da, yapıyı taşıyan İon ve Dor düzenindeki antik sütunların 1915 sonrasında yıkılan Surp Asdvadzadzin Ermeni Katedrali’nden sökülen devşirme malzemeler olduğu görülmektedir. Gezgin araştırmacı Garen Kazanç’ın yakın dönemde Şebinkarahisar’da fotoğrafladığı sözde çeşme, savaş motifleriyle çevrelenen kilise kalıntıları ve sonradan eklenen çatısıyla trajik bir hafıza abidesi olarak dikkat çekmektedir.

Giresun’un Şebinkarahisar ilçesinde bulunan İstiklal Çeşmesi, resmi kayıtlarda “saf bir Cumhuriyet anıtı” olarak sunulur. Ancak mimari detaylar başka bir gerçeği fısıldar. Bu çeşme, yok edilen bir medeniyetin taşlarıyla inşa edilmiş bir hafıza silme abidesidir.

Şebinkarahisar yerel kurumları ve tanıtım afişleri, bu yapıyı hep aynı kopyala-yapıştır metinle anlatır. Resmi hikâyeye göre çeşme, 1927 yılında Belediye Başkanı Hüsnü Bey tarafından yaptırılmıştır. Ustası ise Torullu Sarı Mustafa’dır. Yerel medya bu anlatıyı “Bilinmeyen Hazineler” başlığıyla halka sunar. Ancak asıl gizlenen büyük hazine, çeşmeyi ayakta tutan taş sütunlarının kökenidir.

Çeşmenin dikdörtgen baldaken gövdesini taşıyan toplam altı adet anıtsal taş sütun, geleneksel Türk mimarisinin çizgilerine tamamen yabancıdır. Bu sütun kombinasyonu, Klasik Helenistik mimarinin iki farklı ekolünü taşır: Çeşmenin iç merkezinde ikiz nizamda duran dört adet narin kolon, sarmal volütleriyle İon (İyon) düzenine; dış köşeleri tutan iki adet kalın kolon ise yalın, süssüz başlıklarıyla Dor düzenine aittir.

1927 yılının yerel ve kısıtlı imkanlarıyla bu narin antik ve klasik başlıkların sıfırdan yontulması mümkün değildir. Arşiv fotoğrafları, bu kolonların asıl sahibinin, 1915 sonrasında harabeye dönen devasa Surp Asdvadzadzin Ermeni Katedrali olduğunu kanıtlar. İstiklal Çeşmesi’nin merkezindeki İon sütunları katedralin anıtsal çan kulesinden, dıştaki Dor sütunları ise kilisenin revaklı girişlerinden sökülen devşirme malzemelerle kurulmuştur.

Resmi tanıtım, eserin tüm üretimini Torullu Sarı Mustafa Usta’ya yazar. Oysa Sarı Mustafa bir yaratıcı değil, sadece bir montaj ustasıdır. Onun çeşme merkezine koyduğu silindirik gövde, dönemin militer propagandasına uygundur. Gövde üzerinde yontulmuş top mermileri, kovanlar ve defne çelenkleri yer alır.

Bu noktada derin bir sanat ve inanç çelişkisi doğar. Katedral mimarisinde estetik ve zarafeti taşımak için üretilen İon ve Dor düzenindeki bu sütunlar; çeşmenin ortasındaki savaş, ölüm ve imha enstrümanı olan top mermisi figürlerini çevreleyen bir kafese dönüştürülmüştür.

Yapının uğradığı mimari müdahale modern dönemde de sürmüştür. Çeşme 1927’de yapıldığında üstü açık anıtsal bir baldaken yapıydı. 1985 yılındaki meydan düzenlemesinde yeri değiştirilmiş ve üzerine her cephesinde üçgen alınlıklar barındıran beşikçatı kombinasyonlu bir üst örtü kondurulmuştur. Alt taraftaki ağır antik taşların karakteri ile tezat oluşturan bu çatı altında taklit kalem işi bitkisel motifler eklenmiştir.

Bugün Giresun’un Şebinkarahisar ilçesinin Müftü Mahallesi’nde, şehir merkezindeki ilçe meydanında yer alan ve İstiklal Çeşmesi adı altında sunulan kilise sütunlu anıt, sıradan bir meydan çeşmesi değil ama yağmalanmış bir mabedin taşlarıyla yükselen trajik bir hafıza abidesi olarak, resmi anlatıların kulpuna sığmayacak kadar açık ve nettir.

www.akunq.net/tr

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Hoş Geldiniz

Batı Ermenistan ve Batı Ermenileri’yle ilgili bilgi alış verişi gerçekleştirme merkezinin internet sitesi.
Bu adresten bize ulaşabilirsiniz:

Son gönderiler

Sosyal Medya

Takvim

September 2026
M T W T F S S
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930