İzmir’in çığlığı

Osman Gençer

İzmir’de oldukça önemli ve çalışmalarını beğenerek izlediğim bir dernek var.

Eğer duymadıysanız lütfen ismini bir yere not ediniz.

Bu derneğin adı “Kentimiz İzmir Derneği”..

Peki, ne yapar sözünü ettiğimiz derneğimiz?

Şunu yapar:

İzmir’in kültürel mirasının korunması, yaşatılması ve bu alanda farkındalık yaratılması için çabalar.

Tarihi cami, kilise, sinagog, han, çarşı vb. gibi her türlü kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere kalabilmesi amacıyla faaliyet gösterir.

Yerel ve ulusal kaynaklardan tutun, Avrupa Birliği fonlarına kadar değişik tüm kulvarlardan İzmir için maddi, manevi destek bulmaya uğraşır.

Emin olun ki, eğer böyle gönüllü insanlar ve dernekler olmasa, bugünkü kültürel mirasımızın çoğu elden gitmiş olurdu.

Onların özverili gayretleriyle bazıları hala günümüzde ayakta durabiliyor ya da restore edilebiliyor.

*

Kentimiz İzmir Derneği, son dönemde yine etkili bir çalışma gerçekleştirdi.

Avrupa Birliği Sivil Toplum Destek Programı Üçüncü Dönem Hibe Programı’ndan güç alarak, “Kültürel Mirasın Korunmasında Daha Güçlü Bir Sivil Toplum” projesini oluşturdu.

15 ay süren proje kapsamında bir dizi faaliyet hayata geçirildi.

Bu faaliyetler içerisinde yer alan İzleme Raporu sonuçlarına göre, İzmir’de bulunan kültür varlıklarının % 42’sine müdahale yapılmazsa, tamamen yok olabileceği tespiti yapıldı.

Neredeyse her iki yapıdan birinin restorasyona ihtiyaç duyulduğu gerçeğini saptayan rapora göre, dini yapılarda bu oran daha da yükseliyor.

Çok kültürlü yapısıyla birçok tarihi cami, kilise ve sinagog bulunan İzmir’de, tarihi camilerin % 73’ü, tarihi kilise ve sinagogların ise % 43’ü onarım gerektiriyor.

*

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın verilerine göre tescilli taşınmaz kültür varlık sayılarına baktığımızda, 7754 tescilli yapı ile İzmir, bugün İstanbul’dan sonra Türkiye’de ikinci sırada yer alıyor.

Ülkemizde UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde birden fazla mirası olan tek şehir olan İzmir’in adeta her yerinden tarih fışkırıyor.

İl genelinde 2021 yılı itibariyle toplamda 44 aktif kazının yapıldığı Ege’nin incisi İzmir’de, 875 tanesi arkeolojik sit olmak üzere toplam 965 sit alanı bulunuyor.

Hazırlanan rapor somut olmayan kültürel miras konusunda da bazı gerçekleri ortaya koydu.

Rapora göre İzmir’de yaşayan 3 insan hazinesinden biri zorluklar nedeniyle mesleği bırakırken, 136 gelenek taşıyıcısı ise mesleğini sürdürmekte zorlandığını ifade etti.

Rapor aynı zamanda zanaatların yaşaması için Zanaat Pazaryeri Projesi, açık kapı deneyim noktaları, usta-atölye çalışmaları,vb pek çok somut öneride de bulunuyor.

*

Bu arada ciddi bir gelişmeye daha imza atıldı.

Proje kapsamında geliştirilen mobil uygulama ile, korunması gereken kültür varlıklarına yapılan olumsuz müdahalelerin artık ilgili birimlere anında bildirilebilmesi imkanı sağlandı.

Mobil uygulamanın kullanımı ve ara yüzü oldukça basit.

Müdahale gerektiren tescilli yapının bulunduğu noktada uygulamayı açtıktan sonra aşağıda yer alan 4 adımda bildirimde bulunulabiliyor.

Proje kapsamında yürütülen faaliyetlerle yaklaşık 1250’ye ulaşıldı.

Projede; çalıştaylardan, eğitimlere, farkındalık gezilerinden, stratejilere kadar bir çok faaliyet hayat geçirildi.

Bir de İzmir Kültürel Miras Platformu kuruldu.

Şimdiden yerli ve yabancı toplamda 59 üyeye ulaşan platforma başvurular sürüyor.

İzmir’de kültürel miras konusunda farkındalığı artırmak ve bu alanda sivil toplumun daha güçlenmesini amaçlayan proje bu şekilde yola çıktı, devamı da geliyor.

Eğer bu konulara ilgiliyseniz, İzmir’in çığlığını duyuyorsanız ve kültürel miraslarımıza ben de omuz vermek isterim derseniz, Kentimiz İzmir Derneği’nin kapısını çalabilirsiniz.

https://www.haberturk.com/yazarlar/osman-gencer/3482060-izmir-in-cigligi 

Leave a Reply

Your email address will not be published.