‘Alevilere Eşit Yurttaşlık Hakkı’ kampanyası start verdi: Alevilerin olduğu her yerdeyiz

HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu’nun Alevi Masası’nca düzenlenen ‘Alevilere Eşit Yurttaşlık Hakkı’ kampanyasını başlattığını duyurdu. Kampanyanın detaylarını HDP’li Bülbül anlattı.

Seda TAŞKIN

+GERÇEK- Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dersim’de HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu’nun Alevi Masası’nca düzenlenen “Alevilere Eşit Yurttaşlık Hakkı” kampanyasını başlattığını duyurdu. Alevi Masası mensupları Antalya milletvekili Kemal Bülbül, İstanbul milletvekili Zeynel Özen, İstanbul milletvekili Ali Kenanoğlu ve MYK üyesi Turgut Öker, Dersim’de ilk ziyaretleri gerçekleştirdi.

Kampanya, Alevilerin ibadetlerinin tanınmamasından eğitimde yaşanan asimilasyon politikasına kadar birçok sorunu gündemine alıyor. Kampanyanın temel talepleri arasında ise “eşit yurttaşlık hakkının hayata geçirilmesi”, “asimilasyoncu ve inkarcı bütün uygulamaların terk edilmesi” gibi talepler odağına alıyor. Kampanyanın 4 Mayıs 2022 tarihinde duyurulmasının nedeni ise Dersim Tertelesi’nin yıl dönümü olmasından kaynaklanıyor.

HDP’nin duyurduğu “Alevilere Eşit Yurttaşlık Hakkı” kampanyasının detaylarını HDP Antalya milletvekili Kemal Bülbül ile konuştuk. Bülbül, yüzyıllardır Ortadoğu ve Türkiye’de egemen sistemlerin katı merkeziyetçi ve inkarcı müesses nizamları tarafından sistematik olarak asimilasyon, inkar, nefret, şiddet politikaları ile yok edilmek istendiğini belirtiyor.

‘ALEVİLER DEĞERKIRIMINA UĞRATILMIŞTIR’

Alevi inancına mensup toplulukların insan hak ve özgürlükleri ile eşit yurttaşlık hakkını amaçlayan mücadelelerinin haklı olduğunu söyleyen Bülbül, “Osmanlı İmparatorluğu’ndan Cumhuriyete, Alevilere yönelik topyekûn bir asimilasyon politikası uygulanmış, Alevi köylerine cami yapılıp, hoca atanmış, değerkırımına uğratılmıştır” diyor.

Kampanyanın duyurusunun Dersim’de yapılmasının nedenini ise Bülbül şöyle anlatıyor: “Kampanyamızı Dersim’de duyurmamızın nedeni, Dersim’in hem Aleviler açısından önemli bir merkez hem de Alevi toplumuna yönelik büyük acıların yaşatıldığı bir yer olmasıdır. Dersim katliamı ile hala yüzleşilmedi. Tekçi politikanın yürütüldüğü bir dönemde hazırlanan 25 Aralık 1935’te çıkan Tunceli Kanunu hala yürürlükte. 37 maddeden oluşan bu kanunun 1 Ocak 1940’ta yürürlükten kalkması gerekiyordu. Kentin adı hala askeri harekat sırasında adlandırılan Tunceli’dir. Dersim’de hala yasaklı bölgeler var. Yine inançların yasak olması, dilin yasak olması, her yerin izleniyor olması ve kutsal bölgelerin işgal altında olması gibi birçok neden sayabiliriz.”

‘KATLİAMLAR SİLSİLESİ VAR’

“Alevilere Eşit Yurttaşlık Hakkı” kampanyasını başlatma nedenini sorduğumuz Bülbül, “Alevi toplumu 6 Mart 1921 Koçgiri harekâtından bu

yana sakallı Nurettin Paşa ve topal Osman marifetiyle gerçekleştirilen harekâttan bu yana hala sistematik katliamlar silsilesi var” diyerek yanıtlıyor.

Türkiye’de gerçekleşen katliamları sıralayan Bülbül, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Koçgiri, Dersim, Kırıkhan, Ortaca, Hekimhan, Maraş, Çorum, Madımak, Gezi ve Gazi gibi saylamakla bitmeyecek katliamlar yaşandı. Yaşanan bu katliamların üstü örtüldü. Biz bu katliam dosyalarının yeniden açılmasını ve bu katliamları araştıracak komisyon kurulmasını talep ediyoruz. Bu komisyon siyaset bilimcilerden, hukukçulara, sivil toplum temsilcilerinden, kanaat önderlerine kadar toplumu temsil eden kişilerden oluşturulmalıdır. Hakikatleri araştırma komisyonun oluşturacağı rapor çerçevesinde bu katliamlara dair sonuç, hukuki olarak değerlendirilmelidir. Gerekirse tazminat, gerekirse resmi özür dileme edimleri gibi ne gerekiyorsa yapılmalıdır.”

‘ALEVİLERİN VARLIĞI KABUL EDİLMİYOR’

Alevilerin kamusal alandan eğitim yaşamına, ekonomiden siyasete birçok alanda yok sayıldığını belirten Bülbül, Alevilerin varlığının kabul edilmediğini söyledi.

Bülbül, “Öncelikle Alevilerin varlığının kabul edilip, akabinde haklarının tanınması lazım. Yine eğitimde zorunlu din dersi dayatılıyor, eğitim programı tamamen dinselleştiriliyor. Bu eğitim programının tümden yürürlükten kaldırılıp, demokratik kitle örgütlerinin, kimlik ve inanç gruplarının dahil olduğu demokratik tartışmayla yeni bir eğitim programının hazırlanması gerekiyor” diyor.

‘ALEVİLER CAMİLERE DAVET EDİLİYOR’

Cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmediğini söyleyen Bülbül, “Türkiye’de ibadethane olarak cami, havra ve kilise kabul ediliyor. Öncelikle cemevlerinin Alevi toplumunun ibadethanesi olarak kabul edilmesi gerekiyor. Bir başka konu ise Alevi toplumuna kendi iradesi ve tanımlaması dışında bir Alevi tanımlamasının dayatılıyor olması. Bu son derece ciddi bir hak ihlalidir. Alevi toplumunun bulunduğu kasabalara, mahallelere, köylere istemediği halde cami yapılıyor ve yapılan camilere davet ediliyorlar. Burada bir ‘mahalle baskısı’ oluşuyor. Yine Alevi toplumundan alınan vergilerin diğer inanç gruplarına hikmet olarak götürülürken, Alevilere böyle bir hak tanınmıyor. Devlet tüm inançlara eşit mesafede olmalıdır” diye konuşuyor.

‘BÜTÜN YAPILAR YENİDEN DEĞERLENDİRİLMELİ’

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın vesayet kurumuna dönüştüğünü söyleyen Bülbül, “Bütün yapıların yeniden değerlendirilmesi gerekiyor. Bunun yerine bütün inanç gruplarının içinde bulunduğu, katılımcı bir organın oluşturulması lazım. Alevi toplumuna eşit yurttaşlık hakkı verilmeli. Yine medyada, kamuda kullanılan nefret suçlarına tekabül eden kavramların ayıklanması, sözlük, kitap taramalarının yapılması ve Alevi toplumuna ve diğer inançlara dair nefret suçu içeren kavramların çıkarılması gerekiyor” ifadelerini kullanıyor.

Sistematik asimilasyon, göçertme, katliam gibi politikaların yargılanması gerektiğini söyleyen Bülbül, 1982 Anayasası’nın yürürlükten kaldırılmasını ve tüm inançları içine alan yeni bir anayasanın oluşturulması gerektiğine dikkat çekiyor.

Kampanya kapsamında Antalya’da birçok Alevi köyünü ziyaret edeceklerini söyleyen Bülbül, birçok kurum temsilcisi, köy ziyaretleri ve kanaat önderleriyle bir araya gelecek. Kars’tan Zonguldak’a Alevilerin bulunduğu her yere ulaşmayı amaçladıklarını söyleyen Bülbül, “Alevileri programımıza dahil etmeyi amaçlıyoruz. Zaten uzun zamandır bu çalışmayı yürütüyorduk. ‘Alevilere Eşit Yurttaşlık Hakkı’ kampanyası uzun zaman yürütülen bir çalışmanın sonucudur” dedi.


Artı Gerçek 

Leave a Reply

Your email address will not be published.