Kur yükseliyor, yoksulluk derinleşiyor

Derin Yoksulluk Ağı’nın verilerine göre yoksulluk koşullarında yaşayan hanelerin yüzde 93,3’ü temel gıdaya ulaşamıyor. ‘Ağ’ın bir diğer araştırmasında hanelerin yüzde 13’ünde çocukların çalıştığı, yüzde 6’sında ise sadece çocukların eve gelir getirdiği ortaya çıktı.

Derin Yoksulluk Ağı’ndan Hacer Foggo, Türkiye’deki yoksulluğa dair Agos’a konuştu. Ağ olarak destekledikleri ailelerin zor durumda olduğunu söyleyen Foggo, insanların öğün atladıklarını ve çocuk işçi sayısının arttığını belirtti. Foggo şöyle konuştu:

“Derin Yoksulluk Ağı olarak destek verdiğimiz aileler pandeminin başında gıdaya erişimde çok zorlanmışlardı. Tekstil, inşaat işçileri, seyyar satıcılar yoğunlukta. Doların yükselmesi, ekonomik krizin iyice derinleşmesiyle geldiğimiz nokta kötü. Burada iki önemli sorun var: Gıdaya erişememe ve evsizlik. İnsanlar kirayı ödeyemediği için ev sahipleri baskı uyguluyor. Günlük güvencesiz çalıştıkları için ücretlerini alamayanlar da var. Kâğıt toplayıcıları artık kâğıt toplayamıyor çünkü yasak var. Bu ailelerin gıdaya erişimleri neredeyse yok denecek kadar az. Sürekli öğün atlıyorlar veya besin değiştiriyorlar. Kuru mamayla besleniyorlar, mama almakta çok zorlanıyorlar. Şu anda bebek bezi krizi var. Sebze, meyve gibi besleyici gıdaya neredeyse ulaşamıyorlar. Kahvaltıya bile ulaşamıyorlar. Pandeminin başında yaptığımız bir araştırmada çocuk işçi sayısı yüzde 13’tü. Çocuklar çalışmaya başlamıştı, şimdi bu sayının yükseldiğini düşünüyoruz.”

Hacer Foggo
Hacer Foggo

Foggo, soba ve tüp fiyatlarının giderek arttığına dikkat çekerken, bakkallara veresiye yazdıramayan insanların olduğunu vurguladı. Foggo, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kaliteli eğitime erişebilen çocuklar var bir de okulda olmak yerine çalışmak zorunda kalan çocuklar da var. Bu kış çok zor geçecek ve geçmeye de başladı. Bu insanların sobaya erişimleri yok. Geçen yıl destek için aldığımız 650 TL’lik soba şu anda bin 500 TL civarında. Yemeklerini de onun üzerinde pişiriyorlar. Tüp fiyatları inanılmaz bir biçimde arttığı için tüp alamıyorlar. Kaliteli ve sıcak yemekleri de yiyemiyorlar. Yetersiz beslenmeyle gelişim bozukluğu olan çocuklar ile uyuz ve deri hastalığı olan çocuklar da yeterli beslenemiyorlar. Eskiden birbirleriyle dayanışma içerisinde olduklarından dolayı yoksullukla baş edebiliyorlardı, bakkala veresiye defterine yazılan borçlar ödenebiliyordu. Şimdi ödeyemiyorlar hatta yazdıramayacak durumdalar.”

Derin Yoksulluk Ağı, pazarlarda ve birçok yerde insanlarla sohbet ediyor. Sahadaki gözlemlerini aktaran Hacer Foggo, insanların alışveriş yapamadığını, gıda fiyatlarındaki artıştan dert yandığını, insanların faturalarını ödemekte zorlandıklarını vurgulayarak şöyle konuştu:

“İnsanlar gıdaya kitlenmiş durumdalar. Alışveriş yapamıyorlar. Belediyelerin verdiği sosyal yardım, 150 TL’lik gıda kartları var ama bir ayçiçek yağı 100 TL’nin üzerinde. Bebek bezini aylık alsa 150 TL. O kart sadece bir ya da iki ürüne yetiyor. Onun dışında temizlik ürünlerine erişimleri yok. Yalnızlık içerisindeler ve öfkeliler. Kendi stratejilerini yaratmaya çalışıyorlar; öğün atlıyorlar ya da sabah yemeyip akşam yemek yiyorlar. Faturalarını ödeyemiyorlar, elektrik ve suları kesik. Bunların hiçbirini yapamama gibi durumları var. Bu da öfkeyi, gelecek kaygısını büyütüyor.”

Ekonomik krizle birlikte yeni yılda asgari ücrete yapılacak zam da konuşuluyor. Çalışma Bakanı Vedat Bilgin, asgari ücret görüşmelerini bir hafta içerisinde tamamlayacaklarını söyledi. DİSK geçtiğimiz günlerde asgari ücretin en az 5.200 TL olması gerektiğini açıklamıştı.

Hacer Foggo, temel ve sabit bir gelir üzerine tartışma başlatılması gerektiğine dikkat çekerek, şöyle konuştu:

“Asgari ücret 2.825 TL, en kötü evde oturanlar bin 600-bin 700 TL kira ödüyor. İki çocuklu aile için mümkün bu değil. Herkes bir basamak aşağıya indi. Bizim desteklediğimiz insanlar tamamen dipteler ama asgari ücretliler de neredeyse güvencesiz çalışıyorlar. Temel geliri tartışmamız gerekiyor. İşten ayrıldığında da çalışırken de güveneceğin bir gelirinin olması gerekiyor. Ek nakit parayı kurtuluş olarak görüyorum.”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun hükümete bulunduğu ‘Kara Kış Fonu’ çağrısının kriz anlarında çözüm olacağını söyleyen Hacer Foggo şöyle konuştu:

“Kara Kış Fonu önerisinin önemli olduğunu düşünüyorum. Tamamen sosyal yardım ve sosyal desteğe kafa yorulması gerekiyor. Metropoll’ün yaptığı araştırmaya göre temel gıdaya ulaşamayanların oranı yüzde 49. 100 kişiden 13’ü işsiz. Asgari ücretlileri de saydığımızda bu sayı daha fazla.”

“Döviz kurunu fiyatlamakta zorluk çektiğinizde her şeyin fiyatlamasında zorluk çekersiniz”

Ekonomist Ali Ağaoğlu geçtiğimiz hafta yaşanan kur atağını şu sözlerle değerlendirdi:

Ali Ağaoğlu
Ali Ağaoğlu

“İçinde yaşadığımız sorunların başlangıcında Merkez Bankası ve para politikası ile ilgili gelen belirsizlikler ve bunun getirdiği sorunlar var. Aslında Türkiye olarak travmamız kurdur. Enflasyon-faiz, faiz-enflasyon tartışmasında asıl olan faizdir. Faiz doğru belirlenmediği sürece bir malın fiyatı, ki paradır bu, paranın değerini doğru tespit etmeniz, doğru değerlendirme şansınız azalır. Merkez Bankası’nın serbestçe kur belirleniyor dediği bir ortamda faiz serbestçe belirlenmiyor. Faiz serbestçe belirlenmediği durumda da ister istemez kur garip yerlere gidiyor. Merkez Bankası’nın bu denli müdahil olduğu bir ortamda faiz belirsizken, bunun kura yansıması oluyor; olduğu zaman da belirsizlik artıyor. Belirsizlik eşittir risk biriminin artması, risk biriminin artması eşittir fiyatlama zorluğudur. Kuru fiyatlamakta zorluk çektiğiniz andan itibaren diğer her şeyin fiyatlamasında zorluk çekersiniz.  Marketlerde bir kilo yağ veya şekerden fazlasını alamazsınız. Zirai ilaç ve gübre satışları durur.”

http://www.agos.com.tr/tr/yazi/26463/kur-yukseliyor-yoksulluk-derinlesiyor 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *