Balu, Bala, Balahovit, Baliobit, Balovit, Balvahovit, Balves, Balvis, Bulu, Hıromanopolis, Pala, Palu, Polis, Romanopolis. Büyük Hayk’ın Dördüncü Hayk Eyaleti’nin Balahovit bölgesinde bulunan kale-şehri. VI. yüzyıla kadar bölge merkezi olmuş, daha sonraları Diarbekir (Diyarbakır) Vilayeti’nin Arğanamaden (Ergene maden) Sancağı’nın Balu Kazası’na dâhil olup, kaza merkezini teşkil etmekteydi.
Balu yerleşimi, Aradsani (Muratçay) Nehri’nin sağ yakasında, nehir yatağının üç taraftan şehri sarmaladığı vadi içinde bulunmaktadır. XII. yüzyıl Asur yazarı Mikhael Asori (Asurlu), Balu’nun kuruluşunu kral Selefkios’a (M.Ö. II. yüzyıl) bağlamaktadır. Ananeye göre, bölgede geniş vişne (Erm. bal=vişne, tercümanın notu) ormanının bulunmasından dolayı yerleşim yeri Balu olarak anılmıştır. Balu çevresinde geçen yüzyılın sonlarına kadar çok büyük ve yüksek ağaçların bulunmuş olduğuna dair kayıtlar vardır. Şehrin yakınındaki yüksek kaya kütlesi üzerinde eskiden Balu kalesi bulunmaktaydı ve söylentiye göre Mesrop Maştots Ermeni harflerine son şekli vermeden önce yedi hafta burada bulunup harfler üzerinde çalışmıştır. Urartu kralı I. Menua’nın (M.Ö. IX.-VIII. yüzyıllar) 29 satırdan meydana gelmiş olan çivi yazıtı burada bulunmuştur. XIX. yüzyıl ortalarında kale viran hale gelip eski ihtişamını kaybetmişti.
Balu’da 1830-50’li yıllarda yaklaşık 6000, yüzyılın sonunda 7500, 1914’te 10000 Ermeni, Türk, Kürt, Süryani ve Rum yaşamaktaydı. Tüm zamanlarda, nüfusun yarısı Ermenilerden oluşmuştu. Ermeniler şehrin dört mahallesinde yaşıyor ve tahıl, pamuk, keten, kenevir ekiyor, meyvecilik ve bağcılık, ipekböcekçiliği, arıcılık, hayvancılıkla uğraşıyorlardı. Balu’nun tahılı ve komşu bölgelerde de aranan seçkin şarabı ünlüydü. Balu Ermenileri aynı zamanda becerikli zanaatkârlar olmuş, keten dokumacılığı, kunduracılık ve ticaretle de uğraşmışlardır.
Balu’da beş Ermeni kilisesi mevcuttu. Kağtsrahayatsk Surb (Aziz) Astvadsadsin (kayıtlarda manastır olarak da geçmektedir), Surb Grigor Lusavoriç (aydınlatıcı), Surb Sahak Partev, Surb Kirakos ve Surb Nargis. Surb Gevorg Manastırı (XV. yüzyıl) da bu bölgede bulunmaktaydı. 1915 arifesinde Balu’da, toplam 250 öğrencili dört Ermeni karma okulu, 14 dükkân ve atölye ve birkaç değirmen vardı. Şehir, Aradsani üzerinde kurulu taş köprüyle diğer kıyıyla birleşmekteydi. Balu çevresinde bakır ve taşkömürü madenleri vardı.
Balu’da 995, 1758, 1789, 1911 yıllarında büyük depremler olmuş, 1692 vebasından ise şehirde 1000 kişi hayatını kaybetmiştir.
Balu Ermenileri 1895’te Sultan Hamid’in katliamcılarına karşı kahramanca karşı koymuş, 1915 Soykırımı esnasında tekrar silahlı mukavemet göstermiş olmalarına rağmen çok azı kurtulabilmiştir. Kurtulabilenlerin bir kısmı günümüzde ABD’de, bir diğer kısmı ise Ermenistan’da yaşamaktadır. Bazı araştırmacılar Balu’yu, Urartu kaynaklarında belirtilen Şebeter’e (farklı okunuşla Pulerias, Puterias) şehirleriyle bir tutmaktadır. Balu günümüzde, 4000 nüfuslu geri kalmış bir yerleşim yeridir.
Ünlü Ermeni kültür adamlarından Yervand Otyan, Ağaton e Levon Paşayan Balu’da doğmuşlardır.
Leave a Reply