Diarbekir

Diarbekir, (diar/diyar-ülke ve Bakr-Arap kabilesi ismi), asıl ismi Amid, Amit, Emd. Büyük Hayk’ın Dördüncü Hayk Eyaleti’nde, Batı Tigris’in (Dicle) sağ kıyısında, Ermeni Torosları’nın güney uzantısından (Karacadağ) inen volkanik oluşumun ucunda bulunan şehir.

Kuruluş tarihi belli değildir. M.Ö. II. binyıldan kalan Akat çivi yazıtlarında Amedu adıyla anılmaktadır. M.Ö. IX. yüzyılda Bit Zaman hükümdarlığı merkezi olarak geçmektedir. M.Ö. IX.-VIII. yüzyıllarda Urartu Krallığı bünyesinde Asur karşıtı mücadeleye katılmıştır.

M.Ö. 730’lu yıllarda III. Tiklatpalasar, Diarbekir’i işgal ederek Asur’un “Tortan hanedanlığı” yönetim merkezine dönüştürür. Asur hükümdarlığının çöküşünden sonra (M.Ö. VII. yüzyıl sonu) Ermenistan’a bağlanmıştır.

Geleneksel Ermeni tarihinde Diarbekir’in kuruluşu Haykazuni veya Yervanduni Tigran’a (II. Tigran, Büyük Tigran, M.Ö. VI. yüzyılın ilk yarısı) atfedilmektedir, bu yüzden de Ermeni tarihçiler tarafından bu şehir Tigranakert olarak ta anılmıştır. Bu sebepten dolayı tarih yazımında Diarbekir, bazen yanlışlıkla Ağdznik Eyaleti’nde II. Tigran tarafından kurulmuş olan Tigranakert’le karıştırılmıştır.

Diarbekir, 298 yılında Roma İmparatorluğu tarafından zapt edilmiş, şehir surları 332 yılında imparator Büyük Kostandinos tarafından yenilenmiş ve Roma garnizonuna dönüştürülmüştür. IV.-XVII. yüzyıllarda şehre sırasıyla Persler, Bizanslılar, Araplar, Kürtler, Selçuklular, Tatar-Moğollar ve Türkmenler sahip olmuşlardır. Safevi şahı İsmail’e karşı mücadelesinde, sultan I. Selim Diarbekir’i ele geçirmiş ve 1515’te Osmanlı topraklarına katmıştır. Şehir, Diarbekir Vilayeti’nin merkezi olmuştur.

Diarbekir’in surları, harç kullanmadan birbirine kenetlenmiş olan devasa taşlardan inşa edilmiştir. 8 km. uzunluğa, 10 m. yüksekliğe ve 5 m. genişliğe sahip ve büyük oranda ayakta kalmış olan surlar bir taraftan eski kaleye (günümüzde yıkılmış durumda), diğer taraftan ise Tigris’in on gözlü köprüsüne uzanmaktadır. Surlar, 72 yüksek burçlara ve yarım daire şeklindeki kulelere, 4 madeni kapıya sahipti.

Şehrin kuzeydoğu tarafındaki yüksek kayanın üzerinde inşa edilmiş olan iç kale, dört kapılı ve kuleli surlarla çevrilmişti.

Voskezun (altın kaplı) ve Arkuni (krallık) sarayları ile XVI.-XVII. yüzyılda camiye çevrilen ortaçağdan kalma çok sayıda kilise (Surb/Aziz Astvadsadsin, Surb Katoğike, Surb Gevorg, Surb Yerrordutyun, Surb Hovhannes) iç kalenin en tanınmış yapılarıydı.

XX. yüzyıl başına kadar Diarbekir’in nüfusunun büyük bir kısmını oluşturan Ermeniler şehrin ekonomik ve kültürel hayatında önemli rol oynamışlar, zanaatlar, ticaret, tarım ve balıkçılıkla uğraşmışlardır. Diarbekir’in kuyumcuları, dokumacıları, boyacıları, dericileri ve terzilerinin üretimi yakın doğu pazarlarında ün salmıştı.

Diarbekir yakınlarında bulunan maden ocaklarından cıva, bakır ve demir çıkarılmaktaydı. Şehrin etrafında yayılan verimli topraklar, eskiden beri buğday deposu olarak anılmaktaydı.

XIX. yüzyılın sonunda Diarbekir’de yaşayan 10 bin Ermeni iki kilise (beş sunaklı Surb Sargis ve yedi sunaklı Surb Kirakos) ve yedi Ermeni okuluna (ikisi kiliseye, diğerleri Andznıver, Hayrenasirats, Mesrovbyan, Patanyats ve Hamazgayin cemiyetlerine ait) sahipti.

Ermeni sakinlerin büyük bir kısmı 1895 Abdülhamit kırımları esnasında öldürülmüşler, yaklaşık 2 bin ev ve 2500 dükkân soyulup yakılmıştır. Yaklaşık 5 bin Ermeni 1915 Soykırımı esnasında katledilmiştir.

Diarbekir, günümüzde Türkiye’nin aynı isimle anılan ilin merkezidir ve 153,5 bin nüfusa (1983) sahiptir. Gıda ve tekstil endüstrisi gelişmiştir, otomobil montaj fabrikaları vardır. Demiryolu noktası ve otoyolların kesiştiği bir noktadır.

Küçük Ermeni Ansiklopedisi, II. cilt, Yerevan, 1995.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Hoş Geldiniz

Batı Ermenistan ve Batı Ermenileri’yle ilgili bilgi alış verişi gerçekleştirme merkezinin internet sitesi.
Bu adresten bize ulaşabilirsiniz:

Son gönderiler

Sosyal Medya

Takvim

August 2025
M T W T F S S
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031