Kars. Büyük Hayk’ın Ayrarat Eyaleti’ndeki Vanand Sancağı’nda, Akhuryan Nehri’nin bir kolu olan Kars Nehri’nin sağ kıyısında bulunan kale-şehir. Sayısız el yazması kaynaklarda “Karuts Berd” (Kars Kalesi), “Amurn Karuts” (Kars Kurganı), “Amrots Karuts” (Kars Hisarı) isimleriyle geçmektedir. Kars kalesinin kuruluşu çok daha eskilere dayanmasına rağmen, stratejik ve ekonomik önemli bir kale olduğuna dair kayıtlar IX. yüzyıla aittir.
Vanand beyi Sahak Mıleh’in 888 yılında Ermeni kralı I. Aşot Bagratuni’ye karşı başkaldırması neticesinde bölge, Kars kalesiyle birlikte kraliyet mülkü olmuştur. Kral Abbas 929 yılında Kars’ı kraliyet makamına dönüştürmüş ve kaleyi tahkim etmiştir. Kral III. Aşot Voğormadz. (merhametli) başkenti Ani şehrinden Kars’a taşır.
963 yılında Kars, yeni kurulan Kars Ermeni Krallığı’nın merkezine dönüşür. Bizans ordularının Malazgirt Meydan Savaşı’ndaki (1071) yenilgisi sonunda Kars’ı işgal eden Selçuklular, şehri emirliklerinin merkezi haline getirirler. Zakare ve İvane Zakaryanlar komutasındaki Ermeni-Gürcü ortak orduları 1206 yılında şehri kurtarır ve Gürcü Krallığı’na bağlarlar.
Kars, 1236 yılında Moğollar tarafından işgal edilir ve onların yönetimi altında, o zamana kadar önemli bir zanaat ve ticaret şehri olup ticaret yollarıyla Ani, Dvin, Ardsni, Karin (Erzurum), Ardanuc (Ardanuç), Tıpğis (Tiflis), Trapizon (Trabzon) ve daha başka şehirlerle bağlantı içinde olup transit ticarette önemli bir yere sahip olan şehir gerilemeye başlar. XI. yüzyılda Kars’ta yüksek teoloji okulu (vardapetaran) bulunmaktaydı.
Kars şehri 1394 yılında Lenk-Timur tarafından işgal edilip tahrip edilmiştir. 1548 yılında Osmanlı orduları Kars’ı işgal edip tahkimatları yeniden inşa etmişlerdir. Kars şehri, 1670 yılına kadar Vanand bölgesinin episkoposluk merkezi olarak kalmıştır.
1828 ve 1856 yıllarında Rus orduları Kars’ı geçici olarak ele geçirmişlerdir. General H. Lazarev komutasındaki Rus birlikleri 6 Kasım 1877’de Kars’ı kurtarıp, şehri Kars Bölgesi’nin merkezi yapmışlardır. 1878 yılından itibaren, Kars Nehri’nin sağ kıyısında, iç kalenin güneyinde bulunan düzlükte, geniş sokakları ve taş evleriyle Kars’ın yeni mahalleleri meydana gelmiştir.
XIX. yüzyıl başında, Kars’taki 850 hane Ermeni’nin 600 hanesi, 1830’da ise yaklaşık 5500 Ermeni Pambak-Şoragâl’a göç etmişlerdir.
Ermenilerin 1827 yılında kurdukları okul 1830’da kapatılmış ve 1856’da tekrar açılmıştır. 1876 yılında kızlar okulu, 1878 yılında bir erkek (Lusavoriçyen) ve 1879’da ise bir kız okulu (S. Şuşanikyan) açılmıştır.
1878’den sonra Karin (Erzurum), Aleksandrapol, Akhaltskha ve Akhalkalak’tan gelen çok sayıda Ermeni Kars’a yerleşmiştir. Kars’ta,1883 yılında Kafkas Ermeni Hayırsever Derneği’nin bir şubesi açılmış, “Kars” haftalık gazetesi (Rusça) yayınlanmaya başlamıştır.
XX. yüzyıl başında Ermenilerin üç kilisesi (Surb/Aziz Nışan, Surb Astvadsadsin, Surb Grigor), erkekler için iki sınıflı okul, kızlar için ortaokul ve dört sınıflı okul, sanat ilkokulu, ilkokul, kiliseye bağlı karma okul, Ermeni Katoliklere bağlı karma okul, özel karma okul ve yatılı okul bulunmaktaydı. 1917 yılında “Banvor” haftalık gazetesi, 1920’de “Aşkhatavori dzayn” ve “Dirkerum” gazeteleri yayınlanmaktaydı.
Ocak 1913 verileriyle Kars şehrinin 12175 kişilik nüfusunun 10250’sini Ermeniler, 912’sini Türkler, kalanının ise Ruslar, Rumlar ve diğerleri teşkil etmekteydi. 1916’nın sonlarında Kars’ta 25665 Ermeni, 260 Tatar (Azerbaycanlı), 38 Kürt, 4551 Rum, Rus, Türk, Süryani vs. yaşamaktaydı.
Ermeniler ticaret ve zanaatlarla (terzilik, kunduracılık, duvarcılık, taşçılık, tenekecilik, bakırcılık, kuyumculuk vs.) uğraşmaktaydı.
Kars şehri, kara ve demiryoluyla Aleksandrapol (Gümrü) ve Sariğamiş’le (Sarıkamış) bağlanmıştı. Şehir, içlerinde iki sivil milletvekilinin bulunduğu özel polis yönetimiyle yönetilmekteydi.
Şubat devriminden sonra, Mart 1917’de Kars’ta askeri temsilcilik kurulu oluşturulur. 25 Nisan 1918’de Kars’ı işgal eden Osmanlılar şehri soyup ahalisini kılıçtan geçirirler. Nisan 1919’da şehir Türklerden temizlenir ve Ermenistan Cumhuriyeti’ne dâhil edilir. 30 Ekim 1920’de Türk ordularının tekrar Kars’a saldırmaları sebebiyle Ermeni ve Rus ahali şehri terk etmeye mecbur olur. 1921 Moskova Antlaşmasıyla Kars şehri Türkiye’ye bırakılır.
Kars şehri, surlarla çevrili olup, iç kalesinde sarayı vardı. Uzun süreli kuşatmaya uygun iç kalesi (alanı 1,7 hektar) Kars Nehri tarafından çevrelenen ve batı-doğu ekseninde uzanan tepeleri içine almakta, surlar ve teraslarla üç kısma ayrılmaktaydı.
Kuzeybatıdaki yüksek ucunda, iç avlusuyla çok katlı saray (1829’da havaya uçurulmuştur) bulunmaktaydı. Yerleşim yeri (alanı 32 hektar), kuzeyden ve batıdan tek, güney ve doğudan ise çift sıra, sık kuleli surlarla (XIX. yüzyıl sonlarında yıktırılmıştır) tahkim edilmişti.
Önemli savunma noktalarında güçlü kuleler yerleştirilmişti. İçi su dolu hendekler ve suni göller güney surların tahkimatını güçlendirmekteydi.
Düzensiz yapılandırılmış yerleşim, dar ve kavisli sokaklarıyla şehrin ve iç kalenin kapılarını birbirine bağlamakta, bölgeyi farklı boyutlu ve düzensiz çeperli, sık yapılandırılmış mahallelere ayırmaktaydı.
Meydanlar küçük ve şekilleri rasgeleydi. Evler genellikle iki, ender olarak üç katlı olup altlarında dükkânlar, atölyeler bulunmaktaydı. Kervansaraylar, hamamlar, farklı tipteki kiliseler göze çarpmaktaydı. En tanınmış ve en eski kilise Kars’ın Arakelots kilisesiydi. Şehrin dış mahallelerinden (kapladıkları alan XIX. yüzyılı sonlarında 70 hektarı geçmekteydi), batıdaki Ermeni mahallesi XI. yüzyılda, güneydeki ise daha sonra XVI. yüzyılda kurulmuştur. Batı ve güney mahalleleri nehir boyunca ve rölyefin elverdiği şekilde kurulu sokaklarıyla Kars’ın kapılarına kadar uzanmaktaydı.
Ermeni kiliselerinin (Surb Mariam XVI. yüzyıl, Surb Astvadsadsin 1670 vs.), şapellerin, kervansarayların, zanaat ve ticari kuruluşların, konut ve işyerlerinin inşasına 1570’li yıllardan sonra yeniden hız verilmiştir. XIX. yüzyıl sonlarında iç kale gerilemeye, üretim kuruluşlarının, yeni konutların, resmi ve sivil kuruluşların meydana geldiği, yıllık sergi-pazarların kurulduğu güney mahallesi gelişmeye başlamıştır.
Kars şehri, günümüzde Türkiye’nin aynı adla anılan ilin idari merkezi olup 55 bin nüfusa (1990) sahiptir. Gıda, hafif ve yapı sanayisine, demiryolu istasyonuna ve havaalanına sahiptir.
Küçük Ermeni Ansiklopedisi, II. cilt, Yerevan, 1995.
Leave a Reply