Tokat, Beriza, Yevdokia, Yevdoksia, Tavkat, Togad, Togat, Tokhat, Tokad, Toğat, Tokad, Tukhat, Tukat, Tuğat. Küçük Hayk’ın Birinci Hayk eyaleti’nde bulunan şehir. Sonraları Sebastia Vilayeti’ne dâhil olup Tokat Sancağı ve kazasının merkezi olmuştur. Günümüzde, Türkiye’nin Tokat İli’nin merkezidir. Tokat, İris Nehri’nin orta kısmında, İris’in sol kolu olan Peyzat Deresi yakınında, İris’in güneyinde bulunmaktadır. Konumu güzeldir ve alçak, kırmızı topraklı, mermer ile kalker katmanları ihtiva eden kayalık dağların (Ğıjğıj, Khaçdağ, Yaylacık) arasında sıkışmıştır. İklimi karasal olup sert kışları ve sıcak yazları vardır. Bol içme suyu kaynaklarına (40’ın üzerinde, büyük kısmı Bekzat olarak anılan kaynaklardan çıkmaktadır) sahiptir. Evler ahşap veya pişmiş tuğladan yapılmış, dışardan albenisiz, fakat içerden rahattı ve hatta kendine has lükse sahipti.
Şehrin Tokat ismi XII. Yüzyıldan sonra yayılmıştır. Bu ismin Tuğat varyasyonu, ilk olarak Arap tarihçi İdrisi’de karşımıza çıkmaktadır. XIX. yüzyıl sonunda Tokat’ta 50000 kişi yaşamaktaydı, bunların 30000’i Ermeni, kalanları ise Müslümanlar, Yahudiler, Rumlar ve diğerleriydi. Ermenilerin mahallesi ayrıydı. Tokat, tanınmış bir ticaret ve zanaat merkeziydi. Başlıca ticaret ve zanaat kolları Ermenilerin elindeydi. Özellikle bakırcılık, tarım, demircilik, iplikçilik, halıcılık, dokumacılık, bezcilik, çömlekçilik vs. yaygın zanaatlardı. Şehrin ilk bakır döküm “fabrikası” 1830’lu yıllarda kurulmuştu ve 2 eritme fırınına sahipti. Aynı yıllarda, 200 bin Ruble değerinde halı üretilmekteydi. Tokat’taki zanaatkârların üretimleri bölge sınırlarının dışında da aranmaktaydı. Çarşı zengin ve bol çeşitliydi. Ermeniler, çalışkanlıkları ve becerileriyle göze çarpmaktaydı. Şehrin çevresinde meyve bahçeleri ve bostanlar yayılmaktaydı. Sadece tahıl ürünleri eksikliği vardı ve dışarıdan alınıyordu. XIX. yüzyıl ortalarında Tokat’ta 350 atölye ve 440 dükkân vardı. Şehirdeki 9 kiliseden, 7’si Apostolik Ermenilere (bazı kaynaklarda Tokat manastırı olarak da adlandırılan Surb/Aziz Astvadsadsin, Surb Gevorg, Surb Grigor Lusavoriç, Surb Hakob, Surb Nışan, Surb Stepanos Nakhavıka ve Surb Minas), 2’si Katoliklere ve Protestanlara aitti. Şehrin yakınlarında Surb Hovakin Anna Manastırı ve daha başka ziyaretgâhlar bulunuyordu. XIX. yüzyılda birkaç ulusal, toplumsal, hayır ve eğitim kurumları vardı. 5 okul (Milli, Surb Yerordutyun, Nersesyan, Voskyan ve Vardanyan) ile 3 çocuk yuvası ve kreşi, tiyatro grupları bulunuyordu.
1910 yılında Ermeni Kadın Oyuncuları Derneği kuruldu. 1883 yılında “Yerekhayrik” dergisi, 1910’da “İris” ilerici dergisi, 1915’te “Darbnots” haftalık gazetesi yayınlanmaya başladı. 1910 yılında Hakob Boyacıyan, 1914’te ise Tigran Termiryan’ın girişimiyle şehirde iki matbaa kuruldu. Şehir çevresinde çok sayıda eski eser bulunmaktadır, bunlardan en göze çarpanı İris Nehri üzerinde bulunan çok kemerli taş köprü ve 8 km. uzaklıkta bulunan antik bir kalenin kalıntılarıdır. Son zamanlarda kalenin bulunduğu tepe Horoz Tepesi olarak adlandırılmıştır.
Tokat’ta IV. binyıldan bu yana yerleşim olmuştur. Eski zamanlarda proto Hitit, Hitit ve daha sonra da Ermeni boyları burada yaşamışlardır. Tokat, M.Ö. 546-322’de İran tarafından işgal edilir, 322-190 yıllarında Selefküs Devleti bünyesine dahil edilir, 190 yılında da Küçük Hayk krallığına bağlanır. M.Ö. 1 yılında Tokat Romalılar tarafından ele geçirilir, 387–1071 yıllarında ise Bizans’a bağlanır. Şehrin Yevdokia ismi, Bizans imparatoru I. Teodoros’un (379–395) annesi Yevtoksia’dan geldiği sanılmaktadır. Daha sonraları şehre Selçuklular ve Moğollar, 1398’de ise Osmanlılar sahip olmuştur. İşgalcilerin yıkıcı işlemleri haricinde şehir, salgın hastalık, deprem ve sel gibi doğa felaketlerinden de büyük zarar görmüştür. Bunların içinde en yıkıcı olanları 1651 ve 1726 veba salgınları, 1679, 1701, 1707, 1714, 1775, 1792 ve 1914 yangınları ve 1768 sel felaketi olmuştur. Osmanlı’da, XIX. yüzyıldan başlayan Ermeni karşıtı siyaset nedeniyle, Ermenistan’ın birçok yerleşim yerleri ve bölgeleri gibi Tokat da gerilemeye başlar ve 1915 Soykırımı esnasında yıkıma uğrar, halkı katledilir veya tehcire gönderilir. 1930-40’lı yıllarda bu şehirde sadece 400 Ermeni yaşamaktaydı. Tehcire uğrayan Tokatlıların bir kısmı Doğu Ermenistan’a sığınmış, diğerleri farklı ülkelere dağılmışlardır.
Tokat, ortaçağda ünlü Ermeni yazım merkezlerinden biri olmuştur. Burada yazılmış olan bazı Ermenice el yazmaları günümüze kalmıştır. Ermeni kültür ve bilim dünyasının bazı temsilcileri, matbaacı Abgar Tokhattsi, Stepanos Tokhattsi, Khaçatur Tokhattsi, Ğazar Tokhatsti, Hakob Tokhattsi ve tarihçi, dilbilimcisi M. Karakaşyan tokat doğumludur.
Leave a Reply