İstanbul Taksim Gezi Parkı, Ermeni Mezarlığı ve 11 Nisan Anıtı

11 Nisan AnıtıDr.med.Sarkis Adam

Takip ettiğim kadarıyla, İstanbul Taksim ve çevresi yol inşaatı çalışmaları, Alkol kullanım düzenlemesi, AVM, Taksim’e Cami yapımı, AKM yıkımı, Topçular Kışlası’nın yeniden inşası, Meydanın motorlu araçların geçişine kapatmak derken, birikimler sonuçunda olay “Direniş Eylemine” dönüştü. Eylemin ilginç bir yanı da, her kesimden katılan insanların birleşebilmesi, birlik olabilmesi. Eylem ayrıca senelerce, çok derinlere gömülü olan gizlilikleri ortaya çıkardı, çoklar tarafından bilinmeyenleri bilinir hale getirdi, Taksim’den Harbiye’ye kadar uzanan geniş arazi üstündeki Ermeni Mezarlığının 1931 yılında devlet tarafından gasp edilip, arazinin parsellenerek satıldığını öğrendi. Devletin, bazı şeyleri halkından gizlediğini, bazı gerçekleri red ve inkar ettiğini, halkına karşı adaletsiz ve şefkatsiz davrandığını öğrendi.

Türk Demokrasisi 31 Mayıs 2013 günü başlayan eylemle, kendini yargılama ve çağdaş ileri demokrasiyi yakalama adına büyük bir fırsat yakaladığını sanıyorum. Umarım 31 Mayıs 2013 tarihi Çağdaş Türkiye’nin İleri Demokrisi yol haritasında bir miad olur.

Taksim Gezi Parkı ve çevresiyle ile ilgili konu üstünde durulması gereken hususlardan biri de bugünün Divan Otelinin yerinde olan eski Ermeni mezarlığı ve Ermeni aydınların anısına dikilen 11 Nisan Anıtı.

İstanbul Taksim Meydanı’nı motorlu araçlara kapatmak bağlamına yönelik Taksim ve çevresinde yapılan yol çalışmaları esnasında İstanbul Kasımpaşa semti, Bedrettin  Mahallesi’ndeki yol inşaatında iş makinesinin kepçesine takılan Ermenilere ait mezar  taşların, sanat tarihçisi Elmon Hançer’e göre büyük bir olasalıkla, 1865 yılında toprak altına gömülen Taksim kışlası yakınındaki Elmadağ Surp Agop Ermeni Mezarlığı taşlarına ait olduğu söylenmektedir. Araştırmacı yazar Kevork Pamukcuyan 2003 yılında İstanbul’da yayınlan “Zamanlar, Mekanlar, İnsanlar” adlı kitabında, bu mezar taşların Taksim Gezi Parkının basamaklarının inşaatında kullanıldığı belirtmektedir.

Mezarlığın öyküsüne kısaca bir göz atalım: Taksim Meydanından Harbiye askeri müzesine kadar uzanan, İstanbul Radyosu Binası ve çevresini de içine alan arazi 1560-1865 yılları arası, mezarlık olarak mülkiyetini elinde bulunduran Ermeni Cemaati tarafından kullanılmış. 1865 yılında veba salgını nedeniyle mezarlık kapatılmış. Vanlı Margos Natanyan’ın 1929 yılında yazdığı mektuba göre mezarlığın Ermenilerin mülkiyetine  geçme öyküsü şöyle: Almanlar Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ı  zehirlemek için komplo kurarlar, Kanuni’nin baş aşçısı Manuk Karaseferyan’dır, Kanuni Sultan Süleyman, Manuk Karaseferyan’ın bilgisi dışında hiç birşey yememektedir. Almanlar Manuk Karaseferyan’dan komplo için yardım isterler. Manuk yardımı derhal red eder ve komployu meydana çıkararak önler, Sultan Manuk Karaseferyan’ı ödüllendirmek ister ve Manuk Karaseferyan, ondan İstanbul Ermenileri için bir mezarlık ister, Sultan da İstanbul’un o zamanlar şehir dışı sayılan Elmadağ-Pangaltı semtindeki çok geniş araziyi Ermenilere verir.

1872 yılında mezarlık kışlaya verilmek üzere cemaatten alınmak istenir, ancak Sultan Abdülaziz fermanı ile buna mani olur, 1926 yılında Beyoğlu Belediyesi, Tapu Genel Müdürlüğüne baş vurarak  mezarlığın  kendi adına kayd edilmesini talep eder. Ermeni kilisesi mezarlığın tapusunu ibraz ederek itiraz eder ve mezarlığın sahipsiz ve metruk olmadığını  belgelemesine rağmen, Beyoğlu Belediyesi mezarlığa el koyar, itirazlar sonuç vermez, mahkeme  mezarlığın sahipsiz ve metruk olduğuna ve 1931 yılında mezarlığın Beyoğlu Belediyesine geçmesine karar verir. Ermeni Patrikhanesi Yargıtaya gider ve karşı dava açar, ancak 3 Aralık 1933 yılında Sultanahmet Adliyesi yanar ve mezarlığa ait belgeler kül olur. Kül olan belgelerin birer kopyası Tapu’da ve Belediye’de olmasına rağmen davaların gidişi değişmez. Mezarlığın girişindeki “Ermeni Mezarlığı” yazısı ve “Haç” kaldırılır.

1935 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetin kendisine ait olduğunu iddia eder ve araziye ortak çıkar. 1939 Mezarlık tümüyle istimlak edilir arazi parsellenip satılır, mezarlığın  taşları Gezi Parkının basamak inşaatında  ve İstanbul-Eminönü meydanında kullanılır (Armaveni Miroğlu-Toplumsal Bilimler Habercisi-Ermeni Mezarlıkları-Ermenistan Bilimsel Ulusal Akademisi 2008).

Bügün bu mezarlığın yerinde, Koç Holding’in Divan Oteli bulunmaktadır:

İddia’ya göre, bu mezarlık alanı içinde, 1915 de İttihatçılar tarafından katledilen ve mezar yeri dahi bilinmeyen Ermeni aydınlarının ve şehitlerinin anısına toplu tevkifatın ve tehcirin (Ermeni Soykırımı’nın-‘Akunq’ web sayfası yöneticileri) 4.cu yılında 1919 tarihinde 11 Nisan Anıtı adlı bir anıt dikilmiş ve anıt 1922’ye kadar burada kalmış, sonra efsanevi bir şekilde yok olmuş, gizemli bir biçimde kaybolmuş. Tarihçi Kevork Pamukçuyan bir zamanlar bu anıtın kaidesini Harbiye Ordu evinin bahçesinde gördüğünü söylemiş (Teotig-11 Nisan Anıtı-Huşartsan Abril 11 i-Önsöz).

Eski takvime göre, o zamanın 11 Nisan’ı, bugünün 24 Nisan’ına denk geldiği için anıta 11 Nisan Anıtı adı verilmişti.

Kaynak: Ermeni Mezarları Üzerinde 24 Haziran 2011-Gökhan Tan

Akunq.net

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *